KÜLTÜR SANAT - 19 Ekim 2025 Pazar 13:24

Erzurum’un tarihi caddesi Yıldız Arşivleri’nden gün yüzüne çıktı

A
A
A
Erzurum’un tarihi caddesi Yıldız Arşivleri’nden gün yüzüne çıktı

Osmanlı arşivlerinde yer alan bir fotoğraf, Erzurum’un şehir tarihine yeni bir pencere açtı. Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu’nda yer alan karede, "Erzurum’da İstanbulkapı caddesinde tanzim ve tevzi edilen cadde ile yeniden ihdas edilen caddenin fotoğrafı" notu bulunuyor.


Bu tarihî belgeyi gün yüzüne çıkaran isim, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir oldu. Uzun süredir Osmanlı arşivlerinde Erzurum’a ait belgeler üzerinde çalışan Özdemir, fotoğrafın yalnızca bir şehir manzarası olmadığını, aynı zamanda Osmanlı modernleşmesinin Anadolu’daki yansımalarından biri olduğunu belirterek "Bu kare, Erzurum’un taş sokaklarının bir dönüm noktasına şahitlik ettiğini gösteriyor. Tanzim edilen caddeler, sadece şehir yollarının değil, düşünce yollarının da açıldığını anlatıyor" dedi.


"İhdas edilen cadde"


On dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde, II. Abdülhamid döneminde yürütülen vilayet imar faaliyetleri kapsamında Anadolu’nun birçok şehrinde olduğu gibi Erzurum’da da şehir düzenlemeleri yapıldığını hatırlatan Özdemir, "Osmanlı belgelerinde geçen "tanzim ve tevzi" ifadesi, mevcut yolların düzenlenmesini ve yeniden dağıtımını; "ihdas edilen cadde" tabiri ise sıfırdan açılan yeni güzergâhları anlatıyor. Erzurum’un stratejik konumu, hem askerî hem de idari açıdan önem taşıyordu. İstanbulkapı çevresi, bu süreçte şehrin batıya açılan kapısı olarak yeniden şekillendirildi. Yol taşlarının düzgün dizilimi, kaldırımların genişliği ve mimari düzen, dönemin Avrupa etkili şehircilik anlayışını yansıtıyor" diye konuştu.


Erzurum’un kadim dokusunu tamamlıyor


Arşiv fotoğrafında, muntazam bir cadde boyunca dizilen sütunlar, Osmanlı taş ustalığının zarafetini ortaya koyduğunu anlatan Taner Özdemir; sözlerini şöyle sürdürdü "Arka plandaki dağ silsilesi Erzurum’un kadim dokusunu tamamlıyor. Kadrajdaki kişilerin giyimleri, dönemin memur ve mühendis sınıfına ait olduklarını düşündürüyor. Fotoğraf, II. Abdülhamid’in başlattığı fotoğraf arşivleme projesinin bir parçası. O yıllarda imparatorluğun dört bir yanından gelen görüntüler, Yıldız Sarayı’nda özel albümlerde toplanıyordu. Bu görsel belgeler, hem imar faaliyetlerinin kaydı hem de Osmanlı coğrafyasındaki ilerlemelerin bir vitrini niteliğindeydi."


"Her taş, bir hikâye taşır"


Erzurum’a ait bu kare de aynı dönemde İstanbul’a gönderilen albümlerin içinde yer alıyor. Arşiv numarası 45 olarak geçen bu fotoğraf, bugün Cihan Devleti’nin taşra şehirlerindeki modernleşme çabalarını belgeleyen en özgün örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Taner Özdemir, bu fotoğrafın sadece bir kent çalışması değil, aynı zamanda Erzurum’un kültürel kimliğine ayna tutan bir belge olduğunu vurgulayarak: "Her taş, bir hikâye taşır. Bu fotoğraf, Erzurum’un sadece fiziki olarak değil, zihni olarak da değiştiği bir dönemi gösteriyor. Osmanlı’nın modern şehircilik anlayışıyla Anadolu’nun irfanı burada buluşmuş" ifadelerini kullandı.


