GÜNDEM - 16 Mart 2025 Pazar 11:13

Eskişehirli emlakçı ödünç verdiği kitapları teslim alırken ’özetlerini’ de istiyor

A
A
A
Eskişehirli emlakçı ödünç verdiği kitapları teslim alırken ’özetlerini’ de istiyor

Eskişehir’de dükkânına kitaplık kuran Ali Ünal, kitapları "Al götür, oku getir" prensibiyle vatandaşlara ulaştırıyor. Okurlardan kitap teslimi öncesi ‘özet’ isteyen ve internetten alınmış hazır metinleri kabul etmeyen Ünal’ın bu ilginç sistemi, sosyal bir etkinlik olmasının yanı sıra vatandaşlara geleneksel bir kütüphane deneyimi de yaşatıyor.


Uzun yıllardır emlakçılık işiyle uğraşan Ali Ünal, dükkânında yeni ve alışılmışın dışında bir hizmet sunmaya başladı. Dükkânda bir kitaplık oluşturan Ünal; gelen vatandaşlara okumaları için bu kitaplardan vererek adeta bir kütüphane gibi çalışıyor. "Al götür, oku getir" prensibi ile kütüphanesindeki kitapların sürekli dönüşüm halinde kalmasını sağlayan Ünal, herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına ise kitapları alıcı isimli ve tarihli bir şekilde kayıt altına alıyor. Şu an itibarıyla elinde 157 adet kitap olduğunu dile getiren Ünal, yeni gelecek olanlarla birlikte bu sayının daha da artacağına inanıyor. Ayrıca verdiği kitapları teslim almadan önce okuyuculardan ’özet’ isteyen Ünal; internetten kopyala yapıştır yaparak hazır özet getirenleri ise kabul etmediğini belirtti. Dükkânında oluşturduğu kütüphane sayesinde vatandaşlara farklı bir deneyim sunan Ünal, bu yöntemle birlikte kitap okunmasını sağlamayı ve yeni okurlar kazanmayı hedefliyor.



"Teslim öncesinde birer özet istiyoruz okuyup okumadıklarına dair, hem bizim için hem de okuyan kişi için faydalı bir yöntem"


Emlakçı dükkânında oluşturduğu kitaplığı zaman içinde büyüten Ali Ünal, uygulamanın vatandaşlar tarafından da oldukça ilgi gördüğünü dile getirdi. Kütüphane sistemini yalnız ödünç kitap almak değil, aynı zamanda vatandaşlara sosyal bir ortam sunabilmek için hazırladığını belirten Ünal, uygulamanın detaylarından şu şekilde bahsetti:


"Burada ufak bir kütüphane oluşturduk ve bu şekilde insanlara okuma sevgisi aşılamaya çalışıyoruz. İsteyenlere, ’Al götür, oku getir’ prensibi çerçevesiyle, belli bir zaman aralığında okumaları adına kitap temin etmeye çalışıyoruz. Teslim öncesinde de kendilerinden birer özet çıkarmalarını istiyoruz gerçekten okuyup okumadıklarına dair, hem bizim için hem de okuyan kişi için faydalı bir yöntem aslında. Tabii internetten hazır bulunmuş, kopyala yapıştır yapıp getirilmiş özetleri kabul etmiyoruz, hoş değil. Buradaki hizmetimiz daha yeni başladı sayılır. Daha önce kitap verdiğimiz arkadaşlarımıza herhangi bir not yazmamıştık tabii, geri getireceklerini söylediler ama yine de takip ediyoruz. Bundan böyle de kayıt altına almaya karar verdik. Kitabın adını ve verdiğimiz tarihi; alan kişinin adı, soyadı ve telefon numarasıyla birlikte kaydediyoruz. Bu şekilde de kitapları takip etmeye çalışıyoruz. Şu an itibarıyla kütüphanemizde 157 adet kitabımız var, inşallah bu rakam daha da artacak. Sağ olsunlar tanıdıklarımız da kitap yardımında bulunuyorlar. Yeter ki kitap gelsin, ne kadar çok kitabımız olursa o kadar faydalı olur."



"Okumak isteyen gelsin okusun, yeter ki okusunlar"


Uygulama sayesinde vatandaşlara hem kitap okuma deneyimi hem de sosyal bir aktivite sunmaya çalışan Ünal, bu doğrultuda mahallelilerden ve vatandaşlardan da olumlu geri dönüşler aldığını söyledi. Kitap okumanın önemine bir kez daha vurgu yapan Ünal, "Okumak çok güzel bir şey. Bir defa okursanız kendinizi tanırsınız, düşünme yeteneğiniz gelişir ve size güzel konuşma kabiliyeti de kazandırır. Okumak isteyen gelsin okusun, yeter ki okusunlar. Yunus Emre’nin de dediği gibi, ’Kendimizi bilmek için okumamız şart’" ifadelerine yer verdi.



