ASAYİŞ - 20 Şubat 2026 Cuma 14:59

Ateş şikayetiyle hastaneye götürülen 8 aylık bebeğin şüpheli şekilde öldüğü iddiası

A
A
A

Eskişehir Şehir Hastanesi’ne ateş şikayetiyle götürülen 8 aylık bebek hayatını kaybetti. Hastanenin ihmali olduğunu iddia eden acılı baba Oğuz Yurtalan, "Hastaneye sağlam giren çocuğumu öldürüp bana teslim ettiler. Otopsi raporunda, cesedin çürümeye başladığı yazıyordu" dedi.

İddiaya göre; diş çıkarttığı için ateşi yükselen 8 aylık Aslan Yurtalan, ailesi tarafından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü. Yazılan ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçları kullanan aile, bebeğin rahatsızlığının devam ettiğini görünce bu defa Eskişehir Şehir Hastanesi’ne müracaat etti. Doktor muayenesi akabinde minik Aslan’ın hastanede yatışı verildi. Kan tahlillerinde yüksek oranda bakteri çıktığı öne sürülen bebek, 13 Şubat 2026 tarihinde hayatını kaybetti. Bebeğin cenazesini aldıklarında cesedinin mosmor olduğunu, davul gibi şiştiğini ve çürümeye başladığını belirten acılı baba Oğuz Yurtalan, adli sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını söyledi.

Ateş şikayetiyle hastaneye götürülen 8 aylık bebeğin şüpheli şekilde öldüğü iddiası

"Çocuğumun kalbinin durduğunu söylediler"

Olayı anlatan Oğuz Yurtalan, "8 aylık bir çocuğum vardı, her çocuk gibi dişleri çıkıyordu. İlk başta tıp fakültesine götürdüm. Dişi çıktığı için ateşin 37 dereceye kadar yükseldiğini gördük. Fakültede ağrı kesici verdiler. Bir gün sonra baktığımızda çocuğumuzun ateşi hala yüksekti. Sonrasında şehir hastanesine gittik. Çocuğun ciğer enzimleri yükselmiş, ’Ağrı kesici aldığı için bu çocuğu 24 saat müşahede altında tutalım. Ondan sonra çıkar, gidersiniz’ dediler. Çocuğumu şehir hastanesinin 4’üncü katındaki çocuk bölümüne yatırdım. Gece içime bir acı çöktü. Çocuğuma ağrı kesici vermediler, hiçbir şey yoktu. Çocuğuma hiçbir şey yapılmadı, sadece gözetim altındaydı. Gece oraya gittiğimde çocuğum mosmordu. Hemen koştum, ’Doktor, yetiş. Çocuğum ölüyor, ne oluyor?’ dedim. O da, ’Ben doktoru çağırayım’ dedi. Bir tane doktor geldi, ’Ya ben çocuğunuzu ilk defa gördüm’ dedi. ’Hocam 2 gündür yatan bir çocuğu nasıl yeni görürsünüz siz’ dedim. ’Bu çocuk ölüyor, hemen yoğun bakım almamız lazım’ dedi. Orada hemen bir şeyler taktılar, çocuğuma bir şeyler verdiler çocuğuma. Aşağı yoğun bakıma indikten 15-20 dakika sonra, ’Çocuğunuzun kalbi durdu’ dediler. ’Hocam, kalbi durması için benim çocuğumun rahatsızlığı yok. Gelişimde problem yok, her şey tamam. Sadece diş çıkarıyor’ dedim. Bu yaklaşık yarım saat arayla, kalp masajlarıyla 10 defadan fazla oldu. Saat 10 civarı gördüğümde çocuğum baygın vaziyette yatıyordu ama bayağı bir şeyler takmışlardı" şeklinde konuştu.

"Son gördüğümüzde çocuğum ölmüş, morarmış, çürüme aşamasına gelmişti"

Yurtalan, sözlerinin devamında, "Çocuğuma 2 ünite kan vereceklerini söylediler. Bu çocuk cerrahi bir olaya girmedi, yani kan kaybı olmadı. Bize o süre zarfında çocuğumu hiç göstermediler. Akşam 7’de gördüğümde çocuğumuz morarmış, gerçekten ölmüş. Yani bildiğiniz çürüme aşamasına gelmiş çocuğum. ’Artık yeter, bu çocuk ölmüş. Hocam niye zorluyorsunuz?’ dedim. ’Biz bunu diyalize bağlayalım, kanını temizleyelim’ dediler. Çocuğum bildiğiniz şişmiş, davul gibi olmuş. Onlar bizi çıkarttıktan 15 dakika sonra, ’Çocuğunuz öldü, vefat etti’ dediler ama o sürede bir sürü doktor girdi ve çıktı. ’Hocam bu çocuğun neyi var?’ diyorum, ’Bilmiyoruz, çocuk ölüyor’ diyorlar. Cerrahi giriyor, enfeksiyon, kalp ve damar bölümleri giriyor. Bütün doktorlar girdi ama hiç kimse ölüm sebebini söylemedi. Ölen çocuğumu bana akşam üzeri verdiler" ifadelerini kullandı.

"Sağlam giren çocuğumu öldürüp bana teslim ettiler"

Çocuğunun otopsisine gittiğini anlatan Yurtalan, şunları söyledi:

"Otopside doktor, ’Çocuğun çok sağlıklı, ölmesi imkansız’ dedi. Bütün her şeyi dört dörtlüktü ama raporda çocuğun çürümeye başladığı yazıyordu. Yani benim çocuğum çok erkenden ölmüş, o kadar çok serum vermişler ki balon gibi olmuş. Bakıyorum otopsi raporuna, çocuğun idrar torbası bomboş. Çocuğumun gözleri yuvasından çıkmak üzereydi çocuğumun. Bana hiç kimse cevap vermedi. Sağlam giren çocuğumu öldürüp bana teslim ettiler. Kimse de bu çocuğun nasıl öldüğüne inanmıyor."

