GÜNDEM - 27 Nisan 2026 Pazartesi 12:10

Akademisyen Pilot Emre Durmazpınar Atatürk Üniversitesi’nde

A
A
A
Akademisyen Pilot Emre Durmazpınar Atatürk Üniversitesi’nde

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Ulaştırma Hizmetleri Bölümü Öğretim Görevlisi Emre Durmazpınar, Atatürk Üniversitesi Ulaştırma Hizmetleri Bölümü Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği Programı’na öğretim görevlisi olarak atandı.


Havacılık ve turizm alanındaki tecrübesiyle birçok başarılı projeye imza atan Durmazpınar, bilgi birikimi ve sektör deneyimini artık Atatürk Üniversitesi öğrencileriyle paylaşacak. Havalimanı uçuş operasyonları ve yönetimi konusundaki saha tecrübesini akademik birikimle birleştiren Durmazpınar, öğrencileri sektöre güçlü bir vizyonla hazırlamayı hedefliyor.


Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde görev yaptığı süre boyunca havacılık sevgisi yüksek, çözüm odaklı, kritik ve analitik düşünme becerileri gelişmiş öğrenciler yetiştiren Durmazpınar, sektöre kazandırdığı mezunlarla takdir topladı. Eğitim verdiği öğrencilerin önemli bir bölümü bugün havacılık ve turizm sektöründe aktif görev alırken; disiplinli çalışma anlayışları, sektör vizyonları ve profesyonel yaklaşımlarıyla örnek bireyler olarak öne çıkıyor. Bu alandaki başarılar, Durmazpınar’ın başarılı akademisyen olarak anılmasını da sağladı.


Durmazpınar, öğrencileri güçlü bir vizyonla sektöre hazırlamayı hedeflediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Dünyada ve Türkiye’de sivil havacılık sektörü her geçen gün büyük bir hızla gelişmektedir ve gelecekte en popüler iş alanlarından biri olmaya devam edecektir. Buna paralel olarak sektörde ihtiyaç duyulan uzman personel açığı da artmaktadır. Ülkemizin geleceği olan öğrencilerimizin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmenin yanında; araştıran, üreten, etik değerlere sahip ve değişen dünyaya uyum sağlayabilen bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz."


İletişim ve takım çalışması havacılıkta başarının anahtarı


Program kapsamında öğrenciler, sektörde faaliyet gösteren çeşitli kuruluşlarda staj yapma imkânı buluyor. Mezunlar; havalimanları, hava yolu şirketleri, seyahat acenteleri, yer hizmetleri kuruluşları ve havacılık sektörünün farklı kurum ve kuruluşlarında görev alabilecek donanıma sahip oluyor.


Durmazpınar, havacılık sektöründe görev almayı hedefleyen bireylerin güçlü insan ilişkilerine sahip, pozitif bakış açısını benimseyen, iletişim becerileri yüksek, takım çalışmasına yatkın ve sürekli gelişime açık olması gerektiğini vurgulayarak, bu yetkinliklerin mesleki başarının temel unsurları olduğunu ifade etti.


