EĞİTİM - 05 Eylül 2025 Cuma 10:05

Anadolu Üniversitesi Özel Yetenek Sınavları tamamlandı

A
A
A
Anadolu Üniversitesi Özel Yetenek Sınavları tamamlandı

Anadolu Üniversitesi 2025-2026 akademik yılı için düzenlenen Özel Yetenek Sınavları başarıyla tamamlandı. Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF), Devlet Konservatuvarı ve Engelliler Entegre Yüksekokulu (EEYO) sınavlarına öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.



2247 aday GSF özel yetenek sınavlarına girdi


Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi sınavları Yunus Emre Kampüsü’nün farklı noktalarında gerçekleştirildi. Bu yıl Çizgi Film ve Animasyon Bölümüne 1181, Grafik Sanatlar Bölümüne 843, Resim Bölümüne 984, Heykel Bölümüne 428, Seramik Bölümüne 295, Baskı Sanatları Bölümüne 189 ve Cam Bölümüne 118 aday başvurdu. Toplamda 2247 adayın katıldığı sınavlar sonucunda 192 öğrenci GSF’de öğrenim görmeye hak kazandı. Bu yıl ilk öğrencilerini YKS 2025 yerleştirme sonuçlarına göre Sayısal Puan türünden kabul etmeye başlayan Dijital Oyun Tasarımı Bölümünün ise tüm kontenjanları doldu.



Devlet Konservatuvarı’na 1524 aday başvurdu


Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı da özel yetenek sınavlarında yoğun başvuru aldı. Sahne Sanatları Bölümü Tiyatro Anasanat Dalı’na 858 başvuru yapılırken, sınavlar sonucunda 9 öğrenci kesin kayıt hakkı kazandı. Opera Anasanat Dalı’na ise 181 aday başvurdu, 10 öğrenci asil olarak belirlendi. Müzik Bölümü’nde Piyano Anasanat Dalı- Gitar Sanat Dalları’na 51 başvuru gerçekleşirken, 8 öğrenci kesin kayıt hakkı kazandı. Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Anasanat Dalı’na 21 başvuru sonucunda 4 öğrenci, Yaylı Çalgılar Anasanat Dalı’na 24 başvuru sonucunda 4 öğrenci öğrenim hakkı elde etti. Çalgı Yapımı ve Onarımı Bölümü’ne 37 aday başvururken 6 öğrenci, Müzikoloji Bölümü’ne 141 başvuru sonucunda 9 öğrenci, Türk Müziği Bölümü’ne ise 211 başvuru arasından 9 öğrenci öğrenim görmeye hak kazandı.



EEYO’da özel kontenjan


Anadolu Üniversitesi EEYO, işitme kayıplı öğrenciler için özel eğitim destekli mesleki eğitim sunan bir birim olarak, bu yıl da Özel Yetenek Sınavı ile öğrenci kabul etti. Yüksekokulun kontenjanları özel gereksinimli öğrencilerin ihtiyaçlarına göre 11 öğrenci ile sınırlı tutuldu. 2025-2026 öğretim yılı özel yetenek sınavlarına işitme kayıplı 11 öğrenci başvururken, Grafik Sanatlar Anasanat Dalı’na 4, Seramik Anasanat Dalı’na 3 öğrenci kesin kayıt yaptırmaya hak kazandı. Merkezi yerleştirme ile öğrencilerini kabul eden EEYO Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü-Yapı Ressamlığı Önlisans Programı ve Bilgisayar Kullanımı Bölümü-Bilgisayar Operatörlüğü Önlisans Programında ise bütün kontenjanlar doldu.



Yetenek sınavlarında birincilere özel sanat desteği


Güzel Sanatlar Fakültesi, Devlet Konservatuvarı ve Engelliler Entegre Yüksekokulu’nda özel yetenek sınavlarında bölüm birincisi olan öğrencilere, Venedik Bienali, Berlin Filarmoni Orkestrası Konseri gibi uluslararası sanat organizasyonlarına katılım için 30.000 TL’ye kadar destek veriliyor. Ayrıca öğrenciler, üniversite yemekhanelerinden üç öğün ücretsiz yararlanma hakkına sahip oluyor.


