POLİTİKA - 03 Ocak 2025 Cuma 15:17

"Suriye’de kurulacak istikrarlı bir yapı bütün Arap dünyasını etkiler"

A
A
A
"Suriye’de kurulacak istikrarlı bir yapı bütün Arap dünyasını etkiler"

İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (İRCİCA) Başkanı Prof. Dr. Cengiz Tomar Suriye’de istikrarlı bir yapının kurulmasının Lübnan’ı ve bütün Arap dünyasını etkileyeceğini belirterek, "Suriye’de istikrarlı, halkın iradesine, eşit vatandaşlık anlayışına dayalı bir yönetim kurulabilirse bunun çok isabetli olacağını düşünüyorum. Aksinden Allah korusun” dedi.


Eskişehir Türk Ocağı’nda “Orta Doğu ve Suriye” konulu konferansta konuşan İRCİCA Başkanı Prof. Dr. Cengiz Tomar, Osmanlı Devleti’nin yıkılışının ardından bir türlü durulmayan merkezi İslam coğrafyasının (Orta Doğu) yeni bir dönüşümün eşiğinde bulunduğunu anlattı. “Değişim dönüşüm günleri, tarihi günler yaşıyoruz. Bir ay önce konuştuklarımız, şahitlik yaptıklarımız değişiyor” diyen Tomar, “Sovyetlerin apansız beklemeksizin dağılmasından sonra şimdi de ikinci bir benzerini Orta Doğu’da yaşıyoruz. Bin yılı aşkın bir süredir bu coğrafyadayız. Esasen 1450 yıllık İslam tarihinin 1200 yılı da Türk hâkimiyeti ile geçti. Biz bu bölgenin seçkin aktörüyüz. Esasen bu bölgede değişim 19. yüzyıl sonlarından itibaren başladı. 19. yüzyılda bir paradigma değişimi oldu, imparatorluklar gitti yerine ulus devletler kuruldu. Kabaca baktığımızda 1918-1920 sonrası Orta Doğu’da pek çok ulus devletin kurulduğunu görüyoruz. Aslında İngilizler Şerif Hüseyin’e büyük bir Arap krallığı sözünü vermişlerdi. Hâlbuki şu anda bu bölgede sınırları emperyalistlerce düz bir şekilde çizilmiş Arap devletlerinin sayısı yaklaşık 25 ki, bunların hepsi de Osmanlının terk ettiği topraklarda kuruldu. Osmanlıların ardından kurulan Arap ulus devletleri kabaca 1950’lilerden itibaren bağımsızlıklarını elde etmekle birlikte soğuk savaş dikotomisi içerisinde ve genellikle soğuk savaşın kutupları tarafından desteklenen askeri-seküler darbeci liderler tarafından yönetildi. Ancak 1948’de kurulan İsrail ile yapılan savaşlarda sürekli yenilgiye uğrayan bu seküler darbeci liderlerin ideolojisi olan Pan-Arabizm ve Arap milliyetçiliği de zayıfladı. Tabii bir de bu dönemde uygulanan sosyal adaletsizlik, baskılar ve yolsuzluk gibi problemler halkları hem bu ideolojiye hem de liderlere karşı yabancılaştırdı. Bu bölgede yaşananların esas kaynağı Osmanlı’nın 20.yy’a kadar temsil ettiği mutedil, tasavvufa dayalı İslam anlayışının ortadan kalkması, bunun yerine radikal selefi Sünni ve radikal selefi Şii anlayışının o tarihten itibaren hâkim olmasının yanı sıra diğer bir sebebi de 1948’de İsrail’in kurulmasıdır” ifadelerini kullandı.



