GÜNDEM - 27 Ağustos 2024 Salı 09:47

Atatürk Üniversitesi ailesi, Malazgirt’te kahraman ecdadını andı

A
A
A
Atatürk Üniversitesi ailesi, Malazgirt’te kahraman ecdadını andı

Atatürk Üniversitesi ailesi, Malazgirt Zaferinin 953. yıl dönümü kutlamalarına katıldı. Erzurum’dan Muş’a doğru hareket eden heyete, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da eşlik etti.


Türk milletinin kaderini değiştiren, dünya tarihinin akışına yeni bir yön tayin eden ve sonuçları itibarıyla tarihinin en şanlı zaferlerinden biri olan Malazgirt Zaferinin 953. yıl dönümünü kutlamaları, büyük bir coşkuyla gerçekleşti. 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan ve ordusunun, üstün cesaret ve kahramanlıkları ile büyük bir medeniyetin temellerinin atıldığı alana toplanan insanlar, bu destansı zaferin mimarlarını rahmet ve minnetle yâd etti.


Malazgirt Zaferi vesilesiyle tarihin önemli dönüm noktalarından birine şahitlik eden mübarek topraklarda tekrar bir arada olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Millî Park Alanında düzenlenen Kutlama Programında bir konuşma yaptı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir cuma sabahı, semaya karşı, Malazgirt’te 54 bin er, bestelediler en güzel marşı: Allahu ekber, Allahu ekber" dizelerine atıfta bulunarak, "Bu mısralara ilham veren o günkü imanla, o günkü cesaretle, o günkü adanmışlıkla bugün yine Malazgirt’teyiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferinin, milletin binlerce yıllık birlik ve dirlik şuurunun, zulme ve zalime karşı duruşunun destanlarından biri olduğuna vurgu yaparak, "Malazgirt, vahdetin ve zulme karşı kenetlenmenin zaferidir. Bundan tam 953 yıl önce Sultan Alparslan atının üzerindeyken askerine şöyle seslenmişti; ’Eğer şehit olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. Ben nefsimi Allah’a adadım. Benim için şehadet de muzaffer olmak da bir saadettir. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir’ O büyük sultan, 953 sene önce Malazgirt Zaferi ile istikbalin bizim olacağını müjdelemişti" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Malazgirt Ruhu, Türkiye’yle Birlikte Türk ve İslam Dünyasında Bir İman Çağlayanı Olarak Gürül Gürül Akıyor”


Allah’ın, Sultan Alparslan’a ve ordusuna kendilerinden dört kat daha fazla düşmana karşı 26 Ağustos 1071 tarihinde muhteşem bir zafer nasip ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Zaferden sadece 4 sene sonra İznik’te bu topraklardaki ilk devletimiz olan Anadolu Selçuklu devletimizi kurduk. Yaklaşık bin yıldır da Anadolu’yu vatan eylemeye, vatanımız olarak tutmaya devam ediyoruz. Üzerinden geçen 953 yıla rağmen Malazgirt ruhu, Türkiye’yle birlikte Türk ve İslam dünyasında bir iman çağlayanı olarak gürül gürül akıyor. Allah’ın izniyle üstte mavi gök çökmedikçe, alttan yağız yer yarılmadıkça, kıyamete kadar bu ruh gönüllerimizi kuşatmaya devam edecek. Bu milletin her bir ferdi Malazgirt meydanında bulunan gazilerle, şehitlerle aynı inancı, aynı aşkı, aynı ideali, aynı hassasiyeti taşımayı sürdürecek. Rabb’im bizleri kahraman şehitlerimizin yolundan ayırmasın."


Rektör Hacımüftüoğlu: “Üniversitemiz, Türk Milletinin Tarihindeki Bu Tür Dönüm Noktalarını Yaşatmak İçin Her Zaman Öncülük Edecektir”


Malazgirt Zaferine ilişkin bir değerlendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise üniversiteden katılım sağlayan akademik ve idari personel ile böylesine anlamlı bir programa katılmaktan duyduğun memnuniyeti dile getirdi. Rektör Hacımüftüoğlu, Malazgirt Zaferinin Türk milletinin yönünü tayin eden bir zafer olduğunu vurgulayarak: "953 yıl önce ecdadımızın cesaretiyle kazandığı bu büyük zaferi anmak ve bu topraklarda yeniden bir araya gelmek, milletimizin kadim ruhunu bir kez daha hissetmemize vesile oldu. Sultan Alparslan’ın liderliğinde atılan adımlar, sadece bir zafer değil, aynı zamanda Anadolu’nun kapılarını milletimize açan büyük bir medeniyetin başlangıcıdır. Bu anlamlı gün vesilesiyle, geçmişten günümüze bu topraklar için canını feda eden tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyor, onların aziz hatıralarını yaşatmanın en büyük sorumluluğumuz olduğunu bir kez daha idrak ediyoruz" dedi.


Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin akademik ve idari kadrosunun böylesi tarihi bir etkinliğe katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek: "Üniversitemiz, köklü geçmişi ve milli değerlere olan bağlılığıyla, Türk milletinin tarihindeki bu tür dönüm noktalarını yaşatmak için her zaman öncülük edecektir. Malazgirt ruhu, bizlere birlik ve beraberlik içerisinde daha güçlü bir gelecek inşa etme azmi vermektedir. Bu anlamlı günün bir parçası olmaktan onur duyuyoruz" şeklinde konuştu.


Jandarma Mehteran Birliğinin gösteri sunduğu tören, Kur’an-ı Kerim okunması ve dualar edilmesiyle sona erdi.



Atatürk Üniversitesi ailesi, Malazgirt’te kahraman ecdadını andı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.