KÜLTÜR SANAT - 05 Ocak 2026 Pazartesi 10:30

58 yaşındaki Dilek Mutlu’nun deriyle yazılan başarı hikayesi

A
A
A
58 yaşındaki Dilek Mutlu’nun deriyle yazılan başarı hikayesi

Eskişehir’de yaşayan 58 yaşındaki Dilek Mutlu, üç yıl önce Halk Eğitim Merkezi’nde başladığı deri sanatını tutkuya dönüştürdü. Makine kullanmadan, her bir ürünü el iğnesiyle ilmek ilmek işleyen Mutlu, lise diploması engeline rağmen usta öğreticilere taş çıkartan eserler üretiyor.


Halk Eğitimi merkezinde aldığı eğitimle deri sanatına adım atan Dilek Mutlu, bugün evindeki mütevazı imkanlarla deri yakma, kabartma (vaketa) ve renklendirme tekniklerini ustalıkla uyguluyor. Hazır deri kullanmak yerine "vaketa" adı verilen ham deriyi kendi elleriyle boyayan ve şekillendiren Mutlu, çantadan cüzdana, kartlıktan gözlük kılıfına kadar geniş bir yelpazede üretim yapıyor.



"Asla makine kullanmıyorum, her bir parçayı puzzle gibi birleştiriyorum"


Deri işleme sürecinin sadece bir hobi değil, büyük bir sabır sınavı olduğunu belirten Dilek Mutlu, üretim aşamalarındaki titizliğini şu sözlerle ifade etti:


"Deri ürünleri oluştururken beni zorlayan hiçbir aşama yok çünkü bu işi çok büyük bir sevda ile yapıyorum. Bir ürünü daha bitirmeden zihnimde bir sonrakinin tasarımını yapıyorum. Benim için en kıymetlisi, hazır boyanmış deri kullanmak yerine ’vaketa’ dediğimiz ham deriyi alıp onu kendi ellerimle renklendirmek ve desen çıkarmaktır. Özellikle kabartma ve yakma teknikleriyle uğraşmak bana büyük keyif veriyor. Çantalarımın kalitesini artıran en önemli unsur ise dikişlerimdir; asla makine kullanmıyorum. Bütün ürünleri elde, tek tek delerek ve iki iğne kullanarak dikiyorum. Bir kartlık deyip geçmeyin; o küçük parçayı oluşturmak için bazen onlarca parçayı bir puzzle gibi bir araya getirip milim şaşmadan birleştiriyorum."



"Marka takıntısı el işçiliğinin değerini gölgeliyor"


Piyasadaki tüketim alışkanlıklarının el emeği sanatçılarını zorladığına dikkat çeken Mutlu, "Fiyatlarımız aslında yurt dışı piyasasına ve harcanan emeğe bakıldığında oldukça makul. Ancak günümüzde insanların ciddi bir marka takıntısı var. Sürekli bilindik logoların ve seri üretim markaların peşinden gidildiği için bizler gibi butik ve el yapımı üretim yapanların emeği bazen hak ettiği değeri göremiyor. Eskişehir bir öğrenci şehri olduğu için genellikle kartlık gibi daha küçük ve ekonomik ürünler tercih ediliyor. Biz de gençlerimize yardımcı olmaya çalışıyoruz; hem spor hem de laptop çantalarından gözlük kılıflarına kadar her yaşa ve zevke hitap edecek tasarımlar yapıyorum. Her şeyini, boyasından cilasına kadar kendim yaptığım için bu ürünler aslında birer sanat eseri değerinde" şeklinde konuştu.



"Sanatın sertifikası el becerisidir, diploma değil"


Eğitim hayatı ve usta öğreticilik konusundaki bürokratik engellere de değinen Dilek Mutlu, sanatın sadece kağıt üzerinde değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak sözlerini şöyle sonlandırdı:


"Halk eğitiminde çok kaliteli bir eğitim aldım; derinin cinsinden, nerede nasıl kullanılacağına kadar her şeyi uygulamalı ve yazılı sınavlarla öğrendik. Aslında bu birikimimle usta öğreticilik yapabilirim ancak önüme lise diploması şartı çıkıyor. 60 yaşına gelmiş, deriyi her türlü işleyebilen biri olarak, lise diplomam yok diye bu bilgiyi resmi yollardan aktaramıyorum. Etrafımda liseyi bitirip birkaç ay eğitimle ustalık belgesi alanlar var ama öğretebilecekleri şeyler çok sınırlı. Bence el sanatlarında kişinin lise diplomasına değil, elinin ustalığına, işinin kalitesine ve üretimindeki zenginliğine bakılmalı. Sanatın gerçek diploması, o elin becerisidir."



