KÜLTÜR SANAT - 05 Ağustos 2025 Salı 09:33

Erzurum’da bitmeyen cirit heyecanı

A
A
A
Erzurum’da bitmeyen cirit heyecanı

Erzurum’da ata sporu olan cirit heyecanı lig maçlarıyla devam ediyor.


Erzurum, cirit sporunun en yaygın oynandığı ve asırlardan beridir devam ettirildiği şehirlerin başında geliyor. Kıran kırana geçen maçlara vatandaşların ilgisi de eksik olmuyor. Anadolu’da "Atasporu" olarak ifade edilen ve dört mevsim oynanan cirit maçları Erzurum’da nefes kesmeye devam ediyor. Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya geldikleri dönemden beri oynadıkları savaş oyunu olarak bilinen cirit sporu, Erzurum’da yaz ve kış kulüplerarası düzenlenen dostluk müsabakaları yanında profesyonel lig maçları şeklinde de yaşatılıyor. Gün geçtikçe sayıları artan cirit sahalarının kadın hakemleri, centilmence yapılan müsabakaları ile bilinen ata sporunun yaşatılmasına katkı sunuyor.



Lig maçlarında heyecan sürüyor


Emrullah Yiğit Çakır Cirit Sahası başta olmak üzere köy sahalarında hafta sonları oynanan resmi ve özel maçlar, atlı spor kulüplerinin kıyasıya mücadelesine sahne oluyor. Havanın güzel olmasını fırsat bilen Erzurumlu cirit severler, takımların verdikleri rekabet dolu maçlarını izlemek için sabahın erken saatlerinde cirit sahasına geliyor. Türkiye’nin birçok bölgesinde oynanmasına rağmen cirit atları ve sporcularının en yoğun olduğu şehirlerin başında gelen Erzurum’da dostluk maçlarının yanı sıra resmi lig müsabakaları da yapılıyor.



Resmi maçlarda güvenlik üst noktada


Geleneksel tarzda (kara cirit) oynanan atlı cirit maçlarının aksine resmi mücadelelerde her türlü güvenlik önlemi alınıyor. Atların boyun kısımlarına yerleştirilen özel çiplerle her maç öncesi gerekli bilgiler alınıp, buradaki veriler onaylandıktan sonra yarışmalarına izin veriliyor. Birkaç yıl öncesine kadar kask kullanılmayan atlı cirit maçlarında sporcuların güvenlik önlemi noktasında bunu kullanması artık mecburi oldu. Yine yapılan düzenleme ile sporcuların rakibine atmaya çalıştığı ciritin (sopa) uç kısmına plastik bir ekleme yapıldı. Böylece yaralanma ve kazaların da önüne geçilmesi amaçlanıyor.



Erzurum’da bitmeyen cirit heyecanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Motokurye feci kazada hayatını kaybetti, son yolculuğuna meslektaşları konvoyla uğurladı Antalya’da motokurye genç geçirdiği kaza sonrası kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 3 çocuk babası kuryeyi son yolculuğuna meslektaşları uğurladı. Kaza, geçtiğimiz gün saat 18.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Fener Mahallesi 1943 sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde seyir halindeki motokurye yapan Seyit Nuri İlgen’in (35) kullandığı 07 CDV 750 plakalı motosiklet kavşak sisteminde sürücüsü öğrenilemeyen 07 AAZ 979 plakalı Fiat marka otomobille çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü yola savrulurken, kazayı gören çevredeki vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hastanede hayatını kaybetti Kaza yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Seyit Nuri İlgen ağır yaralı olarak özel bir hastaneye kaldırıldı. Kazayı haber alan meslektaşları hastaneye akın ederken, entübe edilerek yoğun bakıma alınan motosiklet sürücüsü genç hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Savcılık ve otopsi işlemleri için İlgen’in cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, genç motosikletlinin ölüm haberini alan yakınları gözyaşlarına boğuldu. Son yolculuğuna meslektaşları uğurladı Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerinin ardından İlgen’in cenazesi anne-babası, yakınları ve mesai arkadaşları tarafından teslim alındı. Cenazenin teslimi sırasında Seyit Nuri İlgen’in annesinin bir hayli üzgün olduğu görülürken, acılı anne yakınları tarafından teselli edildi. Feci kazada hayatını kaybeden İlgen’in 3 çocuk babası olduğu öğrenilirken cenazesi onlarca meslektaşının katıldığı konvoy eşliğinde toprağa verilmek üzere Altınyaka mezarlığına götürüldü.
İzmir Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.