KÜLTÜR SANAT - 03 Aralık 2025 Çarşamba 15:28

Altıntaş-Momayez Sergisi, Anadolu Üniversitesi’nde sanatseverlerle buluştu

A
A
A
Altıntaş-Momayez Sergisi, Anadolu Üniversitesi’nde sanatseverlerle buluştu

Anadolu Üniversitesi, 2025 Türkiye-İran Kültür Yılı kapsamında düzenlenen "Altıntaş-Momayez, İki Dost-İki Usta Afiş Sergisi"ne ev sahipliği yaptı.


Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde gerçekleştirilen serginin açılışına Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, İran Kültür Müsteşarı Dr. Seyed Ghasem Nazemi, Eskişehir Belediye Meclis Üyesi Hasan Ünal ve Sergi Küratörü Prof. Tevfik Fikret Uçar başta olmak üzere senato üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. Azerbaycanlı opera sanatçısı Fidan Huseynova’nın seslendirdiği eserlerle başlayan etkinlik, küratör Prof. Tevfik Fikret Uçar’ın serginin ortaya çıkış süreci ve Altıntaş ile Momayez’in grafik sanatına katkılarını anlatan kısa video gösteriminin ardından devam etti.



Rektör Adıgüzel: "Bugün kutladığımız Türkiye-İran Kültür Yılı da bu ortaklığın sembolik bir hatırlatıcısıdır"


Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel konuşmasında, Türkiye ve İran’ın köklü kültürel etkileşimine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:


"Bugünkü sergi, 2015 Türkiye-İran Kültür Yılı kapsamında düzenlenen ‘İki Dost, İki Usta’ buluşmasının bir devamı niteliğinde. İki usta sanatçının eserleri, Türkiye ve İran arasındaki kültürel yakınlığı güçlü biçimde hissettiriyor. Bu iki ülke, bin yılı aşan bir komşuluk geçmişine sahip. Tarih boyunca ortak bir kültür alanı oluşmuş; edebiyat, sanat, mimari ve toplumsal yaşam karşılıklı olarak etkilenmiştir. Bugün kutladığımız Türkiye-İran Kültür Yılı da bu ortaklığın sembolik bir hatırlatıcısıdır. Bu kültürel etkileşimin en önemli örneklerinden biri Mevlânâ’nın Mesnevi’yi Farsça yazması, Yunus Emre’nin ise aynı tasavvuf geleneğini Türkçenin en yalın hâliyle yorumlamasıdır. Fuzûlî’nin Leyla ile Mecnun’u da İran edebiyatının klasik anlatılarından beslenmiştir. Mimariden minyatüre, iki ülke arasında yüzyıllardır süren ortak estetik anlayış görülmektedir."


Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin İran ile ilişkilerine değinerek "Üniversitemizde 2024-2025 döneminde 114 İranlı öğrencimiz eğitim görüyor; bugüne kadar yaklaşık 100 İranlı öğrenci mezun oldu. İran’daki üniversitelerle akademik ilişkilerimiz her geçen gün güçleniyor ve hâlihazırda birçok aktif iş birliği anlaşmamız bulunuyor. Bunlar kültürel ve akademik etkileşim için önemli fırsatlar sunuyor. Sanatın ve kültürün birleştirici gücüne inanıyoruz. Bu sergi, geçmişten gelen ortak bağların bugüne ve geleceğe taşınması açısından büyük bir anlam taşıyor. Türkiye-İran dostluğunun daim olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.


İran Kültür Müsteşarı Dr. Seyed Ghasem Nazemi ise grafik sanatının toplumlar için taşıdığı öneme dikkat çekerek şöyle konuştu:


"Birçok şeyi başka bir yerden ithal edebilirsiniz ancak sahihliği, özgünlüğü bir yerden ithal edemezsiniz. Her milletin geçmişi ve birikimi, onun edebiyatı ve sanatçılarının ürettiği eserlerde saklıdır. Toplumların grafik sanatına ihtiyacı vardır. Momayez ve Altıntaş, bu farkındalığı ortaya koymuş sanatçılardır ki bugün burada onları anıyoruz."



Prof. Uçar: "Türkiye ve İran, iki farklı dili konuşan ama gönlü bir olan iki dost ve kardeş ülkedir"


Serginin küratörü Prof. Tevfik Fikret Uçar, organizasyonun Güzel Sanatlar Fakültesi açısından önemine değinerek şu değerlendirmede bulundu:


