GÜNDEM - 14 Mayıs 2026 Perşembe 16:44

Üreten eller bilimle buluştu

A
A
A
Üreten eller bilimle buluştu

Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Tarım ve Hayvancılıkta Dijitalleşme" programı, bilim ile üreticiyi aynı sahada buluşturdu.


Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi iş birliğinde; "Üreten Eller İçin Bilim Sahada" temasıyla düzenlenen "Tarım ve Hayvancılıkta Dijitalleşme" programı, 14 Mayıs Çiftçiler Günü dolayısıyla Kırmızıtaş Köyünde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Akademisyenleri, çiftçileri, öğrencileri ve vatandaşları aynı platformda buluşturan etkinlikte; tarım ve hayvancılıkta dijital dönüşüm, yapay zekâ destekli uygulamalar, mobil veterinerlik hizmetleri ve kırsal kalkınmaya yönelik yenilikçi çalışmalar ele alındı.


Yükseköğretim Kurulu himayelerinde koordine edilen ve üniversitelerin Bilim İletişimi Ofisleri tarafından yürütülen "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında düzenlenen program; bilimsel bilginin doğrudan sahaya taşınması, çiftçinin güncel teknolojilerle buluşturulması ve üniversite-toplum iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir örnek oluşturdu.


Programa Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak başta olmak üzere çok sayıda akademisyen, öğrenci ve vatandaş katıldı.



Dijital Tarımın Geleceği Köy Meydanında Konuşuldu


Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen sunum ve saha uygulamalarında; sensör destekli hayvan takip sistemleri, akıllı sera uygulamaları, veri temelli üretim süreçleri, dijital hayvan sağlığı takibi ve yapay zekâ destekli tarımsal analizler üreticilerle paylaşıldı. Özellikle hayvan sağlığının anlık olarak takip edilmesine imkân sağlayan yerli rumen sensör bolusu teknolojisine ilişkin bilgiler, yöre çiftçilerinin yoğun ilgisini çekti.


Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yürütücülüğünde geliştirilen ve Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesinin de paydaşları arasında yer aldığı projede; hayvanların vücut sıcaklığı, hareketliliği, geviş getirme davranışları ve sağlık verilerinin anlık takip edilmesini sağlayacak sensör teknolojileri anlatıldı. Proje sayesinde olası hastalıkların erken teşhis edilmesi, verim kayıplarının azaltılması ve hayvancılıkta sürdürülebilir üretimin desteklenmesi hedefleniyor.


Köy halkına yönelik gerçekleştirilen bilgilendirme toplantılarında, dijital teknolojilerin yalnızca büyük işletmeler için değil; küçük ölçekli üreticiler için de önemli avantajlar sunduğu vurgulandı. Üreticilere, erken teşhis sistemlerinin ekonomik kayıpları azaltacağı, verimliliği artıracağı ve hayvan refahına önemli katkılar sağlayacağı aktarıldı.



"Bilimi Sahanın Gerçekliğiyle Buluşturuyoruz"


Programda değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda toplumun ihtiyaçlarına çözüm geliştiren yapılar olduğunu ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün burada yalnızca bir etkinlik gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda bilimi üreticimizle, teknolojiyi sahayla ve üniversiteyi toplumla buluşturuyoruz. Tarım ve hayvancılıkta dijitalleşme artık bir tercih değil, sürdürülebilir üretimin temel gerekliliklerinden biridir. Yapay zekâ destekli sistemler, sensör teknolojileri ve veri tabanlı üretim modelleri sayesinde üreticilerimizin daha verimli, daha kontrollü ve daha güçlü bir üretim süreci yürütmesi mümkün hale geliyor. Üniversite olarak hedefimiz; akademik bilgiyi laboratuvarlarda bırakmadan doğrudan vatandaşımızın hayatına dokunan bir değere dönüştürmektir."


Hacımüftüoğlu ayrıca, özellikle hayvan sağlığını anlık izlemeye yönelik geliştirilen yerli sensör teknolojilerinin Türkiye’nin tarım ve hayvancılık alanındaki dijital dönüşümüne önemli katkılar sunacağını belirterek, bu tür projelerin ülkenin yerli teknoloji kapasitesi açısından stratejik bir değer taşıdığını ifade etti.



"Üniversiteler Toplumsal Kalkınmanın En Güçlü Paydaşlarıdır"


Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ise yaptığı konuşmada üniversitelerin toplumsal gelişime doğrudan katkı sunan kurumlar olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Bilimsel çalışmaların gerçek değerini sahada görmek mümkündür. Bugün burada çiftçimizle aynı ortamda bulunmak, onların ihtiyaçlarını doğrudan dinlemek ve geliştirilen teknolojileri uygulamalı şekilde paylaşmak son derece kıymetlidir. Dijitalleşme süreci tarım ve hayvancılık alanında çok büyük bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Üniversiteler olarak bu dönüşümün merkezinde yer almak ve üreticilerimize rehberlik etmek temel sorumluluklarımız arasında bulunmaktadır."