Eskişehirli emlakçı ödünç verdiği kitapları teslim alırken ’özetlerini’ de istiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa İnegöl’de Afet Risk Azaltma Çalıştayı gerçekleştirildi Bursa’da İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen İlçe Odaklı Afet Risk Azaltma Çalıştayında afet risklerinin azaltılmasına yönelik mevcut durum değerlendirilirken, 2027-2032 dönemine ilişkin yol haritası da ele alındı. AFAD Bursa İl Müdürlüğü koordinasyonunda ilki şubat ayında Yıldırım ilçesinde yapılan çalıştayın ikinci durağı İnegöl oldu. "Birlikte Planla, Birlikte Güçlen; Dirençli Kent, Güvenli Bursa" hedefiyle Bursa’nın afetlere karşı daha dirençli bir geleceğe hazırlanması amacıyla kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda bir araya getirildiği organizasyon, İnegöl’de de yoğun katılım ile yapıldı. Royal Otel’de sabah 10.00’da başlayan çalıştayda, afet risklerinin azaltılmasına yönelik mevcut durum değerlendirilerek 2027-2032 dönemine ilişkin yol haritası ele alındı. 110 dolayında katılımcının yer aldığı çalıştayda İnegöl protokolü ile birlikte; akademisyenler, İnegöl Belediyesi ilgili daire müdürleri, AFAD temsilcileri, meslek odalarından temsilciler, DSİ, BUSKİ, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları teknik personeli hazır bulundu. Afet riskleri ilçe ölçeğinde doğru okunur ve yönetilir İl AFAD Müdürü Mehmet Buldan, Bursa Valiliği İl Afet Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen ilçe düzeyi il afet risk azaltma çalıştaylarının İnegöl’de devam ettiğini kaydederek, "İlk çalıştayımızı Yıldırım ilçesinde yapmıştık. Bugün ise bu sürecin ikinci adımını, ilçe bazlı risk analizlerini esas alan yaklaşımımızla İnegöl’de devam ediyoruz. Şunu biliyoruz ki artık afet riskleri il genelinde değil, ilçe ölçeğinde doğru okunur ve ilçe ölçeğinde yönetilir. Afetlerle mücadele yalnızca afet anında müdahale etmek değildir. Asıl olan her ilçenin kendi risk profilini doğru analiz ederek önlemlerini almasıdır" dedi. Afetler konusunda yapılan çalışmalar her şeyin ötesinde İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise çok değerli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını söyledi. İnegöl’de şehir adına atılan her adımın önemli olduğunu ancak özellikle afetler konusunda yapılan çalışmaların her şeyin ötesinde olduğunu kaydeden Başkan Taban, "Öncelikle kendimizi, üzerine bastığımız toprağı tanımalıyız. Geçmişte de bu yönde çalışmalar, tespitler yapılmış ancak bugün bilim gelişiyor. Çok değerli akademisyenlerimiz, üniversitelerimiz, meslek temsilcilerimiz var. Dolayısıyla her geçen gün yeni bir şeyler bulunuyor. Bunlar da geçmişte yapılan çalışmaların üzerinde yeniden değerlendirildiğinde belki daha hızlı mesafe almamızı sağlayacak birtakım tespitler yapmış oluyoruz. Ülke düzeyindeki planlar il düzeyine indirilmişti ve bugün bakıyoruz artık ilçe düzeyinde planlar yapılıyor. Bu çalışmalarla hem devletimizle hem AFAD’ımızla gurur duyuyorum" diye konuştu. İnegöl’ün afet risk profili ele alındı İnegöl Kaymakamı Eren Arslan da çok kıymetli bir çalışma için bir arada olduklarına değinerek, katılımcılara başarılar diledi. Açılış konuşmaları sonrası sunumlara geçildi. Konuşmalarda; bilimsel veriye dayalı planlama, kurumlar arası iş birliği ve yerel ölçekli risk analizlerinin önemi ön plana çıktı. Çalıştayda akademik sunumlarla İnegöl’ün afet risk profili ele alındı. Akademik ve teknik oturumlarda ise alanında uzman akademisyenler tarafından Bursa ve İnegöl’e ilişkin afet riskleri bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Öğleden sonra ise tematik masa çalışmalarına geçildi. Çalıştay gün boyu devam etti.
