SPOR - 24 Aralık 2024 Salı 10:23

Uçan Türk Fatih Arda İpcioğlu: “Hedeflerimiz büyük, yolculuk henüz bitmedi”

A
A
A
Uçan Türk Fatih Arda İpcioğlu: “Hedeflerimiz büyük, yolculuk henüz bitmedi”

’Uçan Türk’ lakaplı milli kayakla atlamacı Fatih Arda İpcioğlu, hedefinin 2026 Kış Olimpiyatları’nda en iyi dereceyi almak olduğunu vurgulayarak, “Hedeflerimiz büyük, yolculuk henüz bitmedi” dedi.


Milli kayakla atlamacı Fatih Arda İpcioğlu, Kayakla Atlama Dünya Kupası finalinde 134.5 metre atlayıp, 250 puan toplayarak 20. sırada yer aldı. İpcioğlu, “Almanya’da kayakla atlama dünya kupası yarışmalarında elde ettiğim sonuçlar beni hem çok mutlu etti hem de gururlandırdı. 4 Tepe Turnuvası’nda kaldığımız yerden devam edeceğiz. Başarılı olmak ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.



“Tarihin en iyi derecesini elde etti”


Fatih Arda İpcioğlu, Türkiye Kayakla Atlama Dünya Kupası yarışmalarında tarihin en iyi derecesini elde etti. Almanya’nın Tıtısee-neustant atlama kulesinde organize edilen dünya kupasında Fatih Arda İpcioğlu, elemede 120 metre atlayarak üst tura yükseldi. Başarılı bir sezon geçiren sporcu, 132 metre atlayış sonucu 124.9 puan ile adını finale yazdırdı. 30 sporcunun katıldığı final müsabakasında da 134.5 metre atlayarak 250 puan toplayarak 20. sırada yer alan milli sporcu Fatih Arda İpcioğlu, Türkiye Kayakla Atlama Dünya Kupası yarışmalarında tarihin en iyi derecesini elde etti.


Fatih Arda, bu sonuçla 2026 Kış Olimpiyat Oyunları için önemli bir adım da atmış oldu.



“Olimpiyatlara hazır gireceğiz”


Şu anda dünya kupası yarışmalarında mücadele ettiklerini aktaran Fatih Arda İpcioğlu, “Kayakla atlamadaki uluslararası en üst seviye yarışmalar. Bu yarışmalara da katılabilmek için önceki yarışmalardan ilk sıralar girmek ve puan alıp, dünya kupası yarışmalarına katılmaya hak kazanıyoruz. Biz bunu zaten gerçekleştirdik yıllar önce. Onda bir sıkıntımız yok. Bu sezon da olimpiyat elemelerinin başladığı, 2026’da İtalya’da yapılacak olimpiyatlara şu anda puan topluyoruz. İki defa olimpiyatlara gitmiş biri olarak, artık bu olimpiyatlara kota alma yolundaki bütün zorlukları gördük, özellikle ilk olimpiyatlarda, 2018’de. Şimdi daha emin adımlarla ülkemizi olimpiyatlarda temsil etmeye çalışıyoruz. Sezon başında da birkaç tabii ki malzeme deneme sürecim oldu benim. Orada biraz bir aksaklık yaşadım antrenmanlarda. Ama daha sonra bir eski malzememe geçtiğimde daha iyiye gitti antrenmanlarım. Almanya’da yapılan dünya kupası puanında da şu anda hem kariyerim hem de Türkiye adına alınmış en iyi dereceyle dünya kupası yarışmasında yine iki defa puan aldım. Şu anda sezonun daha başındayız. Bizim sezonumuz kayakla atlama dünya kupası sezonu, Mart ayının sonuna kadar devam ediyor. Her hafta bir ülkede devam ediyor. Fakat biz antrenörümün de öngördüğü üzere bütün yarışmalara gitmeyeceğiz. 1, 2 veya 3 yarışma eksik gideceğiz. Bunu önceki yıllarda elde etmiş olduğumuz tecrübelerden dolayı böyle bir stratejik plan hazırladık” şeklinde konuştu.



