SAĞLIK - 15 Ocak 2026 Perşembe 10:37

Op. Dr. Duygu Kavak, HPV virüsü ve serviks kanseri hakkında merak edilenleri anlattı

A
A
A
Op. Dr. Duygu Kavak, HPV virüsü ve serviks kanseri hakkında merak edilenleri anlattı

Eskişehir Şehir Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Doktoru Op. Dr. Duygu Kavak, HPV virüsü, serviks kanseri, tarama testleri ve toplumda doğru bilinen yanlışlar hakkında merak edilen soruları yanıtladı.


Serviks (rahim ağzı) kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadın sağlığını tehdit eden önemli kanser türleri arasında yer alıyor. Büyük oranda HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu ile ilişkili olan bu hastalık, erken tanı ve aşılama sayesinde büyük ölçüde önlenebiliyor.



"Türkiye’de yılda yaklaşık 2 bin 500 kadın yeni tanı alıyor"


Serviks kanserinin ne olduğunu ve Türkiye’de görülme sıklığı ile ilgili bilgiler veren Op. Dr. Duygu Kavak, "Serviks, rahmin vajinaya açılan bölümüdür. Vajinadan dışarı doğru uzanan bu kısma rahim ağzı ya da serviks diyoruz. Bu bölgede gelişen kansere ise "serviks kanseri" adı veriliyor. HPV etkisiyle gelişen bu hastalık türü, dünyada kadınlar arasında en sık görülen dördüncü kanser türü konumunda. Türkiye’de ise yılda yaklaşık 2 bin 500 kadına serviks kanseri tanısı konuluyor" dedi.



"En önemli ve belirleyici risk faktörü HPV enfeksiyonudur"


Duygu Kavak risk faktörleri ile ilgili ise şunları söyledi:


"Serviks kanserlerinin yüzde 95’ten fazlası HPV enfeksiyonu nedeniyle gelişiyor. Sigara kullanımı, erken yaşta ilk cinsel ilişki, çok partnerli yaşam, bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar ve çok sayıda doğum yapmak da risk faktörleri arasında yer alıyor. Ancak en önemli ve belirleyici risk faktörü HPV enfeksiyonudur."



"Kanser gelişmeden süreci durdurmak mümkün olabiliyor"


Kadınların ne zaman uzmana başvurması gerektiğiyle ilgili konuşan Kavak, "Semptomlar ortaya çıktığında genellikle kanser gelişmiş ve hastalık ilerlemiş oluyor. Bu nedenle biz, henüz herhangi bir belirti yokken kadınların tarama testlerini yaptırmalarını istiyoruz. Eğer bu aşamada yakalarsak, kanser gelişmeden süreci durdurmak mümkün olabiliyor" şeklinde konuştu.



"Smear ve HPV testlerinin birlikte kullanılması tarama başarısını artırıyor"


Erken tanının hayati öenmi hakkında konuşan Op. Dr. Duygu Kavak, "Türkiye’de KETEM’ler (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) aracılığıyla, Sağlık Bakanlığı’nın tarama programı kapsamında 30 yaşından itibaren kadınlara 5 yılda bir HPV testi uygulanıyor. Dünyada ise birçok ülkede 25 yaşından itibaren HPV testi yapılmakta. Smear ve HPV testlerinin birlikte kullanılması tarama başarısını artırıyor. Smear testi normal ve HPV testi negatif olan kadınlar için 5 yılda bir tarama yeterli oluyor. Ancak herhangi bir anormallik saptanırsa, test aralıkları kısaltılabiliyor ya da ek müdahaleler gerekebiliyor" diye belirti.



"Her yaşta, herkes aşılanabilir"


Onkoloji Cerrahisi Doktoru Op. Dr. Duygu Kavak, aşının kanser korumadaki etkisini şu sözlerle ifade etti:


"HPV aşısı son derece etkili ve dünya genelinde uzun yıllardır uygulanıyor. Aşının yaygın olduğu ülkelerde rahim ağzı kanseri neredeyse hiç görülmüyor. Özellikle kanser yapan HPV tiplerine karşı koruyucu olduğu için hem kadınlara hem erkeklere, her yaş grubunda aşıyı öneriyoruz."



