GÜNDEM - 04 Ağustos 2025 Pazartesi 16:13

DES teşkilatlanma sekreteri Mehmet Güleç’ten toplu sözleşme değerlendirmesi

A
A
A
DES teşkilatlanma sekreteri Mehmet Güleç’ten toplu sözleşme değerlendirmesi

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Teşkilatlanma Sekreteri Mehmet Güleç, yaklaşık 6 milyon memur ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Güleç, yaptığı açıklamada enflasyonla mücadele sürecinde tasarrufun memurlar ve emekliler üzerinden yapılmaması gerektiğini ifade etti.


DES Teşkilatlanma Sekreteri Güleç, "Büyükşehirlerde artan kira maliyetleri kamu çalışanı ve emeklileri bir hayli zorlayıcı duruma gelmiştir. Büyükşehir tazminatı ile zorunlu hizmet bölgelerinin teşvik edilmesi sorunun çözümü adına elzemdir" dedi.


Büyükşehir tazminatı elzem


Görev yapmakta olan memurların ve emeklilerin artan ekonomik sorunlar ve enflasyon karşısında ezildiğini ifade eden Başkan Güleç, enflasyonla mücadele sürecinde tasarrufun memurlar ve emekliler üzerinden yapılmaması gerektiğini ifade etti.


Başkan Güleç konuyla ilgili olarak şu açıklamaları yaptı; "Toplumun genelinde olduğu üzere memurlarımız ve emeklilerimiz artan ekonomik sorunlar karşısında ciddi anlamda zorlanmaktadır. Kira artışları son birkaç yıldır anormal bir artış göstermektedir. Bilhassa büyükşehirlerimizde ve kıyı illerimizde bir evin kira bedeli 30 bin TL sınırını aşmış durumdadır. Bu sebeple lojman imkanından faydalanamayan memurlarımıza 15 bin TL kira desteği verilmesi elzemdir. Ayrıca büyükşehirde yaşamanın oluşturduğu büyük sorunlara istinaden büyükşehir sınırları dahilinde görev yapmakta olan her bir memura da 5 bin TL büyükşehir tazminatı verilmesi elzemdir.


Zorunlu hizmet bölgelerine teşvik paketi şart


Yaşanan bir başka sorun ise bazı illerimizde ve ilçelerimizde kalıcı öğretmen istihdamının sağlanamamış olduğudur. Öğretmen açığı olan yerlerde bu açığı kapatmak amacıyla ister zorunlu hizmet yükümlülüğü uygulayın ister üç yıl zorunlu çalışma süresi koyarak sözleşmeli öğretmen istihdamı getirmiş olun görüldüğü üzere çözüm sağlanabilmiş değildir. Bu soruna kalıcı çözüm sağlanması isteniyorsa zorunlu hizmete teşvik sağlanmalıdır. Tek kalıcı çözüm bu olacaktır. Zorunlu hizmet bölgesi kapsamında yer alan il ve ilçelerimizde görev yapmakta olup hiçbir tazminat alamayan meslek gruplarının var olduğunu biliyoruz. Örneğin zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapmakta olan binlerce öğretmenimiz var. Zorunlu hizmeti bittiği halde zorunlu hizmet bölgesinde görev yapmakta olan öğretmenlerimize bulunduğu bölgelerin düzeyine göre aylık 10-20 bin TL arasında destek verilmelidir.


