ÇEVRE - 24 Aralık 2024 Salı 10:19

Meteorolojiden çığ uyarısı

A
A
A
Meteorolojiden çığ uyarısı

Meteoroloji, Erzurum ve çevresi için yüksek kar örtüsü bulunan eğimli ve dik yamaçlarda çığ tehlikesi beklendiğini açıkladı.


Meteoroloji 12 . Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, bölge genelinde havanın çok bulutlu, Erzurum, Erzincan, Bayburt ve çevrelerinin öğle saatlerine kadar aralıklı karla karışık yağmur ve yüksek kesimlerinin kar yağışlı geçeceği, sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile yer yer sis ve pus hadisesi görüleceği tahmin ediliyor. Hava sıcaklıkları mevsim normalleri civarında seyretmesi, rüzgar güneyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi bekleniyor.


Meteoroloji çığ uyarısında bulunarak, bölgede yüksek kar örtüsü bulunan eğimli ve dik yamaçlarda çığ tehlikesi beklendiğinden yetkililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiği hatırlatıldı. Buzlanma ve don uyarısı da yapan meteoroloji uzmanlar, “Bölgemiz genelinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden, ulaşımda aksamalar vb olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli Büyükşehirden dayanışmayı büyütecek dev yatırım Denizli Büyükşehir Belediyesi Kınıklı Sosyal Tesisi’nin temeli düzenlenen törenle atıldı. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri’nin karşısında, Üniversite Caddesi üzerinde konumlanan tesis; hasta yakınları, refakatçiler ve öğrenciler için modern, konforlu ve ücretsiz bir barınma ve yaşam merkezi olarak hizmet verecek. Sosyal belediyecilik anlayışının en anlamlı yatırımlarından biri olan Denizli Büyükşehir Belediyesi Kınıklı Sosyal Tesisi’nin temel atma törenine; Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve eşi Nilgün Çavuşoğlu, Başkan Vekili Ali Marım, önceki dönem belediye başkanlarından Ali Aygören, ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin il başkanları ve temsilcileri, meclis üyeleri, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Bülent Bozbaş, DESKİ Genel Müdürü Egemen Emre Beşli, belediye bürokratları, mahalle muhtarları, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Geride kimseyi bırakmayacağız" sözü hayat buluyor Törende yaptığı konuşmada seçim meydanlarında verdikleri "Geride hiç kimseyi bırakmayacağız" sözünü hatırlatan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kentin kaynaklarını doğrudan halkın ihtiyaçları için kullandıklarını belirtti. Şehrin her kesiminden temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilen törende, birlik ve beraberlik mesajı veren Başkan Çavuşoğlu, bu tesisin sadece bir bina değil, zor zamanlarda vatandaşa uzanan bir dost eli olacağını ifade etti. "Hastane koridorlarındaki dram son buluyor" Hastane çevresinde yaşanan barınma sorununa dikkat çeken Çavuşoğlu, "Hastanelerimizin çevresinde vicdanımızı sızlatan o tabloyu sona erdirmek için bugün buradayız. Merdiven boşluklarında, hastane koridorlarında ya da ağaç altlarında, bir bankın üzerinde sabahlayan hasta yakınlarımızın dramına sessiz kalamazdık. En zor günlerini yaşayan, bir yandan hastasının derdiyle dertlenen diğer yandan barınma ve temizlik gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan vatandaşlarımıza kucak açıyoruz" dedi. "Sosyal belediyecilik insanın kalbine dokunmaktır" Tesisin en önemli fonksiyonlarından biri olan "Hasta Yakını Misafirhanesi"ne dikkat çeken Başkan Çavuşoğlu, hastane bahçelerinde, banklarda veya araç içlerinde eşlerini ve dostlarını bekleyen insanların yaşadığı çileyi bitirmek istediklerini söyledi. "Yaşamın içinde mutluluk kadar acı da var" diyen Çavuşoğlu, en zor anlarında hemşehrilerinin yanında olmanın boyunlarının borcu olduğunu dile getirdi. Belediyeciliğin sadece fiziksel projelerden ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Burada sadece bir bina inşa etmiyoruz; bir umut, bir nefes alanı inşa ediyoruz. Tesisimiz bünyesinde vatandaşlarımızın duşundan çamaşırhanesine kadar her türlü hizmeti ücretsiz sağlayacağız. 