ASAYİŞ - 05 Ocak 2026 Pazartesi 09:58

Nesli tükenme tehlikesi altında olan bin 200 Ankara keçisine gözleri gibi bakıyorlar

A
A
A
Nesli tükenme tehlikesi altında olan bin 200 Ankara keçisine gözleri gibi bakıyorlar

Eskişehir’de faaliyet gösteren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Anadolu Tarım İşletmesi’nde özenle bakılan nesli tehlike altındaki bin 200 Ankara keçisinin kış bakımı titizlikle devam ederken bu yıl 550 ile 600 oğlak doğması bekleniyor.


Nesli tükenme tehlikesi altında olan tarihte Angora ırkı olarak bilinen, halk arasında Ankara keçisinin ırkı Mahmudiye ilçesinde faaliyet gösteren, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Anadolu Tarım İşletmesi’nde koruma altında. Gen kaynağı büyük bir titizlikle korunan Ankara keçilerinin bakımı kışın da büyük bir titizlikle sürdürülüyor. Tiftik keçisi olarak da bilinen küçükbaşlar, Esenbel mevkiindeki Keçicilik Şubesi’nde bakılıyor. 1815 yılında Osmanlı döneminde Sultan 2. Mahmud tarafından "Çiftlikat-ı Hümayun" olarak faaliyetlerine başlayan işletmede 550’si anaç olmak üzere toplamda bin 200 baş Ankara keçisi bulunuyor. Türklerin Anadolu’ya beraberinde getirdikleri ve tarih boyunca Türklerle özdeşleşen Ankara keçilerinin eti ve sütünden daha çok ziyade kürkünden yapılan kaliteli kumaş ile ön plana çıkıyor. Mart ve Nisan ayında doğum yapan Ankara keçilerinden 550-600 oğlak doğması bekleniyor.



Dondurucu soğuklarda 5 kişilik ekip bin 200 keçiye gözü gibi bakıyor


Eksi seviyelerde düşen hava sıcaklıklarında 5 kişilik ekip bin 200 Ankara keçisinin üzerinden gözlerini adeta bir an bile ayırmıyorlar. Sabah saat 07.00’da başlayan bakım mesaisi akşama gün boyu kademe kademe devam ediyor. Müdürlüğün bilgisi dahlinde hastalılara karşı aylık ve yıllık periyotlarda aşılanan keçiler için tüm riskler minimize ediliyor. Hastalık gibi sürüye zarar verebilecek hayvan saldırılarına karşıda Keçicilik Şubesi’nin çevresi anbean gözetleniyor.



"550-600 yeni yavru almayı hedefliyoruz"


Anadolu Tarım İşletmesi Müdürü Hüseyin Yılmaz, "Nesli tükenmekte olan Ankara Keçisi, Türklerin Anadolu’ya gelişiyle beraber getirdikleri ve tarih boyunca Türklerle özdeşleşmiş çok özel bir hayvandır. Bu keçi türü, özellikle kıymetli tiftiğiyle ön plana çıkmaktadır. Süt verimi düşük olduğu ve eti halk arasında çok tercih edilmediği için sadece tiftik amaçlı yetiştirilmektedir. Bu nedenle nesli tükenme tehlikesi altındadır ve genetik yapısının korunması büyük önem taşımaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı TİGEM (Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü) bünyesinde, uzun yıllardır işletmemizde koruma amacıyla yetiştirilmektedir. Şu an işletmemizde toplam bin 200 hayvanımız mevcuttur; bu yıl 550 ana başı keçiyi yavru almak üzere tekeye verdik. Mart-Nisan aylarındaki doğum sezonunda yaklaşık 550-600 yeni yavru almayı hedefliyoruz" dedi.



"5 aylık gebelik süresi sonunda yavrularımızı almayı bekliyoruz"


İşletmedeki çalışmalar ve keçilerin bakımı hakkında işletmede görevli veteriner hekim Ayhan Biçer, "İşletmemizdeki bin 200 keçinin bakımı 5 kişilik bir ekip tarafından titizlikle yürütülmektedir. Mesai sabah saat 07.00’de kesif ve kaba yemlerin verilmesiyle başlar, akşam 17.00 civarında yemler yenilenir. İki ay sürecek teke katımının ardından, 5 aylık gebelik süresi sonunda yavrularımızı almayı bekliyoruz. Ankara Keçisi, Türkiye’deki toplam keçi popülasyonunun sadece yüzde 2 buçuğunu oluşturmaktadır. Genetik saflığı korumak adına işletmemize dışarıdan kaynağı belirsiz hayvan girişi kesinlikle yapılmamaktadır. Her yıl tekeler ve keçiler, genetik özelliklerine bakılarak özenle seçilmekte; Ankara Keçisi özelliğini tam yansıtmayan hayvanlar sürüden çıkarılmaktadır. Ayrıca temel amacımız hayvanları hastalandıktan sonra tedavi etmek değil, korumaktır. Bu doğrultuda Genel Müdürlüğümüzün bilgisi dâhilinde, teknik personelimiz tarafından aylık ve yıllık aşı programları eksiksiz bir şekilde uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı.