Memur ve emekliye bu kapsamda verilen sözler tutulmalı ve ekonomik koşulları iyileştirilmelidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı açıkladı: "Bayramda kurulan ilişkiler ruh sağlığını güçlendiriyor" Sivas Medicana Hastanesi Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, bayram sonrası işe dönüşte yaşanan isteksizliklerin oldukça normal olduğunu söyleyerek, "Psikolojik olarak en sağlıklı bayram, kişinin kendini zorlamadan ama mümkün olduğunca bağ kurduğu, paylaştığı ve anlam bulduğu bayramlardır" dedi. Bayramlarda insanlar günlük hayatın yoğun temposundan uzaklaşarak daha çok sosyal ilişkilerine yöneliyor. Aile ziyaretleri, akraba buluşmaları ve toplu kutlamalar bu dönemlerde artış gösteriyor. İnsanlar bayram süresince paylaşma, yardımlaşma ve birlikte vakit geçirme gibi davranışlara daha fazla önem veriyor. Yeni kıyafetler, hazırlanan ikramlar ve yapılan ziyaretler bayram coşkusunu artırıyor. Bayramlar, toplumda birlik ve beraberlik duygusunun güçlendiği özel zamanlar olarak dikkat çekiyor. Bayramların bireylerin psikolojisi üzerinde genellikle olumlu etkiler oluştururken, bu dönemlerde artan sosyal etkileşim, kişilerin kendilerini bir gruba ait hissetmelerini sağlarken yalnızlık duygusunu azaltıyor. Aynı zamanda paylaşma ve empati gibi duyguların güçlenmesi, bireylerin kendilerini daha anlamlı ve değerli hissetmesine katkı sunuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, bayram sonrası uyum sürecine dikkat çekerek, "Bu süreçte bireyin kendini birkaç gün uyum süresi tanıması iş yükünü parçalar haline bölmesi ve günlük rutinini yeniden oluşturmayı adaptasyonu kişide kolaylaştırır. Bu yüzden bu yaşadığımız olumsuzluklarda bayram sonrasında gayet normaldir" dedi. "Pozitif duyguları artırır" Kerime Begüm Özkaya, bayramlarda kişinin aidiyet duygusunun arttığını belirterek, "Bayramlarda insanlar günlük hayatın yoğun temposundan uzaklaşarak daha çok sosyal ilişkilerine yöneliyor. Aile ziyaretleri, akraba buluşmaları ve toplu kutlamalar bu dönemlerde artış gösteriyor. İnsanlar bayram süresince paylaşma, yardımlaşma ve birlikte vakit geçirme gibi davranışlara daha fazla önem veriyor. Yeni kıyafetler, hazırlanan ikramlar ve yapılan ziyaretler bayram coşkusunu artırıyor. Bu süreçte bireyler hem duygusal hem de sosyal açıdan daha yoğun bir dönemden geçiyor. Bayramlar, toplumda birlik ve beraberlik duygusunun güçlendiği özel zamanlar olarak dikkat çekiyor. Bayramlar, ruh sağlığını güçlendiren sosyal köprülerdir. Bayramlar sadece kültürel ve dini günler değil aynı zamanda insanların duygusal dünyasını güçlü şekilde etkileyen sosyal dönemlerdir. Bayramlar insanların psikolojisi üzerine genellikle olumlu ve güçlendirici etkileri oluşturur. Bayram psikolojisi bireylerin aidiyet, paylaşma, mutluluk, özlem ve hüzün gibi yoğun duygularını aynı anda yaşayabildiği bir süreçtir. Psikolojik açıdan değerlendirecek olursak, bayramlar kişilere aidiyet ve bağlılık duygusunu arttırır. Bayramlarda aile ziyaretleri, akraba buluşmaları ve toplu kutlamalar olur. Bu durum kişi de bir yere ait olduğunu ve yalnız değilim duygusunu güçlendirir. Sosyal bağların güçlenmesi psikolojik dayanıklılığı ve pozitif duyguları arttırır" dedi. "Kısa sürelide olsa iş stersiden uzaklaştırır" Özkaya, bayramda insanların geçmişi ile bağ kurduğunu söyleyerek, "Bayramlar günlük hayatın rutininden çıkmayı sağlar. Yeni kıyafetler, ikramlar, ziyaretler ve hediyeler gibi gelenekler dopamin ve serotonin gibi mutluluk hormonlarının artmasına yardımcı olur. Stres ve yorgunluğu azaltır. Bayram tatilleri ve sosyal ortamlar insanların iş ve hayat stresinden kısa süreli de olsa uzaklaşmanızı sağlar. Ruhsal rahatlama ve yenilenme hissini oluşturur. Paylaşma ve empatiyi güçlendirir. Bayramda ihtiyaç sahiplerine yardım etmek, büyükleri ziyaret etmek gibi davranışlar işin empati ve merhamet duygusunu arttırır. Yardım etmek kişinin kendini daha değerli ve anlamlı hissetmesini sağlar. Kişide geçmişi ve hatırlarla bağ kurmayı sağlar. Bayramlar çoğu insanlar için çocukluğunu hatırlatan zamanlardır. Bu da kişide nostaljik ve sıcak duyguların yaşanmasını