GÜNDEM - 30 Ocak 2026 Cuma 09:48

Eskiler sandıktan çıktı, terzilerde "Dönüşüm" mesaisi başladı

A
A
A
Eskiler sandıktan çıktı, terzilerde "Dönüşüm" mesaisi başladı

Eskişehir’de soğuklarla birlikte gardıroplarındaki kışlıkları çıkaran vatandaşlar, yeni ürün almak yerine mevcut kıyafetlerini terzi ustalığıyla yenilemeyi tercih ediyor. Sevdiği kıyafetinden vazgeçemeyenlerin ve aile bütçesinde tasarruf yapmak isteyenlerin adresi olan terzi dükkanları, bu sezon "dönüşüm" talepleriyle en yoğun günlerini yaşıyor.


Odunpazarı ilçesi İstiklal Mahallesi’nde 25 yıldır mesleğini sürdüren terzi Hatice Kılıç, kış sezonunun artan taleplerini değerlendirdi. Özellikle mont, kazak ve pantolon gibi kışlık giysilerde tamirat ve model değişimi taleplerinde büyük bir artış olduğunu ifade eden Kılıç, vatandaşların bilinçli tüketim alışkanlığı kazandığını ve eskiyi değerlendirmenin artık her kesimden ilgi gördüğünü vurguladı.



"Kışlık kıyafetler terzi eliyle hayat buluyor"


Kış aylarının gelmesiyle birlikte işlerinde büyük bir hareketlilik başladığını belirten Hatice Kılıç, "Önceki yıllara göre bu sezon çok daha yoğunuz. Mont fermuarı değişiminden gömlek yakası yenilemeye, pantolon tamiratından kazaklardaki model değişimine kadar birçok işlem yapıyoruz. Vatandaşlarımız, ’kazağım sağlam ama yakası beni sıkıyor’ diyerek geliyor, biz de onu günün modasına uygun şekilde dönüştürüyoruz. Bu sayede hem sevilen kıyafetler çöpe gitmiyor hem de vatandaşlarımız kârlı çıkıyor" dedi.



"Bilinçli tüketici tasarrufu tercih ediyor"


Tadilat işlemlerinin aile ekonomisine sağladığı katkıya dikkat çeken Kılıç, "Dikkatimi çeken en önemli değişim, artık her gelir grubundan insanın terziye gelmesi. İnsanlar bir pantolonun küçük bir kusuru için onu gözden çıkarmak yerine tamir ettirerek bütçesini koruyor. Örneğin, sağlam bir pantolonun cebini yeniletmek veya görünmeyen bir yırtığı ustalıkla kapatmak, yeni bir ürün almaktan çok daha mantıklı geliyor. Vatandaşımız buradan hem işini yaptırıp hem de bütçesini koruyarak ayrılıyor" ifadelerini kullandı.



"Hazır giyim mi, terzi dikimi mi?"


Hazır giyimdeki standartlaşmaya karşı terzi dikiminin sunduğu konforu hatırlatan emektar terzi, şunları söyledi:


"Hazır giyimde bir kalıptan binlerce ürün çıkıyor ama her insanın fiziği farklı. Haliyle kolları uymuyor, yakası oturmuyor; müşteri yine bize gelip tadilat yaptırmak zorunda kalıyor. Aslında terziye diktirmek uzun vadede daha avantajlı. Biz kumaşı tanıyoruz, dokusuna göre işlem yapıyoruz. Hazır giyimdeki tek tip dikişin aksine terzi dikişi çok daha sağlamdır. Benim diktiğim bir kıyafeti, kullanıcı sökülme korkusu olmadan yıllarca giyebilir."



"Giyim bir sanattır, kumaşı tanımak gerekir"


Tüketicilere kıyafet alırken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda da tavsiyelerde bulunan Hatice Kılıç, "Giyim bir sanattır ve vücudunuz sağlıklı kumaş ister. Tüketiciler sadece etikete değil, kumaşın dokusuna bakmalı. Kırışmayan, konforlu kumaşlar hem kullanım kolaylığı sağlar hem de ömrü uzundur. Biz terziler olarak vatandaşlarımıza hangi kumaşın hangi modele uygun olduğu konusunda da rehberlik ediyoruz. Doğru kumaş ve sağlam dikiş, en büyük tasarruftur" diye konuştu.



