ASAYİŞ - 25 Temmuz 2025 Cuma 17:16

Eskişehir’de dövülüp kayda alınan 14 yaşındaki çocuk ve annesi konuştu

A
A
A

Eskişehir’de kalabalık bir grup tarafından darp edilip kafasına sopa ile vurulan 14 yaşındaki M.K.’nın annesi Meryem K., "Ben onların serbest gezmelerini istemiyorum. Bugün benim başıma geldi, yarın senin çocuğunun başına gelmeyeceğinin hiçbir kanıtı yok" dedi.

Olay, geçtiğimiz günlerde Emek Mahallesi’nde meydana geldi. İddialara göre; 14 yaşındaki kick boks sporcusu M.K., antrenmandan dönerken otobüsü kaçırarak travmaya bindi. Emek Mahallesi’nde de aktarma yapmak için inen M.K., üzerindeki spor eşyalarını gören yaşı küçük bir grup tarafından çevrelendi. "Dövüşçü müsün, bize de bir spor göstersene" dediği öne sürülen grubun fiziksel saldırısına uğrayan M.K., yaklaşık 3 dakika boyunca darp edildi. Mahalle sakinlerinin müdahalesi ile son bulan darp olayında beyin sarsıntısı geçiren M.K.’nın ailesi şikayetçi olurken, hukuki sürecin devam ettiği öğrenildi. Öte yandan, olay anına ait görüntüler sosyal medyada büyük tepkiye neden oldu.

"Mahalleli kurtarmasa daha ciddi sonuçları olabilirdi"

Yaklaşık 2 yıl önce Antalya’dan Eskişehir’e geldiklerini ve ilk defa böyle bir olayın başlarına geldiğini anlatan anne Meryem K., "Benim oğlum sporcu. Kick boks ve boks branşı ile uğraşıyor. Her gün antrenmanları oluyor. Hatta 1 ay sonra Kütahya’da düzenlenecek olan Türkiye Şampiyonası’nda bir maçı var. O yüzden sıkça antrenmanlara gidiyor. Olayın yaşandığı gün antrenmandan dönerken otobüsü kaçırmış ve Emek Mahallesi’nde aktarma yapmak istemiş. Tramvaydan indikten sonra kendi akranı veya yaşı biraz daha büyük olabilecek bir grup dalga geçer gibi, ’Sen dövüşçü müsün? Bize de bir spor yapsana. Dövüş göstersene’ diye bulaşmaya çalışmışlar. Oğlum onları başından savmak istemiş ama devam etmişler. Daha sonra işi uzatmışlar o kadar uzatmışlar ki, ittirip kaktırma gibi bir fiziksel tacizde bulunmaya başlamışlar. Daha sonra da, onların büyükleri gelmiş, ’Sen nasıl bizimle konuşursun? Hadi göster de bakalım’ diye şiddetli bir şekilde çocuğumu darp ediyorlar. Zaten videolarda da görünüyor. Oradaki halk apartmanlardan, balkonlardan çıkarak çocuğumu kurtarmışlar. Onlara çok teşekkür ediyorum. Onları göremedim, bulamadım ama hepsinden binlerce kere Allah razı olsun. Belki onlar müdahale etmeselerdi çocuğum daha ciddi sonuçlarla karşılaşabilir, hayatında kalıcı şeyler olabilirdi" ifadelerini kullandı.

"Akran zorbalığı değil de, direkt ölüme teşebbüs"

Olayı gerçekleştiren şüphelilerin aldığını aldıkları kamera görüntüsünü oğlunun arkadaşına atarak tehditte bulunduklarını da ifade eden Meryem K. "Akran zorbalığı değil de, direkt ölüme teşebbüs gibi olduğunu görüyorum. Çünkü vururken çok büyük bir kin, nefret var. Hiçbir şey yapmadan bir insana böyle saldırılamaz bence. Aslında ilk başta, bu olay sosyal medyada patlamadan önce ifadeleri alınıp ertesi günü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar. Sağ olsun, ilgilenen savcı dün yeniden olayı güncelleştirdi. Dosyayı açtı, bütün ifadeleri tek tek yeniden aldı. Tutuklu yargılanmaları için elinden geleni yapacağını söylediler. Şu anki durumdan gayet memnunuz. Ben onların serbest gezmelerini istemiyorum. Bence herkese zarar verebilirler. Bugün benim başıma geldi, yarın senin çocuğunun başına gelmeyeceğinin hiçbir kanıtı yok" şeklinde konuştu.

"Videoda 20 saniye olarak görünebilir ama en az 3 dakika boyunca darp edildim"

Sosyal medyada kendisinin milli sporcu olduğuyla ilgili ortaya atılan iddialara değinen ve sağlık durumunu aktaran M.K. ise şunları söyledi:

"Ben şu an milli sporcu değilim ama elimden geleni yapıyorum. Yaklaşık 6 yıldır kick boks yapıyorum ve Eskişehir’de, Türkiye’de derecelerim var. Dünya 3’üncüsü olmuştum. Ülkemin bayrağını en gururlu şekilde dalgalandırmak istiyorum. Olaydan sonra sağ omzumu kaldıramıyordum. Büyüme kıkırdaklarımda çatlak vardı, sol göz altım morarmıştı. Sağ dizim basamayacağım şekilde çok kötüydü. Kafama sopa yediğim için beyin sarsıntısı geçirdim, o günden beri her ayağa kalktığımdan başım dönüyor. Videoda 20 saniye olarak görünebilir ama beni en az 3 dakika boyunca darp ettiler. Yine de azimle ve kararlılıkla hayatıma devam edeceğim."

Emir Erten

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.