Ateş şikayetiyle hastaneye götürülen 8 aylık bebeğin şüpheli şekilde öldüğü iddiası

Baba Oğuz Yurtalan, adli sürecin takipçisi olacağını ve başka ailelere umut olmak istediklerini söyleyerek, "Başka Aslan’lar ölmesin, ben onun için uğraşıyorum" dedi.

Emir Erten - Bahadır Turgut

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uşak Belediyesi’ne yönelik rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan 28 şüpheli İstanbul’a getirildi Uşak Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında başlatılan ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında olduğu 28 şüpheli İstanbul’a getirildi. Zanlılar, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisine ifade verecek. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediyesi’ne yönelik "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 27 Mart’ta Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. İlk operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya ile belediye personeli Cihan Aras ve Özkan Yalım’ın gönül ilişkisi içinde olduğu S.A.’nın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Yalım da dahil 9 kişi tutuklanırken, 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan yeni itiraflar, deliller ve belgeler doğrultusunda haklarında yakalama kararı verilen 29 şüpheli için bu sabah ikinci dalga operasyon başlatılmıştı. Savcılık talimatı ile harekete geçen İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul, Uşak ve İzmir’de düzenlenen eş zamanlı baskınlarda CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında bulunduğu 28 şüpheliyi gözaltına almıştı. İstanbul’da gözaltına alınan 1 kişi haricinde Uşak ve İzmir’de gözaltına alınan şüpheliler, akşam saatlerinde İstanbul’a getirildi. İlk olarak hastanede sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, daha sonra ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine götürüldü. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, soruşturmada firar durumdaki 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği kaydedildi. Çarpıcı detaylara ulaşıldı Öte yandan "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Savcılıkça yürütülen soruşturma dosyasındaki öne çıkan iddialar arasında, Uşak’taki gece kulüpleri ve eğlence mekanlarının haraca bağlandığı ve rüşvet çarkına dahil edildiği ileri sürüldü. İşletme saatlerinin gece yarısından itibaren 5 saat uzatılması karşılığında mekan sahiplerinden haftalık 500 bin lira civarında rüşvet alındığı iddia edilirken, ilk tespitler doğrultusunda 20’ye yakın bar ve gazino tarzı eğlence merkezinin söz konusu sistem içerisinde yer aldıkları öne sürüldü. Bu kapsamda "rüşvet" verdikleri iddia edilerek haklarında başlatılan soruşturmada adı geçen mekan sahipleri arasında Gelecek Partisi eski Merkez İlçe Başkanı F.C., F.A., G.A., U.D., T.E., S.T., K.C., İ.Y., C.A., R.A., M.A., M.A., G.D., R.K., A.A., A.A., A.Y., A.C.’nin yer aldığı öğrenildi. Belediyedeki üst kademe eğlenmiş, faturayı Uşak Belediyesi ödemiş Soruşturma dosyasında yer alan iddialar arasında, belediyedeki üst kademedeki yöneticilerin misafirlerini Uşak’ta faaliyet gösteren bu eğlence merkezlerine götürerek, yaptıkları yüksek tutarlı harcamaların faturalarını "temsil" ve "misafir ağırlama gideri" olarak gösterip, Uşak Belediyesi’ne kestirdikleri iddia edildi. Devam eden soruşturma kapsamında kamu kaynaklarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin somut delillere ulaşıldığı vurgulanıyor.
İzmir 23 Nisan Aliağa’da etkinliklerle kutlanacak İzmir’in Aliağa ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, düzenlenecek çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek olan törenin yanı sıra Aliağa Belediyesi tarafından 21 Nisan’da Helvacı’da, 22 Nisan’da Şakran’da ve 23 Nisan’da Avcı Ramadan’da şenlikler düzenlenecek. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı resmi programı, Aliağa Kaymakamlığı tarafından düzenlenecek törenle başlayacak. Törende saat 09.30’da öğrencilerin katılımıyla Cumhuriyet Meydanı’na kortej yürüyüşü gerçekleştirilecek. Meydandaki törenin ardından kutlamalar, Mehmet Saka İlkokulu bahçesinde devam edecek. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in mesajının ve şiirlerin okunacağı etkinlikte, resim ve şiir yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verilerek, resim sergisi gezilecek. Aliağa Belediyesi tarafından organize edilen şenlikler üç gün boyunca Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da gerçekleştirilecek. 21 Nisan Salı günü Helvacı’da ve 22 Nisan Çarşamba günü Şakran’da düzenlenecek etkinlikler saat 16.00’da başlayacak ve 18.30’a kadar sürecek. 23 Nisan Perşembe günü Avcı Ramadan’da yapılacak program ise saat 12.00’de başlayıp, 17.00’de sona erecek. Etkinlikler, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anısına Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayacak. Helvacı ve Şakran’daki etkinliklerde maskot gösterileri, taş boyama, yüz boyama aktiviteleri, sosis balon dağıtımı ile pamuk şeker ve patlamış mısır ikramları yer alacak. Avcı Ramadan’daki programda ise bunlara ek olarak şişme oyun grupları, motosiklet eğitim parkuru, kaydırak, tırmanma duvarı ve çeşitli oyun parkurları da kurulacak. Öte yandan, her üç günde de Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) dans ekiplerinin halk oyunları ve modern dans grupları sahne alacak.