GÜNDEM - 07 Eylül 2025 Pazar 08:49

Oltu Taşı’nın zorlu çıkarılma hikayesi

A
A
A
Oltu Taşı’nın zorlu çıkarılma hikayesi

Oltu taşı, yerin yüzlerce metre altındaki ocaklarda çekiç ve murç yardımıyla zorlu bir çalışmayla çıkarılıyor.


2015 yılında Oltu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından coğrafi işaret alan Oltu Taşı’nın ünü artık ülke dışına kadar ulaştı. Zorlu bir çalışmadan sonra ocaklardan çıkarılan Oltu Taşı usta ellerde başta tespih ve süs eşyaları olmak üzere birbirinden güzel ürünlerle karşımıza çıkıyor. Ocaklardaki taşlar tekerlekli arabalarla iple çekilerek gün yüzüne çıkarlan Oltu Taşı atölyelere getiriliyor ve usta ellere teslim edilerek sanata dönüştürülüyor. Ustaların ellerinde yapılacak olan ürüne göre kırılan ve tornadan geçirilen Oltu Taşı; tespih, anahtarlık, yüzük, kolye, broş, küpe, bileklik, gerdanlık ve kravat iğnesi haline getiriliyor.


Zımpara kâğıdına sürüldüğünde kahverengi toz bırakır.


Siyah Kehribar olarak da adlandırılan Oltu Taşı, tipik sedimenter teşekkülleri şeklinde ifade ediliyor. Neojen yaşlı birimlerinde 70-80 cm kalınlığında bir marıngrozu tabakası içinde azami birkaç cm kalınlığında, birkaç metre yataylık gösteren mercekler halinde bulunuyor. Bu tabakalar yer yer çatallanmış ve kırılmışlardır. Oltu Taşı çıkarmak için açılan galeriler içerisinde birçok bitki ve ağaç fosillerine de rastlanıyor. Oltu Taşının az da olsa damarlı olması nedeniyle tamamen pürüzsüz bir görünümü yoktur. Oltu Taşına elle temas halinde kadifemsi bir dokunuş hissi verir. Ayrıca zımpara kâğıdına sürüldüğünde kahverengi toz bırakır. Kolaylıkla çatlayıp kırılmaz ve uzun süre dayanıklıdır. Fiziksel Özellikleri Oltu Taşı’nın en dikkat çekici özelliği yer kabuğundan çıkarıldığında çok yumuşak, hava ile temas ettirilmediği sürece bu yumuşaklığını muhafaza edip, hava ile temas ettiğinde sertleşen, zengin, kompakt bir maddedir. Bu özelliklerinden dolayı Oltu Taşının işlenmesi kolay, işlendikçe hava ile temas ederek sertleşen, kullandıkça parlayan bir cevherdir. Genellikle siyah, bazen koyu kahverengi, nadiren gri ve yeşilimsi renklerde bulunur. Hava gazında alev çıkarak yanar ve geriye bir miktar kül bırakır. Yanma esnasında aniden soğutulursa camlaşır ve kalıp haline gelir. Sürtünme ile elektriklenir ve hafif cisimleri çeker.


Hava ile teması etmemesi için toprağa gömülüyor


Galeri denilen küçük ocaklardan insan emeği ile güçlükle çıkarılan Oltu Taşı, ustalar tarafından teneke ölçeği veya kilo ile satın alınır. Satın alınan taşlar, hava ile temas edip sertleşmemesi için kullanılacağı zamana kadar tekrar toprağa gömülerek sertleşmesi engellenir. Oltu Taşı yapılacak tespih, takı veya benzer ürün çeşitlerinin büyüklük ve şekillerine göre usta tarafından taşın içindeki yabancı maddeler ve çatlaklar da göz önünde tutularak büyük bir ustalıkla seçilir. Seçilen Oltu Taşı keserle ağaç kütük üzerinde, yaklaşık olarak küçük kare prizma ve dikdörtgen prizma şeklinde kırılır. Kırma işlemi ustalık gerektiren önemli bir adım olup kırmalarda fazla fire verilmemesine dikkat edilir. İşlem için kırılan Oltu Taşı daha sonra özel olarak yapılan çelik bıçakla, taşın keskin köşeleri yontularak işlenebilecek duruma getirilir. Kırılan taşlar yapım sırası gelene kadar yine çatlamaması ve hava ile temas etmemesi için bir torba içerisinde nemli olarak toprağa gömülür. Gerektikçe buradan alınan taşlar suda saklanarak teker teker yumuşak haliyle işlenir. Oltu Taşı’nın kullanıma sunulmadan önceki son aşaması, cilalama (parlatma) aşamasıdır.



