EĞİTİM - 28 Ocak 2026 Çarşamba 14:57

Anadolu Üniversitesi Avrupa’da ilk 500, Batı Asya’da ilk 30’da

A
A
A
Anadolu Üniversitesi Avrupa’da ilk 500, Batı Asya’da ilk 30’da

Dünya’nın en saygın yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından biri olan QS (Quacquarelli Symonds), 2026 Avrupa Üniversiteleri Sıralaması sonuçlarını açıkladı. Anadolu Üniversitesi, elde ettiği sonuçlarla hem Avrupa genelinde hem de bölgesel düzeyde yükselişini sürdürerek uluslararası başarısını bir kez daha tescilledi.


Açıklanan verilere göre Anadolu Üniversitesi, Avrupa genelinde değerlendirilen yüzlerce üniversite arasından sıyrılarak 476’ncı sırada yer aldı ve "Avrupa’nın En İyi İlk 500 Üniversitesi" arasına girmeyi başardı. Bu sonuç, üniversitenin uluslararası standartlardaki eğitim kalitesini ve akademik görünürlüğünü ortaya koydu.



Batı Asya’da ilk 30 başarısı


Bölgesel değerlendirmelerde de önemli bir ivme yakalayan Anadolu Üniversitesi, Batı Asya (Western Asia) kategorisinde en iyi ilk 30 üniversite arasında yer aldı. Akademik çıktıları ve stratejik konumuyla bölgenin önde gelen yükseköğretim kurumları arasında olduğunu gösteren üniversite, bu sıralamayla küresel rekabet gücünü pekiştirdi.



Türkiye genelinde güçlü performans


QS tarafından Türkiye’de değerlendirilen 107 üniversite arasında yapılan sıralamalarda Anadolu Üniversitesi, birçok temel göstergede üst sıralarda yer aldı. Üniversitenin Türkiye genelindeki performansı şu şekilde sıralanarak, Makale Başına Atıf’da (Citations per Paper) Türkiye’de 6’ncı sıra, Akademik İtibar’da (Academic Reputation) Türkiye genelinde 12’nci sıra, İstihdam Sonuçları’nda (Employment Outcomes) Türkiye’de 12’nci sıra, Uluslararası Araştırma Ağı’nda (International Research Network) Türkiye’de 13’üncü sıra, Öğretim Elemanı Başına Yayın’da (Papers per Faculty) Türkiye’de 14’üncü sıra ve İşveren İtibarı’nda (Employer Reputation): Türkiye’de 17’nci sıraya yerleşti.



