SAĞLIK - 09 Şubat 2026 Pazartesi 11:58

"14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi" yoğun katılımla yapıldı

A
A
A
"14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi" yoğun katılımla yapıldı

Atatürk Üniversitesi ile Kimyagerler Derneği tarafından "14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi" yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.


Kimyagerler Birliği tarafından 2013 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilen ve ilaç alanındaki tüm paydaşları bir araya getirmeyi hedefleyen İlaç Kimyası Kongresi’nin 14’üncüsü, 5-8 Şubat 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlendi. Kimyagerler Derneği ile Atatürk Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen kongre, Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden akademisyenleri, sektör temsilcilerini ve araştırmacıları buluşturdu.


İlaç araştırmaları, üretim süreçleri ve yenilikçi projelerin ele alındığı kongrede; akademi ve sanayi arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi, üniversite-endüstri ortaklıklarının geliştirilmesi ve kalıcı bilimsel ağların kurulması hedeflendi. Kongre kapsamında Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (DAYTAM) de standıyla yer alarak yürütülen bilimsel ve teknolojik çalışmaları katılımcılara tanıttı.


Rektör Hacımüftüoğlu: "Türkiye’nin Sağlık Alanındaki Geleceği Tüm Yönleriyle Konuşuldu"


Kongrenin açılışında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, 14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, organizasyonun yalnızca akademik bir etkinlik olmanın ötesinde, Türkiye’nin sağlık alanındaki geleceğine yönelik ortak bir vizyonun paylaşıldığı stratejik bir platform olduğuna dikkat çekti. Kimyagerler Derneği ile Atatürk Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen bu organizasyonun, akademi ve sanayinin birlikte neler başarabileceğinin somut bir örneği olduğunu vurguladı.


Pandemi sürecinin ilaç ve aşı geliştirme kapasitesinin stratejik önemini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, Türkiye’nin ilaç üretiminde önemli bir kapasiteye sahip olmasına rağmen hammadde üretiminde ciddi bir dışa bağımlılık bulunduğuna dikkat çekti. Stratejik öneme sahip birçok ilacın etken maddesinin büyük oranda Hindistan ve Çin’den temin edildiğini ifade eden Hacımüftüoğlu, olası küresel krizlerde bu durumun ciddi riskler doğurabileceğini vurguladı.


"Atatürk Üniversitesi Türkiye’nin En Güçlü Akademik Altyapılarından Birine Sahip"


Atatürk Üniversitesi’nin bu noktada önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin organik kimya, moleküler biyoloji ve farmakoloji alanlarında Türkiye’nin en güçlü akademik altyapılarından birine sahip olduğunu söyledi. Bu birikimin, üniversiteye ilaç üretimi alanında özel bir misyon yüklediğini ifade eden Hacımüftüoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın ve Sağlık Bakanlığının destekleriyle Atatürk Üniversitesi bünyesinde İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün kurulduğunu hatırlattı. Enstitünün, 16 Mayıs 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen faaliyete geçtiğini belirtti.


Rektör Hacımüftüoğlu, enstitü bünyesinde stratejik öneme sahip 100 ilaç hammaddesinin Türkiye’de üretilmesinin hedeflendiğini, şu an 88 bilim insanının 11 farklı araştırma grubunda bu amaç doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Her bir araştırma grubuna 1 milyon lira proje bütçesi tahsis edildiğini belirten Hacımüftüoğlu, ilk altı aylık raporların son derece umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.


"Laboratuvar Ölçeğinden Sanayi Ölçeğine Geçiş Oldukça Kritik"


Bu çalışmaların yalnızca akademik bir hedef değil, aynı zamanda ulusal bir zorunluluk olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Sağlık Bakanlığı tarafından üniversiteye alım garantisi verilmesinin devletin konuya verdiği stratejik önemin açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Laboratuvar ölçeğinden sanayi ölçeğine geçişin kritik olduğuna dikkat çeken Hacımüftüoğlu, EVYAP firmasının 10 milyon Euro’luk karşılıksız desteğiyle Atatürk Üniversitesi bünyesinde bir İlaç Hammadde Üretim Merkezi kurulacağını, temel atma töreninin nisan ayında gerçekleştirileceğini ve tesisin yaklaşık iki yıl içerisinde üretime başlayacağını kaydetti.


14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi, bilimsel sunumlar, paneller ve iş birliği görüşmeleriyle devam ederken; kongrenin, Türkiye’nin ilaç ve biyoteknoloji alanındaki yerli ve millî üretim hedeflerine önemli katkılar sunması bekleniyor.