Oltu Taşı’nın zorlu çıkarılma hikayesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da binlerce kişi ilahi ve ezgilerle golu gecede bir araya geldi Çorum Belediyesi’nin Ramazan ayı boyunca düzenlediği ve şehre manevi bir atmosfer kazandıran Geleneksel "Ramazan Akşamları" etkinlikleri, final programıyla yoğun katılım ve büyük coşku eşliğinde sona erdi. On bir ayın sultanı olan Ramazan ayının sona gelinmesiyle birlikte Çorum Belediyesi’nin düzenlediği "Ramazan Akşamları" etkinlikleri yoğun katılımla sona erdi. Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen gece, Aziz Mahmut Hüdayi Camii İmam-Hatibi Fatih Kılıçoğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Gecede, "Ey Sevgili" eseriyle geniş kitlelerce tanınan sanatçı Fadıl Aydın sahne aldı. Sanatçı, konser boyunca birbirinden güzel ilahi ve ezgiler seslendirerek salonu dolduran vatandaşlara duygu dolu anlar yaşattı. Sanatçının performansı katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Gecenin sonunda Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın sanatçı Fadıl Aydın’a çiçek ve hediye takdiminde bulunurken programa Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ile çok sayıda katılım sağlandı. Gecenin sonunda bir konuşma yapan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Sanatın Allah’ın razı olduğu ortamlarda da yapılacağını bize gösteren Fadıl Aydın gibi tüm kardeşlerimden Allah razı olsun. Rabbim sayılarını artırsın. En güzel ilahileri, en güzel ezgileri söylesinler. Ümmetin çocukları, yavrularımız, anneleri ve babaları onlara eşlik etsin. Bu mutluluk, bu huzur, bu güzellik inşallah dünyayı aydınlatsın, bütün mazlumlara umut olsun." dedi. Konuşmasında İslam coğrafyasına da değinen Aşgın, "Tüm mazlum coğrafyaların güldüğü; Gazze’de, Filistin’de, Doğu Türkistan’da böyle gecelerin düzenlendiği günleri Rabbim bizlere göstersin" diye konuştu.
Manisa MCBÜ’de geleneksel bayramlaşma töreni gerçekleştirildi Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğü tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Bayramlaşma Töreni, bu yıl da Ramazan Bayramı vesilesiyle farklı yerleşkelerde gerçekleştirildi. Törenler; Şehzadeler Yerleşkesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi fuaye alanı, Uncubozköy Sağlık Yerleşkesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimlik katı ile Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi Dumanlıdağ Restoran’da yapıldı. Törenlere Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Çetin, Prof. Dr. Kadir Ay ve Prof. Dr. Oktay Üçer, dekanlar, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleri ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, her bir yerleşkede gerçekleştirdiği konuşmasında Ramazan-ı Şerif ayına ulaşmanın huzur ve mutluluğunu dile getirerek, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın; kalplerimize huzur, gönüllerimize sükûnet, hayatımıza bereket ve selamet getirmesini temenni ediyorum. Aynı zamanda, başta mazlum coğrafyalar olmak üzere tüm İslam âleminde yaşanan sıkıntıların sona ermesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. Rektör Kibar, Ramazan ayının yardımlaşma, dayanışma ve manevi duyguların en yoğun şekilde yaşandığı, kültürümüzde ve inancımızda müstesna bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, bu kıymetli günlerin birlik ve beraberliği daha da güçlendirmesini temenni etti. Konuşmasının sonunda ise, "Rabbim bizleri sevdiklerimizle birlikte sağlık, huzur ve afiyet içinde Ramazan Bayramı’na da eriştirsin. Bu vesileyle Ramazan Bayramı’nın sizlere, kıymetli ailelerinize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini temenni ediyor, bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Katılımınız için her birinize teşekkür ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum" dedi. Programlar, bayramlaşmanın ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafları ile sona erdi.