GÜNDEM - 14 Temmuz 2025 Pazartesi 18:32

DAGC: "Türk Basını sorumluluğunu yerine getirdi"

A
A
A
DAGC: "Türk Basını sorumluluğunu yerine getirdi"

Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) yönetim kurulu15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü sebebiyle bir mesaj yayınladı.


Demokrasinin ve milli değerlerin yaşatılabilmesi anlamında gazetecilerin önemli görevler üstlendiğini ifade edilen açıklamada, Türk Basını’nın, bu sorumluluğunu her zaman olduğu gibi 15 Temmuz 2016’da da şehit verme pahasına yerine getirdiği kaydedildi.


15 Temmuz 2016’da yaşananların iyi okunması, unutulmaması ve dersler çıkarılması gerektiği hatırlatılan açıklamada, gazetecilerin mesleğini, milletin değerlerinin dün olduğu gibi bugün ve yarınlarda da yaşanılır kılınması adına, tüm zorluklara rağmen mücadelesini devam ettirirken, 9 yıl önce yaşanan hain işgal ve darbe girişiminin önlenmesinde de kritik rol üstlendiği vurgulandı.


Açıklamada şunlar kaydedildi: "Bağımsız ve özgür yayın yapan medya, tüm gücüyle darbe girişimi ve darbelerin karşısında durarak ve engellenmesine katkı sağlamış, hatta kilit rol oynamıştır. Demokrasi adına Türk halkı ve Türk medyası 15 Temmuz gecesi önemli bir sınavı başarıyla geçmiş ve bir de şehit vermiştir. Medyamız darbecilerin müdahalelerine rağmen yayınlarını sürdürerek darbeye geçit vermemiştir.


15 Temmuz gecesi yaşananlar bize bir kez daha göstermiştir ki, artık Türkiye’de darbe heves ve girişimleri geçmişte kalmıştır. Tarihte sayısız örneklerde ve 8 yıl önce olduğu gibi kendi insanına kurşun sıkabilecek, milli iradenin mekanı olan meclisi bombalayacak kadar gözü dönmüş, hain ve katillerin girişebilecekleri her türlü alçakça hareketler misliyle karşılık bulmuş, Türk Milleti’nin topyekun karşı duruşuyla ortadan kaldırılmıştır. Türkiye’nin sorunlarının çözümü ancak ve ancak demokratik sistem içinde olmalıdır. Bir başkasına hayat hakkı tanımayan yaklaşımların, Türkiye’nin gündeminden bir daha gelmemek üzere düşmesi gerektiğini, güvenlik güçlerinin ancak ve ancak vatanın bölünmez bütünlüğünü, birliğini korumak maksadı ile kullanılabileceğini, milleti oluşturan unsurların tümüne ve milletin değerlerine karşı tüm girişimleri reddettiğimizi, Milli iradenin üzerinde başka bir beşeri gücü kabul etmediğimizi haykırıyor; darbe girişimini kınıyoruz.


Bizler, en zor zamanda, en zor şartlar altında dahi, birliğimizi, beraberliğimizi ve kararlılığımızı muhafaza edeceğiz. Başta gazeteci meslektaşımız olmak üzere hayatlarını kaybeden, geçmişten günümüze vatan uğruna, demokrasi ve terörle mücadele çalışmaları sırasında ebediyete göçen şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı ve gazilerimize de sağlıklı ömürler diliyoruz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eker, 8 yıllık ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ deneyimini kitaplaştırdı Türkiye’de kapsayıcı istihdam konusunda örnek bir uygulamaya imza atan Eker Süt Ürünleri, ’Otizmli Bireyler İş Gücünde (OBİG)’ modeliyle otizmli bireylerin iş hayatına katılımını desteklemeye devam ediyor. 2026 yılı itibarıyla bünyesinde çalışan otizmli gençlerin sayısını 14’e yükselten şirket, bu alandaki deneyimlerini bilimsel bir rehbere dönüştürerek tüm iş dünyasına yol gösteren ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’nı çıkardı. Eker Süt Ürünleri, Tohum Otizm Vakfı danışmanlığında 8 yıldır sürdürdüğü ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde’ (OBİG) modelini yeni gelişmelerle büyütmeye devam ediyor. 2026 yılı itibarıyla bünyesindeki otizmli çalışan sayısını 14’e yükselten şirket, projenin sürdürülebilirliğini kanıtlamak ve modelin yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla hazırlanan ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’nı çıkardı. Kapsamlı bir rehber ‘Otizmli Bireyler İş Gücünde: İş Koçluğu Eğitim Kitabı’ ile OBİG modeli kapsamında elde edilen deneyimler, aynı zamanda önemli bir kaynağa dönüştürüldü. Prof. Dr. Atilla Cavkaytar ve Psk. Alperen Aşanbuğa tarafından hazırlanan kitap; OBİG modelinde elde edilen saha deneyimlerinin bilimsel bir çerçevede anlatıldığı, iş koçları, insan kaynakları uzmanları ve işverenler için kapsamlı bir rehber niteliği taşıyor. Kitapta otizmli bireylerin istihdam süreci; ‘iş koçluğuna hazırlık’, ‘işe alım süreci’, ‘hazırlık süreci’, ‘işe ve iş yerine uyum süreci’ ve ‘bağımsızlaştırma süreci’ başlıkları altında detaylı biçimde ele alınıyor. Kitapla paylaşılan yaklaşım, otizmli bireylerin iş hayatına uyum sağlamalarını kolaylaştırırken uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni kurmalarına katkı sunuyor. Şirket, toplumsal fayda oluşturmayı amaçlıyor Eker’in geliştirdiği istihdam modeli, otizmli bireylerin kendi emekleriyle gelir elde etmelerine olanak tanıyarak toplumsal fayda oluşturmayı amaçlıyor. OBİG modeli yalnızca bireylere değil, ailelere de dokunuyor. Otizmli çocuk sahibi ailelerin en büyük kaygısı olan "Benden sonra ne olacak?" sorusuna, sürdürülebilir bir istihdam modeliyle yanıt veriliyor. Model kapsamında her üç otizmli çalışana bir iş koçu destek veriyor. İş koçları, çalışanların iş süreçlerine uyum sağlamasından bağımsız çalışabilecek seviyeye ulaşmalarına kadar tüm aşamalarda rehberlik ediyor. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon otizmli birey bulunmasına rağmen, İŞKUR verilerine göre yalnızca 100’den fazla kişi iş gücüne katılabiliyor. Bu tabloyu değiştirmek için çalışan şirket, geliştirdiği modelle diğer kurumlara da ilham vermeyi amaçlıyor. Bu doğrultuda OBİG modelinin yaygınlaştırılması için şirketlere danışmanlık desteği de sunuluyor. OBİG modelinin yaygınlaştırılması için son yıllarda önemli iş birlikleri gerçekleştirildi. Son iki yıldır sektörde öncü üç şirket ve Azerbaycan’da faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu ile kurulan iş birlikleri sayesinde 18 otizmli birey daha iş gücüne katıldı. Bu gelişmeler, modelin yalnızca Türkiye’de değil uluslararası ölçekte de uygulanabilir bir sosyal inovasyon örneği olduğunu ortaya koyuyor. Şirket, otizmli bireylerin topluma kazandırılması ve kapsayıcı iş ortamlarının yaygınlaştırılması konusundaki çalışmalarını sürdürerek farkındalık oluşturmaya devam ediyor.