GÜNDEM - 19 Nisan 2026 Pazar 09:04

Sönmez: "Çocuklar en çok gördüklerini benimser"

A
A
A
Sönmez: "Çocuklar en çok gördüklerini benimser"

Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, bir insanı gerçekten "insan" yapan sadece bedeni ve zihni olmadığını ifade ederek "Aynı zamanda kalbidir. Bu nedenle çocuklarımızın manevi dünyalarını da ihmal etmemeliyiz. Dini ve ahlaki değerlerle beslenen bir yürek, merhameti bir yaşam biçimine sokar" dedi.


Geleceğin ufkunda parlayan en kıymetli yıldızlar olan çocukların ve kıymetli gençlerin, büyüklere emanet edilmiş en değerli hazineler olduğunu söyleyen Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, "Onların bedenen güçlü, zihnen berrak, ruhen dengeli ve ahlaken sağlam bireyler olarak yetişmesi, sadece ailelerin değil, bir milletin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Bu yüzden atılacak her adım, söylenecek her söz ve verilecek her yönlendirme, büyük bir hassasiyet ve bilinçle şekillenmelidir. Günümüz dünyasında teknolojinin baş döndürücü gelişimiyle birlikte, çocuklarımızın hayatı ekranların soğuk ışığı altında şekillenmeye başlamıştır. Sanal dünyanın cazibesi, onları gerçek hayattan uzaklaştırırken; hareketsizlik, yalnızlık ve kötü içerikler, gelişimlerini tehdit eden unsurlar haline gelmiştir. İşte tam bu noktada spor, adeta bir kurtarıcı gibi devreye girer. Spor; sadece kasları güçlendiren bir faaliyet değil, aynı zamanda karakteri yoğuran, iradeyi keskinleştiren ve ruhu arındıran bir yaşam biçimidir" dedi.


"Çocuklarımızın manevi dünyalarını da ihmal etmemeliyiz"


Sporla tanışan bir çocuğun, hayatın ritmini öğrendiğini söyleyen Sönmez, "Disiplinin ne demek olduğunu kavrar, sabrın gücünü hisseder ve emeğin kıymetini idrak eder. Ter döken her genç, aslında hayata karşı daha dirençli hale gelir. Sahada kazanmayı öğrendiği kadar kaybetmeyi de öğrenir, düştüğünde yeniden ayağa kalkmanın, mücadeleden vazgeçmemenin anlamını keşfeder. Takım ruhuyla büyüyen gençler paylaşmayı, dayanışmayı ve birlikte başarmanın huzurunu yaşarken; bireysel çabalarda ise kendi sınırlarını aşmanın gururunu tadarlar. Bununla birlikte, fiziksel gelişimin yanında zihinsel ve ruhsal derinlik de ihmal edilmemelidir. Sporla güçlenen beden, doğru düşünceyle birleştiğinde ortaya dengeli ve bilinçli bireyler çıkar. Enerjisini doğru yönlendiren gençler; daha olumlu düşünen, daha sağduyulu kararlar alan ve hayatın karmaşası içinde yolunu kaybetmeyen bireyler haline gelir. Ancak bir insanı gerçekten "insan" yapan sadece bedeni ve zihni değil, aynı zamanda kalbidir. Bu nedenle çocuklarımızın manevi dünyalarını da ihmal etmemeliyiz. Dini ve ahlaki değerlerle beslenen bir yürek, merhameti bir yaşam biçimi haline sokar. Saygı, sevgi ve hoşgörü, bu kalpte kök salar. Böyle yetişen bir genç, sadece kendine değil, topluma da ışık olur. İyiliği çoğaltır, kötülüğe karşı durur ve insan olmanın en güzel örneğini sergiler" şeklinde konuştu.


"Kitap okuyan bir ebeveyn, okumayı öğütlemek zorunda kalmaz"


