ÇEVRE - 25 Eylül 2025 Perşembe 09:49

Çiftçilerin kullandığı kuyu suları 2 metreye kadar indi

A
A
A
Çiftçilerin kullandığı kuyu suları 2 metreye kadar indi

Eskişehir Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, kuraklık sebebi ile yetiştirdikleri ürünleri sulamak için kullandıkları kuyu sularının 20 metrelere kadar indiğini aktardı.


Türkiye genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de yüksek hava sıcaklıklarından dolayı oluşan kuraklık etkisini göstermeye devam ediyor. Yaz mevsiminin bitmiş olmasına rağmen mevsim normallerinin üzerinde gezen hava sıcaklıkları tarım ile uğraşan çiftçileri zor duruma soktu. Tarla sulamalarında kullanılan kuyu suları, normalde 10 metre civarlarında bulunurken, kuraklık sebebi ile 20 metrelere kadar düştü ve her geçen ay 1-2 metre daha da düşmeye devam ediyor. Bu noktada ise uzun yıllardır Eskişehir Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, geçtiğimiz haftalarda tanesi 10 lira olan ürünlerin bugün kuraklık sebebi ile 50 liraya kadar çıktığını belirtti.



"Su seviyesi 15-20 metreye kadar indi"


Eskişehir Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan kuraklık hakkında, "Sezon başından beri yağışın olmaması ve iklim şartlarının çok sıcak ve kurak geçmesi, üreticilerimizi ciddi şekilde etkiledi. Yeraltı sularımız her geçen ay, her geçen gün azalıyor ve daha derine iniyor. Şu anda fıskiye dediğimiz sulama tabancaları, bahçe sulamada kullanılanlar, eskiden 25-30 tane çalıştırılırken şimdi 10 taneye, hatta 5 taneye düştü. Bazı bölgelerde hiç su kalmadı. Üreticinin adeta hayatı durdu, çünkü su olmayınca hayat duruyor. Normalde yüzeyde, kanal boylarında 10-15 metre derinlikte su olması gerekirken, şu anda bu derinlikte su kalmadı. Su seviyesi 15-20 metreye kadar indi ve her ay 1-2 metre daha aşağıya iniyor" dedi.



"20 gün önce 10 lira olan bir ürün, şimdi tezgâhlarda 50 lira"


Ayrıca kuyulardaki su derinliğinin her geçen gün düştüğünü belirten Başkan Buluşan, "Yağışların olmaması, kuraklık ve hastalıklar bu durumu daha da kötüleştirdi. Bugüne kadar ürettiğimiz ürünleri satamıyorduk, fazlalık vardı. Ama şimdi ürettiğimiz malın yerine yenisini koyamıyoruz. Hastalıklardan dolayı da üreticinin elinde ürün kalmadı. Hem yeraltı suları tükendi hem de yağış yok. Mesela, 20 gün önce 10 lira olan bir ürün, şimdi tezgâhlarda 50 lira. Bunun sebebi, üreticinin elinde ürün olmaması" şeklinde konuştu.



"Su yoksa, bizim için hayat yok"


Öte yandan internet aracılığı ile yorum yapanlar hakkında konuşan Buluşan, "Klavye başında oturup "Suyu kötü kullanıyorsunuz" gibi söylemler hiç hoş değil. Çünkü biz suyun başında bekliyoruz. Eskiden fıskiye sistemini açıp başka işime gidebiliyordum. Şimdi ise su kesilir ya da yanlış yere gider diye gözümüz gibi bakarak kullanıyoruz. Su yoksa, bizim için hayat yok" ifadelerini kullandı.



