POLİTİKA - 14 Mayıs 2026 Perşembe 12:07

İçişleri Bakanı Çiftçi Erzurum’da

A
A
A
İçişleri Bakanı Çiftçi Erzurum’da

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum’da yoğun bir çalışma programı gerçekleştirecek.


Sabah saatlerinde Erzurum’a gelen Bakan Çiftçi’yi hava limanında kalabalık bir topluluk karşıladı. Çiftçi’nin Erzurum programı, Aşkale ilçesinde başladı. Anayasa Mahkemesi Başkanı ve üyeleriyle birlikte Aşkale Geri Gönderme Merkezi’ni ziyaret eden Bakan Çiftçi, burada yürütülen düzensiz göçle mücadele çalışmaları, idari gözetim süreçleri ve merkezin genel durumu hakkında yetkililerden detaylı bilgi alacak.


Aşkale’deki incelemelerin ardından kent merkezine geçecek olan Bakan Çiftçi, daha önce görev yaptığı Erzurum Valiliği’ni ziyaret ederek şehirdeki genel asayiş ve kamu yatırımlarına ilişkin brifing alacak. Bakan Çiftçi’nin bir sonraki durağı saat Büyükşehir Belediyesi olacak. Belediye projeleri ve yerel hizmetlerin değerlendirileceği bu ziyaretin ardından, AK Parti Erzurum İl Başkanlığı’na geçerek teşkilat üyeleriyle bir araya gelecek.


Program kapsamında sahaya inecek olan Bakan Çiftçi, Kongre Caddesi Demirciler Çarşısı’ndaki tarihi Fetih Camii restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyecek. Valilik yaptığı dönemde başlatılmasına öncülük yaptığı çalışmalarda hakkında; detaylı rapor alacak olan Bakan Çiftçi, ardından Erzurumspor FK kulüp tesislerini ziyaret ederek yönetim ve futbolcularla bir araya gelecek.


İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Erzurum’daki yoğun programı, akşam saat Atatürk Üniversitesi’nde düzenlenen İhtisas Akademi Programı ile son bulacak. 15 Temmuz Milli İrade Salonu’ndaki programda akademisyenler ve öğrencilerle bir araya gelecek olan Bakan Çiftçi’nin, gündeme dair değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.



