GÜNDEM - 03 Aralık 2025 Çarşamba 11:05

OEDAŞ GRI onaylı 5. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı

A
A
A
OEDAŞ GRI onaylı 5. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı

Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ı kapsayan hizmet bölgesinde yaklaşık 3 milyon kişiye hizmet sunarken bölgenin ekonomik, çevresel ve sosyal gelişimine de katkı sağlayan elektrik dağıtım şirketi Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. (OEDAŞ), 5. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı.


Şirketin 2024 yılında gerçekleştirdiği faaliyetlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanındaki performansını ortaya koyan rapor, sürdürülebilirlik alanında dünya genelinde en yaygın kabul gören GRI standartlarında ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olarak hazırlandı. Raporu değerlendiren OEDAŞ Genel Müdürü Fuat Celepci, "Enerji sektörü, ekonomik büyüme, toplumsal refah ve çevresel dengenin korunmasında kritik bir role sahip. Bu sorumluluğun farkında olarak şirketimizi enerji arzından teknolojik yatırımlara, insan kaynağı geliştirme çalışmalarından çevresel yatırımlara ve toplumsal katkı programlarına kadar tüm önceliklerimizle sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yönetiyoruz. Her yıl yayımladığımız raporlar hem şeffaflık anlayışımızın hem de hesap verebilirliğimizin en açık göstergesi niteliğinde. Ayrıca bu raporlarla geride bıraktığımız yılın performansını değerlendirirken geleceğe dair hedeflerimizi ve odak alanlarımızı da kamuoyuyla paylaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde de enerji altyapısının dönüşümünde, iklim krizi ile mücadelede ve toplumsal faydanın artırılmasında üzerimize düşen sorumlulukları kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz" dedi.



Sürdürülebilir enerji arzı için 2024’te 1,6 milyar TL yatırım yapıldı


Rapora göre, OEDAŞ geçtiğimiz yıl beş ildeki toplam bin 131 çalışanıyla 2,1 milyon elektrik abonesi üzerinden bölgede yaşayan yaklaşık 3 milyon kişiye hizmet verdi. Yıl içerisinde bölgeye giren enerji miktarı 9,7 milyar kWh olup, dağıtılan enerji miktarı ise 7,1 milyar kWh olarak gerçekleşti. Yaklaşık 50 bin kilometrekarelik bir alana yayılan bölgenin elektrik altyapısı, 8 bin 600 dağıtım trafosu, 23 bin özel trafo, 28 bin 900 kilometre orta gerilim hattı ve 25 bin 200 kilometre alçak gerilim hattından oluştu. Bölgeye yapılan yatırımın toplam tutarı ise 1,6 milyar TL’yi geçti. Bu yatırım ve faaliyetler neticesinde hem çevresel hem sosyal hem de ekonomik sürdürülebilirliğe önemli bir katkıda bulunuldu.



Sürdürülebilirlik Komitesi ve odak grupları kararları şekillendirdi


OEDAŞ, sürdürülebilirlik çalışmalarının kurumsal düzeyde etkin şekilde yönetilmesi ve tüm organizasyonda yaygınlaştırılması amacıyla bir Sürdürülebilirlik Komitesi oluşturdu. Komite, 2024 yılında şirketin öncelikleri doğrultusunda kurulan çalışma gruplarına liderlik ederek stratejik kararların, bütçe planlamalarının ve yeni yatırımların belirlenmesinde önemli rol oynadı. Geçtiğimiz yıl OEDAŞ, iklim değişikliğiyle mücadele, biyoçeşitliliğin korunması, toplumsal faydanın artırılması ve kapsayıcı bir iş kültürünün güçlendirilmesi alanlarına odaklandı. Şirket, 2030’a kadar operasyonel faaliyetlerde, 2040’a kadar ise tüm değer zincirinde net sıfıra ulaşmayı hedefliyor. OEDAŞ ayrıca, 2030’a kadar biyoçeşitliliğin korunması ve iyileştirilmesine yönelik yatırımlar gerçekleştirmeyi planlıyor.



Atıklar ekonomiye kazandırıldı


Öte yandan, atık yönetiminde öncelikli yaklaşımını, atık oluşumunu kaynağında azaltmak ve geri kazanım uygulamalarıyla doğal kaynak kullanımını en aza indirmek olarak belirleyen OEDAŞ, 2024 yılında gerçekleştirdiği uygulamalar sonucunda 102,54 metreküp su tasarrufu, 62,93 adet ağaç kazanımı, 5 bin 273 litre petrol tasarrufu, 1,40 ton ham madde kullanımının önlenmesi, 790,73 kg sera gazı emisyonu azaltımı, 27 bin 394 kWh enerji tasarrufu ve 16,76 metreküp atık depolama alanı kazanımı elde etti.



