TEKNOLOJİ - 25 Kasım 2024 Pazartesi 11:35

Hamamyolu çarşısının 1940-1980 yılları

A
A
A
Hamamyolu çarşısının 1940-1980 yılları

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşen Çelen Öztürk yürütücülüğünde hazırlanan, TÜBİTAK 1001 “Anımsama Kutusu Deneyimi Tasarımı” projesi kapsamında, Hamamyolu Çarşısı 1940-80 yılları Sanal Gerçeklik modeli uygulaması, o dönemlerde Hamamyolu Çarşısı’nı bilen 65 yaş üstü bireylerin deneyimine sunuldu.


Büyükşehir Belediyesi Porsuk Konukevi’nde, yapılan uygulamada, sanal gerçeklik gözlüğü ile modellenen alanda yürüyen katılımcılar, o dönemde var olan; Akar Deresi ve kıyısındaki iki katlı evleri, ahşap köprüleri, çarşamba-cumartesi günleri kurulan pazaryerini, eski dükkanları, faytonları ve o dönemde yaşayan kişilerin alandaki anılarının ses kayıtlarını dinleyerek, o dönemin kıyafetleri ile yürüyen insanlarla birlikte Hamamyolu turu yaptılar. Bu heyecanlı sanal gerçeklik deneyimi öncesi ve sonrası, 65 yaş üstü katılımcıların, Hamamyolu çarşısının geçmiş yıllara ait bellek ögeleri ve anıları ile sohbet havasında analiz edilerek sanal gerçeklik deneyiminin anımsamaya etkisi araştırıldı.


Sanal gerçeklik deneyimi sonrası, 65 yaş üstü bireylerin canlanan anıları ile yaşadığı dönemin görsel verilerine yaptığı kritikler doğrultusunda, sanal gerçeklik (VR) uygulaması geliştirilerek revize edilecek. “Hamamyolu Çarşısı Geçmiş Dönem Sanal Gerçeklik Deneyimi”nin son hali, Mayıs-Haziran 2025’de Atilla Özer Karikatürlü Ev’de 18 yaş üstü tüm kentlilerin deneyimine sunulacak, daha sonra Kentsel Belleği Müzesi’nde herkesin izlenimine sunulacak.



Hamamyolu Çarşısı’nın geçmiş belleğinin dijitalleşmesi


Proje, bireylerin geçmişte yaşadığı kentsel mekânların, hızla değişen kentleşme süreçlerinde kaybolması nedeniyle, toplumsal ve bireysel belleğin yok olması probleminden yola çıkarak hazırlandı. 1940-1980 yılları arasında Hamamyolu çarşısının dijital ortamda modellenmesiyle, kentsel bellek aktarımında yeni teknolojilerin rolü vurgulanıyor. ESOGÜ’nin koordinatörlüğünde, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Tepebaşı Belediyesi, Pencuse Dijital ve Alzheimer Derneği Eskişehir Şubesi gibi paydaşlarla yürütülen 30 aylık proje ile “Kentsel Anımsama Kutusu (UrbanMemoryBox)” modeli ile Kentsel Belleğin Dijital Arşivi’nin oluşturularak sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanıyor.



Demans hastalarında anımsama terapisi deneyimi


Geliştirilen Sanal Gerçeklik Geçmiş Kent Simülasyonu, Alzheimer Derneği’nin katkılarıyla demans teşhisinin ilk süreçlerinde olan hastalara da uygulanarak, geçmiş kentsel mekân görselleri ile hazırlanan kent simülasyonunun, anıları tetiklemeye ve hatırlamaya katkısının, akademik ortamlarda paylaşılması planlandı.



