YEREL HABERLER - 01 Mayıs 2012 Salı 13:39

HAPŞIRINCA ``˜TOPLU İОNE` YUTTU

A
A
A
HAPŞIRINCA ``˜TOPLU İОNE` YUTTU

Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi Engin Kaya, az daha toplu iğnenin kurbanı oluyordu. Staj gördüğü Özel İdare Müdürlüğünde yediği limon posasının dişlerinin arasına geçmesi nedeniyle eline geçirdiği toplu iğne ile dişlerinin arasını temizlemeye çalışan Kaya, az kalsın büyük bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kalıyordu.
Dişlerini toplu iğne ile temizlerken aniden hapşırması sonucu ağzındaki toplu iğne boğazına kaçan Engin Kaya, soluğu Oltu Devlet Hastanesi acil polikliniğinde aldı.
6 gün boyunca film çekilmek suretiyle toplu iğnenin vücuttaki takibini gözlemleyen doktorlar, 6. günün sonunda Kaya`nın dışkıyla toplu iğneyi vücudundan dışarı attığını belirledi. 6. gün sonunda bu haberle rahat bir nefes alan Engin Kaya, yaşadığı olayın kendisine büyük bir ders olduğunu ve bir daha toplu iğne ile dişlerini karıştırmayacağını söyledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "Kayseri her şeyin öncüsü oldu" AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "Kayseri her şeyin öncüsü oldu. İlk defa Türkiye’de küçük sanayinin yapıldığı yer Kayseri sanayisidir. Yine Türkiye’de en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi Kayseri’de kuruldu" dedi. Kayseri’de KUMSmall AVM’de düzenlenen iftar programına, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, KUMSmall AVM Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, protokol üyeleri ve sanayiciler katıldı. İftarın ardından açılış konuşmasını yapan KUMSmall Alışveriş Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, "Ramazan ayı, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel hissedildiği zaman dilimlerinden biridir. Bu akşam aynı sofrada bir araya gelmiş olmamızın da bu ruhu daha da güçlendirdiğine inanıyorum. Bu şehir, üreten insanların şehridir. Bu şehir, birlik olduğunda neler olabileceğini defalarca göstermiş bir şehirdir. İnanıyorum ki Kayseri, birlikte çalıştığında büyümeye, ilerlemeye ve Türkiye’ye değer katmaya devam edecektir. Sizlerin desteği ve bu şehrin güçlü ruhuyla daha nice güzel projelerde birlikte olacağımıza yürekten inanıyorum" dedi. AVM’nin kuruluşunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteklerini anlatan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "Buradan Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimizi sunuyorum. O dönemde Türkiye’de ilk defa iş yerlerinin yapılmasını, AVM’lerin ortaya konulmasını TOKİ vasıtasıyla Kayseri gerçekleştirdi. 2009 yılında Ercan Bey, geldiler ve Cumhurbaşkanımıza bu konuyu arz ettik. Cumhurbaşkanımız dedi ki: ‘Konut yapıyoruz.’ ‘Cumhurbaşkanım, burada yapacağımız iş yerlerinde çalışacak insanlar TOKİ’nin evlerine talip olacak ve orada oturacaklar. Onlara ev alma imkânını elde edeceğiz’ dediğimizde ‘Tamam’ dedi. 15 yıl vadeli, Toplu Konut İdaresi tarafından yapılan ve Türkiye’ye kazandırdığımız en önemli tesislerden birisi bu oldu. Yine güneş enerjisini, yenilenebilir enerjileri hayata yeni geçirdiğimiz dönemlerde, KUMSmall yapılırken, ‘Üzerine de güneş panelleri koyalım’ dedik. Ama dükkânların hepsi ayrı ayrıydı. O dönemin Enerji Bakanına da teşekkür ediyorum. Türkiye’de yine ilk defa kooperatif olarak güneş panelinin olmasına, oluşmasına ve kooperatifler adına bu şekilde yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanma imkânını sağlamış olduk. Ercan Bey bugün diyor ki: ‘AVM’nin en büyük sıkıntısı enerji.’ İnşallah bu binanın üzerine de 7,5 megavatlık bir enerji santralini, güneş panelini koyabilirsek ve bununla ilgili engelleri aşabilirsek, AVM’deki kardeşlerimiz de daha imkânlı ve daha verimli bir şekilde işlerini devam ettirecekler" ifadelerini kullandı. "Kayseri her şeyin öncüsü oldu" Kayseri’nin sanayi de öncü bir il olduğunu dile getiren Elitaş, "Yine bu dönem yapmaya çalıştığımız, Ankara ile Adana yolunun arasında bir arazi aldık. Toplam 2 milyon 700 metrekarelik bir arazi. Burada yolları ve sosyal donatıları ayırdıktan sonra, bin civarında 800 ile 1000 metrelik iş yeri ortaya çıkacak. İnşallah onunla ilgili çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Umuyorum 3 yıl içerisinde o bölgede de mobilya üzerine yapılan bin metrelik bir sanayi sitesi ortaya çıkmış olacak. Son yıllarda Kayseri’ye önemli katkılar sağladık. Hakikaten yapılan eserler çok önemli. Kayseri her şeyin öncüsü oldu. İlk defa Türkiye’de küçük sanayinin yapıldığı yer Kayseri sanayisidir. Yine Türkiye’de en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi Kayseri’de kuruldu. Türkiye’nin ilk OSB’si 1961 yılında kurulan Bursa Organize Sanayi Bölgesi’dir. Daha sonra gelen 3. veya 4. organize sanayi bölgesi de Kayseri’dedir. 1976 yılında faaliyete geçmiş ve bugün 1500 sanayi tesisinin bulunduğu bir OSB hâline gelmiştir. İlklerin şehri hep Kayseri’dir. Türkiye’de 3. serbest bölge Kayseri’de kuruldu. 1.’si Mersin Serbest Bölgesi, 2.’si Ege Serbest Sanayi Bölgesi, 3.’sü ise Kayseri Serbest Bölgesi’dir. Bu birlik ve beraberlik içinde yaptığımız, aynı hedef doğrultusunda koştuğumuz tüm siyasi partiler ile birlikte, özellikle son zamanlarda Cumhur İttifakı ile birlikte yaptığımız faaliyetler çerçevesinde tüm Türkiye’de olduğu gibi Kayseri’de de çok önemli hizmetlere imza atıyoruz" diye konuştu. Basın mensuplarının pastırma, sucuk ve mantıyla ilgili yanlış bir algı oluşturabilecek konuları gündeme getirmesinin vatandaşlık görevi olduğunu belirten Elitaş, "Değerli sanayiciler, yaptığımız iş önemli bir iş. Her şeyin kalitelisini yapmamız lazım. Bugün Türkiye nasıl dünyada kaliteli ürünleriyle başka ülkelerle rekabet edebilir hâle geldiyse; başka ülkelerde işçilerin aylık geliri ortalama 80 dolar iken Türkiye’de asgari ücret 650 dolar civarında olmasına rağmen onlarla rekabet edebiliyorsak, bu kalitemizin işidir. Ürettiğimiz ürünleri kaliteli hâle getirmemiz gerekiyor. Kayseri’nin en önemli değerlerinden mantısı, pastırması ve sucuğu geleneksel varlıklarımızdır ve yıllar itibarıyla örneklerimizdendir. Ne olur basınımız; kalitesiz iş yapanlar varsa, bizim haklı gururumuzu haksız hale getirecek bir durum ortaya çıkarsa, bizim ünümüzü, dünya çapındaki değerimizi, uluslararası normlara ulaşmış Kayseri pastırmamıza, sucuğumuza, mantımıza yanlış bir algı oluşturabilecek bir şey yapılırsa bunu gündeme getirsin. Bu bizim vatandaşlık görevimizdir, Kayseri olarak görevimizdir" diye konuştu.