GRI nedir?


Sürdürülebilirlik raporlamasında dünya genelinde en yaygın ve kabul gören standartlar olan GRI (Global Reporting Initiative / Küresel Raporlama Girişimi) Standartları, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performanslarını raporlamalarına imkan tanıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Federasyon temsilcileri öğrenciler ile buluştu Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde bulunan Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde federasyon temsilcileri, sporcular ve öğrenciler bir araya geldi. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezi’nde ‘Spor Zirvesi’ gerçekleştirildi. Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin, Federasyon Eğitim Kurulu Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Emrah Özdemir ve Sporcu-YouTuber Göktuğ Alaf’ın konuşmacı olarak yer aldığı programda; spor yönetimi, organizasyon süreçleri ve kariyer planlaması gibi konular ele alındı. Öğretim Görevlisi Yavuz Yıldırım’ın açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte, sporun bireysel ve toplumsal gelişime katkıları üzerinde duruldu. Gençlerin spor alanındaki üretkenliğinin ve bilinçli katılımının önemine dikkat çeken Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin, "Gençlerin spor alanındaki üretkenliği ve bilinçli katılımı büyük önem taşıyor. Sporun sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda toplumsal bir gelişim aracı olduğunu unutmamalıyız. Federasyon olarak bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. "Spor disiplin ve azim kazandırır" Sporun karakter gelişimi üzerindeki etkilerine değinen Dr. Öğretim Üyesi Emrah Özdemir, konuşmasında "Spor, bireylere disiplin, azim ve takım ruhu kazandırmada en etkili yollardan biridir. Bu değerler, sadece spor sahalarında değil, hayatın her alanında başarıyı getiren temel taşlardır. Gençlerimizin bu disiplini kariyer yolculuklarına yansıtmaları gerekiyor" diye konuştu.
Muğla Zirai dondan zarar gören üreticilere fidan desteği Muğla Büyükşehir Belediyesi, Köyceğiz’de geçtiğimiz yıl yaşanan şiddetli don nedeniyle ağaçları zarar gören üreticilere destek olmak amacıyla fidan dağıtımı gerçekleştirdi. Çalışma kapsamında üreticilere bin 500 adet narenciye fidanı desteği sağlandı. Geçen yıl mart ayında etkili olan soğuk hava dalgası nedeniyle bölgede birçok üreticinin ağaçları zarar görmüş, tarımsal üretimde kayıplar yaşanmıştı. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla daha önce bitki besleme desteği ile zirai ilaç desteğinde bulunmuş ve Akdeniz sineği ile mücadele kapsamında kapan dağıtımı gerçekleştirmişti. Son olarak yapılan fidan desteği ile üreticilerin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Köyceğiz Zaferler Mahallesi Muhtarı Sedat Ayhan, 2025 yılında yaşanan don olayının ürünlerde büyük hasara yol açtığını belirterek, "2025 yılında büyük don oldu. Dondan kısım kısım büyük hasarlar oldu. Bu hasarları kapatmak için çok değerli kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a buradan sonsuz teşekkürlerimi gönderiyorum. İlk anda zirai ilaç dağıttı. Yazın Akdeniz sineği için kapanlar dağıttı. Şimdi de eksikleri kapatmak için bize fidan gönderdi. Kendisine çok teşekkür ediyorum" dedi. Köyceğiz Döğüşbelen Mahallesi Muhtarı Selçuk Gökpınar ise geçen yıl mart ayında yaşanan soğuk hava akımının üreticileri mağdur ettiğini ifade ederek, "Geçen sene Mart ayında yaşanan soğuk hava akımından dolayı meydana gelen ağaçlarda kurumadan dolayı üreticimiz mağdur olmuştu. Bu mağduriyetin giderilmesinde faydası olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a, Tarımsal Daire Başkanlığına, bu fidanların dağıtımında yardımcı olan emekçi kardeşlerimize teşekkür ederiz. Üreticilerimiz adına ve köyüm adına" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, tarımsal üretimin Muğla için stratejik öneme sahip olduğunu ve üreticilere destek olmaya devam edeceklerini, geçen yıl yaşanan zirai don olayında üreticilerin mağduriyetini en aza indirmek için hızlı şekilde harekete geçtiklerini ve bitki besleme, zirai ilaç ve kapan desteklerinin ardından bugün fidan dağıtımıyla çiftçilerin yeniden üretime devam etmelerini sağladıklarını açıkladı.
