EĞİTİM - 14 Mayıs 2026 Perşembe 17:48

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Sempozyumu’nda konuştu

A
A
A
ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Sempozyumu’nda konuştu

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirtti.


ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir’in tarihi, kültürel, ekonomik ve toplumsal yönlerini bilimsel bir bakış açısıyla ele almayı amaçlayan Eskişehir Sempozyumu’nun ilk gününde, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğündeki "Üniversite Şehri Eskişehir: Bütünleşen Kimlik, Küreselleşen Vizyon ve Uluslararasılaşma" başlıklı panelde konuştu. Çolak, eğitim-öğretim kalitesi ve kariyer gelişimi açısından düşünüldüğünde Eskişehir üniversitelerinin; yüksek nitelikli öğretim kadroları, kamu-üniversite-sanayi iş birliklerinin sağladığı imkânlar ve uluslararasılaşma vizyonları ile dünya üniversiteleri arasında üst sıralarda yer alma hedefleri doğrultusunda ilerliyor oluşunun kendilerini gururlandırdığını ifade etti. ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra bünyesindeki Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi aracılığıyla sunduğu sağlık hizmetleriyle şehrine ayrı bir değer kattığını söyledi. ESOGÜ olarak, yükseköğretimin küresel bir boyut kazandığı günümüzde uluslararasılaşmayı eğitim, araştırma ve toplumsal katkı stratejilerinin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün dünya sahnesindeki yerini sağlamlaştırmak adına uluslararası iş birliği ağlarını nicelik ve nitelik bakımından genişlettiklerini ifade etti.


ESOGÜ’nün Erasmus+ hareketlilik faaliyetlerini yürüten Uluslararası İlişkiler Birimi’nin son yıllarda hareketlilik projelerinin haricinde uluslararasılaşma faaliyetlerinde önemli başarı ve girişimlere de imza attığını belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, "Misafir Araştırmacı Programı" ve KA171 kodlu ‘Uluslararası Kredi Hareketliliği’ programı kapsamındaki iş birlikleri hakkında da bilgiler verdi. Sürdürülebilir bir ortaklık için yaptıkları girişimler, katıldıkları fuarlar ve kurumsal ziyaretlerin bir sonucu olarak ESOGÜ’nün 25 farklı ülkeden 46 yükseköğretim kurumu ile İyi Niyet Anlaşması bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, bu anlaşmalara ek olarak Erasmus+ program ortakları da düşünüldüğünde üniversitelerinin uluslararasılaşma faaliyetlerinin dünya çapında geniş bir alana yayıldığının görüldüğünü kaydetti. Prof. Dr. Kamil Çolak, bunlara ek olarak Eskişehir’in öğrenci dostu ve güvenli kimliğini "Study in Eskişehir" projesiyle yeniden canlandırarak, uluslararası öğrenciler için merkezi bir bilgi kaynağı haline gelmeyi hedeflediklerini söyledi ve ESOGÜ’nün uluslararasılaşmayı bir kalite göstergesi olarak benimsediğini ifade etti. Konuşmasında ESOGÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER)’ne de değinen Prof. Dr. Kamil Çolak, merkezin dil öğretimindeki faaliyetleriyle hem akademik dünyaya hem de dil öğrenen bireylere değer katmayı sürdürdüğünü belirterek, ESOGÜ TÖMER’in aynı zamanda Türkçe öğretiminde kaliteyi ve başarıyı bir araya getirerek dil öğrenim süreçlerinde fark oluşturan çözümler sunduğunu kaydetti. ESOGÜ olarak Akıllı Fabrika ve Robotik, Akıllı Şehirler, Bilgi Güvenliği, 5G gibi alanlarda yürüttükleri faaliyetlerle çağımızın heyecan verici teknolojilerini sadece izleyen değil geliştiren, üreten bir aktör olarak uluslararası arenada varlık göstermeye gayret ettiklerini belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, bu kapsamda Avrupa Komisyonu tarafından dijital teknolojilerin geliştirilmesi için Avrupa genelinde kurulan Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) çalışmalarında ESOGÜ Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarı’nın, yürüttüğü öncü çalışmalarla 2021 yılında Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) ağına alınan Türkiye’nin ilk üniversite birimi ünvanını kazandığını da hatırlattı. 2020 ile 2026 yılları arasında ESOGÜ’de yürütülen 105 projenin uluslararası destek almaya değer bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ olarak kendilerini gururlandıran bu çalışmaları hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirerek daha da ileriye taşımak için faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti. Yükseköğretim Kurulu tarafından "Öncelikli Alanlarda Uzmanlaşan Üniversiteler Projesi" kapsamında "Sağlıkta Dijital Teknolojiler" öncelikli alan misyonunun ESOGÜ’ye verildiğini hatırlatan Prof. Dr. Kamil Çolak, üniversite olarak sağlıkta dijital teknolojiler ve yapay zekâ ile ilgili araştırma projelerinin artırılması ve hız kazandırılmasına büyük önem verdiklerini ifade etti.


