EĞİTİM - 31 Ekim 2025 Cuma 15:23

Türk Dili ve Kültürü Programı tanıtım etkinliği

A
A
A
Türk Dili ve Kültürü Programı tanıtım etkinliği

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi tarafından Türkçenin uluslararası düzeyde öğretilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçirilen Türk Dili ve Kültürü Önlisans Programı, düzenlenen tanıtım ve kutlama etkinliğiyle Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda tanıtıldı.


Program, uluslararası öğrencilerin Türkçeyle kurdukları bağı anlattıkları "Benim İçin Türkçe" başlıklı kısa film gösterimiyle başladı. Açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel gerçekleştirdi.



Prof. Dr. Adıgüzel: "Anadolu Üniversitesi dünyanın da önde gelen açıköğretim kurumlarından biridir"


Rektör Prof. Dr. Adıgüzel, Türk Dili ve Kültürü Programı’nın, Türkçeyi yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürel bir değer olarak dünyaya tanıtmayı amaçladığını vurgulayarak şunları söyledi:


"Anadolu Üniversitesi, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da önde gelen açıköğretim kurumlarından biridir. Açıköğretim Fakültesi bugün, bir milyondan fazla öğrencisiyle Çin ve Hindistan’daki dev açıköğretim üniversitelerinden sonra dünyanın üçüncü büyük üniversitesi konumundadır. Yarım asırlık bu birikimi artık daha fazla ülkeyle paylaşmak; Türkçenin ve Türk kültürünün küresel ölçekteki etkisini artırmak istiyoruz. Açıköğretim Fakültesi bünyesinde 28 ön lisans, 20 lisans programı ve bu yıl itibarıyla ‘Türk Dili ve Kültürü’ programı dâhil olmak üzere toplam 49 program bulunuyor. Bu programlardan dördü İngilizce yürütülüyor. Ancak dil bariyerini aşan her öğrenci için Türkçe, diğer 48 programa açılan bir anahtar niteliğindedir. ‘Türk Dili ve Kültürü’ programını, Yükseköğretim Kurulu onayıyla Türkçeye yönelik küresel ilgiyi akademik bir çerçeveye dönüştürmek amacıyla başlattık."



Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel: "Türkiye, küresel hedefleri olan bir ülkedir"


Prof. Dr. Adıgüzel konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bu program bir dil kursu değildir. TÖMER gibi kurumlar Türkçenin öğretimine odaklanırken biz, Türk kültürüne dair algıyı derinleştirmeyi, farkındalığı artırmayı ve öğrencilerimizin mezuniyetlerinden sonra da Türkiye ile bağlarını sürdürmelerini hedefliyoruz. Uluslararası öğrencilere, kendi bölümlerini aksatmadan Açıköğretim Fakültesi üzerinden ‘ikinci üniversite’ kapsamında bu programa dahil olmalarını özellikle tavsiye ediyorum." Prof. Dr. Adıgüzel, Türk Dili ve Kültürü Önlisans Programı’na kaydolacak öğrencilere tanınacak imkânlardan da bahsederek şunları ekledi: "Bugün burada siz değerli uluslararası öğrencilere özel bir müjde vermek istiyorum. Her biriniz, kendi ülkenizden ‘Türk Dili ve Kültürü’ programına kayıt yaptıracak bir arkadaşınıza yüzde 100 burs imkânı sağlayabileceksiniz. Anadolu Üniversitesi olarak şu anda 117 farklı ülkeden 2 bin 955 uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. Bu oran, Türkiye ortalamasının çok üzerinde ve sizlerin katkısıyla her geçen gün artıyor. Türkiye’yi, Eskişehir’i ve üniversitemizi çevrenizdeki insanlara tanıtarak bu başarının büyümesinde çok önemli bir rol oynuyorsunuz. Bugün attığımız bu adım yalnızca bir başlangıç. Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hep birlikte büyütecek, geliştirecek ve dünya çapında bir marka hâline getireceğiz."


Açılış konuşmasının ardından sahneye çıkan Naz Dans Grubu, Kazak öğrencilerden oluşan topluluk olarak sergiledikleri geleneksel dans gösterisiyle büyük beğeni topladı. Etkinliğin müzik bölümü, uluslararası öğrencilerin ve Anadolu Üniversitesi Halkbilim Araştırma Merkezi müzisyenlerinin kanun, ud, ney ve bağlama eşliğinde sahne aldığı konserle devam etti.


Etkinlikte sahne alan öğrencilere teşekkür belgeleri, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük tarafından takdim edildi. Etkinliğe müzikleriyle katkı sunan Halkbilim Araştırma Merkezi sanatçılarına da teşekkür belgeleri verildi. Program, toplu fotoğraf çekimi ve fuaye alanında düzenlenen ikramlı sohbet ile sona erdi. Katılımcılar, Türkçenin ve kültürün birleştirici gücü etrafında keyifli bir gün geçirdiler.


