ÇEVRE - 19 Ocak 2026 Pazartesi 09:56

Eskişehir’deki köyde ilginç arazi sıkıntısı

A
A
A
Eskişehir’deki köyde ilginç arazi sıkıntısı

Kurtuluş Savaşı’ndan kalan siperlerden dolayı sit alanı ve Osmanlı döneminden vakıf arazisi olarak nitelendirilen Eskişehir’in Belpınar Mahallesi’nde, mahalleli dolan mezarlık yerine yenisini belirleyemediklerini iddia etti.


Türkiye’nin birçok bölgesinde, 19 Mayıs 1919’da başlayan Kurtuluş Savaşı sonrası cepheler açılıp siperler kazıldı. Açılan siperlerden bir örneği de Eskişehir’in Çifteler ilçesi Belpınar Mahallesi’nde bulunuyor. Belpınar Mahallesi’ndeki, Kurtuluş Savaş’ı yıllarını ait mevzilerin olduğunu belirten halk, burada Yunanlılar ile savaşıldığını ve siperlerin o dönemden kaldığını iddia ediyor. Dağı çevreleyen bir çizgi halinde gözüken mevzilerin, yılların verdiği aşınmayla bazı bölümlerinin kapandığı belirtilmiyor.



Ölülerini gömecek mezarlıkları yok


Osmanlı döneminden vakıf arazisi olduğu ve siperlerden dolayı sit alanı olarak belirlenen Belpınar Mahallesi’nde bir yapı yapmanın oldukça zor olduğu iddia edildi. Öyle ki mahallede yaşayanlar, kabristanın sit alanı içinde olduğundan içine bir çeşmenin bile yapılamadığını aktardı. Bir yapıyı yapmanın oldukça zor olduğunu aktaran vatandaşlar, mezarlık dolduğunda, nereye defin işlemi yapacaklarını da bilmiyor.



"Taş siperler, aslında bir insan boyundan daha derindi"


Belpınar Mahallesi’nde yaşayan Celalettin Özer, "Büyüklerimizden ve babalarımızdan dinlediğimiz kadarıyla, Sakarya Meydan Muharebesi’nin önemli safhaları bu bölgede yaşanmış. Yunan ordusu köyümüze kadar gelmiş; ancak ordumuz Polatlı hattına çekilince onlar da burada çok fazla oyalanmamışlar. O dönemden kalan taş siperler, aslında bir insan boyundan daha derindi. Tabii 1920’li yıllardan bahsettiğimiz için zamanla bu siperlerin içi biraz dolmuş ve kapanmış" dedi.


"Defin alanı hazırladık ancak sit alanı engeli nedeniyle orayı bile kabul etmiyorlar"


Mezarlığın dolmak üzere olduğunu söyleyen Özer, "Osmanlı döneminde Çifteler bölgesi yerleşim alanı olduğu için köyümüzün topraklarının büyük bir kısmı vakıf arazisidir. Şu anda bile ekip biçtiğimiz tarlaların kullanım bedelini vakıf parası olarak ödüyoruz. Köyümüzün çevresi, özellikle mezarlığımız ve mezarlığın üst tarafı tamamen sit alanı ilan edilmiş durumda. Sit alanı olduğu için mezarlığımıza su hattı çekemiyoruz; ihtiyacımız olduğunda yakındaki çeşmeleri kullanıyoruz. Hatta mezarlığımız dolmak üzere olduğu için arka tarafa tel örgülerle yeni bir defin alanı hazırladık ancak sit alanı engeli nedeniyle orayı bile kabul etmiyorlar. Köyümüzün nüfusuna gelirsek; kışın genellikle 12-13 hane kalıyoruz, yazın ise bu sayı 40-50 haneye kadar çıkıyor" ifadelerini kullandı.