Muğla Muğla MÜSİAD’dan ‘Geleneksel İftar Programı’ Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Muğla Şubesi tarafından Ramazan ayı geleneksel iftar buluşması Muğla Sanayi ve Ticaret Odası salonunda gerçekleşti. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ve MÜSİAD üyelerinin katıldığı iftar programı Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. İftar programında konuşan MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, mübarek Ramazan ayının bereketi ve huzurunu paylaşmak için düzenledikleri iftar programında birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Aykaç, "Ramazan; sadece oruç tuttuğumuz bir ay değil, aynı zamanda kalplerimizin birbirine daha çok yaklaştığı, paylaşmanın çoğaldığı, müstesna bir zaman dilimidir. Bu ay, bize dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin en güzel örneklerini hatırlatır. Bugün burada, kıymetli misafirlerimizle birlikte aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşarken, bu akşamın en kıymetli misafirleri ise Sevgi Evlerimizden gelen sevgili çocuklarımızdır. Sizler bizim geleceğimizsiniz, şunu bilmenizi isteriz ki; sizler bu ülkenin sahipsiz değil, bilakis sevgiyle kuşatılmış evlatlarısınız. Sizlerin iyi şartlarda büyümesi, güçlü ve mutlu bireyler olarak hayata hazırlanması hepimizin ortak sorumluluğudur. Sizlerin gülümsemesi, bizim için en büyük mutluluktur. Bizler, iş dünyasının temsilcileri olarak sadece üretmeyi, çalışmayı ve büyümeyi değil; aynı zamanda paylaşmayı, toplumsal sorumluluğu ve dayanışmayı da görev biliyoruz. MÜSİAD ailesi olarak inancımız şudur ki; güçlü ekonomi güçlü toplumla, güçlü toplum ise birbirine sahip çıkan insanlarla mümkündür. Bu yüzden bugün burada kurduğumuz iftar sofrası, yalnızca bir yemek sofrası değildir. Bu sofra; gönüllerin birleştiği, kardeşliğin büyüdüğü, sevginin paylaşıldığı bir birlik sofrasıdır. Bu güzel akşamda teşrifleriyle güç ve destek veren Sayın Valimize, kıymetli Milletvekilimize, değerli üyelerimize ve Sevgi Evlerimizin kıymetli çocuklarına teşekkür ediyorum. Katılımlarınızla bu programı anlamlı kıldınız. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Ramazan ayının ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum" dedi. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ülkemizin son yıllarda gerçekleştirdiği ekonomik ve sanayi hamlelerinde Türk iş adamlarının alın teri bulunduğunu belirtti. Vali Akbıyık, MÜSİAD’ın, ülkemizin ekonomik bağımsızlığı için Türk ekonomisinin lokomotifi durumunda olduğunu belirterek, "Yerli ve milli sanayimiz ile Türkiye yüzyılı hedefine ulaşmasında siz değerli işadamlarımızın katkısı çok büyüktür. Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan ayı ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini içinde barındıran bu mübarek ayın hepimize hayırlar getirmesini dilerim" dedi.
Bolu Köpeği ezen sürücü serbest bırakıldı Bolu’da yolda yatan köpeğin üzerinden otomobiliyle geçen sürücü, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, Bolu Organize Sanayi Sitesi’nde saat 16.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.D. idaresindeki 14 ADC 529 plakalı otomobil yol kenarına yaklaşarak bir süre bekledi. Daha sonra hareket eden otomobil, yerde yatan köpeğin üzerinden geçti. Bir süre otomobilin altında sürüklenen köpek, aracın ilerlemesinin ardından bulunduğu yerden koşarak uzaklaştı. Otomobil sürücüsü ise olayın ardından bölgeden ayrıldı. Yaşanan o anlar, çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Serbest bırakıldı Olayın ardından köpeğin üzerinden geçen sürücü M.D., gece saatlerinde jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma eşliğinde hastaneye götürülen M.D.’nin sağlık kontrolü yapıldıktan sonra adliyeye sevk edildi. Adliyede hakim karşısına çıkan M.D., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Köpek tedavi altına alındı Öte yandan, otomobilin altında kalarak yaralanan köpek, Bolu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından alınarak tedavi altına alındı. Yaralı köpeğin tedavisinin Köpek Rehabilitasyon Merkezi’nde sürdüğü öğrenildi. "Herhangi bir olumsuzluk yok" Köpek Rehabilitasyon Merkezi’nde köpeğin tedavisini gerçekleştiren Veteriner Hekim Hakan Doğan, köpeğin genel sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, "Ön iki ayağında sürtünmeye bağlı iki açık yara bulunuyordu. Yapılan röntgen muayenesinde herhangi bir kırığa rastlanmadı. Vücudunu detaylı şekilde inceledik. Operasyona alarak yaralarını temizledik ve dikiş attık. Köpeğimiz yavaş yavaş uyanmaya başladı. Şu an için herhangi bir olumsuz durum söz konusu