GENEL - 19 Mart 2020 Perşembe 11:45

12 hayvanlı takvimin 2020 kehanetleri bir bir gerçekleşiyor iddiası

A
A
A
12 hayvanlı takvimin 2020 kehanetleri bir bir gerçekleşiyor iddiası

Türkler tarafından geçmiş yıllarda kullanılan 12 hayvanlı Türk takviminin 2020 yılı kehanetleri gerçekleşmeye devam ettiği iddia edildi.

Türkler tarafından geçmiş yıllarda kullanılan 12 hayvanlı Türk takviminin 2020 yılı kehanetleri gerçekleşmeye devam ettiği iddia edildi. Takvimde fare yılı olarak bilinen 2020 yılının başından beri kehanetler arasında yer alan çekirge istilası, yangınlar, depremler ve salgın hastalıklar gerçekleşti.


Hem eski Türklerde hem de diğer uluslar tarafından kullanılan 12 hayvanlı Türk takviminin kehanetlerini Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lugati’t Türk ve İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetname eserlerinden inceleyen Erzurumlu Tarih Araştırmacısı Oğuzhan Türk, 2020 yılı için yazan kehanetlerin birçoğunun gerçekleştiğini söyledi. Kehanetler arasında yer alan çekirge istilasının İran’da, büyük yangınların Avustralya’da, yıkıcı depremlerin Elazığ’da ve salgın hastalıkların tüm dünyada görülmesiyle birlikte 12 hayvanlı Türk takviminin kehanetleri dikkat çekiyor.