Rektör Çakmak, özellikle gençlerin teknoloji atölyelerine gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bilimsel farkındalığın küçük yaşlardan itibaren güçlendirilmesinin geleceğin üretim modelleri açısından büyük önem taşıdığını belirtti.



Köy Halkından Yoğun İlgi


Program kapsamında köy sakinlerine yönelik aile ve sağlık temalı köy odası sohbetleri gerçekleştirilirken, çocuklara özel teknoloji atölyeleri düzenlendi. Ayrıca Gezici Hayvan Hastanesi aracılığıyla mobil veterinerlik hizmetleri sunularak bölgedeki hayvanların sağlık kontrolleri yapıldı.


Bilimsel bilgi ile toplumsal faydayı bir araya getiren etkinlik, köy halkının yoğun ilgisi ve memnuniyetiyle tamamlanırken; üniversitelerin kırsal kalkınmaya yönelik saha odaklı çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koydu.



Üreten eller bilimle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Dayı arazi anlaşmazlığı yüzünden yeğenini öldürdü Antalya’da noter önünde arazi anlaşmazlığı yüzünden çıkan tartışmada dayı, yeğenini silahla vurarak öldürdü. Olay anı ve şüphelinin olay sonrası sakin tavırlarla bölgeden ayrılması ise güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, sat 15.00 sıralarında Kepez ilçesi Kanal Mahallesi Sakarya Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ömer A. (63) arazi paylaşımı sırasında 30 metre fazla hisse verildiği iddia edilen yeğeni Amine Bozkurt (40) ile noter önünde buluştu. Taraflar noter önünde konuşmaya başladıktan kısa süre sonra Ömer A., üzerindeki tabancayı çıkartarak yeğenine ateş etmeye başladı. Dayısının tabancasından çıkan kurşunların hedefi olan Bozkurt, karın, göğüs ve baş bölgesinden yaralandı. Yeğenini tabanca ile vuran Ömer A. ise eşi ile birlikte yaya olarak olay yerinden ayrıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Amine Bozkurt, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla yakındaki bir özel hastaneye kaldırıldı. Ancak kadın doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerine gelen Cinayet Büro Amirliği ve diğer ekipler kaçan Ömer A.’nın yakalanması için bölgede araştırma başlattı. Ekiplerin çevrede yaptığı araştırmada Ömer A., olay yerine yaklaşık 1 kilometre mesafede yakalandı. Ömer A. ifade işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne götürülürken, Olay Yeri İnceleme ekipleri olayın yaşandığı noktada ve boş kovanlar üzerinde inceleme yaptı. Tüm müdahalelere rağmen vücut ve baş bölgesine aldığı kurşunlar nedeniyle hayatını kaybeden Amine Bozkurt’un cansız bedeni ise Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay anı güvenlik kamerasında Öte yandan, olay ve olayın ardından şüphelinin kaçtığı anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Ömer A. ve yeğeni Amine Bozkurt’un noter önünde buluştukları, bir süre sonra ise Ömer A.’nın yeğenine ateş ederek sakin bir şekilde olay yerinden yaya olarak ayrıldığı görüldü.
Samsun Thorsten Fink: "Şimdiye kadar aldığımız en önemli galibiyet Galatasaray maçıydı" 1 yendikleri karşılaşma olduğunu belirterek, bu şekilde gelişmeye devam ettikleri takdirde başarılarının katlanarak artacağını söyledi. Samsunspor’da Başkanvekili Veysel Bilen, Futbol Direktörü Fuat Çapa, Teknik Direktör Thorsten Fink, futbolcular Rick van Drongelen ve Olivier Ntcham, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde Samsun Gençlik Platformu, Lösemili Çocuklara Fayda Topluluğu ve Üniversiteli Samsunsporlular Derneği tarafından düzenlenen ’Sahadan Kalbe’ söyleşisine katıldı. OMÜ AKM’de düzenlenen söyleşi öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alman Teknik Direktör Thorsten Fink, "Futbol dünyasında olduğumuz için birçok insan tarafından rol model olarak görüldüğümüzden özel bir görevimiz var. Tecrübelerimizi gençlere aktarmak için üniversite öğrencileriyle bir araya geldik. Onların bizlerden hayatla alakalı öğreneceği şeyler mutlaka vardır. Biz de kendi