Antalya ALKÜ’de PDRM kuruldu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösterecek Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi 11 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen kuruldu. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) her geçen gün gelişmeye devam ederken yeni merkez ve birimlerin açılması sürüyor. 22 araştırma merkezi olan ALKÜ’de Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜ-PDRM) kuruldu. ALKÜ bünyesinde kurulan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne (ALKÜ-PDRM) ilişkin yönetmelik, 11 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelik kapsamında kurulan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi, üniversite öğrencilerinin eğitsel, mesleki ve kişisel-sosyal gelişimlerini desteklemeyi, karşılaştıkları sorunlarla başa çıkma becerilerini güçlendirmeyi ve psikolojik iyi oluşlarını artırmaya yönelik çalışmalar yürütmeyi hedefliyor. Merkez aynı zamanda öğrencilerin sosyal, duygusal yönden sağlıklı gelişimlerini destekleyen programlar geliştirmeyi amaçlıyor. Öğrenciler için çalışmalara imza atılacak Merkez, öğrencilerin öğrenim süreçlerinde karşılaşabilecekleri sorunlara yönelik önleyici ve gelişimsel psikolojik danışma hizmetleri sunmanın yanı sıra bireysel ve grupla danışma, psiko-eğitsel programlar ve rehberlik faaliyetleri gerçekleştirecek. Ayrıca kriz, travma ve acil durumlarda psikolojik destek sağlanması, riskli davranışlara karşı önleyici programların geliştirilmesi ve üniversiteye yeni başlayan öğrenciler için uyum ve oryantasyon çalışmalarının yürütülmesi de merkezin faaliyetleri arasında yer alacak. Yönetmelik doğrultusunda merkez; bilimsel araştırmalar yürütmek, ihtiyaç analizleri yapmak, akademik ve idari birimlere danışmanlık hizmeti sunmak ve psikolojik danışma alanında eğitim faaliyetleri düzenlemek gibi akademik çalışmalar da gerçekleştirecek. Bunun yanında üniversitenin toplumsal katkı misyonu çerçevesinde toplumun ruh sağlığını destekleyen seminerler, eğitimler ve sosyal sorumluluk projeleri de hayata geçirilecek. Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle birlikte ALKÜ, öğrencilerin psikolojik iyi oluşunu destekleyen hizmetleri kurumsal bir çatı altında güçlendirirken; aynı zamanda bilimsel araştırma, eğitim ve toplumsal katkı alanlarında da önemli bir adım atmış oldu. Rektör Türkdoğan: "ALKÜ büyümesine devam edecek" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan yaptığı açıklamada, "Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezinin (ALKÜ-PDRM) kurulmasıyla birlikte üniversitemizin çalışma alanı daha genişlemiş olacak. Öğrencilerimizin akademik başarılarının yanında psikolojik iyi oluşlarının da son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bu merkez sayesinde öğrencilerimizin eğitsel, mesleki ve kişisel gelişimlerini destekleyecek önemli çalışmalar hayata geçirilecek" dedi. ALKÜ’nün her geçen gün büyüyen ve gelişen bir üniversite olduğunu vurgulayan Türkdoğan, merkezin aynı zamanda bilimsel araştırmaların yürütülmesine, akademik çalışmaların geliştirilmesine ve toplumsal katkı faaliyetlerinin artırılmasına da önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
Ankara Bakan Tekin: "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ile ilgili yayınladığı mesajda, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlığa ait ’MEB Şura Salonu’nda Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ve Ankara Çankaya Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen ’Korkma Gençliğin Ruhu Burada’ isimli İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’na katıldı. Açılış konuşması öncesi çeşitli gösteriler düzenlendi ve günün anlamına ithafen videolar izletildi. Programda konuşan Bakan Tekin, gençlerin milli ve manevi değerlerle yetişmesinin önemine dikkat çekerek, Mehmet Akif Ersoy’un ortaya koyduğu mücadelenin