“Yeni yönetim halkoyuna dayalı bir rejim kurulabilirse tüm bölge için bir ümit ışığı olabilir“


Prof. Dr. Cengiz Tomar, 1979 İran devriminin bölgedeki etkileri ve buna karşı Arap dünyasında ortaya çıkan radikal selefilik mücadelesinin, Orta Doğu’da daha dini niteliği ağır basan yapılanmaların ortaya çıkmasına yol açtığını belirterek şunları söyledi;


"1989’da Sovyetler Birliği’nin çökmesi bölgeyi daha ziyade ABD etkisine açık hâle getirdi. Ancak bazı liberalleşme çabaları olmakla birlikte halk açısından değişen bir şey olmadı. En organize muhalefet hareketi olan Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) 1982’de Hama’da olduğu gibi ezildi. 2010 sonunda başlayan Arap Baharı isyanları ilk planda Batı ve ABD tarafından desteklenmekle birlikte daha sonra, Mısır örneğinde olduğu gibi, Müslüman Kardeşler ve benzeri yapıların iktidara gelmesi karşı devrimlerin desteklenmesine yol açtı. Suriye’de de aynı durum yaşandı. Ancak 2024 sonunda hiç beklenmedik bir şekilde Suriyeli muhaliflerin Şam’a ilerleyişi ve Esad rejiminin düşüşü, şayet yeni yönetim, eşit anayasal vatandaşlığı ve halkoyuna dayalı bir rejim kurulabilirse, tüm bölge için bir ümit ışığı olabilir.“



“Fırat’ın doğusu olmadan batısının yaşaması mümkün değil”


Tomar, “Şu anda herkes Trump’ın gelmesini bekliyor. Trump ne diyecek? Toprakların yüzde 29’unu elinde tutan PYD’ye silahlarınızı bırakın ve yapının içinde yer alın mı diyecek, yoksa aksi mi? Esasen Fırat’ın doğusu olmadan batısının yaşaması mümkün değil. Bütün enerji kaynakları doğu da olduğu gibi, su kaynakları da doğu da. Bu sorunun cevabını 20 Ocak’tan sonra duyacağız. Suriye’de istikrarlı bir yapının kurulması Lübnan’ı ve bütün Arap dünyasının etkiler. Çok kritik bir aşamadayız. Suriye bir turnusol kâğıdı gibi, kurulacak istikrarlı, halkın iradesine, eşit vatandaşlık anlayışına dayalı bir yönetim kurulabilirse bunun çok isabetli olacağını düşünüyorum. Aksinden Allah korusun” dedi


Program, Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın Tomar’a plaket takdimi ile sona erdi.



