GÜNDEM - 27 Nisan 2026 Pazartesi 10:00

Geleceğin öğretmenlerine "Ses Hijyeni Eğitimi"

A
A
A
Geleceğin öğretmenlerine "Ses Hijyeni Eğitimi"

Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörlüğüne bağlı Anadolu Matematik Kulübü, Psikoloji ve Yaşam Kulübü ve Eğitim Fakültesi öğrenci topluluğu tarafından düzenlenen "Öğretmen Olacağım, Peki Sesim Buna Hazır Mı?" başlıklı Ses Hijyeni semineri, Eğitim Fakültesi E Blok Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.


Dünya Ses Günü kapsamında düzenlenen seminerde Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğretim elemanı Arş. Gör. Dr. Tuğçe Nergiz konuşmacı olarak yer aldı. Geleceğin öğretmen adaylarına meslek hayatlarında seslerini nasıl korumaları gerektiği ve doğru ses kullanımının incelikleri anlatıldı.



"Sert boğaz temizleme sesi tetikliyor"


Yanlış alışkanlıkların sesi nasıl etkilediğini anlatan Arş. Gör. Dr. Tuğçe Nergiz şu uyarılarda bulundu:


"Sert boğaz temizleme davranışı aslında sesinizi doğrudan tetikleyen ve ona zarar veren bir alışkanlıktır. Yanlış alışkanlıkların ses telleriniz üzerindeki etkisini şöyle düşünebilirsiniz: Öksürmek ya da o meşhur sert boğaz temizleme hareketini yapmak, ses kıvrımlarınız için aslında birer travmadır. Normal ve sağlıklı bir konuşma sırasında ses kıvrımları birbirine sakin ve yumuşak bir şekilde temas ederken siz öksürdüğünüzde veya o sert temizleme hareketini yaptığınızda, bu kıvrımlar bir anda birbirine çok sert bir biçimde çarpar. Bu mekanik çarpışmanın oluşturacağı tahrişi engellemek için çok basit ama etkili bir yöntem var. Bu rahatsız edici hissi gidermek için boğazınızı zorlamak yerine bir yudum su içmeyi veya sadece kuvvetlice yutkunmayı deneyin bu sayede o bölgeyi tahriş etmeden doğal bir rahatlama sağlarsınız. Ayrıca yanlış nefes kullanımı ve kendimizi zorlayarak konuşmak larenks (gırtlak) kaslarını ekstra çalıştırarak nodül gibi iyi huylu lezyonların oluşmasına zemin hazırlar."



"Gürültülü ortam, zorlu ses üretimi demektir"


Gürültülü mekanların ses şiddeti üzerindeki etkisine değinen Arş. Gör. Dr. Nergiz konuşmasına şu sözlerle devam etti:


"Gürültülü bir ortamda konuşmak, otomatik olarak ses şiddetinizi artırmanız anlamına gelir. Bu da normal bir ses üretiminden çıkıp ‘zorlu bir ses üretimine’ geçmeniz demektir. Sesimizi korumak için kendimize şefkat göstermeli, kontrolsüz bağırmalardan ve sesimizi zorlayacak taklitlerden kaçınmalıyız. Gürültülü bir ortamda konuşmanın, ortamdaki ses perdesini aşmak adına kişinin kendi ses şiddetini otomatik ve istemsizce artırması anlamına gelir. Aynı zamanda bu durum, ses mekanizmasının biyolojik sınırlarını zorlayarak normal üretim sürecinden ‘zorlu bir ses üretimine’ geçilmesine neden olur. Zorlu ses üretimi sırasında ses kıvrımları birbirine normalden çok daha sert bir biçimde çarpmaktadır. Bu durum ses tellerinin doğal dalgalanma hareketini bozarak seste kabalaşma, çatallaşma ve boyun bölgesinde kronik ağrılara yol açabilmektedir."