Çiftçilerin kullandığı kuyu suları 2 metreye kadar indi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Engelleri aştılar, vatana asker oldular Erzurum’da engelli 10 genç için düzenlenen askere uğurlama programında gurur, gözyaşı, sevinç ve heyecan dolu anlar doruğa çıktı. Temsili uğurlama töreninde araçla konvoy oluşturuldu, gençlerin ellerine kına sürüldü ve halaylar çekidi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Olimpiyat Parkı içinde bulunan Gülümseyen Kafe’de engelli bireyler için düzenlenen asker gecesi ve temsili uğurlama törenine, zihinsel ve bedensel engelli 10 birey ve aileleri katıldı. Engelli bireyler, önce aileleriyle birlikte Türk bayraklarıyla donatılan araçlarla konvoy eşliğinde şehir turu attı. Daha sonra yakılan meşaleler altından geçerek kafeye giriş yaptılar. Engelli bireylerin ellerine kına yakıldığı sırada aileler gözyaşlarını tutamadı. Onların içinde 19 yaşındaki Taha’nın parmağına kına yakıldığında gözyaşlarına engel olamayan anne Mine Genç "Çok mutlu oldum, oğlumun asker kınasını yaktım, en azından askerlik isteği yerine getirildi. Bu programı düzenleyenlere teşekkür ederiz" şeklinde konuştu. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Aile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Mahmut Temel, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Engelliler Haftası’nda 81 ilde temsili askerlik töreni yaptığını ifade ederek, buna katılacak engelli bireyler için temsili asker gecesi ve uğurlama töreni düzenlediklerini vurgulayarak "Engelli bireylerimiz resmi olarak askerlik yapamıyorlar, biz de Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen’in talimatıyla böyle bir organizasyon ayarladık. Bugün hem onları hem de ailelerini mutlu etmek istedik" şeklinde konuştu. Program, gençlere kına yakılması ve müzik eşliğinde halay çekilmesiyle tamamlandı.
Erzurum Köyde iki ayının saldırısına uğrayan Sencar’ın imdadına çoban köpeği Kral yetişti Erzurum’un Karayazı ilçesi Çakmaközü Mahallesi’nde iki ayının saldırısına uğrayan 10 yaşındaki Sencar’ın imdadına Kral isimli kangal köpeği yetişti. Korkudan konuşma güçlü çeken çocuk "Kral olmasaydı, ayılar beni yiyecekti" dedi. Daha önce de sadakat örneği göstererek iki gün boyunca kayıp olan, arazide doğum yapan koyun ve yavrusu başından ayrılmayan Kral, aylar sonra doğum yapan sürünün eşeğini de yalnız bırakmayarak isminin hakkını vermişti. Karayazı ilçesi Çakmaközü Mahallesi’nde yaşayan Kaya ailesine ait Kral isimli kangal köpeği bu defa ailenin 10 yaşındaki çocuğu Sencar Kaya’yı ayıların saldırısından kurtardı. Kral yine can kurtardı Sencar Kaya ve babası Hüsamettin Kaya, köyün dışında bulunan evlerinin yakınında doğum yapan atlarının durumunu görmek ve bulunduğu yerden almak için harekete geçti. Minik Sencar, ağaçlara bağlı olan atı almak isterken bir anda iki ayı ile karşı karşıya geldi. Ayıların peşine koştuğu Sencar can havliyle kaçtı, o esnada telaştan yere düştü. Az ötede bulunan babası durumu fark edince hemen çoban köpeklerine seslendi. Daha önceki kahramanlıkları ve sadakati ile tanınan Kral yine devreye girdi ve öne atıldı. Minik Sencar’ı kovalayan ayıları geri püskürttü. Diğer köpeklerin de gelmesiyle ayılar geldikleri yöne kaçtılar. Sencar konuşmakta zorlanıyor Baba Hüsamettin Kaya oğlu Sencar’ı hemen Karayazı İlçe Hastanesi’ne getirdi. Burada gerekli kontrolleri ve tetkikleri yapılan Sencar’ın ciddi