"HPV sadece kadının değil, hem erkeğin hem kadının problemi"


En yaygın yanlış inanışlardan bahseden doktor, "HPV’nin sadece kadınları etkilediği düşüncesi. Oysa HPV erkeklerde de siğillere, daha nadir olmakla birlikte penis ve anal bölge kanserlerine yol açabiliyor. Yani HPV yalnızca kadınların değil, her iki cinsiyetin de sorunudur. Bir diğer yanlış inanış, HPV aşısının yalnızca çocuklara veya gençlere yapılabileceği yönündedir. Oysa her yaşta HPV aşısı yapılabilir. İleri yaşlarda koruyuculuk oranı gençlere göre azalsa da yine de faydalıdır. Hatta rahim ağzı kanseri geçirmiş kişilerde bile uygulanabilir.


Ayrıca smear testi ile HPV testi sıklıkla karıştırılıyor. Smear testi farklıdır, HPV testi farklıdır ve ikisi birbirinin yerine geçmez" açıkladı.



"Çocuklar cinsel sağlığı bilerek büyümeliler"


Eskişehir Şehir Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Doktoru Op. Dr. Duygu Kavak, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:


"Bunun en büyük nedeni cinselliğin toplumda hâlâ tabu olarak görülmesi ve cinsel eğitimin yetersiz olması. Biz hekimler belirli dönemlerde toplumu bilgilendirmeye çalışıyoruz ancak bu yeterli değil. Okullarda kapsamlı cinsel eğitim verilmesi gerekiyor. Çocuklar ve gençler cinsel sağlık bilgisiyle büyümeli. Bu sayede toplumda daha yüksek bir bilinç düzeyine ulaşabileceğimizi düşünüyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yuntdağı’nda kırsal kalkınma atağı Yunusemre Kent Konseyi, Yuntdağı’nda üretimden pazarlamaya uzanan süreci değerlendirerek kooperatif yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar başlattı. Yunusemre Kent Konseyi, Yuntdağı bölgesinde kırsal kalkınma ve kooperatif-leşme odaklı saha çalışması gerçekleştirdi. Bölgedeki üretim potansiyelini ye-rinde inceleyen heyet, sürdürülebilir kalkınma hedefi doğrultusunda üretim, işletme ve pazarlama süreçlerini değerlendirdi. Konsey çalışma ekibi; Orta-köy’deki bungalov alanlarında yürütülen kırsal turizm faaliyetlerini ve Osman-calı Mahallesi’nde özel ağaçlandırma projesi kapsamında sürdürülen badem yetiştiriciliği çalışmalarını yerinde inceledi. Ziyaretlerde kırsal üretimin çeşit-lendirilmesi, katma değerinin artırılması ve bölge ekonomisine daha güçlü katkı sunması için atılabilecek adımlar ele alındı. Heyette; kırsal kalkınma ve kooperatifçilik uzmanı Erdem Ak, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Yılmaz Usta, dijital pazarlama uzmanı Cenk Tülemek, Ziraat Mü-hendisi Nedim Zurnacı, Kocadere Çalışma Grubu Başkanı Halil Selcan, Genç-lik Meclisi Başkanı Mete Tosun, İzmir Devlet Tiyatrosu oyuncusu ve üretici Ali Hakan Beşen, Kadın Meclisi Başkanı Suzan Cömert Özata ile konsey personeli yer aldı. Yapılan incelemelerde; kooperatif yapısının güçlendirilmesi, markalaşma ça-lışmalarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama imkanlarının artırılması ko-nuları öne çıktı. Bölgedeki tarımsal üretimin doğru planlama ve ortak akılla daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşabileceği vurgulandı. Bektaş Kılınç, sa-ha çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde Yuntdağı’nda sürdürülebilir kal-kınma hedefi doğrultusunda tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmaya de-vam edeceklerini ifade etti. Öte yandan heyet, Akgedik Kadın Çalışma Gru-bu’nun faaliyet alanını da ziyaret ederek kadın emeğinin yerel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti.
Konya Meram’da çocuklar geleceği dönüştürüyor Sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdüren Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi, özellikle yeni neslin sıfır atık ve çevre bilinci kazanmasına yönelik eğitim faaliyetlerine de hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Osmangazi Ortaokulu’nda öğrencilere sıfır atık bilinci ve elektronik atık (e-atık) farkındalığı eğitimi verildi. Meram Belediyesi, sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdürürken özellikle yeni neslin çevre bilinci kazanmasına yönelik eğitim faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda belediye bünyesinde faaliyet gösteren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından okullarda düzenlenen seminerler ile gençlere hem çevresel sorumluluk