YEREL HABERLER - 12 Nisan 2017 Çarşamba 12:08

Aydemir, ‘Mesele memleket, birlikte evet’

A
A
A
Aydemir, ‘Mesele memleket, birlikte evet’

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘Mesele memleket, birlikte Evet’ dedi.

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘Mesele memleket, birlikte Evet’ dedi. 16 Nisan’da Milletimize, milletimizin vicdanına, izanına, irfanına gidiyoruz. Birlik, beraberlik, kardeşlik ufkuna hep birlikte ‘Evet’ kararlılığıyla yürüyoruz. Hakkın inayetine, halkın teveccühüne güveniyoruz.’ kaydını düştü.


MİLLETVEKİLİ AYDEMİR PASİNLER’İN KONUĞUYDU


AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi paylaşım ve tanıtım çalışmaları çerçevesinde Pasinlerli dadaşların konuğu oldu. AK Parti ilçe Başkanı Rahmi Kaya ve Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte Pasinler Kaymakamı Harun Ersin Polat ve Pasinler Belediye Başkanı Ünsal Sertoğlu’nu ziyaret eden ve görüş alış verişinde bulunan Milletvekili Aydemir, daha sonra ilçede düzenlenen ‘Mesele Memleket, Birlikte Evet’ başlıklı bir konferans verdi. Milletvekili Aydemir, ‘Yüzlerce Pasinlerli hemşerimin iştirak ettiği Evet konferansımızda kabul ve kararlılık doruktaydı.’ Dedi.


AYDEMİR’DEN MESELE MEMLEKET, BİRLİKTE EVET’ KONFERANSI


Pasinlerli dadaşların yoğun ilgi gösterdiği konferansta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Anayasa Değişiklik Paketi hakkında sunum yapan Milletvekili Aydemir, Pasinler esnafı ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Aydemir görüşmesi sonrasında, ‘Pasinler esnafı ve kanaat önderleriyle Mesele Memleket, Birlikte Evet düşüncelerimizi paylaştık. Muhkem bir duruş gözlemledik.’ değerlendirmesinde bulundu. Daha sonra Pasinler’de yapımı sürdürülen Yeni Sanayi Sitesinde incelemelerde bulunan Milletvekili Aydemir, Pasinler’in marka ilçeler konsepti dahilinde Erzurum ekonomisine yön veren bir konuma kavuşacağını kaydetti.


AYDEMİR’DEN HATIRLATMA


Türkiye’de 1960, 70, 80’li yıllarda darbelerin yaşandığı, ülkede demokrasinin kesintiye uğratılarak vesayetçi anlayışın hakim hale geldiği, 28 Şubat 1997’de milletin inancına pranga vurmak isteyenlerin inanç sahibi mazlumlara karşı bir ötekileştirmeye gittiklerini belirten Milletvekili Aydemir, en son 15 Temmuz 2016’da Türkiye’nin hain bir kakışma ve darbe girişimine maruz kaldığını hatırlattı.


HAYIR DİYENLER KİMLER?


Milletin iradesine, inancına, basiret ve ferasetine güvenmeyen, dayatmacı, totaliter yönetim isteyen ve milli vicdanı vesayet altına almak isteyenlerin Millet ne diyorsa onun karşısında olduklarını vurgulayan Milletvekili Aydemir, aynı zihniyetin bugün de Anayasa Değişikliğine ve bu değişimin kaydı olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sitemine hayır dediklerini ve milletin isteğine muhalefet ettiklerini belirtti.


MİLLETİN FERASETİNİ TEMSİL EDENLER ‘EVET’ DEDİLER


Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yalnızca bugün değil, geçmişte de gündemde olduğunu, Merhum Cumhurbaşkanları Turgut Özal ve Süleyman Demirel, Merhum Alparslan Türkeş’in de yönetimde istikrar için başkanlık sistemine geçilmesini istediklerine işaret eden Milletvekili Aydemir, ‘Bu milletin iradesini seslendirenler, ona güvenenler Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine öteden beri evet dediler. Bugün de milli vicdan bu yeni sisteme evet diyor. Hayır diyenlere bakın. PKK hayır diyor, FETÖ hayır diyor, DEAŞ hayır diyor, DHKP/C hayır diyor. Bölücüler, vesayetçiler, darbeciler hayır diyor. Vatanın bölünmez bütünlüğüne, Bayrağın tekliğine, ezanın mukaddesliğine, milletin birlik ve beraberliğine, devletin dirliğine iman eden bu yüce milletin, bu aziz iradenin, hayır cephesi oluşturan hainlerle, bölücülerle aynı safta olması mümkün müdür? ‘ dedi.


