ÇEVRE - 25 Aralık 2024 Çarşamba 10:13

Atatürk Üniversitesi “Yeşil Üniversite” belgesi aldı

A
A
A
Atatürk Üniversitesi “Yeşil Üniversite” belgesi aldı

Dünyanın saygın üniversitelerinin çevre ve sürdürülebilirlik performanslarını değerlendiren UI GreenMetric platformu, 2024 yılı sıralamasını açıkladı. Çevre bilincini artırmayı ve uluslararası iş birliğini teşvik etmeyi hedefleyen platform, bu yıl dünya çapında 1500 üniversitenin başvurusunu değerlendirerek sıralamalarını belirledi.


Bu sonucun ardından Atatürk Üniversitesi, gerçekleştirdiği çalışmalar ve hedefe yönelik atmış olduğu adımlar neticesinde Yeşil Üniversite belgesini, UI GreenMetric platformu tarafından teslim aldı.


Atatürk Üniversitesi, 2024 yılı sıralamasında geçtiğimiz yıla oranla %5’lik bir ilerleme kaydederek dünya genelinde 246. sıraya yükseldi. Bu başarıyla, ilk %16’lık dilimde yer alan üniversite, Türkiye’den katılım sağlayan 120 üniversite arasında ise 19. sıraya yerleşerek ilk %15’lik dilimde yer alma başarısını gösterdi.


GreenMetric sıralamaları; yapı ve altyapı, enerji ve iklim değişikliği, sürdürülebilir atık yönetimi, su yönetimi, ulaşım, eğitim ve araştırma gibi altı temel kategoride üniversitelerin sürdürülebilirlik politikalarını değerlendiriyor. Atatürk Üniversitesinin bu kategorilerde elde ettiği puanlar, çevre dostu ve sürdürülebilir projeler konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.


“Amacımız, Sürdürülebilirlik Konusundaki Farkındalığı Artırmak”


Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: “Üniversitemiz, çevre dostu uygulamaları ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiği projeleriyle ulusal ve uluslararası arenada fark oluşturmaya devam ediyor. 2024 yılı GreenMetric sıralamasında elde ettiğimiz başarı, bu konudaki azimli çalışmalarımızın bir yansımasıdır. Amacımız, yalnızca sıralamada yükselmek değil, aynı zamanda bölgemizde ve dünyada sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığı artırmaktır. Üniversite olarak, ‘Yeşil Üniversite’ hedeflerimizi, şehircilik projelerine entegre ederek güçlü bir bilim temelli politika yürütmekteyiz. Bu doğrultuda, tüm bileşenlerimizle birlikte İlk 100 üniversite arasında yer alma hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz.”


Prof. Dr. Ceylan: “Adımlarımızı Daha Yeşil Bir Gelecek İçin Atıyoruz”


Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Katı ve Tehlikeli Atık Yönetim Koordinatörü Prof. Dr. Zeynep Ceylan: “ Bu yıl “Yeşil bir Dünya İçin Dayanışma İçinde” mottosuyla Azerbaycan’ın BAKÜ kentinde 11-22 Kasım 2024 tarihleri arasında düzenlenen COP-29 İklim Değişikliği Konferansında; İklim değişikliğine karşı alınacak küresel önlemleri tartışmak, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini hızlandırmak ve 2015 Paris Anlaşması’nın taahhütlerini daha ileri taşımak amacıyla bir araya gelen devletler, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları hayli yoğun bir müzakere süreci yürütmüştür. Küresel sıcaklık artışını 1,5C ile sınırlama hedefi doğrultusunda, ne yazık ki ülkelerin mevcut taahhütlerinin yetersiz kaldığı gözlemlenmiştir. Türkiye, 2053 Net Sıfır Hedefi ve “yeşil şehircilik projeleriyle” küresel iklim eylemine katkısını artırmış ve bölgesel bir lider olarak ön plana çıkmıştır. Bu süreçte, güçlü uluslararası iş birliği ve bilim temelli politikaların hayata geçirilmesinin yanı sıra hedeflere ulaşılabilmesi adına, GreenMetrik’in “Yeşil Üniversite” hedefleriyle senkronize bir şekilde yeşil şehircilik projelerinin yürütülmesi anlamında ilerleyişin çok daha hızla gerçekleşeceği aşikardır. Zira yapı ve altyapıdan enerji ve iklim değişikliği yönetimine, sürdürülebilir atık yönetiminden su yönetimine ve sürdürülebilir ulaşımdan eğitim ve araştırmaya kadar tüm kategoriler daha geniş çerçevede şehirler için hızla hayata geçirilebilir projelerle gerçekleştirilebilecektir. Atatürk Üniversitesi ailesi olarak bizler acil iklim eylem planları ve acil çözüm önerileri konusunda üzerimize düşen görevleri en mükemmel şekilde yapmak zorunda olduğumuz bilinciyle hareket etmekteyiz” şeklinde konuştu.


