GÜNDEM - 18 Şubat 2026 Çarşamba 10:41

İzahı olmayan şeyin mizahı oldu, sürekli göle dönen sokakta balık tutmaya başladılar

A
A
A
İzahı olmayan şeyin mizahı oldu, sürekli göle dönen sokakta balık tutmaya başladılar

Eskişehir Baksan Sanayi Sitesi’nde yıllardır çözülmeyen yol sorunu mizah konusu oldu. Adeta göle dönen ve çamur içinde kalan bir sokaktaki esnaf, büyük su birikintisinin başına geçip olta ile balık tutuyormuş gibi kameralara poz verdi.


Baksan Sanayi Sitesi’nin yol sorunu sürüyor. Çok sayıda esnafın ilgili kurumlara müracaat etmesi ve konu sıklıkla kamuoyu gündemine taşınmasına rağmen bölge için hala çözüm üretilmiyor. Bu sebeple hem esnaf hem de vatandaş mağduriyet yaşıyor. Özellikle yağış sonrası adeta göl ve bataklığa dönen Baksan Sanayi Sitesi, şehre yakışmayan bir görüntü oluşturuyor.



Göle dönen sokakta oltayla balık tutmaya başladılar


Çözümsüz kalan sorun, sanayi sitesinin 89’uncu bloğundaki bir grup esnafın mizah konusu oldu. Çevre esnafından Erman Rat, yolda oluşan büyük bir su birikintisinin başına geçip olta ile balık tutuyormuş gibi kameraya poz verdi. İnternette paylaşılan fotoğraf sosyal medyada gündem oldu. İhlas Haber Ajansı (İHA) ekibi konuyu haberleştirmek için adrese gittiğinde bu defa hep birlikte kadraja giren esnaf grubu, Baksan Sanayi Sitesi’nin ’balık piyasası’ hakkında sohbet ederek ironi yaptı.



"Artık burada rahatça balığımızı avlayıp, tezgahlara götürüp satabiliriz"


Bu mizahın aslında önemli bir soruna değindiğini söyleyen esnaf Erman Rat, "Burada göl gibi bir yerimiz var. Biz de burada balık avlayalım; bir daha da uzaklara, şehir dışına gitmeye gerek kalmaz gibi düşündük. Artık burada rahatça balığımızı avlayıp, tezgahlara götürüp satabiliriz. Tabii bu işin mizahı. Her sene belediye tarafından burada kazılar yapılıyor ve yollara mıcır dökülüyor. Mıcırlar ise kış boyunca bu şekilde manzaraları ve görüntüleri ortaya çıkarıyor. Bu da aşırı derecede sıkıntı oluşturuyor" dedi.



"Yani bizi buraya attılar, ’Çamurun içinde yaşayın, biz sizi unuttuk’ dediler"


Bir depo sahibi olan Erkan Bozkurt, "Araçlar buraya girdiğinde tekerlekler suyun içine batıyor. Bahsettiğim yer sadece giriş kısmı. Daha ileride ise maalesef balçığa dönen bir çamurumuz var. Yani bizi buraya attılar, ’Çamurun içinde yaşayın, biz sizi unuttuk’ dediler. Biz kendi imkanlarımızla birkaç sefer buraları temizlettik ama yine de olmuyor. Buranın asfaltlanması lazım çünkü ne müşterilerimiz geliyor ne biz kendimiz buradan rahatça çıkamıyoruz" şeklinde konuştu.



"İlla ki yapan olur dedik ama üzerinden 4-5 sene geçti ve hiçbir icraat yok"


Yaklaşık 5 yıl önceden Konya’dan gelen ve şu anda Baksan Sanayi Sitesi’nde çalışan Berat Serter, karşılaştığı manzaranın kendisini şaşırttığını belirtti. Eskişehir’in aksine Konya’da böyle görüntülere rastlamadığını ifade eden Serter, şunları söyledi:


"Bu rezaleti çekiyoruz ve değişen hiçbir şey olmadı. Her gelen bir inşaat yaptı, kazdı, üstünü sıvadı ama çukurdan, çamurdan, tozdan geçilmiyor. Burası yazın da kışın da aynı şekilde. Araba yıkıyoruz ama hiçbir şeye faydası olmuyor. Buradan çıkana kadar toz ve duman içinde kalıyoruz. İlla ki yapan olur dedik ama üzerinden 4-5 sene geçti ve hiçbir icraat yok."



"Müşterilerimiz arabayı asfalta bırakıp buraya yürüyerek geliyorlar"


Sanayi sitesinde personel olan Muhammet Özcan, "Müşterilerimiz buraya girmeye korkuyor. Arabayı asfalta bırakıp yürüyerek geliyorlar. ’Abi araba nerede?’ dediğimizde, ’Karşı sokakta. Caddeye giremiyoruz, yollarınız bozuk’ diyorlar. Sonra yetkililer 1-2 ay sonra geliyorlar ama mıcır atıyorlar. Bir hafta sonra yağmur yağdığında ve buradan arabalar geçtiği zaman her şey geri çöküyor. Asfalt ve beton lazım. Yetkililerimiz en kısa sürede yollarımızı yapsınlar, hem biz hem de müşteriler mağdur olmayalım" şeklinde konuştu.