HER HAYIR DİYEN HAİNDİR DEMİYORUZ, AMA HER HAİNİN HAYIR DEDİĞİNİ SÖYLÜYORUZ


Milletvekili Aydemir, ‘Biz her hayır diyen haindir demiyoruz, ama her hainin hayır dediğini söylüyoruz’ kaydını düşerek, ‘Bu ülkede imam hatipleri kapatanlar, başörtüsü zulmünü uygulayanlar, inanmış insanımıza kamu kapılarını kapayarak ötekileştirmeye gidenler, 15 Temmuzdaki hain girişime alkış tutanlar hayır diyorlar. Muazzez ecdadın torunlarının, birlik, beraberlik ve kardeşliğe gönül adayanların bu güruhla aynı tercihte bulunması kabil midir? Elbette değil. Abdurrahman Gazi’nin torunları, Alvarlı Efe Hazretlerinin evlatları elbette Evet safında. Dadaş vicdanlılar Türkiye’de istikrar için evet kararında. Bu bir kutlu yürüyüş.Bu bir muazzez duruştur. Biz bu evet yürüyüşüne ve evet safını tutanlara yüreğimizi adıyoruz.’ diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da Ukraynalılardan 4. yıl çağrısı: "Bu savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceğidir" Ukrayna-Rusya savaşının 4. yılında Antalya’da yaşayan Ukraynalı vatandaşlar bir araya geldi. Ukrayna Başkonsolos Vekili Yuliia Kuchma, "Bu savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceğidir" dedi. Antalya’da yaşayan Ukraynalılar, Rusya’nın işgali sonrası dört yıl süren direnişi anmak için Saat Kulesi önünde buluştu. Ukrayna Başkonsolos Vekili Yuliia Kuchma, Ukrayna-Rusya savaşının 4. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen anma programında basın açıklaması yaptı. 2014’te başlayan sürecin devamı Yuliia Kuchma, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de başlattığı tam kapsamlı işgalin, 2014 yılında Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sevastopol’un yanı sıra Donetsk ve Luhansk bölgelerinin bazı kısımlarının geçici işgaliyle başlayan sürecin devamı olduğunu belirtti. Kuchma, "Dört yıl önce bugün Rusya, kısmen Belarus topraklarını kullanarak Ukrayna’ya karşı tam kapsamlı bir askeri işgal başlattı. Bu, Ukrayna’ya yönelik silahlı saldırganlığın devamı ve artmasıydı" dedi. Sivil kayıplar Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi verilerine işaret eden Kuchma, 31 Ocak 2026 itibarıyla doğrulanan rakamlara göre en az 15 bin 172 sivilin hayatını kaybettiğini, 41 bin 378 kişinin yaralandığını ifade etti, gerçek sayıların erişim eksikliği ve bildirim yoğunluğu nedeniyle daha yüksek olabileceğini kaydetti. Açıklamasında uluslararası hukuka vurgu yapan Kuchma, "Hiçbir saldırganlık haklı gösterilemez, hiçbir işgal meşru kabul edilemez ve hiçbir savaş suçu da cezasız kalamaz" dedi. "Savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceği" Savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisine özel vurgu yapan Kuchma, 23 Şubat 2026 itibarıyla Rusya’nın Ukrayna’da en az 685 çocuğun ölümüne, 2 bin 369 çocuğun yaralanmasına neden olduğunu açıkladı. Kuchma, "Bu somut rakamların ardında yarım kalan hayatlar, dağılan aileler ve geri döndürülemeyen acılar var. Savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceğidir. Her bir sayı bir çocuğun hayatını, bir ailenin yıkımını temsil ediyor. Kaybettiğimiz her çocuk, geleceğimizden koparılan bir parçadır. Ukraynalı çocukların yaşam hakkı, güvenliği ve geleceği hedef alınmıştır" dedi. Zorla sınır dışı iddiası Geçici