Hamamyolu çarşısının 1940-1980 yılları

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’nın 700 yıllık mirası 700 çınarla kök salıyor Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Bursa’nın Fethinin 700. Yılı’ kapsamında önemli etkinliklere imza atılıyor. ‘Köklerimizden geleceğe’ temasıyla hazırlanan tarihi sergilerden akademik buluşmalara, sanat etkinliklerinden çocuklara özel programlara, söyleşilerden keşif rotalarına kadar birçok program, fethin coşkusunu yıl boyunca Bursa’nın dört bir yanına yayıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı da bu kapsamda ‘700 Yıllık Mirasa, 700 Ulu Çınar: Geleceğe Kök Salıyoruz’ projesini hayata geçirdi. Projeyle Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osmangazi’nin rüyasında simgeleşen çınar ağaçları kentin dört yanında toprakla buluşuyor. Kent genelinde 700 adet çınar dikimi gerçekleştiriliyor. Tarihi dokunun yaşatılmasını ve gelecek nesillere yeşil bir miras bırakılmasını da amaçlayan projeyle, Bursa’nın 7 asırlık tarihi ve kültürel mirasının şahidi olan ulu çınarlar kentin dört bir tarafını süslüyor. Geçmişin asaletini ve geleceğe olan inancı temsil eden çınarlar, şehrin tarihi ve doğal güzellikleriyle bütünleşmesine de katkı sağlıyor. Şu ana kadar 699 çınar fidanı toprakla buluşturulurken; 700. çınar, 4 Nisan Cumartesi günü Bursa Valisi Erol Ayyıldız ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’ın katılacağı özel bir törenle Bursa Mevlevihanesi’nde dikilecek.
Mersin Down sendromlu çocuklar Mersin Spor Kulübü ile aynı sahada buluştu Mersin Büyükşehir Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında düzenlediği etkinlikte down sendromlu bireyleri Mersin Spor Kulübü (MSK) basketbolcularıyla bir araya getirerek sporun birleştirici gücüyle farkındalık oluşturdu. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Down sendromlu bireylerin haklarına dikkat çekmek, toplumsal farkındalığı artırmak ve ayrımcılıkla mücadele etmek amacıyla ‘21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’ dolayısıyla, anlamlı ve renkli bir etkinliğe imza attı. Down sendromlu bireyler ile Mersin Spor Kulübü (MSK) oyuncularının bir araya geldiği etkinlikte, sporun birleştirici gücüyle sevgi ve dayanışmanın sınır tanımadığı gösterildi. Toplumsal farkındalığı artırmak ve özel bireylerin sosyal yaşamda daha güçlü ve görünür şekilde yer almasını desteklemek amacıyla çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bir etkinlik düzenledi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlikte özel bireyler, MSK basketbolcuları ile aynı sahada buluştu. Kahkahaların, alkışların ve dostluk dolu anların sahaya yansıdığı etkinlikte özel bireylerle birlikte basketbol oynayan MSK sporcuları hem sporun coşkusunu paylaştı hem de farkındalık mesajı verdi. "Down sendromlu öğrencilerimizin varlığını her yerde fark ettirmeye çalışıyoruz" Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Engelsiz Yaşam Merkezi Mola Evi özel eğitim öğretmeni Fatma Esra Gökdal, her yıl 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında farklı etkinlikler düzenlediklerini belirterek, öğrencilerin toplumsal yaşamda daha görünür olmasını amaçladıklarını söyledi. Bu kapsamda MSK Spor Kulübünün antrenmanına katıldıklarını ifade eden Gökdal, "Öğrencilerimizin her yerde varlığını fark ettirmeye çalışıyoruz. Bugün de MSK Spor Kulübünün antrenman maçına geldik. Çocuklarımız sporun içinde, gezilerde ve farklı etkinliklerde yer alabiliyorlar. Basketbol oynadılar, sporcularla tanıştılar, MSK maskotu Caretta ile fotoğraf çekildiler. Çok güzel bir ambiyans yakaladılar ve sıcak bir sevgi bağı oluştu" dedi. Down sendromlu bireylerin spor yapmasının hem zihinsel hem de bedensel gelişimlerine katkı sağladığını vurgulayan Gökdal, öğrencileri arasında yüzme ve judo gibi branşlarda önemli başarılar elde edenlerin bulunduğunu belirterek, "Yüzmeyle uğraşan öğrencilerimiz var, judo alanında Türkiye birincisi olan öğrencilerimiz bile var. Spor onların gelişimi açısından çok önemli. Bugün de basketbolu tatmış oldular" ifadelerini kullandı.