"Arabalarımızın alt takımları sürekli bozuluyor"


Hüseyin Şentürk ise, "Burada bir arıza bakımcımız var. Aracımızı her ay ona götürüp tamir ettiriyoruz. Yollar o derece kötü. Buraya girmek çok sıkıntılı ve arabaların altı yere değiyor. Arabalarımızın alt takımları sürekli bozuluyor" diye konuştu.



İzahı olmayan şeyin mizahı oldu, sürekli göle dönen sokakta balık tutmaya başladılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da Devlet Bahçeli adına ’Ramazan kolisi’ dağıtıldı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Diyarbakır Sur İlçe Başkanlığınca Genel Başkan Devlet Bahçeli adına ihtiyaç sahibi ailelere Ramazan kolisi dağıtıldı. Milliyetçi Hareket Partisi Sur İlçe Başkanlığı tarafından ramazan ayı öncesi sosyal destek çalışması gerçekleştirildi. İlçe Başkanı Şakir Erdin ile Kadın, Aile, Çocuk ve Engelli Politikaları (KAÇEP) İlçe Başkanı Serap Kaya, teşkilat mensuplarıyla birlikte Genel Başkan Devlet Bahçeli adına ilçede belirlenen ihtiyaç sahibi ailelere Ramazan kolisi dağıttı. Erdin, teşkilat olarak ilçeye bağlı Çarıklı Mahallesinde 11 Ayın Sultanı Ramazan ayı münasebetiyle kapı kapı çalıp Ramazan kolisi dağıttıklarını söyledi. Erdin, "Elimizden gelen yardımları ihtiyaç sahiplerine ilettik. Genel Başkanımız Devlet Beyin dediği gibi ’bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz’ şiarıyla hareket ediyoruz. Sur ilçesinde çalınmadık kapı, kaynamayan tencere kalmayacak. Tüm haklımızın hizmetindeyiz. Dün de koli dağıtımlarımız oldu. Sur ilçesinde bağlı Ali Paşa Mahallesi’nde yaklaşık 130 aileye Ramazan kolisi yardımında bulunduk. Burada da 70 ile 100 arası aileye yardımlarda bulunduk. Toplam 270-300 arası aileye yardımcı olmaya çalıştık" dedi. Vatandaşlardan Heybet Güzel, MHP Sur İlçe teşkilatına kendilerine ve mahallelerine yaptıkları yardımlardan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Güzel, "MHP liderimiz Devlet Bahçeli’ye ve Şakir başkanıma teşekkür ederim" şeklinde konuştu. Şeyhmus Çildam de, Devlet Bahçeli’ye ve Şakir Erdin’e teşekkürlerini dile getirerek, "Gençlere sağladıkları yardımlardan dolayı Şakir Erdin’e çok çok teşekkür ederim. Hep destek oluyor bize. Devlet Bahçeli’ye de saygı ve sevgilerimizi sunarım" ifadelerini kullandı.
Samsun Başkan Doğan: "Ramazan’ın ruhunu, bereketini ve huzurunu birlikte yaşayacağız" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Ramazan ayında şehrimizin her köşesinde manevi iklimi hissedecek; Ramazan Sokağımızdan iftar çadırlarımıza kadar birçok noktada hemşehrilerimizle buluşarak bu mübarek ayın ruhunu, bereketini ve huzurunu birlikte yaşayacağız" dedi. Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılı Ramazan ayında da vatandaşları yalnız bırakmıyor. Bu kapsamda 15 bin kişiye toplam 50 milyon lira bütçeyle temel ihtiyaç destek kartı verilecek. Belirlenen noktalarda kurulacak geleneksel iftar çadırlarında ise 450 bin kişiye ücretsiz iftar yemeği sunulması hedefleniyor. Ayrıca iftara yetişemeyen vatandaşlara bu yıl da sandviç paketi dağıtımı gerçekleştirilecek. Bununla birlikte Çok Amaçlı Salon’da düzenlenecek özel iftar programlarında aynı sofrada buluşturulacak. 2026 yılı Ramazan iftar ve sosyal destek programları için toplam 108 milyon 445 bin 750 TL bütçe ayıran Büyükşehir Belediyesi Ramazan ayının maneviyatını şehrin dört bir yanına taşıyacak. "Ramazan ayının maneviyatını şehrimizde hissedeceğiz" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Ramazan ayı birlik, beraberlik, kardeşlik, dayanışma ve paylaşma ayıdır. Bizler her zaman olduğu gibi bu mübarek ayda da hemşehrilerimize destek olabilmek adına çeşitli yardım çalışmalarını hayata geçiriyoruz. İhtiyaç sahibi ailelerimize ulaştırdığımız destek kartlarımız, sıcak yemek desteklerimiz, sosyal yardımlarımız ve iftar sofralarımızla hemşehrilerimizle gönülden gönüle bağ kuruyoruz. Bu Ramazan’da da şehrimizin her köşesinde manevi iklimi hissedecek; Ramazan Sokağımızdan iftar çadırlarımıza kadar birçok noktada hemşehrilerimizle buluşarak bu mübarek ayın ruhunu, bereketini ve huzurunu birlikte yaşayacağız. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizin Ramazan ayını en içten dileklerimle tebrik ediyor; birlik ve beraberliğimizin daim olmasını diliyorum" diye konuştu.