"14. Uluslararası İlaç Kimyası Kongresi" yoğun katılımla yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Ruh ve sinir hastalarına masal ile tedavi Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, alışılagelmiş tedavi yöntemlerinin ötesine geçen, ruhun derinliklerine hitap eden anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Başhekim Ahmet Faruk’un öncülüğünde düzenlenen programda, hikaye anlatıcısı Merve Genel, hastalar ve personelle bir araya gelerek masalların iyileştirici gücünü hastane koridorlarına taşıdı. Etkinlik, sadece bir dinleti olmanın ötesinde, katılımcıların aktif yer aldığı bir farkındalık yolculuğuna dönüştü. Anlatıcı Merve Genel’in rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte elden ele gezen bir yumağın sembolize ettiği "bağ kurma" teması işlendi. Mindfulness (bilinçli farkındalık) teknikleriyle desteklenen girişte, katılımcılar o anın ve bir arada olmanın huzurunu deneyimledi. Etkinlikte modern psikiyatride sanatın ve anlatıcılığın rehabilitasyon sürecindeki önemine dikkat çekilirken, hastane yönetimi, bu tür sosyal ve kültürel faaliyetlerin hastaların motivasyonunu artırdığını ve tedavi sürecine pozitif katkı sağladığını belirtti. Etkinlik sonrası bir açıklama yapan hikaye anlatıcısı Merve Genel, "Masallar sadece çocuklar için değil, içindeki umudu tazelemek isteyen her ruh içindir. Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kurduğumuz bu masal çemberi, bizlere kelimelerin ve paylaşılan bir hikayenin en büyük ilaç olduğunu gösterdi. Bu kıymetli buluşmaya öncülük eden hastane yönetimine teşekkür ederim" dedi.
Denizli Denizli Fatih İlkokulu zeka oyunlarında tarih yazdı DENİZLİ (İHA) – Ankara’da gerçekleştirilen 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvasında 9 öğrencisini derece kürsüsüne taşıyan Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, turnuvanın en başarılı okulu olarak dikkat çekti. Türkiye’nin dört bir yanından öğrencilerin katıldığı 6. Türkiye Oyuncu Beyinler Turnuvası, Ankara’da büyük heyecana sahne oldu. Akıl ve zekâ oyunlarına ilgi duyan öğrencilerin kıyasıya mücadele ettiği organizasyonda Denizli Merkezefendi Fatih İlkokulu, elde ettiği derecelerle adından söz ettirdi. Turnuvanın Junior kategorisinde bin 739, ilkokul kategorisinde ise 2 bin 259 öğrenci yarıştı. Ön eleme süreçlerinin ardından Ankara’da düzenlenen yüz yüze finallere Junior kategorisinde 199, ilkokul kategorisinde ise 216 öğrenci katılmaya hak kazandı. Finallerde gösterdiği üstün performansla dikkat çeken Fatih İlkokulu, tam 9 öğrencisini Türkiye derecesine taşıyarak organizasyonun en başarılı okulu unvanını elde etti. İlkokul kategorisinde yarışan öğrencilerden Semiha Sare Kaplan Türkiye 2’ncisi olurken, Azra Abay Türkiye 4’üncüsü, Yağız Şentürk Türkiye 5’incisi, Hüseyin Efe Ulukaya Türkiye 7’ncisi, Kamil Selim Özlüsöz Türkiye 8’incisi, Nevriye Elif Akdemir Türkiye 9’uncusu ve Yunus Emre Sağdıç Türkiye 10’uncusu olarak büyük gurur yaşattı. Junior kategorisinde ise Toprak Uruk Türkiye 4’üncülüğünü elde ederken, Deniz Çelik de Türkiye 7’cisi olmayı başardı. Turnuvada ilk 10’a girerek kürsüye çıkan Denizlili öğrenciler; başarı belgesi, madalya, kupa ve para ödülü kazandı. Elde edilen sonuçlar hem okul yönetimi hem de veliler tarafından büyük sevinçle karşılandı. Başarıda emeği bulunan danışman öğretmen İlyas Erel’in özverili çalışmaları da takdir topladı. Öğrencilerinin gelişimi için yoğun emek harcayan Erel, turnuva sürecinde gösterdiği rehberlikle önemli pay sahibi oldu.
Ağrı Bir çocuk gelinin sessiz çığlığı: Gazeteci-yazar Hüseyin Arslan’ın "Doğunun kızı" adlı romanı çıktı Gazeteci, yazar Hüseyin Arslan toplumun kanayan yarası olan çocuk gelinler ve yoksulluk gerçeğini iliklerine kadar hissettirecek merakla beklenen yeni romanı "Doğunun Kızı" okurlarıyla buluştu. Yıllardır bölgenin nabzını tutan, halkın sesi olan Arslan, bu kez edebiyatın gücünü kullanarak; coğrafyanın kaderine, geleneğin ağırlığına ve bir genç kızın yok edilmeye çalışılan kimliğine ışık tutuyor. Hüseyin Arslan önsözünde yer alan "Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı" sözleriyle okuru daha ilk sayfadan derin bir sorgulamanın içine çeken Arslan, sadece bir hayat hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda bir dönemin ve bir bölgenin