Tarih Araştırmacısı Oğuzhan Türk, incelemelerine göre fare yıllarında genellikle gerçekleşen olayların çoğunun 2020 yılında gerçekleşmiş olsa da takvime göre yıl içerisinde Kuzeybatı Afrika ve etrafında çıkacak fitne ve fesattan dolayı kan döküleceği, yağmur ve doludan birçok yerin zarar göreceği, yıl ortaları ve sonlarına doğru yağma, talan, hırsızlık olaylarının artacağının da kaynaklarda yer aldığına dikkat çekti. Türk, tüm Türkiye’yi ve dünyayı etkisi altına alan korona virüsüne benzer bir salgın hastalığın takvimde ’zatülcenb’ ismiyle yer aldığını, hastalığın belirtileri olarak ise ateş, titreme, öksürük, nabzın dengesiz atışları ve akciğer zarına yerleşen mikrobun iltihaplanması neticesinde nefes alamayacak duruma gelmesiyle oluşan ağrılı bir ölüm olduğunu ve hastalık için şifanın ise ’udi hindi’ bitkisinde olduğunun yazıldığını söyledi. Oğuzhan Türk, takvimde yer alan bilgilerin kehanetten öte o dönemlerde yaşamış kişilerin bu dönemlerde yaşadıkları tecrübeleri gelecek nesillere aktarma yöntemi olduğunu ifade ederek, “İçinde bulunduğumuz 2020 yılı, 12 hayvanlı Türk takviminde fare yılı olarak adlandırılır. Hem dünyayı hem de ülkemizi etkisi altına alan korona virüs isimli salgının 12 hayvanlı Türk takvimindeki isminin ’zatülcenb’ hastalığı olarak geçmesi. Ağır bir hastalık olarak bilinen zatülcenb, ateş, titreme, öksürük, nabzın dengesiz atışları ve akciğer zarına yerleşen mikrobun iltihaplanması neticesinde nefes alamayacak duruma gelmesiyle oluşan ağrılı bir ölümdür. Zatulcenb hastalığı için udi hindi bitkisinin kullanıldığı ve çözüm olacağı bazı kaynaklarca ifade edilmektedir. Belki bu bitkideki etken madde ile bu illet hastalık için çözüm yolu bulunabilir. İçinde bulunduğumuz 2020 yılı için öngörülen çekirge istilâsı ve virüsten sonra ilkbahar aylarında bulunduğumuz için yağmur ve dolu yağışıyla karşı karşıya kalabiliriz. Ama inşallah bu öngörülen olaylar gerçekleşmez. Aslında bu takvimler kehanet, fal veya felaket habercileri değildir. Belki de insanlar bilip önlem alsınlar diye tecrübe edilmiş bilgi kaynakları ve tekerrürden ibarettir. Ama bizde eski kaynakları okuma, araştırma kültürü yozlaştığı için bu tür olayları Avrupa’da kâhin diye adlandırılan kişiler söyledikleriyle gündem konusu olur ve kehanetleri bildi diye ağzından çıkacak cümlelere bakılır. Halbuki eski insanlar uzunca bir dönem bu takvimlere göre hayatlarını şekillendirdiler” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fatih’te beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin şüpheli ölümüyle ilgili 4 tutuklama Fatih’te 3 gün beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin ölümü üzerine gözaltına alınan anne, baba, anneanne ve dede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay 30 Aralık’ta Fatih’te meydana gelmişti. İddiaya göre dini nikahlı Y.Y. ve B.Y.’nin 5 Kasım’da dünyaya gelen bebekleri 30 Aralık 2025 tarihinde hayatını kaybetmişti. Anne Y.Y.’nin bebeğinin hareketsiz durduğunu fark etmesi üzerine durumu polis ve sağlık ekiplerine haber vermişti. Yapılan ilk incelemelerde bebeğin 5 Kasım 2025’te İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dünyaya geldiği belirlenmişti. 7 Kasım’da ise 3 kilo 200 gram ağırlığında taburcu edilen bebeğin, hayatını kaybettiği gün yaklaşık 2 kiloya düştüğü ve karın bölgesinde içe çökme olduğu tespit edilmişti. Anne Y.Y.’nin evde dini nikahlı eşi B.Y., annesi A.Y. ve Y.E.Y ile beraber yaşadığı, bebeğin saat 08.00 sıralarında öldüğü ancak ambulansın 12 saat sonra arandığı öğrenilmişti. 19 yaşındaki Y.Y.’nin çelişkili ifade vermesi üzerine, annenin bebeği 3 gün beslemediğini söylediği öğrenildi. Soruşturma kapsamında Y.Y., B.Y. ile aynı evde yaşayan anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y. "kasten öldürme" suçundan gözaltına alınmıştı. Emniyette işlemleri biten 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından anne Y.Y., baba B.Y, anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili ’kasten öldürme’ suçundan başlatılan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
Kırklareli Şehir trafiğini rahatlatacak karar: Zorunlu tır parkı uygulaması başladı Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesinde Altın Çağ Projesi muhtevasında ilçe genelinde trafik düzenini sağlamak, güvenliği artırmak ve şehir merkezini korumak amacıyla zorunlu tır parkı uygulamasını bugün itibarıyla hayata geçirdi. Kararın uygulanmaya başlamasıyla ağır tonajlı araçların şehir merkezinde gelişi güzel park etmesinin önüne geçilecek. Pınarhisar Belediyesi’nden yapılan açıklamada, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla haritada belirtilen güzergahlar ile alanlar dışında tır, kamyon ve benzeri ağır tonajlı araçların ilçe merkezine giriş-çıkışlarının ve şehir içinde park yapmasının 7 gün 24 saat esasına göre tamamen yasaklandığı bildirildi. Ağır tonajlı araçların park işlemlerinin yalnızca tır parkı alanında yapılacağı vurgulandı. Açıklamada, alınan kararın trafik güvenliğini artırmak, ilçe merkezindeki düzensiz park yapmayı ortadan kaldırmak, yol ve altyapı yatırımlarını korumak amacıyla uygulamaya konulduğu ifade edildi. Belediye yetkilileri, uygulamanın kimseyi mağdur etmeyi amaçlamadığını ancak Pınarhisar’ın düzeni ve güvenliği için kurallara kesinlikle uyulmasının zorunlu olduğunu özellikle belirtti. Haritada belirtilen alanlar dışında ilçeye giriş-çıkış yapan ya da ilçe içinde park eden ağır tonajlı araçlar hakkında, ilgili mevzuat çerçevesinde cezai işlem uygulanacağı da duyuruldu. Pınarhisar Belediyesi’nden yapılan açıklamada açıklamada ayrıca, ilçenin yalnızca bugünüyle değil geleceğiyle de planlandığı vurgulanarak, daha düzenli, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir Pınarhisar için kararlılıkla çalışmaya devam edileceği mesajını verdi.