ASAYİŞ - 29 Nisan 2026 Çarşamba 08:58

Ceza Dairelerince 21 bin 232 adet, Hukuk Dairelerince 12 bin 860 adet dosya karara bağlandı

A
A
A
Ceza Dairelerince 21 bin 232 adet, Hukuk Dairelerince 12 bin 860 adet dosya karara bağlandı

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu’na göre; Ceza Dairelerince 21 bin 232 adet, Hukuk Dairelerince 12 bin 860 adet dosya faaliyet yılı içerisinde karara bağlandı.


Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu’nun sunuş bölümünde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2025 yılı itibariyle Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Erzurum, Iğdır, Kars ve Tunceli illeri merkez ve mülhakatlarındaki toplam 48 adliye tarafından verilen kararlarla ilgili istinaf mahkemesi olarak hizmet verdiğini vurgulayan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, "31 Aralık 2025 tarihi itibariyle Bölge Adliye Mahkememizde 9 Ceza Dairesi, 6 Hukuk Dairesi faaliyet göstermektedir. Ceza Dairelerince 21 bin 232 adet, Hukuk Dairelerince 12 bin 860 adet dosya faaliyet yılı içerisinde karara bağlanmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığımızda 1 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ve 7 Cumhuriyet savcısı görev yapmakta olup, faaliyet yılı içerisinde Ceza Dairelerinde yapılan 810 duruşmaya katılım sağlanmıştır" dedi.


21 bin 4 adet dosyaya görüldü işlemi


Ceza dairelerince karara çıkarılan 21 bin 232 dosyadan 21 bin 4 adedinin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görüldü işlemi yapıldığını ifade eden Bingül, "Ayrıca Ceza Dairelerince karara çıkarılan dosyalardan 311 tanesi Cumhuriyet Başsavcılığımızca temyiz edilerek Yargıtay’a gönderilmiştir. 05 Ağustos 2017 tarih ve 30145 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23. maddesinde düzenlenen 308/A maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığımızca toplamda 921 dosyada itiraz değerlendirme işlemi yapılmış, 3 dosya değerlendirme aşamasındadır. Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan değerlendirme sonucu 765 dosyada itiraz yoluna başvurulmamış ve itiraz talepleri Cumhuriyet Başsavcılığımızca reddedilmiştir. İtiraz değerlendirme dosyalarından 46 tanesi re’ sen, 110 tanesi talep üzerine olmak üzere toplam 156 dosyada ilgili Ceza Dairesi kararına itiraz yoluna gidilmiş, 106 itiraz Ceza Dairelerince kabul edilmiş, 41 itiraz Ceza Dairelerince reddedilmiş, 9 itiraz ise ilgili Ceza Dairelerince değerlendirme aşamasındadır" şeklinde konuştu.