bir durumunun olmadığı, korkunun etkisiyle geçici konuşma güçlü çektiği belirlendi. Bir süre müşahade altında tutulan Sencar, daha sonra doktorlar tarafından taburcu edildi. Ayı saldırısının şokunu üzerinden atamayan Sencar, konuşmakta zorluk çekse de "Kral olmasaydı, ayılar beni yiyecekti" dedi. Taburcu oldu, Kral’a koştu Amca Ferit Kaya’da yaşanan olayda Kral’ın yine ismini hak eden davranışta bulunduğunu ve Sencar’ın sağlığının iyi olmasının kendilerini sevindirdiğini ifade ederek, "Köpeğimiz kral adeta can kurtaran görevi yapıyor. Onu çok seviyoruz. Bu defa da yiğenimi hayat bağladı" dedi. Taburcu olduktan sonra Çakmaközü Köyü’ndeki evine giden Sencar Kaya, ilk olarak Kral’ın yanına gitti ve ona teşekkür etti. Sencar kendisini ayıların saldırısından kurtaran Kangal köpeği Kral’a sarılarak dakikalarca sevdi.
Gümüşhane Gümüşhane’de barajlar doldu, tonlarca su tahliye edilmeye başlandı Gümüşhane’de bol yağışlı geçen bahar aylarının ardından Torul ve Kürtün Barajları’nda doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı, fazla su tahliye edilmeye başlandı. Kentte etkili olan yağışlar ve yüksek kesimlerdeki karların erimesiyle birlikte Harşit Çayı üzerindeki enerji üretim amaçlı Torul ve Kürtün Barajları tamamen doldu. Uzun yıllardır yağışların yetersiz olması nedeniyle istenilen seviyeye ulaşamayan barajlarda bu yıl su seviyesinin maksimum noktaya çıkmasıyla birlikte kapaklar açılarak yüksek miktarda su tahliye edilmeye başlandı. Barajlardan bırakılan su debisi nedeniyle oluşan manzara dikkat çekerken, çevre sakinleri ise yıllar sonra barajların tamamen dolmasının sevindirici olduğunu söyledi. Vatandaşlar, geçmiş yıllarda kuraklık nedeniyle su seviyelerinin ciddi şekilde düştüğünü belirterek bu yıl yaşanan yoğun yağışların hem doğa hem de enerji üretimi açısından önemli olduğunu ifade etti. "Bu sene yağışlar barajlarımızı doldurdu" Kapaklar açılarak Torul Barajı üzerindeki fazla suyun tahliye edilmeye başlandığını söyleyen Kirazlık köyü sakini Hasan Altıparmak, "Bu sene bereket var. Herkes barajlar kuruyor susuzluktan öleceğiz diyordu ama Allah unutmaz bizi. Bak verdi yağmurları, doldu barajlarımız. Artık fazla su tahliye edilir hale geldi" dedi. Bayram Demirci de, "Önceki yıllarda yağmurlar azalmıştı, barajlar tam anlamıyla dolmuyordu. Ama bu sene iyi doldu, fazla su da tahliye ediliyor. Su bol isteyenlere verebiliriz" diye konuştu.
İstanbul DAK/SAR’dan kurtarma tatbikatı Kalamış merkezli Denizde Gönüllü Arama ve Kurtarma (DAK/SAR) ekipleri, gerçekleştirdikleri kapsamlı gece eğitimi ve kurtarma tatbikatıyla olası acil durumlara karşı hazırlıklarını tazeledi. Gönüllülerin hep bir ağızdan okuduğu DAK/SAR Andı ile başlayan programda, senaryo gereği denize düşen kazazedeler ve batma tehlikesi geçiren tekneler başarılı operasyonlarla kurtarıldı. Denizciler Dayanışma Derneği (DDD) bünyesinde faaliyet gösteren DAK/SAR, İstanbul Kalamış açıklarında geniş katılımlı bir gece eğitimi ve kurtarma tatbikatı icra etti. Tüm gönüllülerin katılımıyla okunan DAK/SAR Andı’nın ardından başlayan tatbikatta, 6 kurtarma botu ve 45 gönüllü personel görev aldı. Tatbikat kapsamında ilk olarak Fenerbahçe ve Moda burunları açıklarında denize düşen kişilerin kurtarılmasına yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. Termal kameraların kullanıldığı arama çalışmalarında kazazedeler denizden sağ çıkarılırken, senaryonun