Misyonumuz nitelikli meslek elemanları yetiştirmek


Programın, gelişen akademik ve eğitsel standartlar doğrultusunda sektörün dinamik ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikli eğitim sunmayı amaçladığını belirten Durmazpınar, sektör paydaşlarıyla iş birliği içinde yürütülen eğitim süreciyle uzman personel ve yönetici adayları yetiştirileceğini söyledi. Temel işletme altyapısına sahip, havacılık sektörünün farklı kademelerinde görev alabilecek nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten Durmazpınar, sözlerini şöyle tamamladı: "Değerli öğrencilerimize yaşamlarında sağlık, başarı ve mutluluk diliyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya "Doğan Güneş" operasyonu diye 1 milyon 900 bin lirasını dolandırdılar Konya’da kendine ulaşan dolandırıcılara 1 milyon 900 bin lirasını kaptıran yaşlı adam, aynı dolandırıcıların dairesini sattırıp parasını almaya çalışmasından şüphelenen emlakçının dikkatiyle son anda ikinci kez dolandırılmaktan kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz mart ayı içerisinde Konya’nın Beyşehir ilçesinde yaşayan 85 yaşındaki Cezmi Arıkan’ı telefonla arayan dolandırıcılar kendilerinin emniyetle bağlantılı operasyon içerisinde olduğunu söyledi. Şebeke üyeleri yaşlı adamı, "kimliğiniz şebeke tarafından ele geçirildi, adınıza yasa dışı işlem yapılıyor" diye korkuturken, Arıkan tedirgin olarak şahıslara "yapılması gerekeni yapayım" dedi. Bunun üzerine telefon dolandırıcıları, sözde adını ’Doğan Güneş’ verdikleri bir operasyon yürüttüklerini, bu operasyonun başarılı olması için Cezmi Arıkan’ın hesaplarındaki parayı güvenli hesaba aktarması gerektiğini söyledi. Yaşlı adam ise hesabındaki 1 milyon 900 bin lirayı istenilen hesaba gönderdi. Parayı aldıktan bir süre sonra dolandırıcılar tekrar Arıkan’ı arayarak, operasyonun büyük çerçeveli olduğunu belirtip merkez Meram ilçesindeki dairesinin de satılması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine yaşlı adam merkez Selçuklu ilçesindeki bir emlakçıya giderek, ‘Borcum var, acil, hatta bugün dairemi satmak istiyorum’ dedi. Emlakçı Ferhat Çetin, yaşlı adamın panikle daire satmak istemesinden şüphelenirken, satış bedeli alınıp tapu devri yapılarak satış işlemi tamamlandı. Şüpheleri geçmeyen emlakçı Çetin, bir şeyler ikram etmek için Cezmi Arıkan’ı ofisine getirdi. Yaşlı adam ofisinde olduğu sırada bir iş için kısa süreli dışarı çıkan Ferhat Çetin, iş yerinin güvenlik kamerasını açtığında Cezmi Arıkan’ın telefon dolandırıcılarıyla konuştuğunu fark etti. Çetin, durumu yaşlı adamın şehir dışındaki kardeşlerine ulaşarak bilgi verdi. Cezmi Arıkan’ın yakınları gelene kadar kendisine dolandırıldığını anlatan Ferhat Çetin, dolandırıcıların ağından yaşlı adamı kurtardı. "85 yaşındaki bir insan acil 2 gün içerisinde dairesini neden satar diye şüphelendim" Yaşlı adamı tekrar dolandırılmaktan kurtaran Ferhat Çetin olay gününü anlatarak, "Cezmi amca beni aradığında dairesini satmak istediğini söyledi, ben de ilgileniriz dedim. ‘2 gün içerisinde acil satılması gerekiyor’ diye söyledi. Cezmi amca Beyşehir’den geleceği için ben ertesi güne randevu verdim. Cezmi amca ile ertesi gün buluştuk. Kendisini karşıladım, aldım ofise gelirken de sohbet ettik. Çocuğunun olmadığını, eşinin vefat ettiğini, kardeşlerinin olduğunu detaylı bir sohbetimiz oldu, ofise geldik. Bana acil dairesini satmak istediğini söyleyince şüphelendim. 