ESOGÜ bünyesinde "Sürdürülebilir Yeşil Kampüs Koordinatörlüğü" kurulduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, koordinatörlüğün iki yıldan beri Green Metric verilerini düzenli olarak paylaşmakta olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kamil Çolak, dünya sıralamasında 640’a kadar yükselmeyi başaran ESOGÜ’nün, Green Metric’te eğitim, yeşil alan ve karbon ayak izi bakımından Türkiye’nin öncü üniversitelerinden biri haline geldiğinin de altını çizdi. ESOGÜ öğrencilerinin uluslararası faaliyetleri ve başarıları ile gurur duyduklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kamil Çolak, Huawei ICT Competition 2024-2025 ve Shell Eco Marathon gibi yarışmalarda elde edilen başarıları hatırlatarak ESOGÜ personel ve öğrencilerinin uluslararası alandaki faaliyetlerini desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.



ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Sempozyumu’nda konuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Yıldırım’ın düştüğü minare yıkıldı, camide temizlik yapan imam yaralandı Eskişehir’in kırsal Yassıhöyük Mahallesinin cami minaresi ikindi namazına hemen önce düşen yıldırım sonrası yıkılırken, temizlik yapan imam yaralandı. Olay, Odunpazarı ilçesi kırsal Yassıhöyük Mahallesi’nde meydana geldi. Bölgede etkili olan yağmur yağışı sonrası, 158. Sokakta bulunan Yassıhöyük Camii’ne yıldırım düştü. Düşen yıldırımdan dolayı mahallenin merkezinde bulunan caminin minaresi yıkıldı. Minarenin tuğlaları sokağa ve caminin üzerine yıkıldı. Minareden düşen tuğlalar, caminin çatısını delerek içeri girdi. Yıkımın şiddetiyle minarenin kapısı 50 metre öteye uçtu. Yıkılan minare dolayısıyla mahallede elektrik gitti. Temizlik yapan imam yaralandı Yıkımın yaşandığı esnada cami içerisinde hafta sonu düzenlenecek olan yağmur duası için temizlik yapan imam Ramazan Ş. cam kırıklarından ve tuğla parçalarından yaralandı. Cami imamı Ramazan Ş. hastaneye kaldırıldı. Olayın ikindi namazından önce olması ve yıkılan minarenin parçalarının boş bir sokağı düşmesi, facianın ucuz atlatılmasına neden oldu. İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve AFAD Eskişehir İl Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Şeritle kapatılan sokakta bulunan cami girişine "Çökme riski var, uzak durun" yazıları asıldı. Jandarma ve AFAD bölgede çalışma başlattı. "Minare patladı" Konuyla alakalı konuşan mahalle muhtarı Ramazan Algan, "Saat 4 suları burada oturuyorduk. Yüksek sesle bir gürültü geldi. Çıktık hepimiz trafonu patladığını düşündük ama ondan sonra baktık minaremiz yıkılmış. Yıldırım önce cami minaresine geldi, yukarısına düşmüş sonra minare patladı. Parçaları da buraya kadar geldi. Minare caminin üzerine devrildi gördüğünüz gibi. Biz içerideydik işte muhtarlıkta oturuyorduk şimşek çakınca komple yaktı her yeri. Şu anda köyümüzün komple elektrik tesisatı, kamera sistemi bunlar da zarar var"dedi. "Minarenin kapısı falan yaklaşık 50 metre" Mahalle sakinlerinden Cengiz Algan ise yaşadığı olay anlarını şöyle anlattı; "Biz kahvede oturuyorduk, yagislardan dolayı tarlaya gitmedik. Elektrik tellerini sallandığını gördük, ondan sonra bir gürleme duyduk. Dışarı çıktık koşa koşa minarenin yıkıldığını gördük. Patlama etkisiyle minarenin kapısı falan yaklaşık 50 metre fırlayarak köy meydanı’na kadar geldi. Çevredeki arabalarda zarar gördü. Biz başta trafonun patladığını düşündük. Tozdan hiçbir şeyi göremedik. Tozlar kalkınca minarenin düştüğünü gördük. Cami hocası içerdeymiş temizlik yapıyormuş o sırada o da yaralanmış. Önümüzdeki pazar yağmur doğamız vardı o yüzden. Evlerde sayaçlar patladı. Televizyonlar çalışmıyor. Hasarımız büyük. Ekipler geldi sağ olsun bakıyorlar ama zarar karşılanır mı karşılanmaz mı bilmiyorum." (BT-