İçişleri Bakanı Çiftçi Erzurum’da

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul MB Başkanı Karahan: "Eflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan, "Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz" dedi. 2026 yılının ikinci Enflasyon Bilgilendirme Toplantısı, İstanbul Finans Merkezi Merkez Bankası Yerleşkesinde gerçekleşti. Toplantı kapsamında zTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan ekonomi politikaları hakkında bilgileri paylaştı. Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini belirten Karahan, enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngördüklerini aktardı. "Savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk" ABD/İsrail-İran savaşıyla yaşanan jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisini beklenmedik derecede ciddi bir belirsizlik ortamına ittiğini dile getiren Karahan, " Merkez bankaları açısından zor bir döneme kapı araladı Bu ortamda, savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk. Bölgedeki gerilimin ve enerji arzındaki baskıların ne kadar süreceği en temel soru olarak önümüzde dururken, ilgili enflasyonist etkilerin kısa vadede canlı kalacağını değerlendiriyoruz. Küresel beklentiler, gerilimin ve sebep olduğu baskıların ağırlıklı olarak kısa vadeli olacağı senaryosu etrafında şekillense de, bu sürecin enflasyon görünümü üzerindeki muhtemel ikincil etkilerinin izlenmesi önem taşıyacak. İşte bu noktada, dezenflasyon sürecinde etkili sonuçlara ulaşmanın formülü yine para politikasında veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşım izlemekten geçiyor. Dolayısıyla, savaşın bir belirsizlik bulutu eşliğinde dezenflasyon görünümünü etkilediği şu günlerde de, kararlılığımızdan taviz vermediğimizin altını çizmek istiyorum. Nitekim, yaşanan etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarında bunu göz önüne alarak temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçlarımızı kullanmaya devam edeceğiz." dedi. "Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta" Küresel ekonomik görünüme ilişkin halihazırda süregelen belirsizliğin, jeopolitik gelişmeler kaynaklı belirgin şekilde yükseldiğini aktaran Karahan," Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor. Şubat ayı sonunda başlayan savaş ile keskin bir şekilde artan enerji fiyatları yüksek düzeyini koruyor. Gerek ham petrol gerekse doğal gaz fiyatları savaş öncesi düzeylerin oldukça üzerinde seyrediyor. Son dönemde azalmakla birlikte petrol fiyatlarındaki oynaklık da tarihi ortalamasının üzerinde. Enerji fiyatları kadar yüksek olmamakla birlikte, endüstriyel metal ve tarımsal emtia kaynaklı olarak enerji dışı fiyatlar da artıyor. Yüksek küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz. Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyon küresel ölçekte arttı. Bu artışın net enerji ithalatçısı ülkelerde daha belirgin olduğunu görüyoruz. 2026 yılına ait enflasyon tahminleri de hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için yukarı yönlü güncellendi. Çekirdek enflasyon oranları şimdilik daha ılımlı bir seyir izliyor. Bundan sonraki süreçte, savaşın gelişimi, enerji nakliyatındaki aksamaların boyutu ve süresi belirleyici olacak. Savaşın başından bu yana küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisi sınırlı oldu. Buna rağmen, gelişmiş ülkelerde beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini ve bazılarında faiz artışı ihtimallerinin de piyasa fiyatlamalarına yansıdığını görüyoruz." ifadelerini kullandı. "İşgücü piyasasında, ilk çeyrekte manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini görüyoruz" Sıkı para politikasının hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli seyrin devam ettiğini aktaran Karahan şunları söyledi: "2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla, belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini görüyoruz. Küresel ticareti sınırlayıcı tarife ve korumacı önlemlerin etkisiyle 2025 yılında net ihracatın katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut. Yılın ilk çeyreğine ilişkin göstergelere bakacak olursak; 2025 yılının üçüncü çeyreğinde gerileyen sanayi üretiminin, takip eden iki çeyrekte görece yatay bir seyir izlediğini, Oynaklığı yüksek sektörler dışlandığında ise ilk çeyrekte sınırlı olarak gerilediğini görüyoruz. Diğer yandan, hizmet üretiminin şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte artış gösterdiğini izliyoruz. Bu dönemde, ulaştırma ve konaklama gibi hane halkı talebiyle daha yakından ilişkisi olan alt kalemlerde ise hizmet üretimi azaldı. Kapasite kullanım oranı yılın ilk çeyreğinde sınırlı olarak arttı. Nisan ayında ise yatay seyir