Ailelerin bu yolculuğun en güçlü rehberleri olduğunu ve çocuklara verebilecek en büyük dersin, sözlerden çok davranışlar olduğunu vurgulayan Dünya Gençlik ve Spor Konfederasyonu Erzurum İl Başkanı Gürkan Sönmez, "Kitap okuyan bir ebeveyn, okumayı öğütlemek zorunda kalmaz; spor yapan bir anne ,baba, çocuğunu spora teşvik etmek için çaba sarf etmez. Çünkü çocuklar, en çok gördüklerini benimserler. Bu yüzden onlara sadece nasihat vermek değil, örnek olmak en etkili yoldur. Kitaplar ise bu sürecin en sessiz ama en derin öğretmenleridir. Her sayfa, yeni bir dünyanın kapısını aralar. Okuyan bir çocuk, sadece bilgi edinmez, düşünmeyi, sorgulamayı, hayal kurmayı ve empati yapmayı öğrenir. Kelimelerle büyüyen bir zihin, karanlıkta yolunu bulabilecek bir ışığa sahip olur. Kitapla kurulan bağ, bir ömür boyu sürecek bir dostluğun başlangıcıdır. Unutulmamalıdır ki, sporla güçlenen beden, kitapla zenginleşen zihin ve manevi değerlerle beslenen bir kalp, gerçek anlamda "tam" bir insanı ortaya çıkarır. İşte bizler, böyle bir nesil yetiştirmekle sorumluyuz. Sağlam karakterli, bilinçli, üretken ve vicdan sahibi bir gençlik, güçlü yarınların en büyük teminatıdır. Geliniz; çocuklarımızı sporun aydınlık dünyasıyla buluşturalım, onları zararlı alışkanlıklardan koruyalım, kitapların büyülü dünyasına davet edelim ve manevi değerlerle kök salmalarını sağlayalım. Çünkü geleceği inşa etmek, bugünün çocuklarına yapılan en büyük yatırımdır" dedi.