85 yaşındaki bir insan acil 2 gün içerisinde dairesini neden satar diye sorgulamaya başladım. Ertesi gün geldiğinde yetki işlemleri için bana telefonunu verdi. Telefondan yetki işlemi yaptım, kardeşlerinin numaralarını aldım. Cezmi amcayla yine sohbetimiz bitti, çayımızı içtik yolcu ettim. Ben ofise geldim İstanbul ve Mersin’deki kardeşlerini aradım. Dairesini satmak istediğini, haberleri olup olmadığını sordum, öyle bir şeyden haberimiz yok dediler. Cezmi amcayı aradı kardeşleri, ‘Abi ne yapıyorsun, iyi misin, Meram’daki daire boş burayı kiraya verelim’ dediler ‘yok’ diye cevap verdi. Satmak istemediğini söylemiş. Sonra tekrardan bana dönüş yaptılar ve ‘Ferhat bey biz abimizle görüştük abimiz bizden bir şeyleri saklıyor. Siz bu dairenin satışını yapın sonrasında da yine oturup konuşalım’ dediler. Ben daireyi 2-3 gün sonra satışı için bir müşteri ile anlaştım tabii kardeşlerine sürekli bilgi veriyorum, çünkü bir şeylerden şüpheleniyorum. Cezmi amcaya da soruyorum ama bana söylemiyordu" dedi. Yapay zeka ile yaşlı adamı inandırdı Daire satışının ardından parayı şahıslara göndermeden dolandırıcılık olayını ispat ettiğini anlatan Ferhat Çetin, "Tapudan çıktıktan sonra ben aracın bagajına paranın tamamını koydum. Cezmi amca ile birlikte ofise geldik. Cezmi amca oradan kendisini uğurlayacağımı biliyor ama ben göndermedim. Cezmi amcayı getirdim ofise, parayı da güvenli bir yere koydum. Şüphe üzerine Cezmi amcaya dedim ki ‘Amca sen otur ben karşıdan bir daire göstereceğim’ diye ofisimden ayrıldım. Ofisten çıkar çıkmaz cep telefonumdan kamera görüntülerini izlemeye başladım. Cezmi amca dolandırıcılarla konuşuyordu onu fark ettim, ‘artık kesin’ dedim. Sonrasında ofise geri geldim bunu Cezmi amcaya anlatmaya çalıştım ‘seni dolandırıyorlar’ dememe rağmen ‘yok’ diyerek ikna olmadı. Sonra amcaya ‘sanatçı veya siyasetçi sevdiğin bir insan’ var mı diye sordum o da Orhan Gencebay’dan bahsetti. ‘Orhan Gencebay’ı çok severim’ dedi. Cezmi amcanın fotoğrafını çektim ve yapay zekayla ikisini yan yana koyup Cezmi amcaya gösterdim. Orada şok oldu bunu nasıl yaptın diye. Öyle olunca Cezmi amcayı inandırmış oldum. Ondan sonra bir sohbet esnasında belki 10-15 dakika geçti. Cezmi amca 1 milyon 900 bin liradan bahsetti. Bunu bankaya bir ay öncesinden gönderdiğini ama bunu güvenli hesap üzerinde beklettiğini söyledi. Meğer benden önce Cezmi amcayı bir defa dolandırmışlar. 1 milyon 900 bin lirasını almışlar. Bu ikinci olay aynı şahıslar bundan sonra da Cezmi amcanın 2-3 dairesi ve arabası sırasıyla hepsini dolandırıp alacaklarmış. Çok şükür onların önüne geçmiş olduk" diye konuştu.
Van Van’da optisyenlerden sahte güneş gözlüğü uyarısı Van’da havaların ısınmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken, optisyenler ise vatandaşları uyararak bijuteri ve sokak tezgâhlarında satılan sahte ürünlerin göz sağlığında kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyledi. Kentte havaların ısınmasıyla birlikte artış gösteren güneş gözlüğü kullanımı, merdiven altı ürün tehlikesini de beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri, bijuteri ve sokak tezgahlarında satılan kalitesiz gözlüklerin göz sağlığını korumak yerine kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yeni sezon hazırlıklarının tamamlandığı kentte, optik mağazalarında yoğunluk yaşanırken uzmanlar, vatandaşların bilinçsiz seçimlerden kaçınması gerektiğini vurguladı. Özellikle Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ve camları işlevsiz ürünlerin uzun vadede ciddi göz kusurlarına zemin hazırladığına dikkat çekildi. "Güneş gözlüğü, gözü zararlı ışınlardan korur" İHA muhabirine konuşan Optisyen Uğur Özbek, güneş gözlüğünün sadece bir aksesuar olmadığını, bir sağlık gereci olduğunu belirtti. Yeni sezonla ilgili tüm hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Optisyen Özbek, "Şu an yeni sezonla ilgili süreç başladı ve ürünlerimizin tamamı dizildi. Stoklarımızı hazırladık; gelen misafirlerimize ve hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yeni sezonda öncelikle kaliteli, markalı ve Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin kullanılmasını öneriyoruz. Bu sezon özellikle bu hususlara dikkat edilmesi gerekiyor. Güneş gözlüğü, gözü zararlı UV ışınlarından korur. Bu nedenle başta uzun yol şoförlerimiz olmak üzere; çocuklardan yetişkinlere, tüm gençlerimize ve her yaş grubuna güneş