Ceza Dairelerince 21 bin 232 adet, Hukuk Dairelerince 12 bin 860 adet dosya karara bağlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Gebelik sonrası karın germe için en az 1 yıl beklenmeli" Doğum sonrası dönemde, gebeliğe bağlı kilo değişimleri ve hormonal etkilerin gerilemesi için vücuda zaman tanınması gerektiğini belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Arda Soylu, "Bu nedenle kilonun stabil hale gelmesinin beklenmesi gerekir. Gebelik sonrası dönemde karın bölgesinin gerçek son durumunun değerlendirilebilmesi için doğumdan sonra en az 12-18 ay beklenmelidir" dedi. İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Arda Soylu, karın germe (abdominoplasti) ameliyatının; gebelik, hızlı kilo alıp verme ya da obezite cerrahisi sonrası oluşan deri sarkması, kas gevşekliği ve şekil bozukluklarını düzeltmeyi amaçlayan hem estetik hem de fonksiyonel bir cerrahi girişim olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Soylu, karın germe ameliyatında uygulanacak tekniğin; hastanın cilt kalitesi, sarkma derecesi, kas yapısı ve genel sağlık durumu dikkate alınarak kişiye özel olarak planlandığını vurguladı. "Karın germe ameliyatında uygulanan yöntemler" Karın germe ameliyatının farklı tekniklerle uygulanabildiğini belirten Uzm. Dr. Soylu, en sık tercih edilen yöntemleri şu şekilde sıraladı: "Standart (Tam) Karın Germe - Standard Tummy Tuck: Üst ve alt karın bölgesini kapsayan bu yöntemde, pubis üzerinde yapılan yatay kesi ile fazla deri ve yağ dokusu çıkarılır. Zayıflamış veya ayrılmış karın kasları (diastazis rekti) onarılır. Göbek üstü ve altındaki belirgin gevşekliklerin giderilmesi için uygundur. Günlük yaşama dönüş genellikle birkaç hafta içinde sağlanırken, tam iyileşme süresi yaklaşık üç ayı bulur. Mini Karın Germe - Mini Tummy Tuck: Sadece göbek altı bölgesinde sınırlı sarkması olan hastalarda tercih edilen, daha az invaziv bir yöntemdir. Daha kısa kesi ile alt karındaki gevşek deri çıkarılır, gerekirse alt karın kasları sıkılaştırılır. Göbek yer değiştirmez. İyileşme süresi daha kısadır ve çoğu hasta 1-2 hafta içinde işine dönebilir. Genişletilmiş Karın Germe - Extended Tummy Tuck: Karın bölgesine ek olarak bel ve yan bölgelerdeki sarkmaları da kapsar. Kesi hattı yanlara doğru uzatılarak karın, bel ve kalça hattında daha dengeli bir vücut konturu elde edilir. Bu yöntemde göbek yeniden şekillendirilir ve sıklıkla liposuction ile kombine edilir. İyileşme süresi diğer tekniklere göre daha uzundur. Sirkumferansiyel Karın Germe (Belt Lipektomi): Karın, bel, yanlar ve sırt bölgesini kapsayan 360 derecelik bir alt vücut germe işlemidir. Özellikle büyük kilo kaybı sonrası tercih edilir ve alt gövdede belirgin kontur iyileşmesi sağlar." "Karın germe ve liposuction aynı seansta güvenle yapılabiliyor" Karın germe ameliyatı ile liposuction’ın aynı seansta uygulanabildiğini ve bunun güvenli olduğunu belirten Uzm. Dr. Soylu, "Bu durum hem geniş hasta gruplarını kapsayan bilimsel çalışmalarla hem de uzun yıllara dayanan klinik deneyimlerle ortaya konmuştur" dedi. Bilimsel çalışmalarda, karın germe ameliyatı ile liposuction’ın birlikte uygulanmasının tek başına karın germe ameliyatına kıyasla ek bir risk oluşturmadığının, hatta bazı komplikasyonların daha düşük oranlarda görülebildiğinin bildirildiğini belirten Uzm. Dr. Soylu, "Kontrollü ve dikkatli yapılan liposuction, daha dengeli ve başarılı estetik sonuçlar sağlar. Bu yüzden doğru hasta seçimi ve uygun cerrahi planlama ile bu işlemler birlikte güvenle uygulanabilir" ifadelerini kullandı. "Uygun zamanlama cerrahi sonuçları doğrudan etkiliyor" Karın germe ameliyatı ve diğer vücut şekillendirme girişimleri için uygun zamanlamanın büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Soylu, hastanın