"Anadolu Üniversitesi, 2025 Türkiye-İran kültür yılı’nın coşku ve enerjiyle kutlandığı önemli bir mekân hâline geldi. Geçen sergide yine buradaydık. Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Sanatlar Bölümü’nün 17 yıldır kesintisiz sürdürdüğü Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’nde üç uluslararası konuğumuzun ikisi İranlıydı. Einoddin Sadeghzadeh ve Mohsen Moosavi dostlarımızla öğrencilerimiz harika işler üretti; Yunus’un ışık saçan sözlerine yeni biçimler verdiler. Türk ve İran kültürlerinin ortak değeri Mevlânâ’nın kadim çağrısı bugün hâlâ yolumuzu aydınlatıyor: ‘Hemdeli az hem zebani behter est.’ Yani, ‘Aynı gönülde olmak, aynı dili konuşmaktan iyidir.’ Ne kadar doğru Türkiye ve İran ayrı dilleri konuşsa da gönülleri bir; iki komşu, iki dost, iki kardeş. Bu sergi iki ustanın özelinde iki kültürün kucaklaşması için düzenlenmiş bir buluşmadır. Her iki ustayla dostluk etme şansına sahip bir sanatçı olarak, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. İran’da sıkça söylenen bir sözle bitirmek isterim: Del be del râh dârad. Gönülden gönüle yol vardır. Gönül birliğimizin devamı dileğiyle. Be omid-e didâr."


Sergi açılışının ardından katılımcılar eserleri inceleyerek sergiyi gezdi. "Altıntaş-Momayez, İki Dost-İki Usta Afiş Sergisi" 19 Aralık Cuma gününe kadar Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesinde ziyaret edilebilir.



Altıntaş-Momayez Sergisi, Anadolu Üniversitesi’nde sanatseverlerle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de Tasavvuf Konseri ve Sema Mukabelesi’ne yoğun ilgi Seyyid Burhaneddin’in 781. vefat yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen ‘Seyyid-i Sırdan’ ismiyle düzenlenen anma programında gerçekleştirilen Tasavvuf Konseri ve Sema Mukabelesi’ne vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Kadir Has Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Tasavvuf Konseri ve Sema Mukabelesi’ne Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Başkanı ve 23, 24 ve 25. Dönem Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Birlik Vakfı Kayseri Şube Başkanı Bilal Habeş Bulut ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kuran-ı Kerim tilavetinin okunmasının ve dua edilmesinin ardından başlayan programda konuşan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "İnsanın maddi ihtiyaçları öncesinde manevi ihtiyaçları vardır. Bu manevi ihtiyaçların karşılanmaması halinde her şey eksik ve yanlıştır. Onun için biz binlerce yıllık tarihimizden sünüp gelen milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmalıyız. Bunun ötesinde bunları mutlaka gelecek nesillere aktarmalıyız. Zaman su gibi akıp, geçiyor. Dolayısıyla yapmamız gerekenleri eğitim, öğretim çerçevesinde hayatın doğal akışı içerisinde yapmamız gerekiyor. Hayatımızın bugüne kadar gelmesine temel teşkil etmiş, katkı sağlamış büyüklerimiz var. Bizim şehirlerimizin manevi sahipleri var. Manevi önderlerimiz var. Onların çizdikleri yola vakıf olmamız lazım. Seyyid Burhaneddin Hazretleri Kayseri için gerçekten büyük bir övünç kaynağı" şeklinde konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Aşe Böhürler ise, "Seyyid Burhaneddin Hazretleri Kayseri’nin sembolü. Anadolu’nun ruhudur. Anadolu’ya can veren bize kültür mirası bırakan bir isim. Onun talebesi Mevlana bugün Avrupa’da, Amerika’da, Kanada’da 200’e yakın eserle farklı dillere çevrilmiş. Dünya da bilinen bir isim. Bu çok önemli bir şey. Bir fikrin, bir düşüncenin sınırlarını aşarak, dünyaya yayılması ve insanlığa bir ses olması çok önemli. Bu noktada Seyyid Burhaneddin Hazretlerine minneti bir borç biliyoruz" ifadelerini kullandı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da Kayseri’nin alimler şehri olarak anıldığını söyleyerek, "Kayseri’mize yakışan güzel bir tablo burada. İyi ki varsınız. Seyyid Burhaneddin Hazretlerimizin boynunu bükük bırakmadık. Ona hep beraber sahip çıktık. Şehirler isimleriyle ve özellikleriyle anılır. Kayseri’de alimler ve veliler şehri olarak anılır. O açıdan bizim manevi önderlerimizden Seyyid Burhaneddin Hazretlerinin himmetine hepimizin muhtaç olduğunun farkındayız. Kayseri denince akla Seyyid Burhaneddin Hazretleri gelir" diye konuştu. Birlik Vakfı Kayseri Şube Başkanı Bilal Habeş Bulut, "Bugün burada şehrimizin manevi mimarlarından gönül ehli ilim ve irfan sahibi Seyyid Burhaneddin Hazretlerini rahmet, minnet ve hürmetle yad etmek için bir araya gelmiş bulunmaktayız. Onun ilme, hikmete ve insanlığın manevi tekamülüne ışık tutan mirası asırlardır olduğu gibi bugünde yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir" dedi. Konuşmaların ardından Tasavvuf Konseri ve Sema Mukabelesi’nde TRT Sanatçısı Ömer Faruk Güney ve Kasidehan Aziz Hardal sahne aldı.