Sürdürülebilirlik ve uluslararası hareketlilikte dikkat çeken sonuçlar


Anadolu Üniversitesi, akademik başarısının yanı sıra toplumsal ve kültürel alanlardaki performansıyla da öne çıktı. Sürdürülebilirlik (Sustainability) kategorisinde Türkiye genelinde 26’ncı sırada yer alan üniversite; gelen ve giden değişim öğrencisi oranlarında ise ilk 25 içerisinde yer alarak kampüsündeki uluslararası hareketliliği ve dinamizmi belgeledi. Elde edilen bu sonuçlarla Anadolu Üniversitesi, küresel eğitim vizyonunu güçlendirirken; özellikle araştırma kalitesi, uluslararası iş birlikleri ve mezun istihdam edilebilirliği alanlarındaki başarısıyla dikkat çekmeye devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Başkanı Karalar: "Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Baki Nugay’ın çelişkili ifadelerinden dolayı buradayım" Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar savunma yaptı. Karalar "Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Baki Nugay’ın çelişkili ifadelerinden dolayı buradayım. 7 aydır tutukluyum. 8. aya gireceğiz, bunu kabul etmek mümkün değil. Ben yargılanmaktan korkan bir insan değilim. Evim, makamım didik didik arandı. Herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadı" dedi. Zeydan Karalar savunma yaptı. İddianamede, Zeydan Karalar’ın Seyhan Belediye Başkanı olduğu dönemde temizlik işleri ihalesini alan Baki Nugay’ın verdiği ifadeye yer verilmişti. Baki Nugay ifadesinde Seyhan Belediyesi’nde ihalelere katıldıklarını, temizlik işlerine ilişkin ihaleleri firmasının aldığını belirterek, "İhaleler kapsamında hak ediş ödemelerini almakta zorlandım. o dönem Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile bizzat ben görüştüm. Zeydan Karalar bana düzenli ödeme alabilmemiz için her ay belli bir miktarın kendilerine ödenmesi gerektiğini ve bu süreci temizlik işleri müdürü Özcan Zenger ile yürütmemiz gerektiğini belirtti. Talebini kabul etmememiz halinde ödemelerimizi geciktireceklerini biliyordum. Teklifini kabul etmek zorunda kaldım" demişti. "Ablamın yaptığı börekleri yiyemeden gözaltına alındım" Karalar, savunmasında belediye başkanı olduğunda belediyenin "batmış" halde olduğunu, pandemi ve depreme rağmen mali disiplini sağlayarak önemli hizmetler gerçekleştirdiklerini söyleyerek, "Zeydan Karalar herkesi kucaklayan tavrı ile sevilen takdir edilen biri haline geldi. Zeydan Karalar karşınızda bugün yargılanıyor. Borçların önemli bir bölümü önceki belediyeden gelmiş durumda. Belediye başkanlarının ihale alıp vermede bir rolleri yok. İsnat edilen suç 2019 seçimlerinden önce. 2019’dan sonraki dosyaya ben neden dahilim? Ben Adanalıyım Silivri’de ne işim var? Aziz İhsan Aktaş etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye ediliyor. Baki Nugay da hemen ardından ifade veriyor. Benim bir şeyden haberim yok ablamı görmek için İstanbul’daydım. Polisler kapıya dayandı. Hayatımda böyle bir şey beklemiyordum. Ablamın yaptığı börekleri yiyemeden alındım. Ben aslında bana ne soracaklarını emniyette öğrendim. Seyhan Belediyesi’nde 2014-2019 arasında biraz borç aldık ama kısa sürede çözdük. Hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Seyhan Belediyesi’nin bütün resmi belgelerini istedik ödemelere dair. Hak ediş ödemelerinin çok düzenli yapıldığını gördük ve mahkemeye sunduk. ‘Ben ödemelerimi alamıyordum almak için Zeydan Karalar’a gittim’ demişler. Ödemeler düzenli yapılıyordu. Hayatın olağan akışına aykırı. Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Baki Nugay’ın çelişkili ifadelerinden dolayı buradayım. 7 aydır tutukluyum. 