KÜLTÜR SANAT - 12 Nisan 2026 Pazar 10:02

Henüz 9 yaşında ilk kişisel sergisini sanatseverler ile buluşturdu

A
A
A
Henüz 9 yaşında ilk kişisel sergisini sanatseverler ile buluşturdu

Eskişehir’de henüz 9 yaşında olmasına rağmen 31 eserden oluşan ilk kişisel resim sergisini açan Hatice Alya Teker, canlı renklerle hazırladığı portrelerinde ailesini ve kültürel bağlarını sanatseverlerle buluşturdu.


Eskişehir’in kültürel duraklarından biri olan Atilla Özer Karikatür Evi, sanat dünyasına ilk adımını henüz çocuk yaşta atan minik ressam Hatice Alya Teker’in heyecanına ev sahipliği yaptı. "Boyalı Parmaklar" çatısı altında yürüttüğü çalışmalarını taçlandıran genç yetenek, annesi Miray Teker’in rehberliği ve öğretmeni Sema’nın sanatsal desteğiyle hazırladığı büyüleyici dünyasının kapılarını ziyaretçilere açtı. Toplamda 31 eserden oluşan ve büyük bir disiplinle hazırlanan kişisel sergide, küçük sanatçının hayal dünyasının genişliği ile ailesine ve köklerine olan bağlılığı dikkatlerden kaçmadı.



"Makedon kızlarını ve ailemi çiziyorum"


Eserlerinde kullandığı teknikleri ve ilham kaynaklarını anlatan Hatice Alya Teker, "2022 yılından beri bu eserlere başladım ve toplamda 31 eser yaptım. Çalışmalarımda annem, babam, amcalarım, teyzelerim ve halalarım gibi aile fertlerimin yüzlerini kullanıyorum; annem Makedon olduğu için özellikle Makedon kızlarına ağırlık veriyorum. Örneğin bir eserimde annemi çizdim; teknik olarak ilk başta akrilik boya ve yağlı boya kullanıyorum, en son süslemeleri ise boncuk boyayla yapıyorum. Resmi yaparken önce kafayı turuncu boyayla çizip içini beyaza kaynaştırıyorum, ardından üstten çizgileri ve süslemeleri ekliyorum; akrilik boya bittikten sonra boncuk boyayla son dokunuşları gerçekleştiriyorum.Resim yapmayı bir yerden öğrenmedim, kendim çok sevdiğim için başladım. İleride kara kalem çalışmaları yapacağım için bu yaşımda siyah rengi hiç kullanmadım. Portre yapmak benim için çok keyifli bir süreç. Gelecekte doktor veya diş doktoru olmak istiyorum ama resim her zaman benim yanımda, hayatımda yer almaya devam edecek" dedi.



"Amacımız çocukları dijital dünyadan uzaklaştırmak"


Kızının yeteneğini keşfettikten sonra disiplinli bir çalışma sürecine girdiklerini belirten anne Miray Teker ise şu ifadeleri kullandı:


"Boyalı Parmaklar Resim Topluluğu’nun bir üyesiyiz; iki kızımla, kardeşi Hüma da aynı şekilde orada. Sema hocam sağ olsun onların hayal dünyasına eşlik ediyor. Çocukların hayal dünyası çok renkli olduğu için eserlerinde genelde canlı renkler kullanıyorlar. Şu an 31 eserle ilk kişisel sergimizi açtık. Neredeyse dört-beş yıllık bir emeğimiz var. Çocukları telefon ve sosyal medyadan uzaklaştırmak ve öğretmenlerinin de yeteneğini keşfetmesiyle biz bu yola çıktık."



Henüz 9 yaşında ilk kişisel sergisini sanatseverler ile buluşturdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.