SAĞLIK - 30 Aralık 2024 Pazartesi 09:51

Sağlıkçılara göre maske kullanımı tükenmişlik sebebi

A
A
A
Sağlıkçılara göre maske kullanımı tükenmişlik sebebi

Erzurum’da iki akademisyen tarafından Covid-19 döneminde maske kullanımı ile ilgili yapılan araştırmada ilginç sonuçlara ulaşıldı.


Mehtap Tan ve Yasemin Çıracı Yaşar Covid-19 sürecinde, uzun süre maske kullanımının sağlık çalışanları üzerindeki fizyopsikolojik etkilerini araştıran bir çalışma yaptı. Araştırmada maske kullanımının, COVID-19 salgını başlangıcından itibaren sağlık çalışanları için en önemli koruyucu ekipmanlardan birisi olduğu ancak uzun süre maske kullanımı fizyopsikolojik sorunlara neden olabileceği ifade edilerek, “Bu çalışmanın amacı, sağlık çalışanlarının uzun süreli maske kullanımına ilişkin yaşadıkları psikofizyolojik sorunları ortaya koymaktır. Kesitsel tanımlayıcı tipte olan bu çalışma, Aralık 2021- Şubat 2022 tarihleri arasında Erzurum’da hastanede çalışan 552 sağlık çalışanı ile yapılmıştır. Ölçüm aracı olarak sosyo-demografik özellikler, maske kullanımına yönelik tutumlar ve psikofizyolojik özelliklerin değerlendirildiği bir anket kullanılmıştır. Katılımcıların % 53,4’ü, burun tıkanıklığı ve ağız kokusu, %50’si yüzde tahriş ve %34,7’si görme sorunu yaşadığını bildirmiştir. Katılımcıların %47,6’sı maske kullanımına ilişkin olumsuz düşüncelere sahip olduğunu ve tükenmişlik yaşadığını belirtmiştir” denildi.


Katılımcılar maske kullanımının sağlık çalışanları arasında kimlik güvenliği açısından endişe oluşturduğunu belirtti. Araştırmada uzun süreli maske kullanımının sağlık çalışanlarında önemli psikofizyolojik sorunlara yol açtığı vurgulanarak, şöyle denildi, “Bu nedenle hastane ve devlet yöneticileri çalışmadaki bilgileri referans alarak gerekli adımları atabilirler ve bu sonuçlar diğer çalışmalara örnek olacaktır.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.