“Erzurum’daki tesisleri faal hele getirmeliyiz”


Erzurum’daki rampaların şu anda faal halde olmadığını dile getiren milli sporcu, “Yüzde 100 faal halde değil. Küçük antrenman rampalarımız tabii ki şu anda kullanılıyor. Altyapı sporcularımızın atlayabilmesi mümkün. Fakat olimpiyat rampaları 90 metre ve 120 metrelik rampalarımız şu anda faal değil. Bununla ilgili de gerekli çalışma yaptık. Ben de aynı zamanda bakanlıkta görevliyim. Burada bütün amir ve makamlarımızla bilgileri paylaşıyoruz. Yurt dışıyla ortak çalışıyoruz. Şu anda son süreçteyiz, rampaların restore edilme konusunda. Bazı aksaklıklar yapılmış. Ama bildiğiniz üzere bu rampalar Türkiye’de tek ve bunu daha önce yapan bir firma Türkiye’de yok. Şimdiki süreçte tamamen yurt dışından aldığımız projeyle ilerliyoruz. Hatta bakanlığımız da bütçeyi onaylamada çok istekli ve bu rampaları yüzde yüz çalışır hale getirmemiz lazım. Şu anda da Uluslararası Kayak Federasyonu Erzurum’daki rampaların tamamlandıktan sonra Erzurum’a dünya kupası derecesinde yarışmaları vermeye hazır. Bu da hem şehrimizin hem ülkemizin kış sporlarında tanıtımı demek. Çünkü dünya kupası yarışmaları özellikle kayakla atlama en çok izlenen yarışma türüdür. O yarışma disiplinidir dünya çapında. Milyonlarca kişiye ulaşıyor. Benim de mesela sosyal medyada paylaştığım videolarda çok büyük etkisi var. Formula 1 yarışmaları gibidir. Bir defa biz dünya kupası organizasyonunu iyi bir şekilde yapıp, iyi bir şekilde ülkemizi tanıtırsak bu artık her yıl Erzurum’da dünya kupası yarışmaları olacağı anlamına gelir. Eskiden sporcumuz yoktu. Dünya Kupası bazı yarışmaları biraz çekimser davranıyordu. Fakat şu anda birçok ülkede mesela Amerika’da bile bu sezon yarışma var ama herhangi bir sporcusu çok iyi derecede olmayabilir. Fakat bu yarışmanın özellikle medya tarafındaki ülke tanıtımında çok büyük bir rolü var” cümlelerine yer verdi.



“Alt yapıya sağlam bir sistem bırakmalıyız”


Ellerinde geldiğince Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ettiklerini anlatan Fatih Arda İpcioğlu, şöyle devam etti:


“Bunu bu seviyeye getirmek de zor. Önümüzdeki hafta 4 Tepe turnuvalarına gideceğiz. 4 Tepe turnuvaları da önceden de çok iyi başarılar elde ettik. Hedefimiz mart ayının sonuna kadar bütün dünya kupası yarışmalarına katılıp, daha da çok dünya kupası puanı alarak bir dahaki yıla kalmadan ülkemize olimpiyat kotasını almak. Bu sporun önü çok açık. Ama dediğim gibi tabii ki altyapıya, bizden sonraki nesillere daha sağlam bir sistem oluşturup onların bayrağımızı daha ileriye taşımalarını bırakmak lazım.”