58 yaşındaki Dilek Mutlu’nun deriyle yazılan başarı hikayesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de 4,5 ton sahte zeytinyağı ele geçirildi Mersin’in Akdeniz ilçesinde zabıta ekiplerince yapılan denetimlerde yaklaşık 4,5 ton sahte zeytinyağı ele geçirildi. Piyasaya sürülmesi engellenen ürünler imha edilmek üzere geri dönüşüm merkezine gönderildi. Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Yenimahalle’deki bir depoda sahte zeytinyağı bulunduğu yönünde gelen ihbar üzerine harekete geçti. Belirlenen adrese operasyon düzenleyen ekipler, depoda yaptıkları kontrollerde 18 litrelik teneke kutular içerisinde toplam 249 teneke yağ bulunduğunu tespit etti. Yapılan fiziki incelemede kutuların içindeki sıvının zeytinyağı olmadığı yönünde şüphe oluşması üzerine durum Akdeniz İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen teknik ekiplerce kutulardan alınan numuneler üzerinde yapılan analizlerde ürünlerin zeytinyağı olmadığı ve insan sağlığı açısından tehlikeli kimyasal içerikler barındırdığı belirlendi. Analiz sonuçlarının ardından zabıta ekibi yaklaşık 4,5 ton sahte yağa el koydu. Piyasaya sürülmesi engellenen ürünler imha edilmek üzere geri dönüşüm merkezine götürüldü. "Halk sağlığını tehdit eden hiçbir duruma izin vermeyeceğiz" Olayla ilgili sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulurken, sahte gıda üretimi ve satışıyla ilgili yasal süreç başlatıldı. Konuya ilişkin açıklama yapan Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu, vatandaşların sağlığını tehdit eden sahte ve kaçak ürünlere karşı mücadelelerinin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Sivaslıoğlu, "Zabıta ekiplerimiz vatandaşlarımızdan gelen ihbarları titizlikle değerlendiriyor. Yenimahalle’de yaptığımız denetimde yaklaşık dört buçuk ton sahte zeytinyağını piyasaya sürülmeden ele geçirdik. Yapılan analizlerde bu ürünlerin insan sağlığı için ciddi risk oluşturabilecek maddeler içerdiği tespit edildi. Halkımızın sağlığını tehdit eden hiçbir oluşuma göz yummamız mümkün değildir" dedi. Vatandaşlara da çağrıda bulunan Sivaslıoğlu, şüpheli görülen gıda ürünleri veya satış noktalarının belediyeye ya da ilgili kurumlara bildirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Kayseri Talas’ta sıfır atık mutfağı final heyecanı başladı Talas Belediyesi ile Kayseri Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen Ulusal Sıfır Atık Yemek Yarışmasında final heyecanı başladı. Üniversite öğrencilerine yönelik olarak gerçekleştirilen ve "Mutfakta Dönüşüm Var-Lezzetlerin Sıfırıncı Noktası" sloganıyla hayata geçirilen yarışmada, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden başvuru yapan adaylar arasından finale kalan 9 isim belirlendi. Sıfır atık yaklaşımını mutfak kültürüyle buluşturan yarışma; gıda israfının önlenmesi, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve çevre dostu üretim anlayışının yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Bu yıl ilk kez düzenlenen organizasyona üniversite gençliğinin yoğun ilgi göstermesi, sıfır atık bilincinin yeni nesil şef adayları tarafından benimsendiğini ortaya koydu. Türkiye’nin dört bir yanından finale Yarışmanın ilk etabında adaylar, sıfır atık yaklaşımını merkeze alan bir ana yemek hazırlayarak süreci video kaydıyla jüriye sundu. Başvurular; Kayseri Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Merve Onur, Aşçılık Programı Öğretim Görevlisi Uğurcan Metin ve Mehmet Nazikgül ile Talas Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personelleri Çevre Yüksek Mühendisi Muhammed Arslantaş ve Yuşa Tamokurdan oluşan ön değerlendirme jürisi tarafından titizlikle incelendi. Zorlu değerlendirme süreci sonunda finale kalmaya hak kazanan 9 yarışmacı şöyle: Gülay A. - Yozgat Bozok Üniversitesi Meslek Yüksekokulu (Aşçılık Programı) Hikmet Ş. - Toros Üniversitesi Meslek Yüksekokulu (Aşçılık Programı) Seçkin G. - Esenyurt Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Utku O. - Ankara Medipol Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Sude B. - İstanbul Sağlık ve Sosyal Bilimler MYO (Aşçılık Programı) Sevde N. - Biruni Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Mehmet Ali