"Sadece bir caddenin değil


Özdemir, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi olarak yürüttükleri arşiv çalışmalarının devam ettiğini, Erzurum’a ait daha birçok görsel belgenin ortaya çıkarılabileceğini de belirterek, "Bugün İstanbulkapı Caddesi’nde yürüyen biri için bu fotoğraf, yalnızca bir arşiv belgesi değil, şehrin hafızasını taşıyan bir zaman penceresi. O taşlar, o yollar ve o ufuk, Erzurum’un yüzyıllardır süren yeniden doğuş hikâyesinin sessiz tanıkları. Bu kare, sadece bir caddenin değil; bir dönemin, bir anlayışın ve bir iradenin somut hatırası olarak şehir tarihindeki yerini koruyor" şeklinde konuştu.



Erzurum’un tarihi caddesi Yıldız Arşivleri’nden gün yüzüne çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Karpuz ve bal kabağıyla mutfağı sanat atölyesine çeviriyor Denizli’deki bir beş yıldızlı otelde yapan şef Murat Ertürk, karpuz ve bal kabağını kısa sürede görsel şölene dönüştürerek mutfakta sanatı yaşatıyor. Denizli önemli konaklama ve termal tesislerinden birisinde şef görev yapan Murat Ertürk, farklı ebatlardaki bal kabağı, karpuz ve sebzeleri adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. Kariyerinde Antalya başta olmak üzere turizm sektörünün önde gelen tesislerinde deneyim kazanan Ertürk, genç yaşlarda katıldığı yarışmalarla da adını duyurdu. 2007-2009 yıllarında Genç Aşçılar Milli Takımı’nda yer alan başarılı şef; Antalya, Alanya, Kocaeli ve Manavgat’ta düzenlenen dekor yarışmalarında birçok birincilik ve dereceler elde etti. Özellikle meyve ve sebze oyma sanatındaki ustalığıyla dikkat çeken Ertürk, kısa sürede ortaya çıkardığı eserlerle izleyenleri hayran bırakıyor. Mutfakta estetik ve lezzeti bir araya getiren Murat Ertürk hem yerli hem yabancı misafirlerden büyük ilgi görüyor. Küçük bıçaklar yardımıyla 1 ila 1,5 saat içerisinde karpuz ve bal kabağını görsel bir şölene dönüştürdüğünü belirten Ertürk, "Mutfak benim için sadece yemek yapmak değil, aynı zamanda bir sanat alanı. Her ürünün içinde ortaya çıkarılmayı bekleyen bir estetik var. Sanatımı farklı sebzeler üzerinde sürdürmeye devam edeceğim. Yerli ve yabancı konuklarımıza otelimizde kusursuz hizmet verirken, Denizli ve Türkiye Mutfağıyla farklı tatları sunarken, görsellikten de asla vaz geçmeyeceğiz. Sanatımla önümüzdeki dönemlerde yapılacak yarışmalara katılmaya devam edeceğim. Denizli yi ve görev yaptığım otelimizi en güzel şekilde tanıtmaya ve temsil etmeye devam edeceğim. İşimi çok seviyorum. Çalışırken de asla yorulmuyorum " dedi. Adempira Termal & Spa Hotel Genel Müdürü Recep Altuntaş da mutfak sanatlarının turizmdeki önemine dikkat çekti. Altuntaş, Türk mutfağının köklü geçmişine vurgu yaparak Denizli mutfağının da bu zenginliğin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, "Türk mutfağı, dünyada sayılı mutfaklar arasında yer alıyor. Denizli mutfağı ise hem yöresel lezzetleri hem de doğal ürünleriyle çok özel bir konuma sahip. Biz de otel olarak bu zenginliği en iyi şekilde misafirlerimize sunmayı hedefliyoruz. Şeflerimizin sanatsal dokunuşları, misafirlerimize sadece bir yemek değil, aynı zamanda unutulmaz bir deneyim yaşatıyor" dedi.