Antalya ASAT 31. kuruluş yıl dönümünü kutluyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atık Su (ASAT) Genel Müdürlüğü 31’inci kuruluş yıl dönümünü kutluyor. ASAT’ın kuruluş yıl dönümü olan 18 Şubat’ta Akdeniz Üniversitesi işbirliğiyle yürüttüğü proje kapsamında "İdari Su Kayıplarında Etkin Sayaç Yönetimi" konulu bir çalıştay düzenlendi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, ASAT ailesi olarak gurur ve mutluluk verici özel bir gün yaşadıklarını ifade etti. Genel Müdür Gülebay, "Bugün iki önemli günü bir arada kutluyoruz. Akdeniz Üniversitesi ile olan bilimsel işbirliğimizi temsil eden bir çalıştay düzenliyoruz. Aynı zamanda ASAT’ın kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. 1928 yılında Antalya Elektrik Santrali’nin kuruluşuyla başlayan, 1944 yılında ESO, 1983 yılında ASO olarak devam eden ve 18 Şubat 1995 tarihinde ASAT kimliğiyle kurumsallaşan köklü bir hizmet geleneğini temsil ediyoruz" dedi. "ASAT Antalya’nın altyapı hafızası" Bugün sadece bir kurumun yıldönümü değil; Antalya’nın altyapı hafızasını, birikimini ve sorumluluğunu da anıyoruz diyen Cengiz Gülebay, "Su, sıradan bir hizmet kalemi değildir. Su, stratejik bir kaynaktır. Su, gelecek nesillere bırakacağımız çok değerli bir kıymetimizdir. Artan nüfus, artan abone sayısı ve büyüyen kent dinamikleri içerisinde her damlanın doğru ölçülmesi, doğru yönetilmesi ve kayıpsız şekilde sisteme kazandırılması bir tercih değil zorunluluktur" diye konuştu. "Verimli altyapı, düşük kayıp oranı ve kaliteli hizmet" Cengiz Gülebay çalıştay hakkında da şunları söyledi: "Akdeniz Üniversitesi ile imzaladığımız protokol kapsamında bugün, abone su sayaçlarında ölçüm hatalarından kaynaklanan idari su kayıplarını bilimsel yöntemlerle analiz etmeyi hedefliyoruz. Bu çalışma veri temelli yönetim anlayışının bilimle işbirliğinin ve sürdürülebilir altyapı vizyonunun somut bir göstergesidir. Hedefimiz daha verimli bir altyapı yönetimi, daha düşük kayıp oranı, daha güçlü bir teknik izleme sistemi ile Antalya’ya daha kaliteli hizmeti hedefliyoruz." "100 bin sayaç değiştirildi" ASAT Sayaç ve Saha İşleri Şube Müdürü Emre Akdemir de çalıştayda bir sunum gerçekleştirdi. Akdemir, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, damgayı doldurmuş sayaçların ömürlerini 10 yıl olarak belirledi. Bu çalışma sonucunda belki de artık sayaçların kullanım miktarlarına bağlı olarak ömürlerini belirleyebileceğiz. İnsanların kullanımlarından ziyade direk 10 yılı doldurmuş sayaçların değişimine başlıyoruz. ASAT olarak biz de 10 yılı doldurmuş sayaçların değişimine ihaleyle başladık. 6,5 ayda 100 bin sayacın değişimini tamamladık. 2026 yılında ise 400 bin adet sayaç alımı ve değişim işinin ihale çalışmalarına başladık. Ölçülebilen su, suyun kalitesi ve tarihi açısından sayaçlardan geçen tahakkuklandırdığımız miktarları bu şekilde ölçüyoruz. Bu sayaçların daha teknolojik yapılmasıyla su kaybını azaltma en önemli hedefimiz" diye konuştu. Çalıştayda Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisi Prof. Dr. Ethem Karadirek, "Su Kayıpları Yönetimi ve Sayaç Yönetiminin Su Kayıplarına Üzerine Etkisi" konulu sunum ve Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisi Aslı Nur Rızvanoğlu da "Sayaç Yaşlandıkça Ne Oluyor" konulu sunum gerçekleştirdi.