Y. - Gaziantep Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Beşircan Ç. - Özyeğin Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Eren Ç. - Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Devrek MYO (Aşçılık Programı) Final 30 Mart’ta KAYÜ’de Final etabı, 30 Mart Sıfır Atık Günü’nde, Kayseri Üniversitesi Dr. Makbule Çıkrıkçıoğlu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Uygulama Mutfağı’nda gerçekleştirilecek. Finalistler, ana yemek kategorisindeki sıfır atık tabaklarını uygulamalı olarak hazırlayacak ve mutfak profesyoneli şeflerden oluşan jüriye sunum yapacak. Yarışma sonunda birinciye 30 bin TL, ikinciye 25 bin TL, üçüncüye ise 20 bin TL ödül verilecek. Ayrıca tüm katılımcılara katılım sertifikası takdim edilecek. Başkan Yalçın: "Sıfır atık Talas’ta bir vizyon meselesidir" Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, yarışmanın çevresel farkındalık açısından önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: "Biz sıfır atığı yalnızca çevreyle ilgili bir başlık olarak değil, gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Talas Belediyesi olarak okullarda, kamu alanlarında ve günlük yaşamın içinde sıfır atık bilincini yaygınlaştıran birçok uygulamayı hayata geçirdik. ‘Mutfakta Dönüşüm Var’ çalışmamızla evlerde ve mutfaklarda israfın önlenmesine dikkat çektik, kaynağında ayrıştırma bilinci oluşturduk." Başkan Yalçın, sıfır atık çalışmalarının ulusal düzeyde takdir gördüğünü de vurgulayarak, "Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında, Talas Belediyesi olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından ödüle layık görülmemiz doğru yolda olduğumuzun göstergesidir. Gençlerimizin bu yarışmada ortaya koyacağı her bilinçli dokunuş, geleceğe bırakılmış temiz bir mirastır" dedi. Talas Belediyesi, çevreye duyarlı belediyecilik anlayışı doğrultusunda gençleri merkeze alan projeleriyle sıfır atık bilincini toplumun her kesimine yaymayı sürdürüyor.
Kayseri Kocasinan Belediyesi’nden kadınlara yönelik anlamlı projeler Kocasinan Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda kadınların toplumdaki yerinin son derece önemli olduğuna dikkat çekerek, hayata geçirilen projelerle kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik hayatta daha aktif rol almalarının desteklendiğini belirtti. Kadınların sosyal hayatını zenginleştirmek, meslek edinmelerine katkı sağlamak ve eğitim imkânlarını artırmak amacıyla Kocasinan Akademi çatısı altında önemli çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Kocasinan Belediyesi, semt konakları ile Yakut, Mimarsinan, Erciyesevler, Yenişehir ve Erkilet Ertuğrulgazi tesislerinde birçok branşta eğitim verildiğini ve bu eğitimler sonucunda kadınların hem sosyal yaşamda hem de çalışma hayatında daha etkin rol almalarına yönelik çalışmalar kapsamında bugüne kadar 150 binden fazla kadına eğitim ve hizmet ulaştırıldığını kaydetti. Kadınların günlük yaşamını kolaylaştırmaya yönelik projelerin de hayata geçirildiğini açıklayan Kocasinan Belediyesi, Kayseri’de bir ilk olan "Bebek Bakımı ve Emzirme Kabini" uygulamasının vatandaşların hizmetine sunulduğunu hatırlattı. Açıklamada ayrıca Kocasinan Belediyesi tarafından hayata geçirilen Tıbbi ve Aromatik Bitki Bahçesi Projesi’nde ekimden hasada kadar birçok aşamada kadın emeğinin yer aldığı ifade edildi. İlçede kurulan "yüzde 100 Ekolojik Pazar" ile kadınların yetiştirdiği organik ürünlerin vatandaşlarla buluşturulmasına destek verildiği, kadın girişimcilerin üretim ve satış süreçlerinin teşvik edildiği kaydedildi. Kadın girişimciliğini destekleyen çalışmalar kapsamında Yediveren Bayan Girişimci Kooperatifi ve Yemliha Kadın Kooperatifi gibi oluşumlara destek sağlayan Kocasinan Belediyesi, İç Anadolu’nun en büyük geri dönüşüm tesislerinden biri olan KAYÇEV ile Kafe Sinan işletmelerinde kadınların el emeğiyle hazırladığı ürünlerin satışa sunularak ev ekonomisine katkı sağlandığını bildirdi. Kocasinan Belediyesi açıklamasında, eğitimden sanata, spordan kültüre kadar birçok alanda kadınlara pozitif ayrıcalık tanındığı ve onlara yönelik projelerin sürdürüleceği belirtilerek, başta şehit ve gazi ailelerinin kadınları olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.