İstanbul İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Akademi ile sanayi arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen anlamlı bir buluşma gerçekleşti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Genç yetenekler, teorik bilgilerini devasa bir üretim hattının dinamikleriyle birleştirme fırsatı buldu. Üretimin tüm aşamaları incelendi Ziyaret kapsamında öğrenciler, bir terliğin fikir aşamasından son paketleme anına kadar geçen tüm kompleks süreci adım adım inceledi. Gezi boyunca üretim bandının her bir istasyonunda duran öğrenciler, sektör profesyonellerinden teknik detaylar aldı. Ar-Ge ve Tasarım Merkezi: Öğrenciler, dijital tasarımların fiziksel prototiplere nasıl dönüştüğünü, modelleme ve kalıp hazırlama süreçlerindeki kritik hassasiyetleri gözlemledi. Kesim ve Saya Hazırlama: Malzeme verimliliğinin ve hatasız kesimin önemine dikkat çekilen bu bölümde, otomasyon sistemlerinin hızı ve insan emeğinin titizliği bir arada görüldü. Montaj ve Enjeksiyon Hattı: Terliklerin form kazandığı enjeksiyon makineleri ve montaj hatlarında, seri üretimin disiplini teknik bir vizyonla aktarıldı. Sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı üretim vizyonu Ziyaretin en dikkat çeken bölümlerinden biri, modern sanayinin vazgeçilmezi olan "Yeşil Üretim" teknolojileri oldu. Öğrenciler, yıllık 59,5 ton atığı geri dönüştürerek çevreye kazandıran ve üretim enerjisinin yüzde 75 gibi büyük bir kısmını güneş enerjisinden karşılayan, döngüsel ekonomiyi kağıt, plastik, cam ve metalin ötesine taşıyarak terlik üretimindeki firelerinin yüzde 100’ünü henüz atık statüsüne geçmeden üretim bandına geri kazandıran sürdürülebilirlik hamlelerini yerinde inceledi. Sektörün sadece üretim kapasitesinden ibaret olmadığını gören genç tasarımcılar, 50’den fazla ülkeye ihraç edilen ve yılda 100 milyon çift üretim kapasitesine ulaşan dev bir ekosistemin operasyonel gücüne tanıklık etti. Yaklaşık 1.500 çalışanın kolektif emeğiyle yürütülen süreçler, öğrencilere bir işletmenin kurumsal yapısı hakkında önemli ipuçları verdi. Akademik kadrodan samimi teşekkür Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Serap Çaşkurlu öncülüğünde gerçekleşen ziyarete; Doç. Dr. Şeyda Eyüpoğlu, Öğr. Gör. Betül Kır ve Öğr. Gör. Can Hacıosmanoğlu da eşlik ederek öğrencilerle birlikte üretim süreçlerini değerlendirdi. Akademik kadro adına iletilen teşekkür mesajında şu ifadelere yer verildi: "Bölüm olarak gerçekleştirdiğimiz teknik gezi kapsamında fabrikanızı ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyduk. Misafirperverliğiniz ve bizlere sunduğunuz samimi karşılamadan dolayı başta yöneticileriniz olmak üzere tüm çalışanlarınıza şükranlarımızı sunarız. Öğrencilerimize yönelik gerçekleştirdiğiniz bilgilendirmeler ve üretim süreçlerine dair paylaştığınız değerli bilgiler, sektör ile eğitim arasındaki bağın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Teorik bilgilerin uygulama ile desteklenmesi açısından bu tür iş birliklerinin öğrencilerimiz için son derece faydalı ve yol gösterici olduğuna inanıyoruz. Ziyaretimiz süresince bizlere gösterdiğiniz ilgi, sabır ve içten yaklaşımınız için tüm hocalarımız ve öğrencilerimiz adına teşekkürlerimizi sunarız." Eğitimde uygulamalı dönem Gezi sırasında heyecanlarını gizleyemeyen öğrenciler, derslerde gördükleri tekniklerin endüstriyel boyutta nasıl karşılık bulduğunu görmenin kariyer planlamaları için dönüm noktası olduğunu belirtti. Uzmanlar ise nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamada saha deneyiminin hayati önem taşıdığını vurguladı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa öğrencilerinin; ziyaret sonunda sadece birer gözlemci olarak değil, geleceğin ayak giyim dünyasını şekillendirecek vizyoner adaylar olarak tesisten ayrıldığı aktarıldı. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve öğrencilerin merak ettiği soruların yanıtlandığı bir soru-cevap paneli ile sona erdi.