kilo stabilitesi, hormonal durumu ve genel sağlık durumunun mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Doğum sonrası dönemde, gebeliğe bağlı kilo değişimleri ve hormonal etkilerin gerilemesi için vücuda zaman tanınmasının esas olduğunu belirten Uzm. Dr. Soylu, "Bu nedenle kilonun stabil hale gelmesinin beklenmesi gerekir. Gebelik sonrası dönemde karın bölgesinin gerçek son durumunun değerlendirilebilmesi için doğumdan sonra en az 12-18 ay beklenmelidir" diye konuştu. Obezite cerrahisi sonrası hastalarda ise vücut şekillendirme ameliyatlarının, hızlı kilo kaybı döneminin tamamlanmasının ardından, hedef kiloya ulaşılıp bu kilonun en az 3 ay süreyle stabil olarak korunmasından sonra planlanması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Soylu, "Bu sürenin çoğu hastada bariatrik cerrahiden 12-18 ay sonrasına denk gelmektedir" dedi. "Ameliyat sonrası bakım, sonuçların kalıcılığı açısından kritik" Karın germe ameliyatı sonrası bakım sürecinin, iyileşmenin sağlıklı ilerlemesi ve cerrahi sonucun kalıcılığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Soylu, ilk günlerde erken mobilizasyon, hafif yürüyüşler ve uygun yatış pozisyonunun önerildiğini söyledi. "Dren bakımı, ilaçların düzenli kullanımı ve yeterli sıvı alımı önemli" Dren bakımı, ilaçların düzenli kullanımı ve yeterli sıvı alımının iyileşme sürecinde önemli olduğunu vurgulayan Dr. Soylu, "İlk haftalardan itibaren kompresyon giysilerinin kullanılması, ödemin azalmasına katkı sağlamaktadır. Lipoabdominoplasti uygulanan hastalarda düzenli lenfatik masajlar iyileşmeyi destekleyebilir. Çoğu hasta 4-6 hafta içinde günlük yaşamına dönebilir. Tam iyileşme ise birkaç ay sürebilir. Bu süreçte cerrahın önerilerine uyum büyük önem taşır" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Erzurum Aras Nehri baharla birlikte coştu Doğu Anadolu Bölgesi’nde karların erimesi ve etkili olan bahar yağmurları, bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Aras Nehri’ni coşturdu. Debisi hızla artan Aras Nehri, görsel bir şölen sunuyor. Doğu Anadolu’da kış aylarında yağan karların hızla erimesi ve son günlerde etkili olan sağanak yağışlar, Aras Nehri’nin su seviyesini en üst noktaya çıkardı. Yatak genişliği artan ve akış hızı tavan yapan nehir, izleyenlere görsel bir şölen sunuyor. Yetkililerden taşkın uyarısı Öte yandan debinin hızla yükselmesi üzerine yetkililer harekete geçti. Nehir yatağına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşlar ve çiftçiler, muhtemel taşkın ve sel riskine karşı dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarıldı. Can ve mal kaybı yaşanmaması için bölgedeki güvenlik önlemleri de artırıldı. Aras Nehri’ni cep telefonlarıyla görüntüleyen vatandaşlar ise her yıl bahar aylarında benzer manzaralar yaşandığını ancak bu yıl su seviyesinin oldukça yüksek olduğunu belirterek, "Taşan su sanki bize denizi getirdi. Denize uzağız ama onu yaşıyoruz" dediler. Bingöl Dağları’ndan doğuyor Aras Nehri, Bingöl Dağları’nın Erzurum il sınırları içinde kalan kuzey yamaçlarından doğar. Tekman Yaylası’nın bütün sularını toplayan ırmak, Sakaltutan Dağları’nın doğusundaki havza içerisinde kuzey yönünde akar. Sakaltutan Dağları ile Topçu Dağı arasında kalan derin ve sarp Mescitli Boğazı’nı geçtikten sonra Pasinler Ovası’na inen nehir, Yukarı Pasin Havzası’nın sularını toplayarak gelen Hasankale (Pasinler) Çayı ile birleşerek, il sınırları dışına çıkar. Erzurum-Kars platosunun güneyindeki çöküntü alanlarında akarak Ermenistan sınırına ulaşır. Azerbaycan Sabirabad’da Kura Nehri’ne dökülen nehir, bin 72 kilometre uzunluğa ve 102 bin kilometrekare havza alanına sahiptir. Kafkaslar’ın en büyük nehirlerinden biri olan Aras Nehri’nin 548 kilometrelik kısmı Türkiye sınırları içerisindedir.