tecrübelerimizi en iyi şekilde onlara aktarmaya çalıştık" dedi. "Şimdiye kadar aldığımız en önemli galibiyet Galatasaray maçıydı" Göreve geldikten sonra iyi bir performans sergilediklerini ve en önemli galibiyetlerinin Galatasaray maçındaki galibiyet olduğunu dile getiren Thorsten Fink, "Samsun’daki insanlar çok iyi insanlar. Kulüpteki insanlar da çok iyiler. Bu kulüpte çalışmaktan çok mutluyum. Taraftarımız da inanılmaz. Kulübümüzün imkanları da çok iyi. Samsun’da bulunmam için bunlar bana ekstra motivasyon sağlıyor. Yeni olabilirim ama elimizden gelenin en iyisini yapıp daha da iyi olmak istiyoruz. Oyun stilimizi ve oynama şeklimizi de biraz daha değiştirdik. Topa daha fazla sahip olan bir takım haline büründük. Çok iyi maçlar çıkardık. Özellikle kendi evimizde oynadığımız maçlarda iyi iş çıkardık. Beşiktaş’a karşı ve Trabzonspor’a karşı çok iyi bir oyun oynadık. Kupaya penaltılarda veda etsek de en iyi oynadığımız maçlardan biriydi. UEFA Konferans Ligi’nde de çok iyi maçlar çıkardık. Galatasaray karşısında da çok net bir galibiyet aldık ki ben buraya geldikten sonra şimdiye kadar aldığımız en önemli galibiyetti" diye konuştu. "Böyle devam edersek daha fazlasını başaracağız" Takımın şu anki durumundan memnun olduğunu ve gelecek sezon planlaması ile transfer dönemini de iyi geçirmek için uğraşacaklarını belirten Fink, "Takımın gelişimi devam ediyor. Yakında yeni transfer sezonu açılmış olacak. Bu transfer dönemiyle alakalı önümüzdeki sezonun hazırlıklarını gerçekleştirip takımı olabildiğince sezona hazır hale getirmeye çalışacağız. Sezon öncesi kampında da en iyi şekilde gelecek sezon için takımı hazırlamaya çalışacağım. Şimdiye kadar takımın göstermiş olduğu performans sebebiyle hazır olduğumuzu söyleyebilirim. Aynı zamanda mutlu olmamız da gerekiyor. Kesinlikle daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Eğer bu şekilde devam edersek de daha fazlasını başaracağız" şeklinde konuştu. Söyleşiden detaylar Öğrencilerin yoğun ilgisiyle düzenlenen ’Sahadan Kalbe’ söyleşisi öncesinde programın açılış konuşmasını yapan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, aslen Kayserili olsa da 6 yıl önce Samsun’a geldiğini ve o andan itibaren Samsunspor’u desteklediğini, gençlerin de bu söyleşiden bir şeyler öğrenerek ayrılmasından mutlu olduğunu ifade etti. Sonrasında söz alan Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen, şehrin en büyük markasının Samsunspor olduğunu ifade ederek tüm öğrencileri Samsunspor’a destek vermeye davet etti. Fuat Çapa da Samsunspor’un kapılarının her zaman öğrencilere açık olduğunu belirtirken, Olivier Ntcham ve Rick van Drongelen de gençlerle buluşmanın, onların sorularını cevaplamanın ve yeni fikirler duymanın kendilerine iyi geldiğini dile getirdiler. Doç. Dr. Ayşegül Kuş’un da görüşlerini belirttiği söyleşi, katılımcıların konuşmalarının ardından soru-cevap kısmı ile sona erdi.
Kocaeli "Aldatma" iddiasıyla eşi Kıymet’i öldüren sanığa 22 yıl hapis Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Kıymet Budak’ı aldatma iddiası ve çıkan tartışma neticesinde öldüren sanık, haksız tahrik indirimi uygulanarak "kasten öldürme" suçundan 20 yıl, "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan ise 2 yıl olmak üzere toplam 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Halıdere’de bulunan restoranda 23 Aralık 2022’de meydana gelen olayda, Kıymet Budak (33), tartıştığı eşi Şafak Budak (53) tarafından tabanca ile ateş edilerek öldürülmüş, şüpheli ise olay yerinden kaçmıştı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada Kıymet Budak’ın eşi Şafak Budak ile ağabeyi Niyazi Budak yakalanarak gözaltına alınmış; şüphelilerden Şafak Budak tutuklanırken, Niyazi Budak ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Kıymet Budak’ın cenazesi ise günlerce kimse teslim almayınca savcının talimatıyla belediye ekipleri tarafından