SAĞLIK - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 13:11

Anne-baba adayları gebelik eğitiminde bilgilendirildi

A
A
A
Anne-baba adayları gebelik eğitiminde bilgilendirildi

Özel Ümit Hastaneleri tarafından düzenlenen gebelik eğitimleri aralıksız devam ediyor. Son eğitim, Taşbaşı Kırmızı Salon’da anne ve baba adaylarının katılımıyla gerçekleştirildi.


Eğitim programında uzman hekimler, gebelik süreci ve doğum sonrası bakım konularında katılımcılara kapsamlı bilgiler verdi. Eğitime, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Abdurrahman Akçay ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Kuğu konuşmacı olarak katıldı. Alanlarında uzman iki doktor, gebelik sürecinden bebek bakımına kadar birçok konuda katılımcıların merak ettiği soruları yanıtladı.



Doğru bilgi ve doğru uygulama


Op. Dr. Abdurrahman Akçay, gebelikle ilgili sıkça sorulan konulara bilimsel veriler ışığında açıklık getirdi. Akçay, doğal yollardan aylık gebelik oluşma oranının yüzde 18-20 arasında olduğunu belirtti. Aşılama yönteminde de bu oranın benzer seviyelerde olduğunu vurgulayan Akçay, tüp bebek uygulamalarında döllenmenin laboratuvar ortamında yüzde 95-99 oranında gerçekleştiğini, ancak transfer sonrası tutunma oranının yüzde 50-60, sağlıklı doğum oranının ise yüzde 30-35 seviyelerinde olduğunu ifade etti. "Gebelik sabır gerektirir" diyen Akçay, çiftlerin en az bir yıl boyunca özel bir çabaya girmeden doğal yollarla gebelik için beklemeleri gerektiğini vurguladı.



"Yanlış numune, yanlış teşhis"


Dr. Akçay, gebelik takibi sürecinde düzenli yapılan kan ve idrar testlerinin önemine de dikkat çekti. En sık karşılaşılan problemlerden birinin yanlış idrar örneği verme olduğunu belirten Akçay, doğru idrar örneği almak için genital bölgenin temizlenip kurulanması gerektiğini anlattı. Aksi takdirde akıntıların idrara bulaşması nedeniyle yanlışlıkla idrar yolu enfeksiyonu tanısı konabildiğini ve bunun gereksiz antibiyotik kullanımına yol açtığını söyledi.



Yenidoğan bakımı


Eğitimin ikinci bölümünde söz alan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Kuğu, yenidoğan dönemine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Sarılık, ciltte oluşan kabarcıklar ve kızarıklıkların ne anlama gelebileceği, kilo alımının nasıl izlenmesi gerektiği, göz sağlığı, ağız temizliği ve pamukçuk problemleri hakkında detaylı açıklamalar yaptı. Ayrıca, göbek bağı temizliği ve yenidoğan tarama testlerinin önemi üzerinde durdu.



Yenidoğan sarılığı


Yenidoğan sarılığı hakkında konuşan Dr. Kuğu, bu durum doğumdan sonraki ilk haftada sık görülür ve çoğu zaman fizyolojiktir. Ancak göz aklarında belirgin sararma, uyuşukluk, beslenme güçlüğü gibi belirtiler varsa acilen doktora başvurulmalıdır. Yenidoğan cildinde kabarcıklar ve kızarıklıkların ise, genellikle zararsız ve geçici döküntüler olduğun aktaran Kuğu, "Ancak döküntüler yaygınsa, ateş eşlik ediyorsa ya da bebek huzursuzsa enfeksiyon ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır." şeklinde konuştu.


Anne ve baba adaylarının ilgiyle takip ettiği eğitimde, hem doğum öncesi hem de doğum sonrası süreçler hakkında bilimsel temellere dayanan birçok önemli bilgi katılımcılarla paylaşıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’nın 100 yaşındaki dönercisi 84 yıldır mesleğini sürdürüyor Sakarya’da yaşayan 100 yaşındaki Ömer Oğur, 84 yıldır sürdürdüğü dönercilik mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor. Yaklaşık 50 yıldır oğluyla birlikte çalışan Oğur, her hafta cuma günleri dükkanına gelerek mesleki tecrübelerini aktarmaya devam ediyor. Sakarya’da ikamet eden asırlık çınar Ömer Oğur, meslek hayatına 1956 yılında başladığı lokantada halen aktif olarak yer alıyor. 80 yılı aşkın süredir dönercilik yapan Oğur, her cuma günü dükkanına gelerek işleyişi kontrol ediyor. Mesleğe olan bağlılığını dile getiren Oğur, 1976 yılından itibaren yetiştirdiği oğlunun ismini yaşatacağını ifade etti. "İşimi kontrol etmek için geliyorum" Meslek hayatına dair bilgiler veren Ömer Oğur, "1956 yılında bu lokantada çalışmaya başladım. O zamandan beri hala çalışıyorum. 80 yıldır dönercilik yapıyorum. İşimi kontrol ediyorum, onun için geliyorum. 76 yılından sonra oğlumu yetiştirdim. O da çok güzel çalışıyor ve çok güzel döner yapıyor. Benim ismimi yaşatacak" dedi. "Hala işine sahip çıkıyor" Babasının yanında 15 yaşında komi olarak işe başlayan ve 49 yıldır birlikte çalışan Metin Oğur, mesleğin inceliklerini babasından öğrendiğini belirtti. Babasının halen işine sahip çıktığını vurgulayan Metin Oğur, "Ben 15 yaşından beri bu işin başındayım ama ilk başlangıçta dışarıya yemek taşıyıp komilik mesleğine başladım. Sonra kasaya oturdum, hesap ve para işlerine baktım. Ondan sonra babam et almanın inceliklerini öğretti. Bu dönercilik mesleğini babamdan öğrendim. Babamın 80 yıllık bu işini devam ettirmek beni çok mutlu ediyor. Her akşam gittiğim zaman ’işler nasıl’ diye sorar, yani hala işine sahip çıkıyor" diye konuştu.
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.