Eğitimi Destekleme Vakfı (EDEV) iş birliğiyle yürütülen bu kapsamlı burs programı sayesinde, Anadolu Üniversitesi’ne yüksek başarı sıralamalarıyla yerleşen veya yetenek sınavlarında öne çıkan öğrenciler, maddi kaygılardan uzak, daha verimli ve üretken bir üniversite hayatı yaşayabiliyor. Anadolu Üniversitesi, sanat, müzik ve özel eğitim alanlarında uyguladığı özel yetenek sınavlarıyla nitelikli öğrencileri bünyesine katarken, aynı zamanda kültür, sanat ve toplumsal kapsayıcılığa katkı sağlamayı sürdürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası yarın Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edecek ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunması tamamlandı. Savunmanın ardından Ekrem İmamoğlu söz alarak "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir talep ya da öneride bulunan bir görev anlayışında bulundum mu" dedi. Şahan ise soruya "Hayır olmadı başkanım" şeklinde cevap verdi. Duruşma Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere yarına ertelendi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının dokuzuncu oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan verilen aranın ardından savunmasına devam etti. Şahan hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden itibaren yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede Şahan’ın, örgütün Şişli Belediyesi’ndeki yapılanmasında örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı ve rüşvetin temin edilmesinde rol oynadığı açıklanmıştı. Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez ‘rüşvet alma’ 2 kez ‘irtikap’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede 40. eylem olarak adlandırılan olayda müşteki Mehmet Torunlar’ın, belediyenin şifahi izniyle Torun Center’ın 9 katında tadilat yaptıktan sonra Şişli Belediyesi tarafından izinsiz tadilat işlemleri nedeniyle yüklü para cezasıyla karşı karşıya kaldığı belirtilmişti. Eylemde Resul Emrah Şahan’ın rüşvet istenilmesi taleplerini Adem Altıntaş üzerinden ilgililere ilettiği, Altıntaş’ın müşteki tarafına yönlendirildiği ve 10 milyon dolar karşılığında tadilat izni verileceğini belirttiği, ancak bu talebin kabul edilmediği açıklanmıştı. Talebin daha sonra 5 milyon dolara indirildiği ancak müştekinin hiçbir talebi kabul etmeyeceğini belirtmesi üzerine haklarında idari para cezasının uygulandığı iddianamede kaydedilmişti. Şahan 40. eyleme karşı savunmasında, "Bu olayda konu tamamen mevzuata aykırı bir talep ve bizim bu talebe karşı sergilediğimiz yasal duruştur. Firma, imar mevzuatına aykırı bir tadilat yapmak istiyor, belediye ekiplerimiz de bunu tespit ederek yasal tarifeye uygun cezai işlem uyguluyor. Bu aykırılık giderildiğinde ise ceza otomatik olarak düşüyor. Peki, firma bizden ne istiyor? Firma bize gelip, 17. ve 25. katlar arasındaki taşıyıcı unsurları birleştirerek mekan genişletmek istediğini söylüyor. Firma, bir yere kiralamak için anlaştığı 11 bin 916 metrekarelik devasa bir alanı kapsayan bu esaslı tadilatı hızlıca bitirmek istiyor. Biz ise ’bir dakika, bu yapılamaz’ diyoruz. Çünkü bu müdahale sadece binanın değil, kentin ve Şişli’nin deprem güvenliğini, yani stratejik güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. 11 Haziran 2024 tarihinde, yapmak istediği işlemi anlatan bir ’basit tadilat’ başvurusunda bulunuyor. Biz de 27 Haziran’da diyoruz ki ’bu iş böyle olmaz. Bu, binanın ana mimari ve statik projesini etkileyen nitelikli bir tadilattır dolayısıyla esaslı tadilat izni gerektirir, basit tadilat kapsamına girmez.’ Basit tadilat dediğiniz boya, badana ve tesisat gibi işlerdir. Oysa burada bağımsız birim geliştiriyorsunuz. Sanki bu cevabı hiç almamış gibi, bir ay sonra 19 Temmuz’da aynı dilekçeyi tekrar veriyor. Müdürlük, 8 Ağustos’ta aynı cevabı yineleyerek geri çeviriyor. Yöneticisi yine geliyor ve üçüncü kez aynı dilekçeyi veriyor. 11 Eylül’de yine aynı yanıtı veriyoruz Dördüncü dilekçe 17 Eylül 2024 tarihinde geliyor. Bu sefer diyorlar ki ’Taleplerimizin ruhsata tabi olduğunu öğrendiğimiz için bu tadilat isteğimizden vazgeçiyoruz, sadece basit onarım izni istiyoruz.’ Biz de buna onay veriyoruz. İşte asıl konu burada başlıyor. İsnat edilen suç ne? ’Bana basit tamir tadilat onayı verdi, ben de bu onay arkasına sığınıp esaslı tadilatı gizlice yapacağım’ deniliyor. Böyle bir usulsüzlüğe izin verilebilir mi? Belediye başkanı yap dese bile tek bir memur o evraka imza atmaz. Üzerimizde bu kadar denetim ve teftiş baskısı varken, müdürün dilekçeyi alıp ’tamam, görmezden geliyorum, sen esaslı tadilatını yap’ demesi mümkün mü? Aksine müdürümüz, ‘İmar Kanunu uyarınca, eğer ruhsata aykırı bir işlem yaparsan yasal süreci başlatırım, ceza keserim’ diyerek onay veriyor. Başvuruyorlar, reddediyoruz usulsüzlük yapıyorlar, ceza kesiyoruz. Ama tutuklanan Resul Emrah Şahan" dedi. Öte yandan Şahan’ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu duruşmada söz alarak "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir talep ya da öneride bulunan bir görev anlayışında bulundum mu" dedi. Şahan ise soruya "Hayır olmadı başkanım" şeklinde cevap verdi. Resul Emrah Şahan’ın cevabının ardından İmamoğlu, "Sevgili Emrah Başkanım, seni Allah korusun" dedi. Duruşma Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Resul Emrah Şahan savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının dokuzuncu oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. Şahan hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde itibaren yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede Şahan’ın, örgütün Şişli Belediyesi’ndeki yapılanmasında örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı ve rüşvetin temin edilmesinde rol oynadığı açıklanmıştı. Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez ‘rüşvet alma’ 2 kez ‘irtikap’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Şahan iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Mesleğim şehir plancısı. Aylık gelirim kayyumdan önce 150 bin TL idi. 1 senelik tutukluluktan sonra karşınızdayım. Ne ile suçlandığımı bilmiyorum. Boşluğa karşı savunma yapıyorum. Burada onlarca evladı, anneyi, babayı ayrı düşüren, gözyaşı döktüren, suçsuz yere bizi evlatlarımızdan ayrı düşüren herkes bu divanda değilse milletin vicdanında hesap verecek. 19 Mart sabahının ilk saatlerinde gözaltına alındım. Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı olarak maruz kaldığım bu gözaltı akla, vicdana, hukuka sığmaz. Çağırsalar hepimiz giderdik. Sabahın kör saatinde 5 buçuk yaşındaki kızımın, karımın önünde beni almak saygısızlıktır. Benim bildiğim devlet bu değil. Kişisel olarak yaşadığım şey bir kenara esas mesele Şişli’nin iradesidir. Türkiye ilk defa duyacak bu konuyu; 1 milyar doların üzerinde Şişli’ye mülk kazandırdık. Tapuyu kamuya kazandırdık. Oturduk, çalıştık bakanlığa gönderdik, bakanlık onayladı ve bir kaynak oluşturduk. Şişli için oluşturduk bunu. Tapular bir gecede iptal edildi. İnşallah görevime döneceğim ve Şişli’nin kaynaklarını Şişli için kullanacağım. İş insanlarının, müteahhitlerin beklentilerini görmezden gelseydim tutuklama yapamayacaktınız. Bu benim gururumdur. İdari olarak yapmam gerekenleri yapmış olduğum için tutukluyum" dedi. Şahan savunmasının devamında, "Keşke canlı yayınlansa çok izlenir duruşma. Kadın programına döndü. Eylem 38 ile başlayacağım. 38’de konumuz; yapı ruhsat ve iskan süreçlerini menfaat için uzatma. Burası Nişantaşı’nın göbeğinde bir alan. 2017 senesine kadar kamu arazisi. 1999’da depremde mahallenin tek sığındığı yer de burası. 2018 yılında Emlak Konut’tan satışa çıkarılıyor. Dap Yapı satın alıyor. 2020 yılında kepçe duruyor. Belediyeden ruhsat alınmazsa bakanlıktan alınabilir. Sonra projenin PR çalışmaları başlıyor satış için. Projenin adı Nişantaşı Koru. Projenin ana ismi koru. Koru diye bahsettiği yer kamu alanı. Gelelim benim tutuklanma sebebime. Dediler ki iskanını geciktirmişsin şunu yapmışsın bunu yapmışsın. Bodrum katta kompartıman eksikliğin var diyoruz. Afet anında en kritik bölgedir kompartıman. Raporunu al gel iskanını yapacağız. Türkiye’nin bir üniversite arazisi bir ranta çevriliyor adam satış stratejisini koru üzerine oturtuyor, ben kompartıman eksikliğin var diyorum şu işten tutuklanıyorum. Eylem 39’a geleyim. İddianamede gördüğünüz süreç hiçbir şekilde birbiriyle örtüşmüyor. Bu eyleme ilişkin olarak iddianamede 2 ifade var. Konu burada kamu arazisidir. Burası Profilo AVM. Sonra bir inşaat şirketi geliyor buraya konut yapmak istiyor. Buraya 6 kat plan veriliyor. Müteahhittin istediğini kabul etmediğimiz için Resul Emrah Şahan tutuklandı" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı bu esnada duruşmaya saat 18.00’e kadar ara verildiğini, ardından Şahan’ın savunması ile duruşmanın devam edeceğini söyledi.
Amasya Uyku bozukluğu ile boyun ve sırt ağrıları dijital dengesizliğin belirtisi Odaklanma güçlüğü, uyku bozukluğu, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama dijital dengesizliğin belirtileri arasında gösteriliyor. Amasya Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak, dijital dengesizliğe karşı belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını açıkladı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Çocuk ve dijital bağımlılık" konulu bilim kafe söyleşisi, Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrencilere yönelik gerçekleştirildi. Söyleşiye Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak konuşmacı olarak katıldı. Programda dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kaynak, "dijital denge" kavramının önemine vurgu yaptı. Dijital dengeyi, teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanırken fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığı koruyacak şekilde kullanım olarak tanımlayan Kaynak, teknolojiyi hayatın merkezine koymak yerine bilinçli bir şekilde yönetmenin gerekliliğini ifade etti. Dijital dengesizliğin belirtileri arasında odaklanma güçlüğü, uyku bozuklukları, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sorunların öne çıktığını belirtti. Bu duruma karşı çözüm önerilerini de paylaşıp gereksiz bildirimlerin kapatılması, teknolojisiz alanlar oluşturulması, ekran süresinin takip edilmesi ve göz sağlığını korumak amacıyla her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmayı içeren 20-20-20 kuralının uygulanması gibi pratik adımlar öneren Dr. Öğretim Üyesi Kayna, ayrıca dijital detoksun önemine değinerek belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını söyledi.