"Suriye’de kurulacak istikrarlı bir yapı bütün Arap dünyasını etkiler"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de ahşap kalıp üretim tesisinde yangın Arnavutköy’de gece saatlerinde ahşap kalıp üretim tesisinde yangın çıktı. Rüzgarın da etkisiyle tesisin tamamı alevlere teslim olurken, çeşitli patlamalar da meydana geldi. Ekiplerin uzun süren çalışması sonucu söndürülen yangında ölen ya da yaralanan olmadı. Yangın, saat 01:30 sıralarında Arnavutköy Anadolu Mahallesi Yıldırım Beyazıt Caddesi’nde bulunan ahşap kalıp üretim tesisinde meydana geldi. Henüz nedeni bilinmeyen bir sebeple çıkan yangın geniş alana yayılarak yoğun duman oluşturdu. Yangın sırasında çeşitli patlamalar meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis, sağlık ve UMKE ekibi sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından geniş alana yayılan yangında ölen ya da yaralanan olmadığı belirlendi. İtfaiye ekiplerinin 3 saatlik çalışmasının ardından duman tahliyesi yapılarak yangın söndürüldü. Mahalle sakini Celal Malgaç, "Gece biz yatıyorduk, geç saatlerdi. Kardeşim bizi uyandırdı. Öncelikle çocukları dışarı çıkardık, hemen sonrasında itfaiyeyi çağırdık. Ekipler önce üst tarafa geldi, asıl yangın buradaydı. Biz uyardık, sonrasında buraya geldiler ve olaya müdahale ederek yangını söndürdüler" dedi. Öte yandan polis ekipleri, yangının çıktığı caddeyi kontrollü şekilde trafiğe kapatarak güvenlik önlemi aldı. Çıkan yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Kayseri Kask ışığından ilham alan topluluktan 360 kişiyle ışık senfonisi Kayseri’nin Talas ilçesinde bulunan Ali Dağı’nda doğayla iç içe yürüyüş yapan Aktivite Sosyal Topluluğu’nun yürüyüş sonrası yaptığı ışık senfonisi göz kamaştırdı. Işık senfonisini yürüyüş yapan bir kişinin kask ışığından ilham aldıklarını söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu Lideri Gökhan Beyoğlu, "Stresli ve zor günlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz" dedi. Aktivite Sosyal Topluluğu tarafından Ali Dağı’nda doğa yürüyüşü yapıldı. Doğayla iç içe gerçekleşen 9 kilometrelik yürüyüşün ardından topluluk tarafından ışık senfonisi yapıldı. Cem telefonlarının ışıklarıyla yapılan senfoni adeta göz kamaştırdı. 360 kişinin yaptığı senfoni havadan görüntülendi. Işık senfonisini Ali Dağı’nda yürüyüş yapan bir kişinin kask kamerasından ilham alarak, gerçekleştirdiklerini söyleyen Aktivite Sosyal Topluluğu lideri Gökhan Beyoğlu, bir kask ışığının dahi kent merkezinden çok güzel gözüktüğünü bu nedenle 360 kişiyle böyle bir senfoni geçekleştirdiklerini ifade etti. Düzenledikleri doğa yürüyüşü hakkında bilgiler veren Beyoğlu, "Aktivite Sosyal Topluluğu olarak biz kocaman bir aileyiz. Kayseri’nin sosyal, kültürel ve turizm alanlarında bulunan belediyemizin de yakın zamanda imkan sağlamış olduğu Ali Dağı’nda bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bu parkurda ıhlamurlar ve meyve ağaçları eşliğinde 9 kilometrelik yürüyüşümüzde fidan dikimi eğitimimiz ve bunun yanında şık senfonisi dediğimiz şehir merkezinden de güzel gözüken müzikle dans ettiğimiz bir gösteri gerçekleştirerek, doğa sporu yapacağız. İnsanlarımızın stresli ve zor günler geçirdiği süreçler olabilir. Bu süreçlerin en güzel ilacının doğa olduğuna inanıyoruz. Bu ilacın tek yan etkisi de aşık olmak. İnsanlar doğaya aşık oldukları zaman trafikte de birbirlerine güzel davranırlar, okul da ve işyerinde de birbirlerine güzel davranırlar. Bizin amacımız bu güzelliğe 7’den 70’e herkesi eriştirebilmek. Haliyle Kayseri gibi sosyal şehirde gençler olarak bizim üzerimize düşen görevin bu şehri aktivitelerle doldurmak. Daha önce Ali Dağı’nda yürüyen ve kafa lambası olan bir yürüyüşçüyü şehir merkezinden gördüm. Hareket eden bir ışıktı. Gökyüzüne baktığımızda kayan yıldızlar ararız. Yıldız kaydığı zaman dilek tutarız. Böyle bir görüntü yapmak istedik. Şimdi yaklaşık 360 kişiyle bu rotada bu gösteriyi gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da, "Kayseri’nin en merkezi yürüyüş parkuru, endemik bitkilerin olduğu ve oksijenin bol olduğu bir yerdeyiz. Ali Dağı’nın bir zirveye çıkan parkuru var bir de 360 dediğimiz çepeçevre dolaşan 9 kilometrelik bir parkuru var. Burasını Büyükşehir Belediyemiz gece yürüyüşleri için aydınlattı. Bugünde bir etkinlik grubu yürüyüşe çıktılar. Kadın, erkek ve çocuk hepsi var. Bizde bundan onur duyuyoruz" diye konuştu.