değil" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı, hükümetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi, çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak, birinci önceliğimizdir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Erdoğan’ın yanı sıra iftarda, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ile çok sayıda davetli katıldı. "6 yaşındaki kız çocuklarının, 365 kurşun sıkılarak öldürülen bir dünyanın denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur" Programda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam coğrafyasında yaşananlara dikkat çekerek, "Ramazan; barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayıdır. Ancak İslam coğrafyasının acıyla, gözyaşıyla, çatışmalarla, savaşlarla anılması, bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze, ateşkese rağmen huzura hasret kalırken, bir de buna İsrail’in, Batı Şeria’daki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te, bin 120’yi aşkın Filistinli sivil, son 2 yılda İsrail güçleri veya yerleşimci teröristler tarafından hayattan koparıldı. 10 Ekim’den bu yana, Gazze’de şehit edilenlerin sayısı 640’ı buluyor. Katledilenlerin kahiri ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklar, ya füzelerin ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor. Komşumuz İran’dan Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye kadar coğrafyamızın dört bir yanında aynı üzücü manzara ile karşı karşıyayız. Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup, lütfen samimiyetle cevap verelim. Sabah güle oynaya okullarına giden yavruların, akşam evlerine dönemediği bir dünyanın denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının, 365 kurşun sıkılarak öldürülen bir dünyanın denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur?" şeklinde konuştu. "Gazze’deki kardeşlerimiz başta olmak üzere, dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma halindeyiz" Dünyanın İslam coğrafyasında yaşananlara sessiz kaldığına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Daha üzücü olan, tüm dünyanın bu tabloya sessiz kalması, yaşanan acıları yok saymasıdır. Suriye’de, 13 buçuk yıl süren zulümde bunu gördük. Somali’de insanlar açlıkla kırılırken bunu gördük. Hocalı’da kardeşlerimiz katlediliken bunu gördük, en son bunu, Gazze mezaliminde hem de çok acı bir şekilde gördük. Halklar tepki gösterirken, üniversiteler birer direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleri ile dolup taşarken, ne yazık ki yönetimler kimi zaman baskıya, kimi zaman şantaja boyun eğdi. Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Birkaç dışında coğrafyamızda zulme tepki gösteren başka neredeyse kimse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi. Bugün Türkiye’nin Anadolu merkezli çoban ateşi, gönül coğrafyamızda binlerce mazlumun yüreğini ısıtıyor. Filistin’den Arakan’a, Afrika’dan Latin Amerika’ya, uluslararası toplumun sırtını döndüğü yerlerde sizlerle, resmi kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla varız. Bir yetimin başını okşamak için hep beraber seferber olmuş bulunmaktayız. Gazze’deki kardeşlerimiz başta olmak üzere, dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma halindeyiz. Milli İrade Platformu önünde, 1 Ocak’ta Galata Köprüsü’nde bir araya gelen yüz binlerin haykırdığı gibi sinmiyoruz, Filistin’i unutmuyoruz. Bu can, bu bedende olduğu müddetçe, mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz. Baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız. Sadece mazlumun değil, yaklaşık 13 yıldır Milli iradenin ve Milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ediyorum" dedi. "Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak, birinci önceliğimizdir" "Birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz" diyen Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Bundan sonrada, tek yürek, tek bilek, olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Bölgemizin içinde bulunduğu konjöktürde hem kardeşliğimizi güçlendirmeye, hem de sağ duyuyu korumaya ihtiyacımız var. Biz, hükümet olarak, ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara çok dikkat ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasına gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar, tahlil ve tetkik ediyoruz. Hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı, hükümetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi, çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak, birinci önceliğimizdir. İran’a saldırılarla eş zamanlı köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum" diye konuştu.