Atatürk Üniversitesinin; 2020 yılında dünya geneli sıralaması %75’lik dilimden teslim alınarak, 2021 yılında %46’lık, 2022 yılında %30’luk, 2023 yılında %21’lik dilime yükseldiğini belirten Prof. Dr. Ceylan: "2024 GreenMetrik Dünya Yeşil Üniversiteler sıralamasında; geçtiğimiz 3 yılda olduğu gibi 2024 yılında da ilerlemesini sürdürmüştür. Yıllık bazda sıralamaya katılımı kabul edilen üniversite sayısında (1183’den 1477’ye) artış olmasına rağmen; dünya geneli üniversiteler arasındaki yerini %5’lik bir artışla 246. sıraya taşımıştır. 6 farklı kategoride almış olduğu puanlamalarla dünya geneli üniversiteler sıralamasında ilk %16’lık dilime , Türkiye’den katılım sağlayan 120 üniversite arasında ise 19.sıraya yükselerek ilk %15 ‘lik dilime girmiştir. Sıralamada yukarı doğru tırmandıkça yarışın daha da zorlaştığı bu süreçte, ilk 100 üniversite arasına girmek kaçınılmaz ve Atatürk Üniversitemize yakışır bir hedefimizdir" diye konuştu.


GreenMetric Nedir?


2010 yılında kurulmuş olan ve yıllık bazda dünya genelinde katılımcı üniversitelerin sürdürülebilirlik performasını derecelendirilerek sıralamasını yapan GREENMETRİC; Yeşil Üniversite Endeksi Platformu; dünyanın saygın üniversitelerinin katılım sağladığı ve bir yandan uluslararasılaşmayı teşvik ederken diğer taraftan sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konusunda global farkındalık oluşturan bir platformdur.



