ASAYİŞ - 22 Ocak 2026 Perşembe 16:21

Kazada genç kurye ağır yaralandı

A
A
A
Kazada genç kurye ağır yaralandı

Eskişehir’de iki sokak kesişimde motosikletin panelvan araca yandan çarpma anı anbean güvenlik kamerasına yansırken kurye ağır yaralandı.


Kaza, 71 Evler Mahallesi’nde bulunan Manolyagiller ile Yeniyol Sokak kesişiminde meydana geldi. Bölgede faaliyet gösteren bir dönercide kurye olarak çalışan 23 yaşındaki Hüseyin K.’nın idaresindeki 26 AHU 936 plakalı motosiklet, Yeniyol Sokak’ta seyrederken, Manolyagiller Sokak’ta ilerleyen Y.F. idaresindeki 26 AP 390 plakalı panelvan araca yandan çarptı. Çarpma anı bir apartmanın güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde iki aracın da oldukça süratli olduğu görüldü. Hüseyin K. isimli sürücünün aracın yan camına çarptıktan sonra kafasındaki kaskın çıktığı ve sert biçimde yere düştükten sonra hareketsiz kaldığı görüldü.


Kaza sonrası Y.F. isimli sürücünün yaşadığı korku ve endişe ise dikkat çekti. Bilinci kapalı şekilde Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Hüseyin K.’nın durumunun ağır olduğu öğrenildi. Araç sürücüsü Y.F. işlemleri için emniyete götürüldü.


Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.



Kazada genç kurye ağır yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de şantiyeye kaçak moloz dökümü İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bir şantiye alanına gece saatlerinde kaçak şekilde moloz döküldü. Sabah saatlerinde durumu fark eden müteahhit, yaşananlara tepki gösterdi. Olay, Arnavutköy Bolluca Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, akşam saatlerinde çalışmanın sona ermesinin ardından şantiyeden ayrılan ekipler, sabah saatlerinde geri döndüklerinde alanın çevresine çuvallara doldurulmuş molozların kaçak şekilde döküldüğünü gördü. Durumu fark eden müteahhit Özgür Yıldırım, yetkililere ihbarda bulunarak konuyla ilgili işlem yapılmasını istedi. Kaçak dökümün gece saatlerinde yapıldığı ve araç lastik izlerinden sabaha karşı bölgeye gelindiğinin anlaşıldığı öğrenildi. "Görünce oldukça üzüldüm" Yaşananlara tepki gösteren müteahhit Özgür Yıldırım, "Geçtiğimiz günlerde benzer bir kaçak döküm olayını haberlerde görmüştüm ve üzülmüştüm. Aynı durum bizim de başımıza geldi. Her sabah rutin olarak inşaatı kontrole geliyorum. Bu sabah geldiğimde bu manzarayla karşılaştım. Ustalarıma sordum, ’onlar da sabah geldiğimizde bu şekildeydi’ dedi. Araç lastik izlerinden sabaha karşı gelip döküp gittikleri belli. Doğayı seven birisi olarak bu duruma sessiz kalamazdım. Yetkililere bildirdim, zabıta ekipleri çalışma yapıyor" dedi. Kaçak döküm yapılan alanla ilgili inceleme başlatıldığı öğrenildi.
Mersin Sahiplerinin yaşamını yitirdiği evden bir kamyon çöp çıktı Mersin’in Akdeniz ilçesinde, sahiplerinin hayatını kaybettiği öğrenilen bir evden belediye ekipleri tarafından 1 kamyon çöp çıkarıldı. Aynı evin daha önce de temizlendiği ve o süreçte 2 kamyon atığın tahliye edildiği bildirildi. Akdeniz Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, Mesudiye Mahallesi 5107 Sokakta bulunan 2 katlı müstakil evle ilgili mahalle sakinlerinden gelen şikayetler üzerine harekete geçti. Mahalle Muhtarı Uğur Üstünkaya ile birlikte adrese giden ekipler, yaptıkları incelemede ev içerisinde büyük miktarda çöp, mobilya atığı, tekstil ürünleri ve çeşitli ambalaj atıklarının biriktirildiğini tespit etti. Saatler süren çalışma yürütüldü Sağlık açısından risk oluşturan ve çevreye kötü koku yayan atıkların temizlenmesi için ekipler kapsamlı bir çalışma başlattı. İş makinesi desteğiyle yürütülen temizlikte, evin içerisindeki tüm atıklar titizlikle tahliye edildi. Saatler süren çalışmanın ardından ev, çöplerden arındırılarak temiz hale getirildi. Çalışmalar sonucunda 1 kamyon dolusu atık mahalleden çıkarıldı. Daha önce de temizlenmişti Öte yandan söz konusu evin, sahipleri olan anne ve oğul henüz hayattayken de benzer şekilde temizlendiği, o çalışmada ise 2 kamyon çöp ve atığın çıkarıldığı öğrenildi. Akdeniz Belediyesi yetkilileri, halk sağlığını tehdit eden ve çevreyi olumsuz etkileyen çöp evlere yönelik şikayetlerin titizlikle değerlendirildiğini belirterek, temizlik ve ilaçlama çalışmalarının hızlı şekilde sürdürüleceğini ifade etti.
Ankara Sendikal ihlaller, çevre ve halk sağlığı iddiaları Öz İplik İş Sendikası Bursa ve Balıkesir’de faaliyet gösteren R.B.Karesi İthalat İhracat Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş.’de yaşanan sendikal ihlallere ve çevreye zarar verme yönündeki ciddi konulara dikkat çekmek amacıyla Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Düzenlenen basın açıklamasına Öz İplik İş Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bayır, Bursa İl Başkanı Ekrem Saraçoğlu, Düzce İl Başkanı Telat Örnek, İstanbul İl Başkanı Hacıbayram Önal, Çerkezköy İlçe Sekreteri Tolga Ergün, Bursa İl Sekreteri Serkan Açıcı ile çevre illerden gelen Öz İplik İş teşkilatı katıldı. Bursa İl Başkanı Ekrem Saraçoğlu Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde basına süreçle ilgili bilgi verdi. Karesi Tekstil’de yaşanan sendikal ihlalleri ve çevreye yönelik ciddi iddiaları kamuoyunun gündemine taşıdı. Bursa İl Başkanı Ekrem Saraçoğlu tarafından yapılan açıklamada, Bursa’da faaliyet gösteren ve binlerce işçinin çalıştığı Karesi Tekstil’de işçilerin anayasal haklarını kullanarak sendikamıza üye olduğu, ancak işverenin bu iradeyi tanımadığı vurgulandı. Sendikaya üye olan ve örgütlenme sürecine öncülük eden işçilerin hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığı belirtilerek, yaşananların açık bir ‘sendikal kıyım’ olduğu ifade edildi. Yaklaşık bir yıldır kararlılıkla sürdürülen örgütlenme mücadelesi boyunca işçilerin, baskı, tehdit ve sistematik sendikal ihlallerle karşı karşıya bırakıldığına dikkat çeken Saraçoğlu, 2026 yılı ücretlerinde yapılan yüksek oranlı artışların da kalıcı bir iyileştirme değil, örgütlenmeyi zayıflatmaya yönelik geçici bir adım olduğunu kaydetti. Çalışma Bakanlığı denetimlerinde ‘sendikal ihlal vardır’ tespitine rağmen sürece etkin müdahale edilmemesini de eleştirilerek, bu durumun kabul edilemez olduğu belirtti. Çevre ve halk sağlığı açısından ciddi iddialar Saraçoğlu tarafından yapılan açıklamada yalnızca emek haklarının değil, çevre ve halk sağlığının da tehdit altında olduğu vurgulandı. Karesi Tekstil’de kömür kazanlarından çıkan yoğun dumanın çevreyi kirlettiği, atık suların arıtılmadan dereye bırakıldığı ve arıtma sistemlerinin fiilen çalıştırılmadığı yönünde ciddi iddiaların bulunduğu ifade edildi. Ayrıca, tesisin tarım arazileri üzerinde faaliyet göstermesi, ruhsatlı su kuyularının durumu ve atık su deşarjına ilişkin belirsizliklerin kamuoyu açısından büyük soru işaretleri doğurduğu belirtildi. Özellikle akşam saatlerinde çalıştırılan kömür kazanlarının bölge havasını kirlettiğine dair iddiaların kaygı verici olduğu vurgulandı. İşletmenin dere yatakları, kamu arazileri ve birinci derece tarım alanlarını işgal ettiği yönündeki iddialara göz yumulmasının, aynı zamanda işçilerin hak arayışının bastırılmasına da zemin hazırladığı ifade edildi. Açıklamada işçilere yönelik uygulanan baskı yöntemleri de detaylarıyla paylaşan Bursa İl Başkanı Ekrem Saraçoğlu, işçilerin cep telefonları ve e-devlet şifrelerinin baskıyla alındığı, sendika üyeliklerinin zorla iptal ettirildiği, ‘Tazminat verelim, sendikadan vazgeç’ dayatmalarının yapıldığı, işçilerin farklı şirketler üzerinden çalıştırılmaya zorlandığı, sendika ile işçi arasındaki bağın fiziki ve idari yöntemlerle koparılmaya çalışıldığı, kamera ve takip sistemleriyle işçilerin gözetim altında tutulduğunu belirtti. Saraçoğlu, Bu uygulamaların hukuk, vicdan ve insan onuruyla bağdaşmadığını da vurguladı. Öz İplik İş Sendikası Karesi Tekstil’de üretim yaptıran markalara da çağrıda bulunarak, ’etik üretim’ söylemlerinin gereğini yerine getirmeye davet etti. Tedarik zincirlerinde yaşanan ihlallere sessiz kalmanın bu suça ortak olmak anlamına geldiği ifade edildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da çağrıda bulunulan açıklamada, tespit edilmiş ihlaller karşısında sessiz kalınmaması ve anayasal hakların korunması için derhal gerekli adımların atılması istendi. İşçilere de birlik ve dayanışma çağrısı yapan Öz İplik İş Sendikası, Karesi Tekstil’de yaşanan hak ihlallerine karşı mücadelenin büyüyerek devam edeceğini belirterek, tüm emek ve meslek örgütlerini, demokratik kitle örgütlerini ve kamuoyunu dayanışmaya davet etti.