GÜNDEM - 12 Mart 2025 Çarşamba 13:11

Başkan Sekmen; "12 Mart; Türk’ün tarihinde önemli sayfa, kutlu bir zafer günüdür"

A
A
A
Başkan Sekmen; "12 Mart; Türk’ün tarihinde önemli sayfa, kutlu bir zafer günüdür"

Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 107. yıl dönümü kentte düzenlenen törenlerle kutlandı.


İlk olarak Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 9. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Tuncay Altuğ ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Havuzbaşı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk koydu. Başkan Sekmen, günün anlam ve önemini belirttiği konuşmasında, "Bugün karanlıklardan aydınlığa çıkıldığı günün 107’nci yıl dönümü Bugün, Dadaşların şahlandığı ve ordu-millet bütünleşmesinin en iyi örneklerini sergileyerek; zulme, esarete ve yok olmaya karşı koydukları günün yıl dönümü Yine bugün, vatanımıza göz diken, el uzatan tüm düşmanların, hainlerin ve zalimlerin bu mukaddes beldeden atıldığı günün yıl dönümüdür" dedi.


Başkan Sekmen, şöyle devam etti: "Birinci Dünya Savaşı’nda Erzurum’un vatanperver insanları çok zor günler geçirdi. Sarıkamış felaketinden sonra 16 Şubat 1916’da Rus işgaline uğrayan bu tarihi şehir, 2 yıldan fazla bir süre hilalin mübarek gölgesinden uzakta, harap ve bitap düşerek kederli bir hayat yaşadı. Bu elem dolu günler, Tarih sayfalarına ‘Erzurum’un kara günleri’ olarak geçmiştir. Ermeni çetelerinin başlattıkları Müslüman-Türk soykırımı, Rus kuvvetlerinin silah ve cephanelerini Ermenilere bırakarak bölgeden çekilmeye başladıkları 1917 yılı sonlarında daha da artmıştır. Rus işgali esnasında gizlice ve münferiden yapılan katliamlar Rusların çekilmesiyle kitlesel bir hal aldı ve 3 aylık Ermeni idaresinde olan şehrimiz tarihte eşine rastlanmayan bir mezalime ve Müslüman-Türk soykırımına maruz kaldı."


"12 Mart; Türk’ün Tarihinde Önemli Sayfa, Kutlu Bir Zafer Günüdür"


Başkan Mehmet Sekmen, konuşmasında Erzurum’un şehitler otağı bir kent olduğunu vurguladı. Sekmen, şunları kaydetti: "1914-1918 yılları arasında Birinci Dünya Savaşı içinde Rus ordusu ile ittifak yapan Taşnak, Hınçak ve Ramgavar adlı Ermeni çeteleri Erzurum ve çevresinde; Erzurum-Cinis’te, Tazegül’de, Alaca’da, Ilıca’da, Tepeköy’de, Börekli’de, Dutçu’da, Erzurum merkezde; Yanıkdere’de, Karskapı’da, Ezirmikli Osman Ağa ve Mürsel Paşa Konaklarında, Gölbaşı’nda Hacı Ahmet Hanı’nda, Firdevsoğlu Kışlası’nda, Yeşilyayla’da, Hasankale’de, Tımar’da, Köprüköy’de, Horasan’da, Hınıs’ta, İspir ve Pazaryolu’nda tam bir Müslüman soykırımı gerçekleştirmişlerdir. Ermeni çeteleri üç ay gibi kısa bir zaman zarfında 50 bine yakın sivil ahaliyi kendi yurtlarında, kendi ocaklarında acımasızca katletmişlerdir. Ermeni çetelerinin Müslüman ahaliye yönelik zulmüne son verme üzere aldığı emir üzerine harekete geçen Doğu’nun muzaffer kumandanı Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Birinci Kafkas Kolordusu geceli gündüzlü savaşarak, 12 Mart 1918 sabahı Erzurum’u düşman işgalinden kurtarmıştır. Türk Ordusu, milletiyle birlikte Ermeni işgal ve zulmüne son vermiş, Erzurum’u yeniden ay yıldızlı bayrağımızla kucaklaştırmıştır. Bu yüzden 12 Mart; Türk’ün tarihinde önemli sayfa, kutlu bir zafer günüdür. 12 Mart; Erzurum için tarihin bin bir facialarını örten bir teselli ve saadet günüdür. 12 Mart; aslında sadece Erzurum’un Ermeni çetelerinden kurtuluşu değil, Türkiye’nin emperyalist devletlerin işgallerinden de kurtuluşunun müjdecisidir."


"Arşivlerimizde Ermeni Çetelerinin Erzurum’da Hunharca işledikleri her cinayetin tutanakları var"


Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Kurtuluş Günü’müz vesilesiyle buradan tüm Dünya’ya ve Ermeni diasporasına seslenmek istiyor ve diyorum ki, Asıl soykırımı kimlerin yaptığını kanıtlayan belge de bilgi de fazlasıyla mevcuttur" diye konuştu. "Arşivlerimizde Ermeni çetelerinin Erzurum’da hunharca işledikleri her cinayetin tutanakları var, raporları var, kayıtları var" diyen Başkan Sekmen şu kaydı düştü: "Kayıtlardaki ve eldeki tüm arşiv belgelerindeki bilgiler; Erzurum’da, üç ay içerisinde Ermeni Hınçak ve Taşnak çeteleri tarafından katledilen Müslüman Türklerin sayısının"50 bin" olduğu bilgisini bize vermektedir. Hatta bu Ermeni çetecilerin, bırakın savunmasız insanlara yaptıklarını, hayvanata zulmedecek kadar nasıl barbarlaştıklarını ortaya koyan tarihi vesikalarımız bile var. Her belge mezalimi özetliyor Her evrak cinayetleri anlatıyor Arşivlerde döneme ait hangi belgeye bakarsanız bakın; içeriğindeki bilgilerde Ermeni mezaliminden, annelerinin karnında süngülenen yavrulara dair kayıtlar çıkıyor. O yıllara dair hangi belgeye baksanız, karşınıza başları gövdelerinden ayrılan Müslümanlar ve gözleri oyulmuş olan biçareler çıkıyor. Hani sürekli diyoruz ya: Erzurum şehitlerin otağıdır, diye Biliniz ki, işte bu sebepledir, işte bu yüzdendir."


Başkan Sekmen ve protokol üyeleri, Havuzbaşı’ndaki törenin ardından Karskapı ve Polis Şehitliklerine geçerek aziz şehitlerimizin kabirlerine karanfil bıraktı.



Başkan Sekmen; "12 Mart; Türk’ün tarihinde önemli sayfa, kutlu bir zafer günüdür"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.