gözlüğü kullanmasını tavsiye ediyoruz. Güneş gözlüğü alırken ürünün orijinalliğine ve camların UV koruma özelliğine mutlaka dikkat edilmelidir" dedi. "Tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır" İşportada veya kozmetik mağazalarında satılan gözlüklerin göz sağlığı için büyük risk taşıdığını dile getiren Özbek, "Gözlük alırken tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır. Kozmetik mağazası gibi yerlerde satılan ürünler orijinal değildir; bunların hiçbir koruyucu özelliği bulunmadığı gibi garantileri de yoktur. Camları işlevsiz olan bu basit gözlükleri kesinlikle önermiyoruz. Göz sağlığı için gözlüğün mutlaka bir optisyenden, profesyonel bir optik mağazasından alınması gerekmektedir" diye konuştu.
Denizli Kendini ve sevdiklerini korumak için aşılan Dünya Aşı Haftasında aşının önemine dikkat çeken Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, aşılamanın her yıl milyonlarca insanın hayatını kurtaran en başarılı, etkili ve düşük maliyetli sağlık müdahalelerinden birisi olduğunu belirtti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından bu yıl "Her Nesilde Aşılar İşe Yarıyor" temasıyla kutlanan Dünya Aşı Haftası’nın, bağışıklamanın bireyler ve toplumlar üzerindeki hayati rolünü bir kez daha hatırlattığını belirten İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, aşının sadece bireysel değil toplumsal bir koruma sağladığını vurguladı. Aşılama hizmetlerinin toplum sağlığı açısından hayati öneme sahip olduğunu belirten Öztürk; "Her yıl Nisan ayının son haftasında kutlanan Aşı Haftası’nın amacı, aşılamanın önemi hakkında toplumsal farkındalığı artırmak ve daha fazla çocuğun ve yetişkinin aşıyla önlenebilir hastalıklardan korunmasını, bu hastalıklardan kaynaklanan sekellerin ve ölümlerin önlenmesini sağlamaktır. Bu yılki Aşı Haftası’nın DSÖ tarafından belirlenen ‘Her nesilde aşılar işe yarıyor’ teması ile aşıların; nesiller boyunca bireylerin, ailelerin, toplumların sağlığını koruduğu ve geleceğimizi güvence altına aldığı belirtilmektedir. Aşılar sayesinde geçmişte büyük salgınlara ve ölümlere yol açan pek çok hastalık günümüzde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da kontrol altına alınmıştır. Aşılama çalışmaları, yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamını koruyan güçlü bir kalkan görevi görmektedir. Bu nedenle her yaştan bireyin aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "Aşı hayatı korur; kendini ve sevdiklerini korumak için aşılan" İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Türkiye’de uzun yıllardır başarıyla sürdürülen Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında çocukluk döneminde birçok hastalığa karşı ücretsiz aşı uygulandığını vurguladı. Dünya genelinde bazı hastalıkların tamamen yok edilme aşamasına geldiğini hatırlatan Öztürk, ancak bazı hastalıkların hâlâ risk oluşturmaya devam ettiğini söyledi ve şöyle konuştu: "Ülkemizde 1981 yılından buyana Genişletilmiş Bağışıklama Programı ve çocukluk çağı aşı takviminde 13 hastalığa karşı (Difteri, Boğmaca, Tetanos, Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Tüberküloz, Çocuk Felci, Hepatit-B, Hepatit-A, Suçiçeği, Haemophilus İnfluenzae, Tip B ve Pnömokoka Bağlı Hastalıklar) aşı uygulanmaktadır. İlimizde 2025 yılında Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında yaklaşık 340 bin doz aşı uygulanmıştır. İnsanlık tarihinde büyük salgınlara ve ölümlere yol açan pek çok hastalık günümüzde aşılama sayesinde görülmemektedir. Aşı sadece bebek ve çocukların değil, yetişkinler, risk grubu hastalıklara sahip kişiler (Diabet, KOAH, Astım, İmmün Yetmezlik, kanser, vb), bazı meslek grupları, tetanos riskli yaralanmalar, kuduz riskli ısırıklar ve gebeler için de büyük bir önem taşımaktadır. Aşılama her birey için hayattır, her bireyin sağlıklı yaşama hakkı vardır. Çocuklarını aşılatmak ebeveynlerin en önemli sorumluluklarından biridir" dedi.