Seminer, katılımcıların merak ettikleri soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Kırşehir’de boğazına çilek kaçan 2,5 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti Kırşehir Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Hamza Türker’in 2,5 yaşındaki oğlu Mustafa Kemal, boğazına çilek kaçması sonucu hayatını kaybetti. Olay, Nur Sultan Bayer Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, dedesiyle birlikte manavdan çilek alan Adalet Komisyonu Başkanı Hamza Türker’in 2,5 yaşındaki oğlu Mustafa Kemal, burada çilek yedi. Çilek talihsiz çocuğun boğazında kalırken ilk müdahaleyi dedesi yaptı. Durumu fark eden çevredeki Salih Göçer adlı vatandaş çocuğa Heimlich manevrası uyguladı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerine teslim edilen çocuk, Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Çocuk, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaşanılanları anlatan Göçer, kalabalığı fark ederek müdahale ettiğini belirterek, "Çocuğa Heimlich manevrası yaptım. Ambulansa verdim ve arkasından takip ettim. Keşke kurtarabilseydik. Allah anne ve babasına sabırlar versin" dedi. Öte yandan, talihsiz olayda hayatını kaybeden Mustafa Kemal Türker için Ahi Evran Külliyesi’nde kılınan cenaze namazı kılındı. Türker’in cenazesi daha sonra defnedilmek üzere Mersin’e gönderildi. Törende baba Hamza Türker ile anne Berna Saçan Türker’in ayakta durmakta güçlük çektiği görüldü. Cenazeye, HSYK Başkan Vekili Fuzuli Aydoğdu, HSYK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu ve il protokolü katıldı. Cenaze namazının ardından aile, külliye bahçesinde taziyeleri kabul etti.
İstanbul Çekmeköy’de gökyüzü çocukların bayramına sahne oldu Çekmeköy’de 23 Nisan coşkusu uçurtmalarla gökyüzüne taşındı. Dört gün süren etkinliklerde yaklaşık 20 bin çocuk doyasıya eğlenirken "23 Nisan Uçurtma Şenliği" ile yüzlerce çocuk aileleri ve arkadaşlarıyla birlikte güzel havanın tadını uçurtma uçurarak çıkardı. Çekmeköy Belediyesi tarafından düzenlenen 23 Nisan Çocuk Şenlikleri, "23 Nisan Uçurtma Şenliği" ile sona erdi. Dört gün boyunca sırasıyla Kent Park, Doğa Park ve Cemal Güngör Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikler, çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Şenliğin final günü Kent Park’ta yoğun katılımla düzenlenen uçurtma etkinliğinde binlerce uçurtma çocuklara dağıtıldı. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez de etkinliğe katılarak çocukların heyecanına ortak oldu. Uçurtma dağıtan ve çocuklarla birlikte uçurtma uçuran Çerkez, alandaki neşeye eşlik etti. Ayrıca çocuklara patlamış mısır ve pamuk şeker ikramında bulunuldu. Etkinlikler boyunca kurulan atölye ve oyun alanlarında çocuklar eğlenceye doydu. Şişme oyun grupları, yüz boyama etkinlikleri, sosis balon atölyesi, animasyon gösterileri ve palyaço performanslarıyla renklenen şenlikte aileler de keyifli vakit geçirdi. Gökyüzünü rengârenk uçurtmalarla süsleyen çocuklar, 23 Nisan coşkusunu doyasıya yaşadı. "Çocukların yüzünün gülmesi, ailelerin tebessümle bizlere bakması bizleri mutlu ediyor" Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, Çekmeköy’ün her mahallesinden vatandaşların bir araya gelip sosyalleştiği bir etkinliği gerçekleştirmenin mutluluğu paylaşarak, şu ifadelere yer verdi: "Çekmeköy’ümüzün çeşitli bölgelerinde vatandaşımızın rahat ulaşım sağlayabileceği yerlerde dört gün boyunca festivalimizi gerçekleştirdik. 20 bine yakın çocuğumuzu burada misafir ettik. Çocukların yüzünün gülmesi, ailelerin tebessümle bakması bizleri mutlu ediyor. Belediyenin görevleri yalnızca hizmetlerin devamı değil, bazen bu tür etkinlikler de halkımıza büyük fayda sağlıyor. Bizim için uçurtma şenliği özgürlüğün, mutluluğun bir simgesidir. Ailelerin bir araya gelip sosyalleşmesi, onların yüzünün gülmesi, hayata olumlu bakması bizi çok mutlu ediyor. İnsanlarımız Çekmeköy’ün her mahallesinden bir araya gelip sosyalleşiyorlar, paylaşımda bulunuyorlar, sevgide bulunuyorlar. İnsanların böyle etkinliklerde bir araya gelmesi, gelecek nesiller için de bir şehir kültürü oluşmasına ve komşuluk geleneğinin gelişmesine büyük katkı sağlıyor. Görüyoruz insanlar cıvıl cıvıl, çocuklar cıvıl cıvıl, insanların yüzü gülüyor, hava güzel, insanların morali güzel. Umarım geleceğimiz de güzel olur."