2-3 saat de olsa başını yastığa koyup dinlenebilecekleri, sıcak bir çay içebilecekleri kurumsal bir yuvayı Denizli’ye kazandırmanın huzurunu yaşıyoruz" ifadelerine yer verdi. "Üretenin ve ihtiyaç sahibinin yanındayız" Konuşmasında sadece sosyal tesislere değil, tarımdan engelli haklarına kadar geniş bir vizyona değinen Başkan Çavuşoğlu, Denizli’yi "Dertlerin çözüldüğü bir şehir" haline getirme hedefini paylaştı. Çiftçinin gübre ve mazot derdi çekmediği, annelerin çocuklarının beslenmesi konusunda kaygı duymadığı bir kent hayal ettiklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, "Boğazımızdan haram lokma geçirmeden, şehrin kaynaklarını halkımıza sunuyoruz" dedi. Meclis üyeleri ve ilçe belediye başkanlarıyla omuz omuza çalıştıklarını ifade eden Çavuşoğlu, önümüzdeki aylarda yeni projelerin temellerinin atılmaya devam edeceği müjdesiyle sözlerini noktaladı. A’dan Z’ye tam donanımlı sosyal merkez Toplamda 3 bin 694 metrekare inşaat alanına sahip olan ve 906 metrekare taban alanı üzerine yükselen Kınıklı Sosyal Tesisi, bodrum üzeri 4 kat şeklinde inşa ediliyor. Tesisin bodrum katında 127 metrekarelik bağımsız girişli bir kitap kafe ile 105 metrekarelik güvenli bir sığınak alanı yer alıyor. Giriş katında ise sosyal etkileşimi artıracak 108 metrekarelik Kent Kafe, 89 metrekarelik geniş bir teras ve bölgeye canlılık katacak farklı büyüklüklerde 4 adet ticari dükkan bulunuyor. Denizli modern bir merkeze kavuşuyor Binanın üst katları ise tamamen konaklama ve kişisel bakım ihtiyaçlarına ayrılmış durumda. Birinci katta toplam 51 yatak kapasiteli kadın ve erkek yatakhaneleri ile ortak kullanım alanları yer alırken; ikinci ve üçüncü katlar daha özel konaklama imkanları sunuyor. Bu katlarda toplam 24 adet otel standartlarında oda ile beraber, içerisinde mutfağı, oturma odası ve bağımsız yatak odası bulunan 8 adet apart daire hizmet verecek. Tesisin tamamlanmasıyla birlikte Denizli, hem öğrencilerine hem de şifa arayan misafirlerine kapılarını açan modern bir merkeze kavuşmuş olacak.
İstanbul Bakan Bolat’tan kritik minerallere erişim için küresel iş birliği çağrısı Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hiçbir ülkenin kritik minerallere ilişkin küresel karşılıklı bağımlılığın getirdiği zorlukları tek başına çözemeyeceğini belirterek, daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu söyledi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) Yükselen Piyasalar Forumu Serisi kapsamında düzenlediği ‘OECD Kritik Mineraller Forumu’ Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleşti. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Bolat, OECD üyeleri, ortak ülkeler ile özel sektör ve sivil toplumdan kilit paydaşlar arasında, ortak kalkınma sorunlarına çözüm arayışına yönelik üst düzey, kapsayıcı ve bölgeler arası bir diyalog platformu sunduğunu ifade etti. Küresel ticaret ve dünya ekonomisi açısından belirsizliklerin arttığı bir dönemde bir araya gelindiğini belirten Bolat, "Jeopolitik gerilimler yalnızca artmakla kalmıyor, aynı zamanda daha karmaşık ve daha kalıcı hale geliyor. Bölgesel çatışmalar ticaret yollarını kesintiye uğratmaya, maliyetleri artırmaya ve öngörülebilirliği zayıflatmaya devam ediyor’’ ifadelerini kullandı. Ticaret politikalarında açık bir yön değişimi yaşandığına da dikkat çeken Bolat, "Korumacı önlemler artış gösteriyor. Stratejik sektörler daha fazla devlet desteği alıyor. Ekonomik güvenliğe ilişkin kaygılar, ulusal kararları her zamankinden daha fazla şekillendirmektedir. Tüm bu gelişmeler birlikte ele alındığında, daha parçalanmış ve daha az öngörülebilir bir küresel ticaret ortamına işaret etmektedir. Bu geçici bir durum değil. Bu yapısal bir dönüşüm ve buna uyum sağlamamız gerekiyor. Nitekim kritik minerallerin küresel değer zincirlerindeki rolüne ilişkin zorluklar da bu yapısal dönüşümün bir parçasıdır" açıklamasında bulundu. Son 10 yılda kritik minerallere talebin önemli ölçüde arttığını da ifade eden Bolat, "Lityuma olan talep yaklaşık 4 kat arttı, nadir toprak elementleri ile kobalta olan talep ise yaklaşık iki katına çıktı. Elektrikli ulaşımın yaygınlaşması, yenilenebilir enerji altyapısındaki büyüme ve gelişmiş elektronikler nedeniyle bu eğilimin önümüzdeki on yıllarda da sürmesi bekleniyor" diye konuştu. Bakan Bolat, ihracat kısıtlamaları veya vergileri gibi piyasayı bozucu politika ve uygulamaların da kritik mineraller alanında giderek daha önemli hale geldiğini belirtti. Bu durumun küresel tedarik zincirlerine ilave bir karmaşıklık kattığına dikkat çeken Bolat, "Önümüzdeki soru, kritik minerallerin önemli olup olmadığı değildir. Asıl soru, kritik minerallerin küresel tedarik zincirine ilişkin yönetişimin eski dengesizlik ve bağımlılık kalıplarını derinleştirip derinleştirmeyeceğidir" diye konuştu. "Kritik minerallere erişimde geniş kapsamlı küresel işbirliğine ihtiyaç var" Bolat, hiçbir ülkenin kritik minerallere ilişkin küresel karşılıklı bağımlılığın getirdiği zorlukları tek başına çözemeyeceğini belirterek, daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bolat, şeffaf piyasa bilgisi, riskleri önceden tespit edecek erken uyarı sistemleri, uyumlu standartlar, daha güçlü teknoloji ortaklıkları, daha iyi finansman araçları ve yatırımların riskten arındırılmasına yönelik güvenilir mekanizmalar üzerinde çalışılması gerektiğini söyledi. Bakan Bolat OECD Kritik Mineraller Forumu’ndaki açılış programının ardından basın mensuplarının da sorularını yanıtladı. Bolat, kritik ham maddelerin artık yalnızca birer emtia olmadığını, stratejik varlıklar olduğunu ve enerji dönüşümü için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Yarı iletkenlerden yenilenebilir enerji sistemlerine, savunma teknolojilerinden yüksek katma değerli sanayi üretimine kadar uzanan tüm değer zincirlerinin bu materyallere güvenli erişime bağlı olduğunu ifade eden Bolat, söz konusu erişimin giderek daha belirsiz hale geldiğini belirtti. Kritik minerallere erişimin öneminden bahseden Bakan Bolat, "Kritik ham maddelere yönelik ihracat kısıtlamaları 2009 yılından bu yana 5 kat artmıştır. Bugün de tarihsel olarak yüksek seviyelerde kalmaya devam etmektedir. 2022 ile 2024 yılları arasında küresel kritik ham madde ticaretinin yaklaşık yüzde 16’sı ihracat kısıtlamalarından etkilenmiştir. Bazı minerallerde bu oran daha da yüksektir. Kobalt ve manganez ihracatının yaklaşık yüzde 70’i etkilenmektedir. Grafit ihracatının neredeyse yarısı etkilenmektedir. Nadir toprak elementlerinin ise yüzde 45’i etkilenmektedir" açıklamasında bulundu.