SPOR - 14 Nisan 2026 Salı 09:25

Başkan Sekmen: "Şampiyonluk benim canım şehrimin ruhunda var"

A
A
A
Başkan Sekmen: "Şampiyonluk benim canım şehrimin ruhunda var"

Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurumspor FK’nın süper lig yolculuğunda emin adımlarla ilerlediğini ifade etti.


Başkan Sekmen, yaptığı açıklamada, "Şanlı ve şerefli Erzurumspor’umuz, Boluspor karşısında ortaya koyduğu mücadele, azim ve kararlılıkla bizleri gururlandırdı. Her türlü zorluğa rağmen gece demeden gündüz demeden canla başla görev yapan Kulüp Başkanımız Ahmet Dal kardeşim ve kıymetli yönetimini, Teknik Direktörümüz Serkan Özbalta kardeşim ve ekibini, gurur vesilemiz olan aslan yürekli futbolcularımız ve 90 dakika boyunca takımımızı destekleyen 12. Adam vefakar taraftarlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Bu galibiyet, şehrimize, taraftarlarımıza ve tüm Erzurumspor ailesine armağan olsun. Mertliğin ve cesaretin simgesi Erzurumspor’umuza Süper Lig yolunda başarılar diliyorum. Şampiyonluk benim canım şehrimin ruhunda var" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Araç muayenede kanal dönemi bitiyor Küresel araç muayene sektörü, yapay zekâ ve otomasyonla yeniden şekilleniyor. 2033 yılına kadar 6,9 milyar dolara ulaşması beklenen pazarda tünel tipi ve temassız tarama sistemleri hızla yaygınlaşıyor. Bu dönüşüm, muayene sürelerini kısaltmayı, işlemleri daha hızlı ve verimli hale getirmeyi hedefliyor. Türkiye’de de bu teknolojilerle muayenelerin standart hale getirilmesi ve zaman kayıplarının önüne geçilmesi bekleniyor. Teknolojideki hızlı gelişim, araç muayene süreçlerini de kökten dönüştürüyor. Uzun yıllardır kullanılan kanal sistemleri yerini, akıllı kamera altyapıları ve yapay zekâ destekli temassız tarama teknolojilerine bırakmaya başlıyor. Aracın altı dahil olmak üzere birçok kontrol noktası, fiziksel müdahale gerekmeksizin kısa sürede analiz edilebiliyor. Bu dönüşümün yalnızca teknik bir yenilik değil; muayene sürelerini kısaltan, işlem akışını hızlandıran ve milyonlarca araç sahibi için daha pratik bir deneyim sunan yeni bir verimlilik standardı anlamına geldiği belirtildi. Kameralar aracın altını görüyor Günümüzde geliştirilen şasi tarama cihazları, zemine yerleştirilen yüksek çözünürlüklü kamera sistemleri aracılığıyla araç muayenelerinde kritik öneme sahip pek çok kusuru tespit edebiliyor. Bu teknoloji sayesinde aracın sistemin üzerinden geçmesiyle özellikle kanala inilerek tespit edilen; motor, şanzıman, aks ve diferansiyeldeki yağ kaçakları, şasi kırıkları ve teknik standartlara uymayan tamiratlar, egzoz sistemindeki hasarlar, araç altındaki metal aksamlarda oluşan korozyon (paslanma), lastiklerdeki kesik, balon gibi yapısal bozukluklar ile dış yüzeydeki ölçü ve hasar durumları saniyeler içinde görüntülenerek kayıt altına alınabiliyor. Geleneksel muayene sürecinde teknisyenin kanalda fiziksel olarak inceleme yapmasını gerektiren konuların büyük bölümünü kapsıyor. Türkiye’de bekleme sorunu kronik hale geldi Araç muayenesinde sürücüler açısından öne