Elazığ Sağanak ve dolu sonrası bodrum katını su bastı: Eşyalarının üzerine basarak içeri girdiler Elazığ’da etkili olan gök gürültülü sağanak ve dolu yağışının ardından sular altında kalan evlerde temizlik çalışmaları başlarken, ortaya çıkan maddi hasar afetin boyutunu gözler önüne serdi. Elazığ’da dün akşam saatlerinde gök gürültülü sağanak ve dolu yağışı etkili oldu. Yağışın ardından kentin farklı noktalarında ve Akpınar Mahallesi 515. Sokak’ta bulunan 5 katlı bir apartmanın bodrum katında su baskınları meydana geldi. 66 yaşındaki Hatice Demir ve oğlunun ikamet ettiği dairede, baskın sonrası itfaiye ekipleri ve ev sakinleri tarafından su tahliye çalışması yürütüldü. Suyun tahliyesinin ardından evdeki eşyaların kullanılamaz hale geldiği belirlendi. Evin giriş bölümünde biriken su ve atıklar nedeniyle daireye girişler, kapı önüne yerleştirilen tuğla ve çeşitli eşyalar üzerinden sağlandı. Dairede bulunan eşyaların tamamında maddi hasar oluştuğu gözlenirken Hatice Demir ve oğlu, yaşanan mağduriyetin giderilmesi için yardım başvurusunda bulundu. Hatice Demir gözyaşları içinde yaşadıkları mağduriyetlerini dile getirdi. Oğlu ile birlikte ilk etapta evlerini basan suyu temizlediklerini ifade eden Demir, "Ondan sonra her yeri su bastı. Hiçbir şeyi kurtaramadık, canımızı zor kurtardık. Beyaz eşyalardan da bir şey kurtaramadık. Yetkililerden yardım istiyorum. Bodrum katında yaşıyoruz ve benim gücüm yok" dedi. Oğlu Faruk Çimen ise, "Dün yağan yağmur ve dolu yağışı ile beraber evlerimizi su bastı. Bu su basma ile beraber evimizi belli bir yere kadar temizledik, eve dolan suyunu boşalttık. Sonrasında dışarıdaki inşaat çalışanları iş makinesi getirip, temel yerinde dolan suyu rögarın girişine vermeleri sonrası evimizin tamamını diz boyunu geçecek şekilde su bastı. Şu anda koltuklarımız, elektronik aletlerimiz hepsi suyun altında kalmış durumda" şeklinde konuştu.
Antalya ’Ormanın Muhafızları’ sanatseverlerle buluştu Muratpaşa Belediyesi Çocuk ve Gençlik Halk Dansları Topluluğu, "Ormanın Muhafızları" isimli danslı anlatı ile Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. 2021 yılından bu yana "Öz", "Yüz" ve "Turkuaz" projeleriyle dikkat çeken Muratpaşa Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, her yıl farklı bir düzenlemeyle sahneye çıkmaya devam ediyor. Topluluk bu kez ilk danslı anlatı projesi olan "Ormanın Muhafızları" ile izleyicinin karşısına çıktı. Doğayla insan arasındaki ilişkiye odaklanan eser, insanlığın doğayla kurduğu uzun yolculuğu sahneye taşıyor. Doğanın korunmasına dikkat çekti Gösteride, insanın başlangıçta doğayla uyum içinde yaşarken zamanla onu kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmesi ve meydana getirdiği sonuçlar etkileyici bir sahne diliyle anlatıldı. Klasik masal karakterleri olan Kırmızı Başlıklı Kız, Pamuk Prenses ve Alice’in izlerini taşıyan anlatım, doğanın korunması gerektiğine dikkat çekti. "Ülkenizi sevmeniz yeterli" Gösteri, doğaya karşı sorumluluk bilincini vurgulayan "Türkiye’de son 10 yılda yaklaşık 257 bin hektar orman yangınlarda yok oldu. Amaç dışı kullanımlarla birlikte 700 bin hektara kadar alan fiilen orman niteliğini kaybetti. Bu kayıp, yaklaşık 1,4 milyon futbol sahasına denk geliyor. Ormanlarda yaşayan 10 binden fazla canlı türü olumsuz etkilendi. ‘Ormanın Muhafızı’ olmak için bir peri kızı olmanıza gerek yok, ülkenizi sevmeniz yeterli" mesajı ile sona erdi.