Nesli tükenme tehlikesi altında olan bin 200 Ankara keçisine gözleri gibi bakıyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da 3 arkadaştan 21 yıldır haber alınamıyor Adana’da 2005’te parkta oturdukları sırada kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığı iddia edilen 3 arkadaştan 21 yıldır haber alınamıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kayıp şahıslarla ilgili dosyaların yeniden ele alınması yönündeki çalışması aileleri umutlandırırken evladından 21 yıldır haber alamayan anne Hülya Bebek, "İyi olsaydı mutlaka beni arar, haber verirdi. Doktora gitsem acaba yolda karşılaşır mıyım?, ben gittiğimde eve gelir mi? Bu hayallerle yaşıyorum" dedi. Olay, 18 Mayıs 2005 akşamı saat 21.30 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Yeşilevler Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre, 18 yaşındaki Suat Bebek (18), arkadaşı Ramazan Sofi (20) ile birlikte parka gitti. Bir süre sonra yanlarına arkadaşları Emin Saçan (22) da katıldı. Parkta oturup sohbet eden gençlerin yanına plakası alınamayan bir minibüsle gelen 8 kişi, gençleri önce darp etti, ardından silah zoruyla araca bindirerek kaçırdı. O günden sonra 3 arkadaştan bir daha haber alınamadı. "Gözümü kaybettim oğlum hala bulunamadı" Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kayıp şahısların bulunmasına yönelik yeniden çalışma başlatması, ailelerde umutları yeniden yeşertti. Oğlu Suat Bebek’ten yıllardır haber alamayan anne Hülya Bebek (64), yaşadığı acıyı gözyaşları içinde anlattı. Oğlunun kaybolmasının ardından sağlık sorunları yaşadığını belirten anne Bebek, "10 senedir bu hastalıkla devam ediyorum. Oğlum evden gitti, gündüz yatıyordu. Akşam üzeri çıkıp gitti. Benim kız enişteyle dondurma yemeye gidiyordu, ‘Gördünüz mü?’ dedim. ‘Kahvenin önünde oturuyordu anne’ dediler. Ondan sonra bekledim, bekledim gelmediler. Saat gece 11 oldu, ‘Oğlum artık gel’ dedim. Bir daha haber alamadık, insanlık namına duyan bilen varsa biri bir şey söylesin. Gözümü kaybettim, her şeyimi kaybettim. Gözüme mantar hastalığı geldi, ‘3 ay ömrün var, beyne doğru gidiyor’ dediler. Ama Allah öldürmedi, gözüm gitti" dedi. "Ben ölsem daha iyiydi" Yaşamanın çok zor olduğunu anlatan Bebek, "Ben ölsem ondan iyiydi. Evlat acısı hiçbir şeye benzemiyor. Hiçbir şey yok. Sağ olarak hiç ümidim kalmadı. İyi olsaydı mutlaka beni arar, haber verirdi. Doktora gitsem acaba yolda karşılaşır mıyım? Ben gittiğimde eve gelir mi? Bu hayallerle yaşıyorum" diyerek gözyaşlarına boğuldu. "Ölüsü de dirisi de olsa onun bulunmasını istiyoruz" Ağabey Kadir Bebek (36) ise kardeşlerinden 21 yıldır hiçbir haber alamadıklarını belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Bebek, "Kardeşim 21 yıl önce kayboldu, her gece onu düşünüyoruz. Yolunu bekliyoruz, kapıyı bekliyoruz, telefonunu bekliyoruz. Hiçbir şekilde bize kimse ulaşmadı. Adalet Bakanlığı’ndan yardım istiyoruz. Bizim kardeşimiz de bulunsun. Telefon bekliyoruz. Bundan bir ay önce emniyet aradı kan tahlili için ama kimse gelmedi. 21 yıldır hiçbir şekilde bilmiyoruz, ölü müdür? Sağ mıdır? Ölüsü de olsa dirisi de olsa biz istiyoruz. Kardeşimizin bize ulaşmasını istiyoruz, yaşıyorsa evine gelsin. Ölüyse de ölüsünü istiyoruz. 21 senedir içimiz yanıyor" diye konuştu.
İstanbul Q Yatırım Bankasına yeni bir operasyon: 4 yönetici gözaltında İstanbul polisi tarafından düzenlenen operasyonda, bankacılık mevzuatına aykırı şekilde yüksek oranlı faiz ve komisyon uygulayarak tefecilik usulü faaliyet yürüttüğü iddia edilen Q Yatırım Bankası yetkilisi 4 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Q Yatırım Bankası’na yönelik "tefecilik ve aklama" soruşturması kapsamında başlatılan soruşturmada, yeni bir operasyon başlatıldı. Belirlenen oranların üzerinde faizle bazı şirketlere borç para verip haksız kazanç sağladıkları belirlenen söz konusu bankanın, bankacılık mevzuatına aykırı şekilde yüksek oranlı faiz ve komisyon uygulayarak tefecilik usulü faaliyet yürüttüğü, kredi kullandırılan şahıslardan erken kapama işlemlerinde fahiş oranlarda ek komisyon talep edilerek haksız kazanç sağlandığı anlaşıldı. Bankacılık mevzuatına aykırı faaliyet yürüttüğü belirlenen finans kuruluşuna yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda yönetici konumunda bulunan 4 şüpheli gözaltına alındı. Yakalanan şüpheli kişiler sorgulanmak üzere Mali Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlıların ifade işlemlerine başlanırken, iddiaların merkezindeki bankaya yönelik daha önce de operasyon yapılmıştı. Aynı soruşturmanın önceki ayağında, banka yetkilisi A.E., Y.M.ile M.A. hakkında 7 Kasım 2025’de adli işlem yapılmıştı. Soruşturmanın derinleştirilmesi neticesinde, şüpheli Ali Ercan’la bağlantılı olduğu yönünde tespitler bulunan S.Ö., M.A.S., C.F.O., H.Ç., H.M.İ., İ.B., S.Y., M.S.Ö.ve F.S. isimli şahıslar hakkında soruşturma savcısınca yeni delillere ulaşılmış ve 7 Kasım 2025 ve 3 Ocak 2026 tarihlerinde bir dizi operasyon düzenlenmişti. Gözaltına alınan 4 şüphelinin polisteki işlemleri sürüyor.