çıkan başlıklardan biri istasyonlardaki bekleme süreleri. Randevu sistemine rağmen sahada oluşan yoğunluk ve işlem süreçlerinde kullanılan mevcut altyapı, araç başına düşen süreyi uzatıyor. Türkiye genelinde birçok istasyonda randevu saatinde gelen araç sahipleri uzun kuyruklarla karşılaşabiliyor. Özellikle büyük şehirlerde randevu bulma süresi ve istasyonlardaki bekleme süreleri en sık dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor. Gelişen otomatik tarama sistemleri, bu sürece yönelik yeni bir uygulama alanı oluşturuyor. Kamera ve yapay zekâ destekli alt gövde taramasıyla araç kontrolleri daha kısa sürede tamamlanabiliyor. İşlem sürelerinin kısalması, istasyonlardaki araç akışını hızlandırırken bekleme sürelerinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Dönüşümde kritik adım Temassız tarama teknolojisi, araç muayene süreçlerinin dönüşümünde kritik bir ilk adım olarak öne çıkıyor. Zemin kamera sistemleri hem muayene sürelerini kısaltma hem de insan hatasını en aza indirme potansiyeli taşıdığından dünyada giderek daha fazla ilgi görüyor. Piyasa verileri de bu dönüşümün boyutunu gözler önüne seriyor. Otomotiv muayene tünelleri pazarının 2024’teki 2,2 milyar dolar seviyesinden 2035 yılına kadar 4,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor; bu rakam yıllık yaklaşık yüzde 7 büyüme anlamına geliyor. Yapay zekâ destekli araç muayene sistemleri pazarı da çok daha hızlı bir büyüme içinde. 2024’te 1,9 milyar dolar olan bu pazarın 2033 yılına kadar 6,9 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Yüzde 15,8’lik yıllık büyüme hızıyla otomotiv sektörünün en hızlı genişleyen segmentlerinden biri konumuna geliyor. Sektörde tünel muayene sistemleri yaygınlaşıyor Araç muayene sektöründe, istasyonların tam otomatik tarama tünellerine dönüşmesine yönelik çalışmalar hız kazanıyor. Bu sistemlerde araçlar çok noktalı kamera altyapıları, lazer tarayıcılar ve yapay zekâ destekli görüntü işleme teknolojileriyle eş zamanlı olarak analiz ediliyor. Bulgular anlık olarak raporlanırken, süreçte insan müdahalesi sınırlı düzeyde tutuluyor. Otomatik tarama sistemleri, aynı istasyon alanında daha fazla aracın muayene edilmesine imkân tanıyor. Bu durum, mevcut altyapının daha verimli kullanılmasını sağlarken istasyonların fiziksel planlamasında da daha kompakt çözümleri mümkün kılıyor. Dijital olarak elde edilen muayene verileri ise zamanla geniş bir veri setine dönüşüyor. Araç parkının genel durumu, arıza türleri ve bölgesel dağılımlar gibi bilgiler, sektör ve ilgili paydaşlar için referans niteliği taşıyor. Kuzey Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda otomatik tarama altyapıları sahada daha yaygın kullanılmaya başlanmış durumda. Türkiye’de ise mevcut sistemde randevu yoğunluğu, istasyonlardaki bekleme süreleri ve işlem akışına ilişkin çeşitli başlıklar öne çıkıyor. Sektördeki teknolojik gelişmelerin, araç muayene süreçlerinde daha hızlı işlem, daha yüksek standart ve daha öngörülebilir bir akışa yönelik dönüşümün gündemde olduğunu gösterdiği aktarıldı.