sağlar. Bayramlar bazı insanlar için de zorlayıcı olabilir. Her zaman herkes için aynı derecede mutlu geçmeyebilir. Yalnız yaşayan kişiler, yakınını kaybetmiş olanlar, aile ilişkileri zor olan kişiler, bayramlarda yalnızlık veya hüzün hissedebilir. Bu da gayet normaldir. Bu nedenle bayramlarda çevremizdeki insanları hatırlamak, bir telefon etmek ya da kısa bir ziyaret gerçekleştirmek bile kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olabilir" diye konuştu. "Bayram dönüşü işte yaşanan isteksizlik normaldir" Bayram sonrası adaptasyon sürecinden bahseden Özkaya, "Psikolojik olarak en sağlıklı bayram kişinin kendini zorlamadan ama mümkün olduğunca bağ kurduğu, paylaştığı ve anlam bulduğu bayramlardır. Ayrıca bahsetmek gerekirse bayram sonrası işe dönüşü yaşama isteksizlik oldukça normaldir. İnsan zihnin dinlenme ve sosyal bağların yoğun olduğu bir dönemden tekrar sorumlulukların olduğu bir ortama geçer. Bu da tabi ki zorlayıcıdır. Bu süreçte bireyin kendini birkaç gün uyum süresi tanıması iş yükünü parçalar haline bölmesi ve günlük rutinini yeniden oluşturmayı adaptasyonu kişide kolaylaştırır. Bu yüzden bu yaşadığımız olumsuzluklarda bayram sonrasında gayet normaldir. Herkese huzurlu, sağlıklı ve mutlu bayramlar diliyorum" şeklinde konuştu.
Kars Kars’ta düzensiz göçmen operasyonu Kars’ta göçmen kaçakçılığına yönelik operasyon yapıldı. Düzenlenen operasyonda 23 düzensiz göçmen ile 3 organizatör gözaltına alındı. Kars Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, aldıkları istihbarat doğrultusunda harekete geçti. Ekipler, düzensiz göçmen taşıdığı değerlendirilen bir araç, çevre yolu üzerinde durduruldu. Ekiplerce yapılan detaylı kontrollerde araç içerisinde Afganistan uyruklu 23 düzensiz göçmen olduğu tespit edildi. Yakalanan göçmenler, kimlik tespiti ve idari işlemlerinin yapılması amacıyla muhafaza altına alındı. Operasyon kapsamında araç sürücüsü H.B. (32) ile araçta bulunan M.D. (40) ve B.V. (38) isimli 3 şüpheli şahıs gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesi kapsamında işlem yapıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 zanlı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Kars Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Öte yandan yakalanan 23 yabancı düzensiz göçmen ise sınır dışı edilmesine yönelik işlemlerinin ilgili birimlerce sürdürüldüğü öğrenildi. Kars Emniyet Müdürlüğü’nce, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelenin aralıksız ve kararlılıkla devam edeceğini, benzer olayların önlenmesine yönelik denetim ve operasyonların artırıldığı öğrenildi.
Tokat Anadolunun ilk medreselerinden 869 yıllık Yağıbasan Medresesi zamana direniyor Tokat’ın Niksar ilçesindeki 9 asırlık Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun ilk medreselerinden biri ve "ilk tıp eğitimi verilen yapılardan" biri olarak mimarisi ve tarihiyle dikkat çekiyor. Niksar ilçesinde bulunan tarihi Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun en eski eğitim yapılarından biri olarak asırlara meydan okuyor. Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 1157 yılında Danişmendli Beyliği Emiri Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirildi. Danişmendli mimari geleneğinin önemli örneklerinden biri olan yapı, dönemin medrese planına uygun olarak tek katlı şekilde inşa edildi. Girişin karşısında ve sağında yer alan iki eyvanlı planıyla dikkat çeken medrese, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Yapının avlusu, sekizgen kasnak üzerine oturtulan ve tromplarla taşınan yarım kubbe ile örtülerek dönemin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran medrese, hem tarihi dokusu hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Anadolu’nun ilk medreselerinden birisi Medrese hakkında bilgiler veren Alper Yılmaz, "Arkamda görmüş olduğunuz medrese Nizamattin Yağıbaban medresesidir. Kişinin kendi ismini vermiş olduğu Anadolu’nun ilk medreselerden bir tanesidir. Sekizgen köşeli yapılı kubbeye sahiptir. Kubbe üzeri açıktır. Türkiye’nin ilk tıp üniversitesidir. Yan tarafında kale komutanlığının kendi mezarı ölen türbesi vardır" dedi.