bir sonraki aşamasında su alarak batma tehlikesi yaşayan bir tekneye müdahale edildi. Telsizden yapılan çağrı ve işaret fişeklerinin ardından bölgeye intikal eden ekipler, personeli tahliye edilen ve batma tehlikesi geçiren tekneyi yedeğe alarak marinaya çekti. "25 yıldır bölgemizde denizde zorda kalan kişilere yardıma gidiyoruz " Tatbikatı değerlendiren DAK/SAR Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aytaç, kurumun çeyrek asırlık tecrübesine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu gece DAK/SAR denizde bir tatbikat gerçekleştirdi. Bu tatbikata 6 kurtarma botu ve 45 gönüllü personelimiz katıldı. DAK/SAR, Sahil Güvenliğin kendisine vermiş olduğu yetki sahasında denizde zorda kalanlara yardıma giden bir sivil toplum kuruluşudur. 300’e yakın gönüllümüz var. 25 yıldır bölgemizde denizde zorda kalan kişilere yardıma gidiyoruz. 4 binin üzerinde olaya gittik. Bu olaylarda; mesela yangın tehlikesi geçiren bir tekneden, batan bir tekneden veya kayalara oturmuş bir tekneden 622 canı kurtardık. Rakamla tabii ki övünüyoruz, artmasını istemiyoruz. Yaklaşık 1500 üzerindeki kişiye amatör denizcilik eğitimi vermiş bulunuyoruz. Bugünkü tatbikatta ise bir tekneden denize düşen kişileri botlarımız ayrı ayrı kurtardı. Daha sonra bir teknenin su aldığı ihbarını aldık. O tekneye yardıma gittik. Su alma artınca o tekne can salını denize atarak personelini tahliye etti. Batma tehlikesi geçirdiği için o yardım isteyen tekneye gidip o tekneyi yedeğine aldı ve marinasına doğru götürdü. Ve tatbikat başarıyla sona erdi."
Karaman Ismarlama terzilik tarihe karışıyor Karaman’da yarım asrı aşkın süredir terzilik mesleğini sürdüren Ali Yavuz, çırak yetişmemesi nedeniyle ısmarlama elbise sektörünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Karaman’da Fenari Mahallesi 39. Sokak üzerindeki dükkanında 58 yıldır iğne tutan 71 yaşındaki Ali Yavuz, mesleğe başlama serüvenini ve sektörün mevcut durumunu anlattı. İlkokulu bitirdikten sonra Karaman’da çıraklığa başladığını belirten Yavuz, mesleğin inceliklerini İstanbul Beyoğlu’nda öğrendiğini ifade etti. 1980 yılında Karaman’a dönerek kendi dükkanını açtığını kaydeden Yavuz, "Bu meslek sayesinde çocuklarımı okuttum, ev ve araba sahibi oldum. Ancak şu an en büyük sorunumuz çırak bulamamak. Bu sanat bitiyor, artık rağbet yok" dedi. "Beyoğlu’nda artistlere elbise dikerdik" Geçmiş yıllarda ısmarlama elbiseye olan ilginin çok yüksek olduğunu dile getiren Yavuz, "70-80’li yıllarda Beyoğlu’nda Salih Güney, Aytaç Arman ve Fikret Hakan gibi isimlere elbise dikerdik. Eskiden bayramlardan iki ay önce iş almayı bırakırdık, yedi sekiz kalfam vardı. Şimdilerde ise konfeksiyon ürünleri ısmarlamayı bitirme noktasına getirdi. Temiz bir meslek ama artık kazancı az. Yine dünyaya gelsem yine bu mesleği seçerdim ama bizden sonra usta yetişmiyor" diye konuştu. "Ismarlama diken sadece 4 kişi kaldık" Ali Yavuz’un kalfalarından olan ve 45 yıldır aynı mesleği icra eden 58 yaşındaki Atilla Hızal ise Karaman genelinde ısmarlama takım elbise diken usta sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini vurguladı. Hızal, "Karaman’da 120 terzi var ancak ısmarlama takım elbise yapan sadece 4 kişi kaldık. Bizler son kalfalarız. Bizden sonra bu işi devam ettirecek kimse gelmiyor. Kalfa da yetişmiyor, çırak da. Maalesef bizden sonra ısmarlama elbiseler tarihe karışacak" ifadelerini kullandı.