Eskiler sandıktan çıktı, terzilerde "Dönüşüm" mesaisi başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Ramazan’da sporcular için beslenme önerileri Ramazan’da sporcular için beslenme önerilerinde bulunan Diyetisyen Deniz Türkaslan, "Hem sahurda hem de iftarda yüksek yağlı kızartmalar, şekerler ve hazır gıdalardan uzak durmamız gerekiyor. Bu yiyecekler gün içerisinde açlık hissini artırıp oruç tutarken zorlanmamıza, iftarda yemeğe saldırmamıza ve kan şekeri dalgalanması oluşturarak kas kaybına sebep olacaktır" dedi. Diyetisyen Deniz Türkaslan, Ramazan’da oruç tutan sporcuların kas kaybı yaşamaları ve daha rahat bir ramazan geçirmeleri için beslenme önerilerinde bulundu. Türkaslan, "Ramazan’da uzun süreli bir açlık söz konusu. İftar yemeğine değindiğimizde sporcu danışanlarımızda aşırı derecede kan şekeri dalgalanmasından kaynaklı olarak iftarda yemeğe saldırma durumunu görebiliyoruz. Yüksek yağlı yiyecek ve içecekler menümüzde olabiliyor. Bunlar bize en çok zarar verecek ve kas kaybını destekleyecek yiyeceklerdir. Sporcular iftarda çorba ve su ile başlayıp, kan şekerini dengeye sokmak için hurma tüketebilir. Yemekten sonra protein merkezli beslenme yapılabilir" ifadelerini kullandı. "Mineral ve vitamin kaynağı olan sebzeleri es geçmememiz gerekiyor" Türkaslan, sahurda kahvaltılıkların yanına ceviz ve tahin gibi sağlıklı yağlar eklenerek tüketilebileceğini belirtti ve, "Sahurda ise protein ağırlıklı ve sağlıklı yağ ile desteklenecek yiyecekler kıymetli oluyor. Yumurta ve peynir gibi protein kaynakları tüketmeliyiz. Zeytin, ceviz, zeytinyağı, tahin gibi sağlıklı yağ kaynakları ekleyebiliriz. İftar ve sahur arasında da su tüketimine dikkat etmemiz gerekiyor. Uzun süreli bir açlıktan sonra vücut su kaybına girebiliyor ve kas kaybı ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Bir anda tüketmek yerine aralıklarla su içerek vücudun su depolarını doldurmamız gerekiyor. Mineral ve vitamin kaynağı olan sebzeleri es geçmememiz gerekiyor. Hem sahurda hem de iftarda yüksek yağlı kızartmalar, şekerler ve hazır gıdalardan uzak durmamız gerekiyor. Bu yiyecekler gün içerisinde açlık hissini artırıp oruç tutarken zorlanmamıza, iftarda yemeğe saldırmamıza ve kan şekeri dalgalanması oluşturarak kas kaybına sebep olacaktır" diye konuştu.
Konya Başkan Kavuş: "Hep birlikte Meram’a değer katmaya devam ediyoruz" Konya’nın merkez Meram İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, "Meram büyük bir aile. Bu ailedeki birlik beraberliğimizden güç alarak muhtarlarımız ve hizmet neferleri ilçe kurum müdürlerimizle birlikte Meram’a değer katmaya devam ediyoruz" dedi. Meram Belediye Başkanı Kavuş, Meram muhtarları ve ilçede görev yapan kamu kurumlarının müdürleriyle iftar sofrasında bir araya geldi. Başkan Mustafa Kavuş, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz’ın da katıldığı iftar programında Meram muhtarları ve ilçe kurum müdürleri ile istişarelerde bulundu, belediye hizmetleri hakkında bilgi verdi ve mahallelerin ihtiyaçlarını muhtarlardan dinledi. Başkan Kavuş: "Hep birlikte Meram’a değer katmaya devam ediyoruz" Başkan Kavuş, iftar öncesinde muhtarlar ve kurum müdürleriyle yakından ilgilenerek mahallelerin ihtiyaçları, devam eden yatırımlar ve planlanan projeler hakkında görüş alışverişinde bulundu. Yerel yönetim ile mahalleler arasındaki en güçlü bağın muhtarlar olduğunu vurgulayan Kavuş, onların sahadaki gözlemlerinin ve geri bildirimlerinin hizmet kalitesini artırdığını ifade etti. Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ayı olduğuna dikkat çeken Başkan Kavuş, "Meram’ımız için omuz omuza görev yapan kıymetli muhtarlarımız ve kamu kurumlarımızın değerli müdürleriyle aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Meram büyük bir aile. Bu ailedeki birlik beraberliğimizden güç alarak muhtarlarımız ve hizmet neferleri ilçe kurum müdürlerimizle birlikte Meram’a değer katmaya devam ediyoruz" dedi. Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz da yaptığı konuşmada kamu kurumları ile belediye arasında güçlü bir koordinasyon bulunduğunu belirtti. Bu uyumun ilçeye yapılan yatırımlara ve vatandaş memnuniyetine doğrudan yansıdığını dile getiren Kaymakam Yılmaz, ortaya konulan birlik ve beraberliğin en büyük kazanım olduğunu ifade ederek, "Birlikte hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir mesele yoktur. Ortak akıl ve istişare kültürüyle Meram’ı daha güzel yarınlara taşımaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.