Mersin Mersin’de sahil bandına modern mescit Mersin Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerine bir yenisini daha ekleyerek Kültür Parkta mescit hizmete sundu. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde, Özgecan Aslan Barış Meydanı yanında inşa edilen mescit, sahil bandında vakit geçiren vatandaşların ibadetlerini rahat ve konforlu bir ortamda gerçekleştirebilmesi amacıyla hayata geçirildi. Toplam 110 metrekarelik alana sahip mescitte; kadın ve erkekler için ayrı ayrı 10’ar kişilik ibadet alanları, abdesthaneler ve ayakkabılık bölümleri yer alıyor. Kullanım kolaylığı ve erişilebilirlik ön planda tutularak tasarlanan yapı, kısa sürede vatandaşların yoğun ilgisini gördü. Fen İşleri Dairesi Başkanlığında görev yapan inşaat mühendisi Mustafa Enes Akkoç, Kültür Parkta daha önce ibadethane bulunmadığını belirterek, gelen talepler doğrultusunda mescidin inşa edildiğini ifade etti. Kültür Parkta uzun süre vakit geçiren vatandaşlar, mescidin önemli bir ihtiyacı karşıladığını dile getirerek memnuniyetlerini ifade etti. Vatandaşlardan Tahsin Elçin, mescidin eksikliği hissedilen bir hizmet olduğunu belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti. Abdülkadir Tektaş ise sahilde vakit geçirirken ibadet edebilmenin büyük kolaylık sağladığını söyledi. Ziyaret amacıyla Mersin’e gelen Enver Altuğ da kenti çok beğendiğini ifade ederek, mescidin temizliği ve düzeninden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Ankara Erken menopoz kalp krizi riskini artırıyor Menopoz dönemi, kadın sağlığında yalnızca hormonal değil, aynı zamanda kardiyometabolik açıdan da önemli değişimlerin yaşandığı bir geçiş süreci olduğuna vurgu yapan Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, "Özellikle 40 yaş öncesinde gelişen prematür menopozun, ilerleyen yıllarda koroner kalp hastalığı riskinde artışla ilişkilidir" dedi. Menopoz geçişiyle birlikte vücut yağ dağılımı, kan lipidleri ve damar sağlığında değişiklikler görülebildiğini; bu nedenle bu dönemin kalp-damar riskinin yeniden değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komisyonu Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop hormon tedavisinin kalp sağlığına etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Hormon tedavisi kardiyovasküler korunma amacıyla değil, öncelikle menopoz semptomlarının kontrolü amacıyla ve uygun hastalarda düşünülmesi gerekir. Hormon tedavisi, özellikle sıcak basması ve gece terlemesi gibi yakınmaların giderilmesinde etkili bir seçenektir. Ancak her hasta için uygun değildir. Tedavi kararı verilirken hastanın yaşı, menopozdan sonra geçen süre, toplam kalp-damar riski, tromboz öyküsü, geçirilmiş inme ya da kalp krizi varlığı ve diğer eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir. Düşük kardiyovasküler risk grubunda ve menopozun erken döneminde olan uygun hastalarda tedavi daha güvenli bir çerçevede planlanabilirken, yüksek riskli hastalarda yaklaşım çok daha dikkatli olmalıdır." Asıl yaklaşım herkese aynı testi yapmak değil, riski doğru belirlemek Menopoz dönemindeki kadınlarda kalp sağlığının değerlendirilmesinde "herkese aynı test" yaklaşımının doğru olmadığını belirten Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop sözlerine şöyle devam etti: "İlk basamakta kan basıncı, lipid profili, kan şekeri, kilo, bel çevresi, sigara durumu, aile öyküsü ve gebelik/menopoz öyküsü gibi temel verilerle toplam risk belirlenmeli. Asemptomatik her kadına rutin olarak efor testi, EKG, ekokardiyografi, karotis Doppler ya da koroner BT anjiyografi yapılması bilimsel olarak doğru bir yaklaşım değildir. Bu testler; şikâyet, muayene bulgusu, bilinen hastalık ya da orta-yüksek riskli seçilmiş hasta gruplarında klinik gerekliliğe göre planlanmalıdır. Amaç, gereksiz tetkik yapmak değil; doğru hastada doğru incelemeyi seçmektir." "Menopoz, kalp sağlığını yeniden ele almak için bir fırsattır" Menopoz yakınmaları başlayan veya adet düzensizliği gelişen kadınların yalnızca jinekolojik açıdan değil, kardiyovasküler açıdan da bütüncül değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop sözlerine şöyle tamamladı: "Bu dönemde hedef korkutmak değil, farkındalık oluşturmaktır. Menopoz; tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo yönetimi, egzersiz düzeyi ve yaşam tarzı alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi için önemli bir fırsattır. Özellikle erken menopoz öyküsü olan kadınlarda bu değerlendirme daha da önem kazanır. Düzenli takip, risk faktörlerinin erken saptanması ve kişiselleştirilmiş koruyucu yaklaşım sayesinde kadınlar menopoz dönemini daha sağlıklı ve daha güvenli şekilde geçirebilir."