8. aya gireceğiz, bunu kabul etmek mümkün değil. Ben yargılanmaktan korkan bir insan değilim. Evim, makamım didik didik arandı. Herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadı. Hayatım boyunca doğruluktan ayrılmamış biriyim. Beni sahiplenen Adanalı kardeşlerimden ayrıyım. Suçsuzluğum apaçık ortadadır. Baki Nugay ile hak edişler konusunda bir görüşmem olmadı. Bu firma bizden önceki dönemden bize kalan firma. Belediye başkanı olduğum dönemden itibaren ödemeler çok düzenli yapıldı. Ödemeler düzenli yapılmış niçin gelsin benden para istesin. Ödemeler düzenli yapılıyordu" dedi. Mahkeme başkanı Karalar’ın savunmasının ardından duruşma salonunda görüntü çekildiğini söyledi. Görüntüler nedeniyle mahkeme başkanı tarafından bundan sonraki celselere izleyici alınmayacağı belirtildi. Avukatların görüntü çekilmesi olayının tekrarı olmayacağına dair söz vermesinin ardından mahkeme başkanı izleyici alınacağını ancak durumun tekrarı olması halinde bir daha izleyici alınmayacağını belirtti. Duruşma sanık savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Tokat EYP davasında şüpheliler, 7’nci duruşmada da suçlamaları kabul etmedi Eşinin kendisini aldattığını düşündüğü kişinin babasına ait bağ evine el yapımı patlayıcı yerleştirerek 2 kişinin ölümüne, 5 jandarma personelinin ise yaralanmasına neden olmakla suçlanan şüpheliler, 7’nci duruşmada da suçlamaları kabul etmedi, duruşma 15 Nisan’a ertelendi. Tokat’ın Erbaa ilçesi Karayaka beldesi Hürmüzlü Mahallesi’nde Ahmet Karaçoban’a ait bağ evinde, 18 Mayıs 2024 tarihinde jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemede patlama meydana gelmişti. Patlamaya neden olan bombanın piknik tüpü ve ve patlayıcı madde kullanılarak yapıldığı ve olay yerinde tuzaklandığı anlaşılmıştı. Patlamada bağ evinin sahibi Ahmet Karaçoban ve oğlu Muhammet Sefa Karaçoban ölmüş, 5 jandarma personeli ise ağır yaralanmıştı. Yaşanan olayın ardından İ.G. olayın şüphelisi olarak, T.Ö. ise olaya yardım ettiği gerekçesiyle gözaltına alındı, çıkartıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldular. Olayla ilgili olarak Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde; bombalama kullanmak suretiyle tasarlayarak kasten öldürme ve kasten yaralama suçlamasıyla açılan davada 7’nci duruşma görüldü. Sanıklar duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Bir hafta takip etmiş Olay sonrası hayatını kaybeden bağ evi sahibi Ahmet Karaçoban’ın kızları tanık olarak dinlendikleri duruşmada, şüphelinin kardeşini olaydan önce bir hafta boyunca takip ettiğini ileri sürerek, şüpheliler İ.G. ve T.Ö.’nün olay sonrası ortaklıklarını bitirmek için bir araya geldikleri yönündeki savunmaları üzerine, "İ.G., T.Ö. ile ortaklığını bitirmek istiyorsa T.Ö. olayın yaşandığı bağ evinin yakınlarında ne işi vardı. Onları gördüklerine dair şahitler var. Olayın yaşandığı dönemde bir dinlenme tesisinde sanki bombayı koyduk çok şükür der gibi sarılmalarının görüntüsü var. Erkeklik duygusuyla bu olayı planladılarsa erkek gibi itiraf etsinler. Olaydan sonra 3 bin kişinin yaşadığı Karayaka’da herkes İ.G.’nin ismini verdi. 1 hafta boyunca kardeşimizi takip etmiş. İ.G. ve T.Ö. beraber gezmişler. Ortaklık bitecekse neden gezdiler" dediler. Suçlamaları yine kabul etmedi Sanıklardan T.Ö., bağ evinin civarında görüldüğü ve olayın diğer şüphelisi ile bir araya geldiği yönündeki iddialara cevaben, "1 hafta Erbaa’da durdum ama bağ evine gitmedim. Elimi omzuna atma olayında da böyle cahilce bir düşünce olamaz. Hesabı ben ödediğim için omzundan sarıldım. Bu olayla hiçbir alakam yok. Bomba yapabilecek kapasitede birisi değilim. Sonuçta bunu yaparken patlayabilir. Bu olayın içerisinde olmam için hiçbir sebebim yok. 2 çocuğum var. 2 senedir boş yere yatıyorum. Zaten daha öncesinde sağ elimden ameliyat olduğum için elimi tam kapatamıyorum. Bombayı istesem de taşıyamam. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Bomba yapacak bilgisi olmadığını ileri sürdü Olayın asıl sanığı İ.G. ise, "Şahıslar takip ettiğimi söylüyorlar. Eşimle ilişkisi var diye Sefa’yı hiçbir zaman suçlamadım. Tehdit etmedim. Tepkim olmadı. Takip etme olayı tamamen yalandır. Ben bomba yapabilecek bir insan değilim. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu. 15 Nisan’a ertelendi Mahkeme başkanı, sanıkların mevcut delil durumu, dosya kapsamını göz önünde bulundurarak yaralanan askeri personelden A.S.’nin son durum raporunun gelmediği için tutukluluk hâlinin devamına karar verip, davayı 15 Nisan 2026 tarihine erteledi.