sosyolojik röntgenini çekiyor. Ağrı’nın Karlı Köylerinden Yozgat’ın Yalnızlığına Roman, çocukluğunu Doğu’nun sert kışında, tandır dumanı ve yoksulluk içinde geçiren Sarey’in, henüz çocuk yaşta "içeri"ye (Batı’ya) gelin olarak verilmesini konu alıyor. Sarey’in isminin, dilinin ve hayallerinin elinden alınışını sarsıcı bir dille aktaran yazar; şiddet, baskı ve aidiyetsizlik içinde bir kadının nasıl "hissiz bir et ve kan parçasına" dönüştüğünü, ardından küllerinden doğuşunu lirik bir üslupla işliyor. Hem Bir Hikaye Hem Bir Toplumsal Rapor "Doğunun Kızı", edebi derinliğinin yanı sıra arka planında barındırdığı istatistiksel veriler ve toplumsal gerçekliklerle bir belge niteliği de taşıyor. Arslan, çocuk yaşta para karşılığı batı illerine verilen kız çocuklarının sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, her birinin ardında parçalanmış hayatlar ve yarım kalmış hayaller olduğunu hatırlatıyor. Hüseyin Arslan, bu eseriyle edebiyat dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Yazarın kendi gözlemleri ve bölge gerçeklerinden süzerek kaleme aldığı "Doğunun Kızı", tüm seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda okurlarını bekliyor.
Denizli İncilipınar Ortaokulu, Dünya şampiyonu oldu Denizli İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulunun çevre ve su bilinci üzerine hazırladığı "Shore Blue Guards" projesi uluslararası arenada büyük başarı elde ederek dünya birincisi seçildi. Okul, bu başarısıyla "Ocean & Water Ambassador" unvanını kazanırken, çevre duyarlılığı alanında örnek gösterilen eğitim kurumları arasına adını yazdırdı. Denizli’de eğitim alanında önemli projelere imza atan İncilipınar Şehit Burhan Acar İmam Hatip Ortaokulu, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Öğrenci ve öğretmenlerin yoğun emekleriyle hazırlanan "Shore Blue Guards" projesi, dünya genelinde gerçekleştirilen değerlendirmelerde birincilik elde ederek büyük gurur yaşattı. Doğayı, su kaynaklarını ve çevre bilincini merkeze alan proje sayesinde okul, "Ocean & Water Ambassador" yani "Okyanus ve Su Elçisi" unvanını almaya hak kazandı. Elde edilen başarı, hem okul camiasında hem de Denizli’de büyük sevinçle karşılandı. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, öğrencilerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekerek, bu başarının uzun soluklu bir emeğin sonucu olduğunu ifade etti. Karademir, "Öğrencilerimizin doğaya ve su kaynaklarına karşı bilinçli bireyler olarak yetişmesi için yürüttüğümüz çalışmaların dünya çapında karşılık bulması bizleri son derece mutlu etti. Bu başarı sadece okulumuzun değil, aynı zamanda çevreye duyarlı nesiller yetiştirme hedefimizin de bir göstergesidir" dedi. Uluslararası platformda elde edilen dünya birinciliğiyle birlikte okul önemli kazanımlar da elde etti. Proje kapsamında okula özel ödül belgesi verilirken, uluslararası alanda kullanılan "Ocean & Water Ambassador" logosunu kullanma hakkı da kazanıldı. Bunun yanı sıra okul yönetimi ve proje ekibiyle yapılacak özel röportajın SHORE’un resmi YouTube kanalında yayınlanacağı belirtildi. Böylece okulun başarı hikâyesi dünya genelinde geniş kitlelere ulaştırılacak. Projeyle ilgili detaylı bir haber makalesinin Shore’nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayımlanacak olması da okulun uluslararası görünürlüğünü artıracak önemli gelişmeler arasında yer aldı. Dünya birinciliği ödülü kapsamında okula sağlanacak destekler ise dikkat çekti. SHORE tarafından okul bünyesinde bir "Okyanus ve Su Okuryazarlığı Laboratuvarı" kurulması için sponsorluk desteği verileceği açıklandı. Ayrıca çevre bilincini artırmak amacıyla dikime hazır 300 zeytin fidanı okul yönetimine teslim edilecek. Okul öğrencileri ayrıca okyanus okuryazarlığı konusunda özel mentorluk ve atölye çalışmalarına katılma fırsatı da elde edecek. Eğitim uzmanları tarafından gerçekleştirilecek bu çalışmalar sayesinde öğrencilerin çevre farkındalığı ve sürdürülebilir yaşam konularındaki bilgi düzeylerinin artırılması hedefleniyor. Okul Müdürü Hüseyin Karademir, başarıda emeği geçen tüm öğretmenlere, öğrencilere ve velilere teşekkür ederek, "Bu başarı ekip ruhunun, inancın ve özverili çalışmanın eseridir. Öğrencilerimizin dünya çapında ses getiren projelere imza atması bizler için büyük gurur kaynağıdır" dedi.