GÜNDEM - 03 Aralık 2024 Salı 10:22

Tanfer: “En büyük engel sevgisizliktir”

A
A
A
Tanfer: “En büyük engel sevgisizliktir”

Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle yayınladığı mesajda, engelli bireylerin yaşam konforunu yükseltecek her türlü faaliyetin toplum bilincine katkı sunacaklarını vurguladı.


Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi: “Birleşmiş Milletler tarafından ‘Dünya Engelliler Günü’ olarak ilan edilen 3 Aralık, engelli bireylerin toplumsal yaşamdaki eşitlik mücadelesine dikkat çekilen ve onların haklarını daha güçlü bir şekilde savundukları anlamlı bir gündür. Toplumumuzun ayrılmaz bir parçası olan engelli bireylerin yaşam şartlarını iyileştirmek, sorunlarına kalıcı çözümler üretmek ve fırsat eşitliği sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Sadece 3 Aralık’ta değil her zaman engelli bireylerin hep yanı başında olacağız. Dayanışma ve sevgiyle tüm engelleri aşabileceğimize inanıyoruz.”


“Dayanışma ve sevgiyle tüm engelleri aşılır”


Ayrıcalıklı vatandaşların toplumsal yaşamda karşılaştıkları zorlukların daha fazla konuşulması, farkındalık oluşturması ve onların haklarına sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Tanfer; Toplumumuzun ayrılmaz bir parçası olan engelli bireylerin yaşam şartlarını iyileştirmek, sorunlarına kalıcı çözümler üretmek ve fırsat eşitliği sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler, dayanışma ve sevgiyle tüm engelleri aşabileceğimize inanıyoruz. Bu anlayışla, her bir vatandaşımız için erişilebilir , engelsiz ve mutlu bir şehir hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Birlikte daha güçlü, daha güzel bir geleceğe hep birlikte, daha adil, daha kapsayıcı ve daha anlayışlı bir toplum için el birliğiyle hareket etmeye devam edeceğiz. Fiziksel ve zihinsel engelleri kalplerimizde yok ederek gerçek bir toplumsal değişim oluşturabiliriz. Engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmak her şeyden önce bir insanlık görevidir. Toplumun içerisinde, özel ve değerli bireyler oldukları bilinciyle, hayatın içerisinde engellerin kaldırılarak, toplumsal yaşama katılımlarının hayatımızı daha da güzelleştireceğine inanıyoruz. Engelli vatandaşlarımız azimleriyle toplumun diğer kesimleri gibi birçok şeyi başarabilirler, geleceğe umutla ve sevgiyle bakabilmeleri son derece önemlidir. En büyük engel sevgisizliktir. Erzurum Kent Konseyi olarak, hep birlikte eşit, erişilebilir ve engelsiz bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz. Engelli kardeşlerimizin sorunlarını bilmek, mücadelelerine her zaman destek vermek çok önemli. Engelli bireylerimizin sosyal, ekonomik, politik ve kültürel hayata her anlamda sorunsuzca katılımının sağlanmasını temenni ediyor, Kent Konseyi olarak 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü anlamlı kılan tüm bireylerimize aileleri ile birlikte sağlıklı huzurlu ömürler diliyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Kışın herkes üşürken onlar 400 derece fırının karşısında ısınıyor Eskişehir’de 400 derece sıcaklıktaki fırının karşısında mesai yapan pideci esnafı yaz mevsiminde zorluk yaşarken, herkesin üşüdüğü kış mevsiminde ateş başında ısınıp kısa kollu ile çalışıyor. Yurt genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de kış mevsimi etkisini sürdürüyor. Zaman zaman eksi derecelere kadar düşen sıcaklıklar vatandaşa zorluk oluştururken, yaklaşık 400 derece sıcaklıktaki fırının başında çalışan pideci Mustafa Çubuk’un mesleği ise kış mevsiminde daha kolay hale geliyor. En soğuk havalarda bile fırının başında kısa kollu ile çalışan Çubuk, müşterilerini de kovalara doldurduğu közlerle ısıtıyor. Çubuk’un nostaljik bir hava oluşturan bu yöntemi vatandaşlardan olumlu geri dönüşler alıyor. "Yazın fırının karşısında hiç bizim hatırımızı soran olmuyor" Yaklaşık 50 yıldır pidecilik yaparak geçimini sağlayan Mustafa Çubuk, "Kış geldiğinde üşümemek yönünden benim işim biraz kolaylaşıyor. Yazın fırının karşısında hiç bizim hatırımızı soran olmuyor. Yaklaşık 400 derece sıcaklığın karşısında çalışıyoruz. Kışın benim açımdan iyi oluyor ancak dışarıda çalışanların Allah yardımcısı olsun. Dükkan ısınsın diye ekstra odun yakıyoruz, salona köz çekiyoruz. Fırındaki közlerle salonu ısıtmamız nostaljik oluyor. Bu görenlerin çok hoşuna gidiyor, eskileri hatırlıyorlar. İstediğimiz zaman ateşi dolduruyoruz, salon hamam gibi oluyor" dedi.