izledi. Bununla birlikte, kapasite kullanım oranı tarihe göre ortalamasının altındaki seyrini sürdürüyor. İşgücü piyasasında, ilk çeyrekte manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini görüyoruz. Buna göre işsizlik oranı geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergeler daha az sıkı bir işgücü piyasasına işaret ediyor. Örneğin, atıl iş gücü oranı ve ilan başına başvuru sayıları yüksek seyrediyor. Talep şartlarına gelirsek, altın hariç bakıldığında perakende satışların büyümesi bir önceki çeyreğin üzerinde gerçekleşti. Trendinden arındırıp baktığımızda ise perakende satışlardaki ivme kaybının sürdüğünü görüyoruz. Çeyreklik olarak yatay seyreden kart harcamaları da talepteki yavaşlamayı teyit ediyor. Nisan ayına ilişkin veriler kart harcamalarındaki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ediyor. Talebe ilişkin veriler bir bütün olarak, ilk çeyrekte talep şartlarının dezenflasyonist düzeyde olduğunu gösteriyor. Farklı yöntemlerle hesapladığımız çıktı açığı göstergelerinin büyük çoğunluğu ve ortalaması, ilk çeyrekte negatif düzeye işaret ediyor. Yılın geri kalanında dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz." "2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilim, negatif arz şoklarına yol açtı" Enflasyon görünümüne ilişkin güncel değerlendirmelere de değinen Karahan, " Nisan ayı itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,4 seviyesinde gerçekleşti. Mayıs 2024’te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında, enflasyonda belirgin bir düşüş yaşanmakla birlikte enflasyon yüksek seyrini korumakta. 2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilim, negatif arz şoklarına yol açarak, yakın dönem enflasyon görünümünde öne çıkan ana unsur oldu. Yavaşlama eğiliminde olan enerji yıllık enflasyonu son iki ayda, petrol ve doğal gaz fiyatları öncülüğünde, 19 puan artarak yüzde 47’ye yükseldi. Bu maliyet artışları sonucunda, elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildi. Özellikle doğal gazda, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmesiyle fiyat artışı belirgin oldu. Ham petrol fiyatlarındaki artışların hemen ardından akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sistemi devreye alındı. Bu sistem, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Bununla birlikte, eşel mobilin etkisinin petrol fiyatlarının seviyesine bağlı olarak değişkenlik gösterebildiğini not etmek gerekir. Özellikle içinde bulunduğumuz dönem gibi şokların büyük olduğu dönemlerde, motorindeki fiyat artışları, küresel rafineri marjlarının seyriyle, ham petrol fiyatlarının ima ettiği rakamlardan olumsuz yönde ayrışabiliyor." dedi. "İlk dört ayda taze meyve ve sebze fiyatları belirgin bir artış gösterdi" Son dönem enflasyon gelişmelerinde etkili olan bir diğer unsurun gıda fiyatları olduğunun altını çizen Karahan, " Yılın ilk aylarında gıda grubu, enflasyona arttırıcı yönde katkıda bulundu. Kasım ayında sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, olumsuza dönen hava şartları sonucunda ocak ve şubat aylarında belirgin biçimde yükseldi. Gıda enflasyonunda son aylarda kaydedilen oynak seyirde sebze kaleminin rolü oldukça belirgin. İlk dört ayda taze meyve ve sebze fiyatları belirgin bir artış gösterdi. Öncü veriler, arz şartlarındaki normalleşmeyle birlikte, mayıs ayında sebze grubunda fiyat düşüşlerinin başladığını gösteriyor. Bu görünümün önümüzdeki aylarda da devam ederek, gıda enflasyonunu olumlu yönde etkilemesini bekliyoruz. Şubat - Mart döneminde öngördüğümüz tahmin aralığının içinde seyreden tüketici enflasyonu, nisan ayında gerilimin etkilerinin belirginleşmesiyle tahmin aralığının üzerinde gerçekleşti." değerlendirmesinde bulundu. "2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24’e, 2027 yılı hedefimizi yüzde 15’e, 2028 yılı hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik" Eflasyon tahminlerini de açıklayan Karahan," Hatırlayacağınız üzere, geçen yılın üçüncü Enflasyon Raporu toplantısında, ara hedeflerin değiştirilmesinin ancak Rapor dönemleri arasında olağanüstü güncellemeler olması halinde mümkün olacağının iletişimini yapmıştık. Önceki yansıda gördüğünüz üzere, mevcut Rapor döneminde, yaşanan olağandışı jeopolitik gelişmelerin etkisiyle varsayım setimizde olağanüstü güncellemeler yapmış olduk. Dolayısıyla da bu dönemde ara hedeflerimizde güncellemeye gitmek durumunda kaldık. Bu doğrultuda, 2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24’e, 2027 yılı hedefimizi yüzde 15’e, 2028 yılı hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik. İçinden geçtiğimiz savaş ve yüksek belirsizlik ortamı, ara hedeflerdeki güncellemelerin yanı sıra ‘tahmin belirsizliğinin iletişimine’ dair yeniden gözden geçirmeleri de beraberinde getiriyor." şeklinde konuştu. "Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz" Başkan Karahan sözlerine şöyle devam etti: "Son yıllarda pandemiden savaşa kadar uzanan bir yelpazede yaşanan arz şokları, sık ve derin nitelikleriyle yapısal kırılmalara ve artan belirsizliklere yol açmış durumda. Bu ise, ‘tahmin aralıklarının’ mevcut ve gelecek belirsizlikleri ölçme yeterliliğine dair tartışmalara yol açıyor. İçinden geçtiğimiz şokun "savaş gibi uç bir olay" olduğu da düşünüldüğünde, büyük ölçekli ve doğrusal olmayan etkilerin de resme girdiğini eklemek gerekir. Geçtiğimiz yıllara baktığımızda, böylesi karmaşık şok ortamlarında, birçok merkez bankasının iletişiminde tahmin aralığı yaklaşımına ara verdiği göze çarpıyor. Bunun açık bir yansımasını, ekrandaki grafikte de görebilirsiniz. Pandemi sonrası dönemde "betimsel risk anlatımı" ve "senaryolara" yer veren merkez bankalarının sayısı artış göstermekte. Bu noktada biz de, içinden geçtiğimiz yüksek belirsizlik ortamında "tahmin aralığı iletişimine" ara vermenin yerinde bir yaklaşım olduğunu değerlendiriyoruz. Dolayısıyla da bu Rapor döneminde bir iletişim revizyonu eşliğinde, baz senaryo altında nokta tahminlerimizi ve Kurul tarafından öne çıktığı değerlendirilen risk unsurlarını paylaşıyoruz. Şimdiye kadar özetlediğim görünüm altında, enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz."
Adıyaman Adıyaman-Çelikhan yolu şehir geçişi çalışmaları başladı AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, Adıyaman-Çelikhan yolunun şehir geçişi bölümünde çalışmaların bugün itibarıyla başladığını bildirdi. Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, AK Parti İl Başkanı Ekrem Çadır, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Fatih Olgun, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Kılınç, Kadın Kolları Başkanı Saliha Diler, Gençlik Kolları Başkanı Hasan Ünsal ve teşkilat mensuplarıyla birlikte, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından çalışmaları başlatılan Adıyaman-Çelikhan yolu şehir geçişi bölümünde incelemelerde bulundu. Otogar Kavşağı ile Perre Antik Kenti arasında yer alan 3 kilometrelik bölümde yapılacak iki gidiş iki geliş modern yol projesi hakkında yetkililerden bilgi alan Alkayış, çalışmaların şehir içi ulaşım açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Çalışmalarla ilgili açıklamada bulunan Milletvekili Alkayış, "Karayollarımız tarafından Adıyaman-Çelikhan yolumuzun önemli bir bölümü olan şehir geçişi çalışmalarımız bugün itibarıyla başlamıştır. Özellikle deprem sonrası Örenli TOKİ Konutları bölgesinde oluşan trafik yoğunluğunu önemli ölçüde azaltacak olan bu proje; şehir içi trafiğini rahatlatacak, çevre yolu bağlantılarını güçlendirecek ve Çelikhan-Malatya güzergâhındaki ulaşımı daha güvenli ve konforlu hale getirecektir" dedi. Söz konusu 3 kilometrelik bölümün yaz ayları içerisinde tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulmasının hedeflendiğini belirten Alkayış, toplam 39,4 kilometrelik proje kapsamında 2 tünel ve 5 köprünün yer aldığı stratejik bir ulaşım yatırımının hayata geçirildiğini kaydetti.
Adıyaman Adıyaman’da şehircilikte yeni dönem: "Kırmızı Kot" uygulaması Adıyaman Belediyesi, kentin gelecekteki yerleşim alanlarını daha güvenli ve düzenli hale getirmek amacıyla hayati bir adımı hayata geçirdi. Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, bugüne kadar ihmal edilen "Kırmızı Kot" uygulamasının; üniversite, akademik odalar ve STK’ların iş birliğiyle resmen başlatıldığını duyurdu. Gelişme bölgelerinde altyapı ve yapılaşma süreçleri başlamadan önce yol profillerini ve arazi eğimlerini belirlemeyi hedefleyen uygulama, ilk olarak Petrol Mahallesi’nde başladı. Çalışma kapsamında 4 bin 500 hektar alanda yol yükseklikleri, yağmur suyu akış yönleri ve altyapı sistemleri teknik esaslar doğrultusunda birbirine uyumlu hale getirilecek. Çalışmanın teknik detaylarına ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Abdurrahman Tutdere, Adıyaman’ı her yönüyle planlı bir şehir haline getirmekte kararlı olduklarını vurguladı. Tutdere, "Üniversitemiz, Harita Mühendisleri Odamız ve STK’larımızın iş birliğiyle, bugüne kadar ihmal edilmiş olan kırmızı kot uygulamasını hayata geçirdik. Adıyaman Belediyesi olarak şehrimizi depreme dirençli, güvenli ve planlı bir kent kılma yolunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni imar alanlarımızda kullanacağımız bu uygulamanın Adıyaman’ımıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Kırmızı kot uygulaması, yalnızca estetik bir düzenleme değil, aynı zamanda