Sönmez: "Çocuklar en çok gördüklerini benimser"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Yolu kısaltmak isterken apartman boşluğuna düşerek hayatını kaybetti Antalya’nın Serik ilçesinde düğün sonrası misafir olarak bir aile dostunun yakındaki evine gitmeye çalışan eski muhtar Adem Duraman, apartman bahçesinde yolu kısaltmak isterken otopark boşluğuna düşerek yaşamını yitirdi. Olay anı güvenlik kamerasına yansıdı. Üzücü olay, Serik ilçesi Orta Mahalle’de akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre eski muhtar Adem Duraman, katıldığı bir düğünün ardından misafir olarak bulunduğu adrese dönmek üzere yola çıktı. Eşi tarafından otomobille düğün salonuna bırakılan Duraman’dan bir süre haber alınamaması üzerine yakınları endişelendi. Telefonla da ulaşamayan aile fertleri durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, çevrede geniş çaplı arama çalışması başlattı. Yaklaşık 2 saat süren aramalar sonucunda Adem Duraman, apartman bahçesindeki otopark giriş boşluğunda hareketsiz halde bulundu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Duraman’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Duraman’ın, kestirme yol kullanmak isterken apartman duvarından atladığı ve dengesini kaybederek boşluğa düştüğü tespit edildi. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Duraman’ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "Düştükten sonra yaklaşık 2 saat sonra bulundu" Mahalle sakinlerinden Süleyman Savaş Aydirek ise olayın 21.52 sıralarında meydana geldiğini belirterek, "Otoparktaki aracına gitmek için bahçe duvarından atlamış. Düştükten sonra yaklaşık 2 saat sonra bulundu" dedi.
İzmir Karşıyaka Basketbol’dan 2 maçlık galibiyet serisi Karşıyaka Basketbol, deplasmanda Bahçeşehir Koleji’ni mağlup ederek bu sezon ilk kez üst üste iki galibiyet elde etti. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka, 27. hafta karşılaşmasında deplasmanda Bahçeşehir Koleji ile karşı karşıya geldi. İzmir temsilcisi, zorlu mücadeleden 88-74’lük galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu sonuçla ligdeki galibiyet sayısını 7’ye çıkaran Kaf-Kaf, kümede kalma yolunda önemli bir adım attı. Geçtiğimiz hafta Büyükçekmece Basketbol’u mağlup eden yeşil-kırmızılı ekip, Bahçeşehir Koleji karşısında da kazanarak bu sezon ilk kez üst üste iki galibiyet elde etti. Ahmet Kandemir: "Erokspor’u salonun dolması halinde yeneceğimize inanıyorum" Karşıyaka Başantrenörü Ahmet Kandemir, hem Bahçeşehir Koleji karşılaşmasını değerlendirdi hem de gelecek hafta oynanacak Erokspor maçıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bahanelere sığınmadan maçlara çıktıklarını vurgulayan Kandemir, "Maç öncesinde de söylediğim gibi rakip seçme, nerede oynuyoruz gibi şeyleri bir kenara bırakıp kazanmamız gereken bir maça çıktık. Bahçeşehir Koleji hücum gücü yüksek ve fiziksel olarak çok güçlü bir takım. Zorlanacağımızı biliyorduk. Maçın büyük bölümünü kontrol ettik ancak zaman zaman gevşediğimiz anlarda rakibin bize yaklaşmasına izin verdik" diye konuştu. Matematiksel olarak ligde kalma şanslarının devam ettiğini belirten Kandemir, "Oyuncularımı bu zorlu deplasmanda aldıkları galibiyet için tebrik ediyorum. Biz bu yola çıktığımızda sadece kazanmak bizim için yeterli değildi. Şu an ise matematiksel olarak kalan üç maçı da kazandığımız takdirde ligde kalmayı başaracağız. Bu takım bunu yapabilecek kapasiteye sahip ancak aynı ciddiyetle devam etmemiz gerekiyor. Geçen hafta Karşıyaka taraftarı bize inanılmaz bir destek ve direnç verdi. Önümüzdeki hafta ise Erokspor maçında salonun tamamen dolu olması halinde, o maçı da kazanacağımıza inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Adana Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Sarıgeçili’den "Dijital terör" vurgusu Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, "Çocuklarımız sanal dünyaya sızmış ’dijital terör’ tarafından öğretmenlerine, arkadaşlarına ve eğitim kurumlarına yönelen bir saldırgana dönüştürülmektedir. Eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan kirli oyunların farkındayız. Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız" dedi. Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili gıyabi cenaze namazı öncesinde yaptığı açıklamada öğrencileri, eğitimcileri ve eğitim kurumlarını hedef alan saldırıları kınadıklarını söyledi. Yüreklerine kor ateş düştüğünü belirten Sarıgeçili, tehlikenin boyutlarına dikkat çekti. Başkan Sarıgeçili, "İnsanlığa, milletine, ailesine faydalı olsun diye gece gündüz demeden çalışıp emek harcadığımız çocuklarımız; sanal dünyaya sızmış ’dijital terör’ tarafından öğretmenlerine, arkadaşlarına ve eğitim kurumlarına yönelen bir saldırgana dönüştürülmektedir. Eğitim çalışanları olarak dijital dünyada çocuklarımızı hedef alan kirli oyunların farkındayız. Dijital terörün karşısında çocuklarımızı yalnız bırakmayacağız" ifadelerini kullandı. Yaşanan şiddet sarmalının sıradan bir asayiş olayı değil, bir "milli güvenlik meselesi" olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen Sarıgeçili, nesillerin geleceği için milli bir seferberlik çağrısında bulundu. Kurumların fiziki ve dijital güvenlik açıklarının acı bir şekilde yüzlerine çarptığını ifade eden a Sarıgeçili, acil olarak atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı: "Başta ilgili kamu kurumları olmak üzere eğitimin tüm paydaşlarının katılımıyla çocuklarımıza, gençlerimize, ailelerimize ve kurumlarımıza yönelik saldırılara karşı kapsamlı bir acil eylem planı hazırlanarak ivedilikle hayata geçirilmelidir. Sanal ortamın çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan tehdit ve tehlikelerine karşı TBMM’de görüşülen düzenlemeler tekrar gözden geçirilmeli, bir an önce yasaya dönüştürülmelidir. Hiyerarşik ve ötekileştirici yapılar üreten, ’oyun’ adı altındaki sinsi dijital platformlarla etkin mücadele yürütülmeli; ’Çocuklar İçin Uygundur’ sertifikası bulunmayan oyunların satışı ve erişimi engellenmelidir. Gençlerimizi sanal dünyanın ahlaki erozyonundan ve şiddet kültüründen korumak için en sağlam sığınağımız olan milli ve manevi değerlerimizin korunmasına ve yaşatılmasına yönelik somut adımlar atılmalı, bu şuur eğitim sistemimizin ana omurgası hâline getirilmelidir. Okul polisi uygulaması zorunlu hale getirilmeli, öğrenci disiplin yönetmeliği değişen şartlara göre yeniden düzenlenmelidir. Her okula rehber öğretmen normu verilmeli, mevcut normlar artırılmalı ve ilgili kurumların çocuklara yönelik suçlar konusunda ihtisaslaşması sağlanmalıdır." Yetkililere, kurumlara ve ailelere sorumluluk alma çağrısı yapan Sarıgeçili, "Eğitim-Bir-Sen olarak, yaşadığımız bu feci hadiseleri milletimiz için beka sorunu olarak görüyoruz. Milletimizin bekası, gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının can güvenliği bütün mülahazaların üzerindedir" diye konuştu. Açıklamanın ardından saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı.