GÜNDEM - 13 Ocak 2026 Salı 09:47

’Kurumsal verileri yapay zeka sistemleriyle paylaşmayın’ uyarısı

A
A
A
’Kurumsal verileri yapay zeka sistemleriyle paylaşmayın’ uyarısı

Yapay zeka platformlarında veri gizliliğinin hayati önem taşıdığını belirten İnternet Tabanlı Teknoloji Mimarı Kaan Demircan, kurumsal verilerin bu sistemlerle paylaşılmasının geri dönülemez güvenlik açıklarına yol açabileceği konusunda kritik uyarılarda bulundu.


Küresel çapta dijital altyapı tasarımları gerçekleştiren Demircan, yapay zekanın sunduğu büyük imkanların yanı sıra barındırdığı etik riskler ve "halüsinasyon" olarak adlandırılan hatalı bilgi üretme riskine dikkat çekti. Kuzey Kafkas Karaçay-Malkar Derneği’nde düzenlenen bir sunumda konuşan Demircan, teknolojinin hızla ilerlediği bu dönemde veri güvenliğinin bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade ederek, kullanıcıların bu sistemleri kontrolsüz bir şekilde kullanmaması gerektiğini vurguladı.



"Bilgilerinizi paylaşmamalısınız"


Yapay zekanın etik ve sorumlu bir şekilde kullanılmasının önemine değinen Demircan, özellikle kurumsal bilgilerin gizliliği konusunda katılımcıları uyardı. Bir firmada çalışırken şirketle alakalı bilgilerin sisteme girilmemesi gerektiğini belirten Demircan, "Yapay zekayı etik bir şekilde kullanmak ve kullandırmak çok önemli. Etik ve sorumlu kullanılması gerekli. Bilgilerinizi paylaşmamalısınız" dedi.



"Kendi yapay zekamızı kullanıyoruz"


Kendi çalışma ortamından örnekler veren Demircan, kurum içi özel modellerin avantajlarını şu sözlerle aktardı:


"Kendi çalıştığım şirkette kendi yapay zekamızı kullanıyoruz. Paylaştığımız bilgiler hiçbir yere gitmiyor, birileriyle paylaşılmıyor. Ama şirketin her türlü bilgisine yapay zeka ile erişilebiliyor. Finansal bilgilerden kime ne sattığımız, hangi projeler var. Oraya bir soru sorduğumuz zaman, yapay zeka bütün bilgileri bildiği için çok verimli cevaplar alıyorum ve çok işime yarıyor."



"Başarının temeli sürekli bilgiye aç olmak"


Teknoloji alanında başarılı olmanın yolunun merak duygusundan geçtiğini belirten Demircan, "Sürekli deneyeceksiniz, yeni araçlar çıkıyor. Sürekli öğrenmeniz gerekiyor, öğrenmeye aç olmak lazım. Başarılı olmanın temeli bu; sürekli bilgiye aç olmak. Yeni projeler çıktıkça sürekli bakın, merak ediyorsanız ve ne yapacağınızı bilemiyorsanız bilen birilerine sorun" dedi.



"Yapay zeka halüsinasyon görebilir"


Yapay zekanın kusursuz bir sistem olmadığını ve "halüsinasyon" olarak adlandırılan hatalı bilgi üretme riskine sahip olduğunu belirten Demircan şunları kaydetti:


"İnsan beynini taklit etmeye çalışıyoruz ama bu mükemmel bir şey değil. Yapay zeka halüsinasyonları diye bir kavram var. Yapay zeka bazen olmayan bir bilgiyi doğruymuş gibi düşünebiliyor. Bu yanlış eğitilmiş veri setinden gelmiş olabilir veya sizin o an kullandığınız geniş dil modelini geliştirme şeklinden de olabilir. Bu yüzden buradan çıkan her şeyi alıp direkt kullanmak hiçbir zaman doğru değil. Mesela bir yazılımcı olarak bir kod yazılıyorsa yapay zekayı kontrol edip anlamanız gerekli."



"Bazı ırklara karşı önyargılı davrandığı görülmüş"


Demircan, yapay zekanın bazen olmayan bir bilgiyi doğruymuş gibi sunabileceğini vurgulayarak şu sözleri söyledi:


"Bu durum yanlış eğitilmiş veri setinden veya geniş dil modelini geliştirme şeklinden kaynaklanabilir. Bu yüzden buradan çıkan her şeyi alıp direkt kullanmak hiçbir zaman doğru değil. Mesela bir yazılımcı olarak bir kod yazıyorsa yapay zeka, kontrol edip anlamanız gerekli. Algoritmik ön yargı, ya da yanlılık olarak da geçen bir durum var. Bazı araştırmalarda yapay zekanın insan kaynakları başvurularında bazı ırklara karşı önyargılı davrandığı görülmüş. Her şey kullanılmamalı, çünkü yapay zeka farklı yalan haber kaynaklarından veya yanlış bilgilerden besleniyor olabilir."



Büyük ilgi gören etkinlik, sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümü ve misafirlere sunulan ikramlar ile sona erdi.



’Kurumsal verileri yapay zeka sistemleriyle paylaşmayın’ uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Karşıyaka Basketbol, ligde kalma mücadelesini sürdürüyor Karşıyaka Basketbol, 28. haftada Erokspor’u 68-67 mağlup ederek galibiyet sayısını 8’e çıkarıp ligde kalma umutlarını sürdürdü. Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Karşıyaka, 28. hafta karşılaşmasında iç sahada Erokspor ile karşı karşıya geldi. İzmir temsilcisi, zorlu mücadeleden 68-67’lik galibiyetle ayrılmayı başardı. Bu sonuçla ligdeki galibiyet sayısını 8’e çıkaran Kaf-Kaf, kümede kalma umutlarını sürdürdü. Üst üste üçüncü galibiyetini alan Karşıyaka Basketbol, 526 gün aradan sonra ilk kez üçte üç yapmayı başardı. "Hak eden taraf bizdik" Karşıyaka Basketbol Başantrenörü Ahmet Kandemir, Erokspor maçına dair önemli açıklamalarda bulundu. Maça planladıkları gibi başladıklarını söyleyen Kandemir, "Rakibimizin yüksek skor potansiyeline sahip bir takım olduğunu biliyorduk ve bu nedenle maçı daha düşük tempoda, kontrollü bir oyunla kazanmamız gerektiğinin farkındaydık. Nitekim karşılaşmanın büyük bölümünde oyunun kontrolü bizdeydi. Ancak maçın son anlarında oyuncularımız üzerinde oluşan baskı, özellikle kritik ribaundlarda yaşadığımız aksaklıklar nedeniyle rakibin yeniden oyuna ortak olmasına yol açtı. 23 maç kazanamayan, uzun süredir galibiyet alamayan bir takım olmanın getirdiği psikolojik yük ve motivasyon eksikliği, bu tür anlarda daha fazla hissediliyor ve toparlanmayı zorlaştırıyor. Son pozisyonda şansın da bizim yanımızda olduğunu söyleyebilirim. Bununla birlikte, maçın genelinde ortaya koyduğumuz mücadele ve oyun disipliniyle galibiyeti hak eden tarafın biz olduğuna inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Ankara 50 eser ilk kez sergileniyor: Türkiye’den 19 müze tek sergide buluştu ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’de bulunan 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Roma’nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran’da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’den 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Sergide 50 eser ilk kez gün yüzüne çıkarken kapsamlı konservasyon süreci ve uluslararası standartlarda yürütülen taşıma ve koruma çalışmaları dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kolezyum’da gerçekleşecek Troya temalı sergiyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bakan Ersoy, 11 Haziran’da ziyarete açılacak olan sergiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Troya’yı dünya turizminin en önemli buluşma noktalarından biri olan tarihî Kolezyum’a taşıyoruz! Roma’nın dünyaca ünlü miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda 11 Haziran’da ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergimizin açılışını yapacağız. Sergimizde, Türkiye’deki 19 müzeden toplam 221 eserin yanı sıra Troya Atı replikası da yer alacak. Eserlerin 50’si ilk kez sergilenecek olup, Troya Müzesi’nden 99 eser sergide gösterime sunulacak. Aralık 2025’ten bu yana 6 bölge laboratuvarımızın restoratörleri tarafından yürütülen kapsamlı konservasyon süreciyle, eserlerimiz uluslararası standartlarda sergiye hazırlanıyor. Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ödünç verme standartları doğrultusunda sigorta, taşıma ve koruma süreçleri titizlikle yürütülüyor.Bu toprakların kültürel mirasını dünya sahnesine kararlılıkla taşıyan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVGM) ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Aylar süren hazırlık: 6 laboratuvar uluslararası standartlar Kolezyum’da düzenlenecek serginin hazırlıkları Aralık 2025’te başladı. Türkiye genelinde 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görevli uzman restoratörler sürece dahil oldu. Sergide yer alacak eserler, ICOM’un uluslararası ödünç verme standartları doğrultusunda hazırlanıyor. Eserler, ‘çividen çiviye’ sanat eseri sigortası ile teminat altına alınırken ev sahibi ülkeden devlet garanti belgesi sağlanıyor. Taşıma süreci ise uluslararası sertifikalara sahip firmalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Yeni uluslararası sergiler yolda Troya sergisi, Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası platformlara taşıyan projelerin yalnızca bir parçası olarak dikkat çekiyor. Berlin’de devam eden Taş Tepeler sergisinin ardından, 2026’nın son çeyreği ve 2027 yılında Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD’de yeni sergiler planlanıyor. Japonya için mutabakat zaptı imzalanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Çin ve Avusturya için de görüşmeleri sürdürüyor.
Bursa Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir Bahar ayları, uzun ve soğuk kış sonrası ortaya çıkan polen seviyelerinin yükselmesi sebebiyle alerjiye yatkın insanlar için rahatsız edici olabildiğini belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Bu dönemde alerjik bünyede olan pek çok kişi gözlerinde kırmızılık, sulanma, batma ve kaşınma yaşayabiliyor ve bu durumun kısa sürede geçeceğini düşünüyor. Ancak, sıradan gibi görülen bu durum görme bozukluğu ya da görme kaybına neden olabiliyor" dedi. Bahar aylarında en çok görülen hastalıklar arasında başı çeken göz alerjileri, alerjik bünyedeki kişileri olumsuz etkilediğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Adnan İpçioğlu, bahar aylarında yoğunlaşan polenlerin ve gözle görülmeyen tozların gözlerde alerjiye yol açtığını belirterek, bunun tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar uzanan ciddi sorunlara sebep olabileceğini söyledi. Göz alerjilerinden korunmak için birkaç püf nokta olduğunu belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Öncelikle alerjik bünyesi olan kişilerin tozlu ortamlardan uzak durması gerekir. Bu süreçte, gözlerde yanma, batma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Özellikte gözdeki meydana gelen kaşınma, bazı kimselerde gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın yapısında bozulmalara sebep olur. Kesinlikle kaşıntı durumunda göze dokunulmamalıdır. Çünkü basit bir kaşıntının neden olduğu en ciddi sorun, görme kaybına yol açan keratokonustur" diye konuştu. Güneşin de gözdeki alerjiyi tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Güneşteki ultraviyole, yanmayı, batmayı, kızarıklığı artırır. Bunun için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, çıkmak gerekiyorsa da korunmak gerekir. UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, alerjik konjonktivitlerden ciddi bir şekilde korumaktadır" dedi. Göz alerjisinin tedavisinin başlarda hafif ilaçlarla yapıldığını belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Daha ciddi vakalarda yoğun ilaç kullanımı da gerekebilir. Onun için doktor kontrolü bu noktada çok önemlidir. Kişilerin göz alerjisini anladığı anda göz hekimine başvurması büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.