bir afet yönetimi aracı olarak öne çıkıyor. Uygulama sayesinde sel riski azalacak. Yağmur suyu drenaj sistemleri topoğrafyaya uygun planlanarak taşkın riskleri minimize edilecek. Kot farkı sorunları çözülecek. Yapılaşma sonrası ortaya çıkan yol ve bina uyumsuzlukları ile altyapı eğim hatalarının önüne geçilecek. Ulaşım güvenliği sağlanacak. Acil durum ulaşım ağlarının sürekliliği, teknik olarak belirlenmiş yol profilleriyle desteklenecek. Adıyaman’da ilk kez bu kapsamda hayata geçirilen çalışma, kentin yeniden yapılanma sürecinde bilimsel verileri merkeze alıyor. Özellikle deprem sonrası kalıcı konut alanları ve yeni yerleşim bölgelerinde teknik altyapının önceden oluşturulması, sürdürülebilir kentleşme açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Adıyaman Belediyesi, bu bütüncül planlama anlayışıyla şehrin hem estetik kimliğini güçlendirmeyi hem de vatandaşlara daha güvenli bir yaşam alanı sunmayı hedefliyor.
Tekirdağ Arpa sarı cücelik virüsü ve hububat hortumlu böceğiyle mücadele çalışmaları Tekirdağ’da hububat ekili alanlarda tespit edilen zararlılara karşı yoğun bir mücadele başlatıldı. Tarım İl Müdürlüğü teknik personelince hububat ekili arazilerde gerçekleştirilen çalışmalarda, üreticilere bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirilerek, hastalık ve zararlı yoğunluğu görülen alanlarda gerekli teknik yönlendirmeler yapıldı. Teknik ekipler ayrıca, erken teşhis, doğru ilaçlama zamanı, uygun bitki koruma ürünlerinin kullanımı ve kültürel mücadele yöntemleri konusunda çiftçiye destek sağladı. Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy, hububat ekili alanlarda görülen arpa sarı cücelik virüsünün bitkilerde bodurlaşma, sararma ve verim kayıplarına sebep olduğunu, hububat hortumlu böceğinin ise özellikle sap ve başak dönemlerinde ciddi ürün kayıplarına yol açabildiğini vurgulayarak, üreticilerin tarlalarını düzenli olarak kontrol etmelerinin büyük önem taşıdığı ifade etti. "Bilinçsiz ilaç kullanımının hem çevreye hem de ekonomik kayıplara sebep olur" Bilinçsiz tarım ilacı kullanımı hakkında bilgi veren Aksoy, bilinçsiz ilaç kullanımının hem çevreye hem de ekonomik kayıplara sebep olabileceğine dikkat çekerek, üreticilerin mutlaka Tarım İl Müdürlüğü teknik personelinin tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeleri gerektiğini vurguladı. Tarımsal üretimin ülkemiz açısından stratejik bir öneme sahip olduğunun altını çizen Aksoy, üreticilerin emeğinin korunması adına Müdürlük olarak sahada aktif bir şekilde çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Aksoy, "Çiftçimizin alın terini korumak, verim ve kalite kayıplarını en aza indirmek için tüm ekiplerimizle sahadayız. Üreticilerimizin herhangi bir hastalık veya zararlı belirtisi görmeleri durumunda vakit kaybetmeden il ve ilçe müdürlüklerimize başvurmaları büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
Kütahya Kütahya Tarım Fuarı açıldı Kütahya’da bu yıl 16’ncısı düzenlenen Kütahya Tarım, Hayvancılık, Seracılık ve Süt Endüstrisi Fuarı, düzenlenen törenle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Tarım ve hayvancılık sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan fuar, üreticiler, sektör temsilcileri ve vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Dört gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuarda; tarım makineleri ve ekipmanları, seracılık ürünleri, organik gübreler, tohum çeşitleri, yem ürünleri ve hayvancılık alanındaki yenilikçi teknolojiler tanıtılacak. Açılış töreninde konuşan Kütahya Valisi Musa Işın, Türkiye’nin tarım alanında güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirterek devletin üreticilerin yanında olmaya devam ettiğini söyledi. Tarımın stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Vali Işın, kamu kurumlarının çiftçilerin ihtiyaç duyduğu her konuda destek vermeye hazır olduğunu ifade etti. Çiftçilerin üretime devam etmesinin ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Işın, tarım sektörünün gelişmesi için devlet ile üreticilerin iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğini kaydetti. Frig Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Varol da yaptığı konuşmada, Kütahya Tarım Fuarı’nın her geçen yıl büyüyerek sektör açısından önemli bir organizasyon haline geldiğini belirtti. Varol, bu yıl 16’ncısı gerçekleştirilen fuarın hem Kütahya ekonomisine hem de bölge tarımına katkı sağlamayı hedeflediğini ifade etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Vali Musa Işın ve beraberindeki protokol üyeleri fuar alanını gezdi. Stantları tek tek ziyaret eden heyet, firma temsilcilerinden ürünler ve yeni teknolojiler hakkında bilgi aldı.