Atatürk Üniversitesi “Yeşil Üniversite” belgesi aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan, Avusturya’yı ziyaret edecek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan tarihleri arasında Avusturya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan tarihleri arasında Avusturya’ya gerçekleştireceği ziyarette Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile görüşecek. Bakan Fidan’ın ziyaret kapsamında, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker tarafından kabul edilmesi, Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu’yla bir görüşme gerçekleştirmesi, Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenecek konferansta hitapta bulunması ve Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelmesi öngörülüyor. Fidan’ın ziyaret kapsamında Avusturyalı yetkililerle gerçekleştireceği görüşmelerde; Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alması ve mevcut iş birliği alanlarının daha da derinleştirilmesine yönelik imkanları değerlendirmesi öğrenilirken, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ile karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik mevcut potansiyele ve fırsatlara dikkat çekmesi ve Avusturya’yla enerji, dijitalleşme, bağlantısallık ve savunma sanayii başta olmak üzere, stratejik nitelik taşıyan alanlarda iş birliği potansiyelinin altını çizmesi ve bunu geliştirmeye yönelik imkanları kapsamlı şekilde ele alması planlanıyor. Türkiye’nin, Avusturya’daki Türk toplumunun huzur, refah ve toplumsal uyumuna verdiği önemi vurgulaması ve bu bağlamda Türk toplumunun hak ve menfaatlerinin korunmasının öncelikli bir husus olduğunun altını çizmesi beklenen Fidan’ın, öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik perspektifini koruduğunu ifade etmesi, Türkiye-AB ilişkilerine stratejik bir vizyonla yaklaşılması, ilişkilerin dar siyasi hesaplara alet edilmemesinin tüm tarafların çıkarına olduğunu vurgulaması ve Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut tıkanıklıkların aşılması için daha kapsamlı ve kurumsal bir iş birliği yaklaşımına ihtiyaç olduğunu dile bekleniyor. Ayrıca Bakan Fidan’ın, Türkiye’nin, Rusya-Ukrayna savaşında tarafların tekrar müzakere masasına oturmasına ve savaşın adil ve sürdürülebilir bir barışla sona erdirilmesine yönelik çabaları desteklemeyi sürdüreceğini belirtmesi, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye’nin destek vermeyi sürdüreceğini ifade etmesinin yanı sıra Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin bir an önce sağlanması ve anılan Boğaz’da savaş öncesi statükoya dönülmesine yönelik küresel ihtiyacın altını çizmesi hedefleniyor. Öte yandan, İsrail’in Gazze’de ateşkes ihlallerini ve barış planını akamete uğratmaya yönelik adımlarını sürdürdüğüne dikkat çekeceğini vurgulayan Fidan’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik ettiğine ve işgalini sistematik biçimde genişlettiğine işaret etmesi, İsrail’in işgal ve yıkım politikalarının tüm bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğini vurgulaması öngörülüyor. Türkiye-Avusturya ilişkileri Türkiye ve Avusturya arasındaki çok yönlü ve tarihi ilişkiler olumlu mecrada ilerliyor. İki ülkenin üst düzeyli yetkilileri arasında özellikle uluslararası konferanslar ve toplantılar marjında son dönemde görüşmeler gerçekleşti. Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Meinl-Reisinger son olarak 17 Nisan tarihinde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’na katılmış ve Bakan Fidan’la bir araya gelmişti. Avusturya’yla ikili ticaret hacmi 2025 yılında 4,3 milyar doları aştı ve bunun kısa vadede 5 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Avusturya’nın Türkiye’ye doğrudan yatırımları 2005-2025 döneminde 11,2 milyar doları aşarken, aynı dönemde Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları 887 milyon dolar olarak gerçekleşti. İki ülkenin ortak zenginliği olarak görülen, Avusturya’da yaşayan yaklaşık 350 bin nüfuslu Türk toplumu, Türkiye- Avusturya ilişkilerinde önemli bir beşeri bağ oluşturuyor. 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Avusturyalı turist sayısı 563 bini aştı. İkili ilişkileri ilgilendiren konuların yanı sıra, Avrupa güvenliği dahil güncel bölgesel ve küresel meseleler bağlamında da iki ülke arasında yakın eşgüdüm ve iş birliği bulunuyor.
Bursa Bursa’da 7 yıl önce kaybettiği oğluna nihayet kavuştu Bursa’da 2019 yılından bu yana kayıp olarak aranan ve kurulan özel ekibin gerçekleştirdiği operasyonla geçtiğimiz ay bulunan 8 yaşındaki N.S.’nin, biyolojik annesinin DNA testiyle yabancı uyruklu Rebecca S. olduğunun belirlenmesinin ardından görülen mahkemede, çocuğun annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verildi. Olay, 2019 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana geldi. Eşinin ailesinin yanına gelen Rebecca S. iddiaya göre bir süre sonra Almanya’ya dönmesi yönünde baskı gördü. Bu süreçten sonra 1 yaşındaki N.S.’nin kaybolduğu ihbarı yapıldı. Ancak uzun süre yürütülen arama çalışmalarına rağmen herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz şubat ayında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Gasp, Cinayet ve Kayıp Şahıslar Bürosu’nca özel bir ekip kuruldu. Yapılan titiz çalışmalar sonucunda ekip, 10 Mart’ta küçük çocuğu R.M. isimli şahsa ait evde buldu. Sağlık kontrollerinin ardından çocuk devlet korumasına alındı. Soruşturma kapsamında çocuğun babaannesi H.S. ile çocuğun bulunduğu evin sahibi R.M., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çocuğun babası Umut K.’nin ise yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Almanya’dan Türkiye’ye gelen yabancı uyruklu Rebecca S. ile devlet koruması altına alınan N.S.’den alınan örnekler, Bursa Adli Tıp Kurumu’nda karşılaştırıldı. Hazırlanan raporda, Rebecca S.’nin çocuğun biyolojik annesi olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu belirtildi. Mustafakemalpaşa Aile Mahkemesi’ndeki duruşmaya davacı Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığını temsilen cumhuriyet savcısı ve davalı avukatı katıldı. Cumhuriyet savcısı, çocuk N.S.’nin mutat meskeni olan Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ilişkin taleplerinin kabulünü isterken, avukatların taleplerini dinleyen hakim, Almanya doğumlu N.S.’nin, mutat meskenin bulunduğu Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ve annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verdi.
Denizli Denizli Büyükşehirden "Sanat Güneşi" için vefa gecesi Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz ismi Zeki Müren’i, vefatının 30. yıl dönümünde düzenlenen muhteşem bir konserle andı. Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, usta sanatçının dillerden düşmeyen eserlerini seslendirerek Denizlililere nostalji dolu bir gece yaşattı. "Sanat Şehri Denizli" vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin sanat güneşi Zeki Müren’i unutmadı. Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda düzenlenen anma konserine, Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, çok sayıda davetli ve sanatsever katıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Klasik Türk Müziği Korosu Ses Sanatçısı, Şef Ahmet Nuri Çağdaş yönetimindeki Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, hazırladıkları özel repertuvarla dinleyicileri geçmişe götürdü. Seyirciden tam not Konser, usta sanatçının müzikal yolculuğunu yansıtan iki farklı konseptle sunuldu. Birinci bölümde, Zeki Müren’in eşsiz yorumuyla hafızalara kazınan ve Türk toplumunun ilk kez onun sesinden duyup bağrına bastığı klasik eserlere yer verildi. İkinci bölümde ise sanatçının sadece yorumcu değil, aynı zamanda usta bir besteci kimliğini ön plana çıkaran kendi besteleri icra edildi. Gecenin sonunda, koronun sergilediği performans ve Şef Ahmet Nuri Çağdaş’ın yönetimi sanatseverler tarafından ayakta alkışlandı. Vefatının 30. yılında eserleriyle yeniden hayat bulan Müren’in hatırası, salonu dolduranlarla birlikte yad edildi. Marım: "Sanatçılarımızı yaşatmak görevimizdir" Kentin kültürel mirasına değer katan bu etkinliklerle sanatın ve sanatçının yanında olmaya devam edeceklerini belirten Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, "Türk müziğinin mihenk taşlarından biri olan Zeki Müren’i, vefatının 30. yılında böylesine anlamlı bir organizasyonla anmaktan büyük onur duyuyoruz. Denizli, her zaman sanatın ve sanatçının kenti olmuştur. Kültürel değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak ve usta isimlerimizi yaşatmak en öncelikli görevlerimiz arasındadır. Bu eşsiz geceyi bizlere yaşatan şefimize ve koromuza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.