Sunuculuğunu Nijerli öğrenci Mahaman Sani Zaharou’nun üstlendiği etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Erdem Erdoğdu ve Doç. Dr. Hasan Uçar, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak, fakülte ve yüksekokul yöneticileri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak. Nihai hedefimiz de 2053 yılında 28 bin 500 kilometrelere çıkarmak" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğünde düzenlenen Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’nın (İNTES) iftar programına katıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak kamu-özel işbirliği (KÖİ) projelerine devam edildiğini aktaran Bakan Uraloğlu, "Yüz yılda yapılabilecek işleri 23-24 yıla sığdırdık. Ulaştırma alanına şöyle bir baktığımızda 355 milyar dolarlık yatırım yaptığımızı söyleyebilirim. Gerçekten ülkemiz büyüklüğündeki bir ülkede bu zaman diliminde kıymetli yatırımları hayata geçirdik. Bugün Türkiye’de 70’e yakın kamu-özel işbirliği projesi bakanlığımızda yapıldı. Otoyol hizmet tesisleri bunların en küçükleridir. Bunların yapıldığı tarihteki tutarı yaklaşık 52 milyar dolar. Bugün yapmış olsaydık 92 milyar dolar. O günkü finansa ulaşma imkanlarını ortaya koyduğunuzda bugün onları yapmakta zorlanacağımız işler olarak değerlendirebilirdik ya da daha pahalıya yapmış olurduk. Burada 42 milyar dolarlık bir avantaj söz konusudur. Kamu-özel işbirliği projelerimize de bir taraftan devam ediyoruz. Bunların en büyüklerini siz biliyorsunuz; İstanbul Havalimanı’nı yaptık, İzmir-İstanbul Otoyolu’nu yaptık, Ankara-Niğde Otoyolu’nu yaptık, 1915 Çanakkale Köprüsü’nü yaptık, Avrasya Tüneli’ni yaptık. Memleketimizin her tarafında birçok işi ulaştırma ve karayolu alanında hayata geçirdik" açıklamasında bulundu. "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak" Bakanlık olarak hedeflerinin demiryolu ağını 2053 yılında 28 bin 500 kilometreye çıkarmak olduğunu belirten Uraloğlu, "Demiryollarında yaklaşık 11 bin kilometre demiryolu ağımız vardı. 11 bin kilometre demiryolu ağını neredeyse yeniden yaptık. Yüzde 50’den fazlasını sinyalli ve elektrikli hale getirdik. 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı demiryolu olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre daha ilave ederek 14 bin kilometrelere çıkardık. Yapımı devam eden yaklaşık 4 bin 500 kilometreye yakın demiryolu ağımız var. Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak. Nihai hedefimiz de 2053 yılında 28 bin 500 kilometrelere çıkarmak. 2053 yılına geldiğimizde 48 saatte ülkemizin tamamını hızlı trenle dolaşıyor olacağız" diye konuştu. "Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarını bu yıl içerisinde açacağız" Bakan Uraloğlu, Aydın Havalimanı’nın ticari uçuşlara hizmet verebilecek şekilde yeniden inşa edileceğini ifade ederek, "Havacılığa baktığımızda 26 tane aktif havalimanımız vardı, biz onu 58’e çıkardık. 16 tane yeni havalimanı yaptık, 16 tane havalimanını da ticari uçuşları açtık. Yeni havalimanı olarak her 1,5 yılda bir havalimanı yaptık. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda geçen yıl 40 milyon yolcu geçti. İstanbul Havalimanı’nda 80 milyon yolcu geçti, Türkiye’de de 240 milyonlara genel anlamda çıkmış olduk. Şu anda ülkemizde 800 civarında da ticari uçağın bulunduğunu belirtmek isterim. Yeni havalimanları da ihtiyaç oldukça yapmaya gayret ediyoruz ama artık ihtiyacımız genel anlamda karşılanmıştır diyebilirim. Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarını bu yıl içerisinde açacağız. Trabzon’a yeni bir havalimanı yapacağız. En son Cumhurbaşkanımızla ziyaret ettiğimizde Aydın’daki havalimanının da ticari uçuşlara açılabilecek şekilde yeniden yapılmasını yine gündemimize almış olduk" şeklinde konuştu. "Gemisini projelendiren, üreten, işleten ve geri dönüşümünü yapan dünyadaki birkaç ülkeden biri olduk" Tersanecilik alanında Türkiye’nin dünyada önde gelen ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Uraloğlu, "Denizcilikte de liman sayımızı 150’lerden 217’lere çıkardık ve denizciliğimizi dünyadaki 10 büyük filodan bir tanesine sahip olur hale getirdik. 2 bin 200 civarındaki bir gemiyle dünyadaki 10 filodan bir tanesi olduk. Yat bağlama kapasitesinde 8 binlerden 25 binlere çıktık. 300 tane olan balıkçı barınağından 400’ün üzerine çıkmış olduk. Özellikle tersanecilik konusunda gemisini projelendiren, üreten, işleten ve geri dönüşümünü yapan dünyadaki birkaç ülkeden bir tanesi olduğumuzun altını çizmek isterim. Özellikli gemilerde Avrupa’ya ve dünyanın birçok yerine gemi sattığımızı ve balık çiftlikleri sattığımızı söylemek isterim" ifadelerinde bulundu. "5G teknolojisini 1 Nisan’da 81 ilimizde aktif hale getireceğiz" Türkiye’nin haberleşme alanında önemli bir seviyeye ulaştığını söyleyen Uraloğlu, "5G teknolojisini 1 Nisan’da 81 ilimizde aktif hale getireceğiz ve 2 yıl içerisinde de bütün ülkemizi kapsama alanı içerisine almış olacağız. Telekom’un imtiyaz hakkında 3 milyar dolar hazineye katkı ve 25 yıl boyunca da 17 milyar dolar yatırım zorunluluğu getirdik. Eğer o yatırım yapılmazsa, onu da hazineye aktarmak şartıyla beraber yaptık" diye konuştu.