işgal altındaki bölgelerden Ukraynalı çocukların zorla sınır dışı edildiğini belirten Kuchma, "Binlerce çocuk Rusya Federasyonu’na veya kontrolü altındaki bölgelere yasa dışı şekilde götürüldü. Bazı çocuklar Rus ailelerine verildi, vatandaşlıkları ve kişisel bilgileri değiştirildi. Bu, uluslararası hukukun ağır ihlalidir" dedi. Savaş esirleri ve siviller Kuchma, binlerce Ukraynalı asker ve sivilin Rus esaretinde bulunduğunu dile getirerek, "Ukraynalı savaş esirleri sistematik olarak kötü muameleye, işkenceye ve insanlık dışı muameleye maruz kalmaktadır" diye konuştu. Rusya’nın özellikle sonbahar-kış dönemlerinde Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef aldığını kaydeden Kuchma, milyonlarca insanın elektriksiz, ısınmasız ve susuz bırakılmaya çalışıldığını belirtti. Kuchma, "Saldırgan devlet bilinçli olarak enerji terörü taktiğini seçti. Sivilleri dondurmayı ve toplumun direncini kırmayı hedeflemektedir" dedi. Yoğun hava saldırıları Yoğun saldırı dönemlerinde bir gün içinde 100 ila 200 arasında hava saldırı aracı kullanıldığını aktaran Kuchma, hipersonik, balistik ve seyir füzeleri ile yüzlerce "Shahed" tipi insansız hava aracının devreye sokulduğunu ifade etti. Kuchma, bazı gecelerde hava hedeflerinin 300’ü aştığını söyledi. "Ukrayna onurlu bir barışı hak ediyor" Kuchma, Ukrayna’nın özgürlüğü, toprak bütünlüğü ve adalet için mücadelesini sürdürdüğünü vurgulayarak, "Ukrayna halkı onurlu bir barışı ve güvence altına alınmış bir güvenliği hak etmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’ye teşekkür Açıklamasında Türkiye’ye ve Türk halkına teşekkür eden Kuchma, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verilen destek ve ilkesel tutum nedeniyle minnetlerini sundu.
İzmir İzmir’de 17 yıldır kayıp kadının cesedi eski eniştesinin bahçesinde bulundu Manisa’da miras işlemleri için yakınları tarafından kayıp başvurusu yapılan Ebru K.’nin 17 yıl önce eniştesi tarafından öldürülerek bahçeye gömüldüğü ortaya çıktı. Olayla ilgili maktulün ablası ve eski eniştesi gözaltına alındı. Ebru K., 2009 yılında kayboldu. Yakın zamanda babasının hayatını kaybetmesi üzerine akrabaları, miras işlemleri için jandarmaya kayıp başvurusunda bulundu. Ailenin Manisa’nın Şehzadeler ilçesi İğdecik Mahallesi’ndeki ikameti nedeniyle soruşturmayı Manisa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri başlattı. Ekiplerin şüphe üzerine yaptığı detaylı araştırma sonucu genç kadının cinayete kurban gittiği belirlendi. Ebru K.’nin o dönem ablası Fatma K.’nin dini nikahlı eşi olan Ufuk K.’nin yanında çalıştığı öğrenildi. İkili arasında yaşanan ilişki sonucu Ebru K.’nin hamile kaldığı öne sürüldü. İkili arasında çıkan tartışmanın ardından şüpheli, Ebru K.’yi iple boğarak öldürdü. Cinayet tespitinin ardından ekipler, Kemalpaşa ilçesi Armutlu 85. Yıl Cumhuriyet Mahallesi’nde kazı çalışması yaptı. Olay tarihinde şüpheli Ufuk K.’ye ait olan bahçedeki kazıda maktule ait kafatası ve insan kemikleri bulundu. Çıkarılan kemikler inceleme yapılmak üzere adli tıp kurumu morguna gönderildi. Abla ve enişte gözaltında Olayın ardından şüpheli Ufuk K. ekiplerce yakalandı. Soruşturma kapsamında, olay sonrası Ufuk K.’den ayrılarak Kars’a yerleştiği tespit edilen abla Fatma K. de gözaltına alındı.