Eskişehir’deki köyde ilginç arazi sıkıntısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Hobi olarak yaptığı kayak takımları ilgi odağı oldu Düzce’de kamuda şoför olarak çalışan vatandaş, dedesinden ve babasından öğrendiği marangozluk becerisiyle yaptığı tahta kayaklara PVC boru ekleyerek geleneksel eğlenceye farklı bir boyut kazandırdı. İl Sağlık Müdürlüğü’nde görev yapan Ferhat Mezarcı, mesaisinden arta kalan zamanlarını atölyesinde ağaç işleriyle uğraşarak değerlendiriyor. Kış şartlarının ağır geçtiği kentte, dede mesleği marangozluğu hobiye dönüştüren Mezarcı, dişbudak ağacını yontarak kayak takımları üretiyor. Mezarcı, geleneksel olarak fındık sopası kullanılan tutma yerlerine PVC boru entegre ederek yaptığı tasarımlarla dikkati çekiyor. "Fındık sopası kırılıyordu, PVC çözüm oldu" Ferhat Mezarcı, iş stresinden ve gündelik telaşlardan uzaklaşmak için ağaç işlerine yöneldiğini söyledi. Dedesi ve babasından kalan el becerisinin üzerine yeni şeyler ekleme gayretinde olduğunu belirten Mezarcı, şunları kaydetti: "Mevsimine göre karda kaymak için kayak takımları yapıyorum. Kırılan balta ve kazma saplarını yapıyorum. Dededen babadan gördüğüm öğrendiklerimi uyguladım. Daha önce sopalardan yapıyorduk. Bu kez tutma yerlerini PVC borulardan yaptım. Kayak takımlarını geçmişte fındık sopasından yapıyorduk. Kırılıyordu, çabucak deforme oluyordu. Bu sebeple PVC borularla yapmaya karar verdim. Bu daha güzel oldu. Elim daha iyi kavradı. Görüntüsü de güzel oldu. Bu şekilde eskiye yenilik katmış olduk." Yakın çevresinin de kendisinden kayak takımı istediğini ifade eden Ferhat Mezarcı, "Sadece kendime ve yakınlarıma yapıyorum. Bu kayak takımlarını yapmak için zaman gerekiyor. Güzel bir tahta bulmak da önemli. Dişbudak ağacından olursa daha güzel oluyor. Bu ağaçları yontmak ve diğer işlemler bayağı zaman alıyor" diye konuştu.
Mardin Mardin’de karla mücadele çalışmaları sürüyor Mardin Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde etkili olan kar yağışı nedeniyle karla mücadele çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, GAMER Koordinasyon Merkezinde meteorolojik veriler yakından takip edilirken, kar yağışı öncesi ve sırasında sahada anlık değerlendirmeler yapılıyor. Mardin Büyükşehir Belediyesi ekipleri, karayolları ekipleriyle koordinasyon halinde vatandaşların güvenli ulaşımını sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İl genelinde yürütülen çalışmalarda 62 araç ve 168 personel görev alırken, tuzlama, solüsyon uygulaması ve kar temizleme faaliyetleri kesintisiz devam ediyor. Ekipler, özellikle ana arterler, hastane yolları, yüksek kesimler ve kritik güzergâhlarda 7 gün 24 saat esasına göre görev yapıyor. Olumsuz hava şartlarına karşı gerekli tüm tedbirlerin alındığı bildirildi. Belediyeden yapılan açıklamada, yola çıkacak sürücülerin can ve mal güvenliği açısından kış lastiği veya zincir bulundurmaları, trafik kurallarına uymaları konusunda uyarılarda bulunuldu. Kar yağışının etkisini sürdürmesi beklenirken, vatandaşlardan dikkatli ve tedbirli olmaları istendi. Mardin Büyükşehir Belediyesi ekipleri, gece boyunca tuzlama ve solüsyon uygulaması çalışmaları yaparken, gündüz ise kar temizleme ve kaldırım yıkama çalışmaları gerçekleştirdi. Şehrin ulaşım güvenliğini sağlamak için ana arterler, yüksek rakımlı bölgeler, yaya yolları ve kritik geçiş noktalarında karla mücadele çalışmalar kesintisiz devam ediyor.
Samsun Samsun’da meslek liselerinden 2025’te 295 milyon TL ciro Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Murat Ağar, il genelindeki mesleki ve teknik eğitim kurumlarının üretime ve ekonomiye önemli katkı sağladığını belirterek, mesleki eğitim okullarında 295 milyon TL’ye yakın ciro elde edildiğini açıkladı. Samsun’da mesleki eğitimin hem istihdama hem de üretime doğrudan katkı sunduğunu ifade eden İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Murat Ağar, il genelinde 48 mesleki ve teknik Anadolu lisesi ile 8 mesleki eğitim merkezi olmak üzere toplam 56 mesleki eğitim kurumu bulunduğunu söyledi. Bu okullarda 27 bine yakın öğrencinin kendi istekleri doğrultusunda hem hayata hem de iş gücü piyasasına hazırlandığını vurgulayan Ağar, mesleki eğitime olan ilginin her geçen yıl arttığını kaydetti. "295 milyon TL ciro" 2025 yılında hem mesleki ve teknik Anadolu liselerine hem de mesleki eğitim merkezlerine öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiğini belirten Ağar, "Öğrencilerimiz burada eğitimlerini almaya devam ediyorlar. Bu kapsamda okullarımız öğrencilerimizi iş piyasasına hazırlarken onlara belirli yeterlilikler kazandırıyorlar. Aynı zamanda meslek okullarımız üretime de katkı sağlıyor. Mesleki eğitim kurumlarında öğrenciler gerçek iş piyasası şartlarında üretim yapıyor. Bu üretimin ekonomik karşılığını da alıyorlar. Bu kapsamda ilimizde mesleki eğitim okullarımızda 295 milyon TL’ye yakın ciro elde edildi. Öğrencilerimiz, okullarımızın sağladığı güvenli ortamlarda gerçek iş deneyimi kazanmış oldular" diye konuştu. "Organize sanayisi bölgesi ile okullar arasında iş birliği" Son dönemde mesleki eğitim okullarında önemli gelişmeler yaşandığını dile getiren Ağar, organize sanayi bölgeleri ile okullar arasında yapılan iş birliklerinin öğrencilere büyük katkı sunduğunu vurguladı. Geçen yıl düzenlenen mesleki eğitim çalıştayından çıkan sonuçlar doğrultusunda, ilgili tüm okulların organize sanayi bölgeleriyle eşleştirildiğini aktaran Ağar, firma eşleştirmeleri sayesinde öğrencilerin staj imkanlarının güçlendirildiğini ve mezuniyet sonrası istihdama daha hızlı katılmalarının hedeflendiğini belirtti. Mesleki eğitim merkezlerinin sunduğu imkanlara da değinen Dr. Murat Ağar, "Öğrencilerimiz kalfalık ve ustalıklarını mesleki eğitim merkezlerinde elde edebiliyorlar. 10 ve 11’inci sınıftaki öğrencilerimiz, 11’inci sınıf sonunda kalfalık belgesine, ardından katıldıkları sınavlar sonucunda ustalık belgesine sahip olabiliyorlar. Böylece ister piyasada çalışarak iş bulabiliyorlar, ister kendi iş yerlerini açma imkanına kavuşuyorlar" ifadelerini kullandı.