ve İstiklal Marşı’nın taşıdığı ruhun yeni nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bakan Tekin ayrıca, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele’de gösterdiği emeğin çok büyük bir sorumluluk gerektirdiğini de ifade etti. "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" İstiklal Marşı’nın, Kurtuluş Savaşı’nda türlü zorluklarla kaleme alındığını ve Türk milletinin sarsılmaz duruşunu ele aldığını belirten Bakan Tekin, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir. O gün kabul edilen İstiklal Marşımız, ateş hattında kaleme alınmış bir şiir olarak doğmuş; kısa sürede bu tanımın çok ötesinde bir anlam kazanmıştır. Öyle ki İstiklal Marşı, milletimizin en zor şartlarda dahi varlığını hangi değerler üzerine kuracağını, kendini nasıl tanımladığını ve geleceğe hangi sarsılmaz inançla yürüyeceğini ortaya koyan güçlü bir irade beyanıdır. Bu yönüyle kolektif hafızamızın, milletimizin iradesinin ve bağımsızlığımızın timsali olarak yaşamaya devam etmektedir. Milletler; tarihlerini yaşadıkları hadiselerle beraber, o kritik hadiselerin ortasında kendileri hakkında söyledikleri edebi metinlerle tarihe nakşederler. İstiklal Marşı işte böyle esaslı ve kurucu bir manzumedir. Umudun daraldığı, belirsizliğin kol gezdiği bir vasatta kaleme alınmış, istikamet gösteren derin bir metindir. Korkunun değil cesaretin, tavizin değil kararlılığın; teslimiyetin değil iradenin, tereddütün değil imanın en gür sesidir" diye konuştu. "Duruş sahibi bir Müslümandır Akif" Mehmet Akif Ersoy’un, Türk milletinin karakterini ve güçlü iradesini zorlu şartlar altında ortaya koyduğunu vurgulayan Bakan Tekin, "Bu yönüyle milletimizin karakterini, sarsılmaz iradesini, ahlaki derinliğini ve nihayetinde dünyaya sunduğu medeniyet iddiasını kayıt altına almış bir metindir. Zaman değişir, şartlar değişir; fakat insanın temel sınavları asla değişmez, değişmemelidir. İstiklal Marşı’nın kalıcı bir tesire sahip oluşu, bu hakikatten beslenmiş olmasındandır. Bu noktada Akif’i doğru bir zaviyeden idrak etmek ve değerlendirmek durumundayız. Kuşkusuz Akif, büyük bir şairdir. Fakat onu anarken hatırlamamız gereken başka vasıfları da olan bir sanatkardır. Öncelikle bilgisinin ve aldığı aksiyonun bedelini kanıyla ve canıyla ödemeye hazır idealist bir düşünce adamıdır Akif. Duruş sahibi bir Müslümandır Akif. Kur’an tefsiri yapacak çapta din alimidir Akif. Evet, Müslüman bir düşünür ve sanatkar; yaşadığı çağın meselelerini ciddiye alır, kolay cevaplarla yetinmez ve olup biteni sorgulayan bir dikkatle değerlendirir. O, bu yönleriyle vefatının üzerinden geçen 90 yıl sonra da bizler için hala bir rol modeldir" şeklinde konuştu. "Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir" Mehmet Akif Ersoy’u anlamanın büyük bir sorumluluk getirdiğini ve Akif’in Milli Mücadele’nin en belirgin insanlarından birisi olduğunu dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir. Hayatı, yazdıklarıyla tam bir uyum içinde şekillenir. İmkan karşısında müstağni, güç karşısında mesafeli, değerleri söz konusu olduğunda ise tavizsiz bir şahsiyet sergilemiştir. Onu müstesna kılan, mısralarındaki ahenk kadar hayatındaki bu eğilmez vakardır. Mehmet Akif’i anlamak, estetik bir metni çözümlemekten ibaret görülemez. Asıl mesele; söz ile hayat, bilgi ile eylem arasındaki o kopmaz bağı fark edebilmektir. O, Milli Mücadele boyunca da şu soruları sorar: ’Zor zamanlarda insan nasıl bir duruş sergilemelidir? Bağımsızlık ne anlama gelir? Bir toplum kendi onurunu hangi değerlerle koruyabilir?’ Mehmet Akif bu soruların cevabını aramış; bağımsızlığı sınırların korunmasından ibaret bir mesele olarak görmemiştir. İstiklal, onun nazarında her şeyden önce insanın kendi onurunu muhafaza edebilme davasıdır. İstiklal Marşı da işte böyle bir zihnin, böyle bir ahlaki arayışın mahsulüdür." ’Korkma! Gençliğin Ruhu Burada’ teması kapsamında gerçekleştirilen öğretmenler arası beste yarışmasında ilk üç dereceye giren eseri sahnede yer aldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.