İstanbul Workup Gaming’in 4’üncü dönemi için başvurular başladı Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup çatısı altında düzenlenecek programa 15 Mayıs’a kadar başvuru yapılabilecek. Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı çatısı altında, Invexen partnerliğinde yürütülecek Workup Gaming’in 4’üncü dönemi için başvurular başladı. Oyun girişimlerini ve oyunlaştırılmış (gamified) uygulamaları desteklemek üzere yola çıkan program, bu alandaki startup’ların ve oyun stüdyolarının ticarileşme süreçlerini hızlandırmayı ve yerel başarı hikayelerini globale taşımayı hedefliyor. Program, yeni dönem kurgusunda Workup Gaming ekosisteminin büyümesine ve yeni unicorn adaylarının keşfedilmesine odaklanıyor. Yapılan açıklamaya göre girişimciler, program boyunca alanında uzman isimler ile görüşme, çeşitli eğitimler ve teknik çalıştaylar ile projelerini ölçeklendirme fırsatı bulacak. Oluşturulan topluluk gücü sayesinde girişimler yeni yeteneklere erişim ve görünürlük avantajı elde edecek. 6 aylık programda çok yönlü destek mekanizması Oyun dikeyinde faaliyet gösteren stüdyoların ve oyunlaştırılmış uygulama geliştiren ekiplerin ölçeklenmesine katkı sağlayacak program 6 ay sürecek. Program kapsamında katılımcılara, alanında uzman isimlerin mentorluğu, teknik altyapı ve uygulama destekleri ile İş Bankası grubu ve iştirakleri üzerinden geniş bir ağ sunuluyor. Program, yalnızca bir hızlandırma süreci olmayı değil, aynı zamanda oyun dünyasının en yetenekli ekiplerini bir araya getirerek yerel ve global ölçekte rekabet gücü yüksek bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. Başvurular 15 Mayıs’a kadar devam ediyor Oyun dünyasında yerini almak veya oyunlaştırma tabanlı projesini global ölçeğe taşımak isteyen tüm girişimciler programa 15 Mayıs’a kadar başvurabiliyor. Programın sunduğu imkanlar, mentorluk ağı ve başvuru süreci hakkında detaylı bilgiye workup.ist/workup-gaming üzerinden ulaşılabiliyor.
Antalya Kepez’de Uluslararası Mozaik Sempozyumu başlıyor Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Uluslararası Mozaik Sempozyumu ’Annelerin Sabrıyla Taşların Dili’ temasıyla Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi’nde gerçekleştirilecek. Meksika’dan İtalya’ya, Rusya’dan Hollanda’ya kadar birçok sanatçıyı ağırlayacak sempozyum, 2 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00’da başlayacak. Kepez’de sanat ve kültürlerarası buluşma, "Annelerin Sabrıyla Taşların Dili" temasıyla hayat buluyor. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Mozaik Sempozyumu, sanatseverleri bir araya getirmeye hazırlanıyor. Sempozyumun açılışı 2 Mayıs saat 16.00’da, sergi açılışı ise 10 Mayıs saat 14.00’te Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi’nde gerçekleştirilecek. Küratörlüğünü Rabia Alagöz’ün üstlendiği etkinlik, farklı coğrafyalardan sanatçıları Kepez’de buluşturacak. Meksika’dan İtalya’ya, Rusya’dan Hollanda’ya uzanan geniş bir katılımcı yelpazesiyle dikkat çeken sempozyumda, Rodrigo Garcia, Girgis Mickail, Mireille Elkess Youhanna, Xenia Samokina, Ekatarina Shmorgun, Suzanne Blom, Darya Zharikova gibi uluslararası isimlerin yanı sıra Türkiye’den Sibel Akbaba, Gülçin Sökücü, Duygu Özkan, Meltem Yalçıkaya Temel, Ceren Karabaki, Emine Öztürk, Metin Katarcı, Nedret Yıldırım Demir gibi birçok sanatçı da yer alacak. Akademik katkılar da sempozyumun önemli bir parçasını oluşturacak. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Zaimoğlu, Doç.Dr. Işılay Konak, Tunus- Sfax Yüksek Sanatlar ve Zanaatlar Enstitüsü Ögr. Gör.Hana Krichen, Akdeniz Üniversitesi’nden Havva Çetin, Başak Serçe, Hüsna Ela Akbulu ve Gülhan Özdemir gibi akademisyenlerde sempozyumda yerini alacak. Taşın en sade halinden başlayarak sabırla işlenen ve bir hikayeye dönüşen eserler, izleyicilere hem üretim sürecini gözlemleme hem de ortaya çıkan sanat eserleriyle buluşma imkanı sunacak. Sempozyum 2 Mayıs 24 Mayıs tarihleri arasında uluslararası sanatçıları Antalyalılarla buluşturacak.