hem de sürdürülebilir yaşam alışkanlığı kazandırılması hedefleniyor. E-atıkların görünmeyen tehlikesi anlatıldı Şubat ayının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "Elektrik, Elektronik ve Metal Ayı" ilan edilmesi kapsamında Osmangazi Ortaokulu’nda eğitim semineri düzenlendi. Programda öğrencilere sıfır atık bilinci ve elektronik atık (e-atık) farkındalığı eğitimi verildi. Seminerde, elektrikli ve elektronik atıkların doğaya ve insan sağlığına etkileri detaylı şekilde ele alındı. Öğrencilere; bilinçsizce doğaya bırakılan e-atıkların toprağa, suya ve havaya zarar verdiği, içerdiği ağır metaller nedeniyle uzun vadede ciddi çevresel sorunlara yol açabildiği anlatıldı. Atıklar sanata dönüştü Eğitimde ayrıca geri dönüşüm süreçleri hakkında bilgi verilerek, bozulan ya da kullanılmayan elektronik eşyaların çöpe atılmak yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılmasının önemi vurgulandı ve ‘Her atık geleceğe bırakılan bir izdir’ mesajı ön plana çıkarıldı. Öğrenciler için programın en dikkat çeken bölümü ise atölye çalışması oldu. Öğrenciler, toplanan elektronik atık parçalarını kullanarak Meram Belediyesi logosunu yeniden şekillendirdiler. Kablolar, devre kartları, metal parçalar ve çeşitli elektronik bileşenlerden oluşturulan çalışma; geri dönüşümün yalnızca bir çevre faaliyeti değil, aynı zamanda üretken bir süreç olduğunu gözler önüne serdi. "Sıfır atık bir tercih değil, mecburiyettir" Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Meram Belediyesi olarak sıfır atık çalışmalarına maksimum düzeyde önem verdiklerini belirterek, çalışmalar hakkında şu açıklamalarda bulundu: "Çevre bilinci küçük yaşlarda kazanılır. Biz de Meram Belediyesi olarak yalnızca bugünü değil, yarını da düşünüyoruz. Sıfır atık çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyor; özellikle çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmesi adına eğitim seminerlerimizi aralıksız devam ettiriyoruz. İnanıyoruz ki çevreye duyarlı bir nesil yetişirse, geleceğimiz daha temiz, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir olacaktır." Başkan Kavuş, elektronik atıkların doğru yönetildiğinde çevre için tehdit olmaktan çıkıp ekonomiye katkı sağlayan bir kaynağa dönüşebileceğini de vurgulayarak, "Geleceği Şarj Et" sloganıyla yürütülen bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini ifade etti.
Ağrı Ağrı’da öğrenci ve velilere yönelik iftar programı düzenlendi Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Milli Eğitim Bakanlığınca hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında öğrenciler ve velilerle iftar programında buluştu. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Naci Gökçe Anadolu Lisesi Öğrenci Pansiyonu’nda düzenlenen programa İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Şube Müdürü Muhammet Necmi Karaoğlan, İl Müftülüğü Uzman Vaizi Nuri Arslan, Okul Müdürü Celal Efe, öğrenciler ve veliler katıldı. Program öncesinde masaları ziyaret ederek öğrenciler ve velilerle sohbet eden Kökrek, onların görüş ve taleplerini dinledi. Burada konuşan Kökrek, "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin eğitim camiasında birlik ve beraberliği pekiştirdiğini söyledi. Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve manevi değerlerin güç kazandığı bir dönem olduğunu ifade eden Kökrek, "Bakanlığımız tarafından başlatılan ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ etkinlikleri, eğitim ailemizi aynı sofrada buluşturuyor. Bu buluşmalar, öğrencilerimiz, velilerimiz ve öğretmenlerimiz arasında güçlü bir gönül bağı kurulmasına katkı sunuyor" dedi. Okul-aile iş birliğinin önemine işaret eden Kökrek, "Çocuklarımızın hem bilgiyle donanmış hem de ahlaki değerlerle yetişmiş bireyler olarak geleceğe hazırlanması temel hedefimizdir. Velilerimizin sürece katılımı, öğrencilerimizin motivasyonunu artırıyor ve eğitim ortamını daha güçlü hale getiriyor. Birlik içinde hareket ettiğimiz sürece daha başarılı sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum." ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından İl Müftülüğü Uzman Vaizi Nuri Arslan tarafından dua edildi. Ezanın okunmasıyla birlikte Kökrek, öğrenciler ve veliler iftar yaptı.