Uçan Türk Fatih Arda İpcioğlu: “Hedeflerimiz büyük, yolculuk henüz bitmedi”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan, Avusturya’yı ziyaret edecek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan tarihleri arasında Avusturya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29-30 Nisan tarihleri arasında Avusturya’ya gerçekleştireceği ziyarette Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile görüşecek. Bakan Fidan’ın ziyaret kapsamında, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker tarafından kabul edilmesi, Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu’yla bir görüşme gerçekleştirmesi, Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenecek konferansta hitapta bulunması ve Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelmesi öngörülüyor. Fidan’ın ziyaret kapsamında Avusturyalı yetkililerle gerçekleştireceği görüşmelerde; Türkiye ile Avusturya arasındaki ikili ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari, askeri, kültürel ve beşeri boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alması ve mevcut iş birliği alanlarının daha da derinleştirilmesine yönelik imkanları değerlendirmesi öğrenilirken, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin çeşitlendirilmesi, ticaret hacminin artırılması ile karşılıklı yatırımların teşvik edilmesine yönelik mevcut potansiyele ve fırsatlara dikkat çekmesi ve Avusturya’yla enerji, dijitalleşme, bağlantısallık ve savunma sanayii başta olmak üzere, stratejik nitelik taşıyan alanlarda iş birliği potansiyelinin altını çizmesi ve bunu geliştirmeye yönelik imkanları kapsamlı şekilde ele alması planlanıyor. Türkiye’nin, Avusturya’daki Türk toplumunun huzur, refah ve toplumsal uyumuna verdiği önemi vurgulaması ve bu bağlamda Türk toplumunun hak ve menfaatlerinin korunmasının öncelikli bir husus olduğunun altını çizmesi beklenen Fidan’ın, öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyon doğrultusunda, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik perspektifini koruduğunu ifade etmesi, Türkiye-AB ilişkilerine stratejik bir vizyonla yaklaşılması, ilişkilerin dar siyasi hesaplara alet edilmemesinin tüm tarafların çıkarına olduğunu vurgulaması ve Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut tıkanıklıkların aşılması için daha kapsamlı ve kurumsal bir iş birliği yaklaşımına ihtiyaç olduğunu dile bekleniyor. Ayrıca Bakan Fidan’ın, Türkiye’nin, Rusya-Ukrayna savaşında tarafların tekrar müzakere masasına oturmasına ve savaşın adil ve sürdürülebilir bir barışla sona erdirilmesine yönelik çabaları desteklemeyi sürdüreceğini belirtmesi, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın kalıcı şekilde sona erdirilmesi amacıyla ortaya konulan çabalara Türkiye’nin destek vermeyi sürdüreceğini ifade etmesinin yanı sıra Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin bir an önce sağlanması ve anılan Boğaz’da savaş öncesi statükoya dönülmesine yönelik küresel ihtiyacın altını çizmesi hedefleniyor. Öte yandan, İsrail’in Gazze’de ateşkes ihlallerini ve barış planını akamete uğratmaya yönelik adımlarını sürdürdüğüne dikkat çekeceğini vurgulayan Fidan’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik ettiğine ve işgalini sistematik biçimde genişlettiğine işaret etmesi, İsrail’in işgal ve yıkım politikalarının tüm bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiğini vurgulaması öngörülüyor. Türkiye-Avusturya ilişkileri Türkiye ve Avusturya arasındaki çok yönlü ve tarihi ilişkiler olumlu mecrada ilerliyor. İki ülkenin üst düzeyli yetkilileri arasında özellikle uluslararası konferanslar ve toplantılar marjında son dönemde görüşmeler gerçekleşti. Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Meinl-Reisinger son olarak 17 Nisan tarihinde düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’na katılmış ve Bakan Fidan’la bir araya gelmişti. Avusturya’yla ikili ticaret hacmi 2025 yılında 4,3 milyar doları aştı ve bunun kısa vadede 5 milyar dolara ulaşması hedefleniyor. Avusturya’nın Türkiye’ye doğrudan yatırımları 2005-2025 döneminde 11,2 milyar doları aşarken, aynı dönemde Türkiye’nin Avusturya’daki yatırımları 887 milyon dolar olarak gerçekleşti. İki ülkenin ortak zenginliği olarak görülen, Avusturya’da yaşayan yaklaşık 350 bin nüfuslu Türk toplumu, Türkiye- Avusturya ilişkilerinde önemli bir beşeri bağ oluşturuyor. 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Avusturyalı turist sayısı 563 bini aştı. İkili ilişkileri ilgilendiren konuların yanı sıra, Avrupa güvenliği dahil güncel bölgesel ve küresel meseleler bağlamında da iki ülke arasında yakın eşgüdüm ve iş birliği bulunuyor.
Bursa Bursa’da 7 yıl önce kaybettiği oğluna nihayet kavuştu Bursa’da 2019 yılından bu yana kayıp olarak aranan ve kurulan özel ekibin gerçekleştirdiği operasyonla geçtiğimiz ay bulunan 8 yaşındaki N.S.’nin, biyolojik annesinin DNA testiyle yabancı uyruklu Rebecca S. olduğunun belirlenmesinin ardından görülen mahkemede, çocuğun annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verildi. Olay, 2019 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana geldi. Eşinin ailesinin yanına gelen Rebecca S. iddiaya göre bir süre sonra Almanya’ya dönmesi yönünde baskı gördü. Bu süreçten sonra 1 yaşındaki N.S.’nin kaybolduğu ihbarı yapıldı. Ancak uzun süre yürütülen arama çalışmalarına rağmen herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz şubat ayında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Gasp, Cinayet ve Kayıp Şahıslar Bürosu’nca özel bir ekip kuruldu. Yapılan titiz çalışmalar sonucunda ekip, 10 Mart’ta küçük çocuğu R.M. isimli şahsa ait evde buldu. Sağlık kontrollerinin ardından çocuk devlet korumasına alındı. Soruşturma kapsamında çocuğun babaannesi H.S. ile çocuğun bulunduğu evin sahibi R.M., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çocuğun babası Umut K.’nin ise yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Almanya’dan Türkiye’ye gelen yabancı uyruklu Rebecca S. ile devlet koruması altına alınan N.S.’den alınan örnekler, Bursa Adli Tıp Kurumu’nda karşılaştırıldı. Hazırlanan raporda, Rebecca S.’nin çocuğun biyolojik annesi olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu belirtildi. Mustafakemalpaşa Aile Mahkemesi’ndeki duruşmaya davacı Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığını temsilen cumhuriyet savcısı ve davalı avukatı katıldı. Cumhuriyet savcısı, çocuk N.S.’nin mutat meskeni olan Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ilişkin taleplerinin kabulünü isterken, avukatların taleplerini dinleyen hakim, Almanya doğumlu N.S.’nin, mutat meskenin bulunduğu Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ve annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verdi.
Denizli Denizli Büyükşehirden "Sanat Güneşi" için vefa gecesi Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz ismi Zeki Müren’i, vefatının 30. yıl dönümünde düzenlenen muhteşem bir konserle andı. Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, usta sanatçının dillerden düşmeyen eserlerini seslendirerek Denizlililere nostalji dolu bir gece yaşattı. "Sanat Şehri Denizli" vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin sanat güneşi Zeki Müren’i unutmadı. Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda düzenlenen anma konserine, Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, çok sayıda davetli ve sanatsever katıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Klasik Türk Müziği Korosu Ses Sanatçısı, Şef Ahmet Nuri Çağdaş yönetimindeki Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Korosu, hazırladıkları özel repertuvarla dinleyicileri geçmişe götürdü. Seyirciden tam not Konser, usta sanatçının müzikal yolculuğunu yansıtan iki farklı konseptle sunuldu. Birinci bölümde, Zeki Müren’in eşsiz yorumuyla hafızalara kazınan ve Türk toplumunun ilk kez onun sesinden duyup bağrına bastığı klasik eserlere yer verildi. İkinci bölümde ise sanatçının sadece yorumcu değil, aynı zamanda usta bir besteci kimliğini ön plana çıkaran kendi besteleri icra edildi. Gecenin sonunda, koronun sergilediği performans ve Şef Ahmet Nuri Çağdaş’ın yönetimi sanatseverler tarafından ayakta alkışlandı. Vefatının 30. yılında eserleriyle yeniden hayat bulan Müren’in hatırası, salonu dolduranlarla birlikte yad edildi. Marım: "Sanatçılarımızı yaşatmak görevimizdir" Kentin kültürel mirasına değer katan bu etkinliklerle sanatın ve sanatçının yanında olmaya devam edeceklerini belirten Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, "Türk müziğinin mihenk taşlarından biri olan Zeki Müren’i, vefatının 30. yılında böylesine anlamlı bir organizasyonla anmaktan büyük onur duyuyoruz. Denizli, her zaman sanatın ve sanatçının kenti olmuştur. Kültürel değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak ve usta isimlerimizi yaşatmak en öncelikli görevlerimiz arasındadır. Bu eşsiz geceyi bizlere yaşatan şefimize ve koromuza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.