defnedilmişti. "Sizi seviyorum hakime hanım, siz de beni seviyor musunuz?" "Kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silah bulundurma" suçlarından yargılanan Şafak Budak, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık Şafak Budak, suçu üstlenmeye çalıştığı gerekçesiyle dosyada yer alan ağabeyi Niyazi Budak ve avukatı katıldı. Her iki sanığın da cezai ehliyetinin tam olduğu raporu mahkemede okundu. Savunması için söz hakkı verilen Niyazi Budak, "Daha önce emniyette verdiğim ifadeyi hatırlamıyorum. İlaç kullandığım için hatırlamakta zorlanıyorum. Daha önce Kıymeti öldürüp öldürmediğimi söylediğimi hatırlamıyorum. Sizi seviyorum hakime hanım, siz de beni seviyor musunuz? Ben hepinizi çok seviyorum. Benim ilahi güçlerim var, ister inanın ister inanmayın" dedi. Ayrıca, eşinin başkasıyla samimi görüntülerini ve mesajlarını gördüğünü iddia eden Niyazi Budak, "Sorduğumda ’Biz de böyle şeyler normal’ dedi. Olay gecesi çocuklarımın velayetini almak istediğimi söylediğimde, ’Çocukların senden olduğu ne malum’ deyince kendimi kaybettim" şeklinde konuştu. "Annemi de babamı da çok seviyorum" Duruşmada tanık olarak dinlenen çiftin 11 yaşındaki kızı S.S. Budak, annesinin İran’dayken başka birisiyle ilişkisi olduğunu öne ederek, bunu babasına kendisinin anlattığını söyledi. S.S., "Annem, bunu babama söylememem konusunda beni uyarıyordu. Türkiye’ye döndüğümüzde durumu babama anlattım. Babam üzüldü, boşanacaklardı. Aldatma olayı sebebiyle annemle babam kavga ediyorlardı. Annem bana, ’Boşanma sonrasında ya beni ya da babanı seç’ demişti. Karar verememiştim ama ikisini de çok seviyorum" dedi. Mütalaada istenen suçlar Cumhuriyet savcısı olay süreci ve hukuki değerlendirmeleri içeren esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Mütalaada, sanık Şafak Budak ile maktul Kıymet’in 9 yıllık evli oldukları, olaydan bir yıl önce İran’a yerleştikleri belirtildi. Sanığın, eşinin kendisini aldattığını öğrenmesi üzerine çiftin Türkiye’ye döndüğü ifade edilen mütalaada, Şafak Budak’ın boşanma isteğinin maktul tarafından kabul edilmediği bilgisine yer verildi. Olay günü sanığın, konuşma bahanesiyle dışarı çıkardığı eşi Kıymet Budak ile tartıştığı, ardından yanında bulundurduğu ruhsatsız silahla maktulün başına ve omuz hizasına ateş ederek olay yerinden kaçtığı kaydedildi. Sanığın cinayette kullandığı silahı Halıdere Sahili’nde kayalıklardan denize attığı, suç aletinin daha sonra yapılan çalışmalarla ele geçirildiği mütalaada belirtildi. Olayın ardından sanığın ağabeyi Niyazi Budak’ın, kardeşini korumak amacıyla suçu üstlendiği, sanık Şafak Budak’ın ise ilk ifadesinde suçu inkar etmesine rağmen daha sonra ikrar ettiği mütalaada yer aldı. Savcı, Niyazi Budak’ın "suçu üstlenme" suçundan cezalandırılmasını istedi. Savcı, sanığın eylemini "tasarlayarak" işlediğine dair dosyada yeterli somut delil bulunmadığını ifade etti. Mütalaada, çiftin kızlarının tanık sıfatıyla verdiği ifadenin maktulün sadakat yükümlülüğünü henüz boşanma gerçekleşmeden ihlal ettiğini kanıtladığı vurgulandı. Mütalaada, tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları doğrultusunda sanık Şafak Budak’ın "Haksız tahrik altında resmi nikahlı eşe ve kadına karşı silahla kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından cezalandırılmasını talep edildi. Toplam 22 yıl hapis Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Şafak Budak’ı "resmi nikahlı eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan, eylemini maktulden gelen haksız tahrik altında gerçekleştirdiği gerekçesiyle 20 yıl hapis cezasına mahkum etti. Sanığa ayrıca "ruhsatsız ateşli silah bulundurma" suçundan da 2 yıl hapis cezası verildi. Öte yandan, olay sonrası kardeşini korumak amacıyla suçu üstlendiği belirtilen sanığın ağabeyi Niyazi Budak hakkında ise "yakın akrabayı koruma" hükmü gereği ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildi.