KÜLTÜR SANAT - 22 Ekim 2025 Çarşamba 09:12

Elanur Akkuş, filografi ve erhamı buluşturdu

A
A
A
Elanur Akkuş, filografi ve erhamı buluşturdu

Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Elanur Akkuş, geleneksel sanatları modern dokunuşlarla harmanlayarak ortaya birbirinden değerli eserler çıkarıyor.


Üç çocuk annesi Akkuş, eşi vefat ettikten sonra hayat mücadelesine sanatı katarak devam etti. Filografi sanatını Erzurum’un geleneksel örtüsü olan ehram ile birleştiren Akkuş, evinin balkonunda kurduğu mini atölyede el emeği göz nuru eserler ortaya koyuyor. 4 yıl önce eşini kaybeden Akkuş, Oltu Kaymakamlığı Aile Destekleme Merkezi’nde açılan filografi kursuna katılarak bu sanatı profesyonel olarak öğrenmeye başladı. Kursun ardından balkonuna küçük bir atölye kuran Elanur Akkuş, kendisini geliştirerek "filografi" ile "ehramı" bir araya getirerek benzersiz tablolar üretmeye başladı.


"Kültürümüzü yaşatmak istedim"


Elanur Akkuş, filografi sanatını kültürel değerlerle birleştirme fikrinin nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle anlattı: "Filografiyle yıllar önce tanıştım ama 3 yıl önce Aile Destekleme Merkezi’nde kursa gittim. Sonrasında düşündüm ki, bu sanatı kendi kültürümüzle nasıl harmanlayabilirim? Annelerimizin mahremiyetini korumak için kullandığı ehramlarla birleştirdim. Anadolu motiflerinden esinlendim. Eskiden insanlar söyleyemediklerini kilim desenlerine işlerdi; ben de bu anlatımı filografiyle birleştirdim. Ortaya çok özel tablolar çıktı."


"Komşular rahatsız oldu, sessiz makine aldım"


Filografi sanatının çivi çakılarak yapılması nedeniyle evde çalışırken komşularının seslerden rahatsız olduğunu belirten Akkuş, bu durumu çözmek için özel bir sessiz çivi çakma makinesi aldığını ve balkonuna kurduğu atölyede çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Kendi markasını kurarak dijital platformda satışa başladığını belirten Elanur Akkuş, yaptığı tabloları bin TL ile 2 bin TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuyor.


"Çocuklarım için ayakta kalmak zorundayım"


Sanatı sayesinde hem geçimini sağladığını hem de çocuklarına örnek olmak istediğini dile getiren Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rabbim bağışlasın, 3 çocuğum var. Eşimi 4 yıl önce kaybettim. Onlara daha iyi bir gelecek bırakmak, güçlü bir anne figürü olarak ayakta durmalarını sağlamak istiyorum. Bu nedenle elimden geleni yapıyorum. Bu meslek zor ama çok seviyorum. Satış alanımız şu an kısıtlı ama inşallah daha güzel yerlere geleceğiz. Doğru yolda olduğuma inanıyorum, bu yoldan asla vazgeçmeyeceğim."


Elanur Akkuş’un filografi ve ehramı birleştirdiği sanatı, yalnızca geçmişi yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınlara ilham veren bir başarı hikâyesi olarak dikkat çekiyor.


(DMA-NK)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP’de ihraç edilenler partiye geri dönüyor Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, "Geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu" dedi. CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. Yaklaşık 7 saat süren toplantının ardından Parti Sözcüsü Zeynel Emre, PM ve MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, "Biz güçlü belediyeciliğe devam edeceğiz. Sosyal hizmetlerimize devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla almış olduğumuz yerlerdeki emanete sahip çıkacağız. Belediyecilik hizmetlerinin eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yürümesi için her türlü çabayı yapacağız" diye konuştu. "Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız" CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından bir hukuk birimi oluşturduklarını hatırlatan Emre, "Kapsamlı bir şekilde hukukçular sürekli olan biteni raporladı, gerçeği bizlerle paylaştı. Orada bir güncellemeye gideceğiz. Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız ve bir hukuki rehberlik ve raporlama. Bunun iletişimini yapacağız vatandaşlarımızla. Biz bütün bu saldırılar karşısında gerek partinin yetkilileri, gerek partinin seçmenleri, üyeleri büyük bir kararlılık ve bütünlük içerisinde cesaretle bize karşı yürütülen ve ülkedeki esasında milli iradeye yönelik tehdide karşı, darbe girişimine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak" CHP olarak sahaya ineceklerini duyuran Emre, sözlerine şöyle devam etti: "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. Bu kapsamda elbette ki yürüyen davalarda nöbet usulüyle, mecliste nöbet usulüyle arkadaşlarımız görevlerini gerçekleştirecekler ama MYK üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri, PM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki arkadaşlarımız sahadaki il ve ilçe başkanlıklarının koordinesiyle birlikte halkımızla buluşacağız ve ülkenin gerçeklerini anlatacağız. Yaşadıklarımızı birinci elden kendileriyle paylaşacağız. 196 bin sandık görevlimiz var. Bu 196 binin önemli bir kısmını güncelledik. 186 bini tekrar görev yapacak şekilde iletişime geçildi, görevlendirmeler yapıldı. Bunlar içerisinde de 106 bin sandık görevlisi, kendi sandık, saha, bölge içerisinde görevlendirilen arkadaşlarla birlikte aktif bir şekilde saha çalışmasına katılacak ve bunun bir sonraki seçime kadar sürmesini hedefliyoruz. CHP yüz binlerce görevlisiyle birlikte 81 ilde de bir dahaki seçim ortamına kadar, ki biz bir an evvel seçimin gelmesi için de gerekli çalışmayı, çabayı sergilemeye devam edeceğiz." Partiden ihraç edilenler geri dönüyor Emre ayrıca geçmiş dönemlerde partiden ihraç edilenlere yönelik şunları söyledi: "Tam rakam olarak 30 civarında geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Bizim çizgimiz gereği bağışlanma talebi ve dosyaları görüşülmüş, eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz yani. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu."
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜ-YAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası" toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüştüğü ve telif haklarının bu dönüşümün en kritik başlıklardan biri haline geldiği vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM), Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği (MÜ-YAP) iş birliğiyle düzenlenen "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası" başlıklı toplantıya MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüştüğü ve telif haklarının bu dönüşümün en kritik başlıklardan biri haline geldiği vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Başkanı Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC, yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27 bin 327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe katetmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "Beş ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar, berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere kadar. Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz. Bunlar içinde otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.