YEREL HABERLER - 21 Mart 2012 Çarşamba 11:07

VALİ ERDAL ATA, YAŞLILAR HAFTASINI KUTLADI

A
A
A
VALİ ERDAL ATA, YAŞLILAR HAFTASINI KUTLADI

Gaziantep Valisi Erdal Ata, "İnsan ömrünün en son dönemini oluşturan yaşlılık, geride bırakılan mazide geçen yılların insana kazandırdığı birikim ve deneyim, yaşamı zenginleştirmektedir" dedi.
Tüm dünyada her yıl 18-24 Mart tarihleri arasının "Dünya Yaşlılar Haftası" olarak kutlandığını hatırlatan Ata, "Yaşlıların toplumdaki yeri ve önemini bir kere daha hatırlayarak, onları sadece yılın bir günü veya bir haftası değil, onların toplumumuza sağladıkları katkılarla her zaman hatırlanmaları gerektiğinin daha önemle vurgulanması için ilan edilen önemli bir haftadır. Hayatının gençlik dönemlerini verimli ve üretken bir şekilde geçirerek erişilen sağlıklı bir yaşlılık dönemine ulaşmak herkesin ortak arzusudur. Bir ömrün büyük kısmını topluma ve ülkeye hizmetle geçirmiş insanların, yaşlandıkları ve bakıma muhtaç oldukları dönemde ömürlerinin sonuna kadar insan onuruna yakışır bir şekilde bakım talep etme hakları vardır. Ailelerinden ve çocuklarından bu hizmeti çeşitli nedenlerle alamayanlara bu hizmet imkanlar ölçüsünde Devletimiz tarafından verilmektedir" ifadelerini kullandı.
Vali Ata, açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:
"İnsanımızın değer yargıları arasında var olan yaşlıya sevgi, dayanışma ve saygıyı, değişen toplum yapısı içinde ve bilimin ışığında profesyonelce hizmet alanlarına taşıyarak yaşlı vatandaşlarımıza götürülecek hizmetlerin kalitesini ve çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Devletimizin sağladığı imkânlar ve sunduğu hizmetlerin her geçen gün daha mükemmel hale getirilmesi için çaba sarf edilmektedir. Yaşlılarımız milletimizin onurudur. Onlara sahip çıkmak ve onlarla ilgilenmek tüm toplum bireylerinin vatandaşlık görevidir. Büyüklerine sahip çıkan toplumlar, medeniyeti yakalamış toplumlardır. Ömrünün büyük bir kısmında topluma ve ülkesine hizmet vermiş olan büyüklerimizi, yaşlandıkları dönemde memnun etmek gurur vericidir. İnsanın insana ve özellikle yaşlı olanlara yönelik şefkat ve dayanışma gayreti, karşılıksız ve sevgi-saygıyla olmalıdır. Yaşlı insanlarımıza gösterdiğimiz sevgi-saygı-hoşgörü onlara olan minnet borcumuzdur. Hepimizin ortak paydası insan olmaktır ve bir gün hepimiz yaşlanacağız. Yaşlılarımız birlik ve beraberliğimizi simgeleyen en kutsal değerlerimizin başında gelmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle tüm büyüklerimizin Yaşlılar Haftasını kutluyor, hayatlarının, yaşama sevinçleri artarak huzurlu ve sağlıklı bir şekilde devam etmesini diliyor, saygılar sunuyorum."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Üniversiteler Arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması düzenlendi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Üniversiteler Arası Erkekler Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Doğu Anadolu Bölge Yarışması", yoğun katılımla gerçekleştirildi. EBYÜ Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, EBYÜ İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kurra Hafız Yavuz Mutlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Programda konuşan Vali Hamza Aydoğdu, yarışmanın önemine vurgu yaparak Kur’an-ı Kerim’in hayatımızdaki yerine dikkat çekti. Gençlere hitaben yaptığı konuşmada, Kur’an’ın yalnızca okunmak için değil, yaşanmak için gönderildiğini belirten Aydoğdu, gençlerin büyük bir emaneti taşıdığını ifade etti. Konuşmasının devamında gençlerin toplum için taşıdığı öneme değinen Aydoğdu, günümüz dünyasının bilgi açısından zengin ancak anlam bakımından eksik olduğuna dikkat çekerek Kur’an’ın her zamankinden daha fazla yaşanmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Program sonunda yarışmaya katılan üniversite öğrencileri Kur’an-ı Kerim tilavetlerini gerçekleştirdi. Yarışmanın ardından tüm katılımcıları tebrik eden Vali Aydoğdu ve protokol üyeleri, dereceye giren öğrencilere ödüllerini takdim etti. Vali Aydoğdu, yarışmanın Erzincan’da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti.
Ankara Bakan Göktaş: "Tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız" dedi. Bakan Göktaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız. Bazılarını sayalım: Uluslararası alanda örnek gösterilen Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ile 86 milyon vatandaşımıza dokunuyoruz. 1 milyon 120 bin engelli, engelli yakını ve yaşlı vatandaşımıza düzenli destek sağlıyoruz. 517 bin engellimizi evde bakım yardımıyla destekliyoruz. Sadece geçtiğimiz Mart ayında; 9,8 milyar TL yaşlı ve engelli aylığı, 7,1 milyar TL evde bakım yardımı ödemesini vatandaşlarımızın hesaplarına yatırdık. Doğum yardımlarıyla bugüne kadar 923 bin 64 anneye 13,9 milyar TL destek sağladık. Ayrıca yüz binlerce çocuğumuz için düzenli ödemelerimizi sürdürüyoruz. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 132 bin 688 gencimize 10,7 milyar TL destek verdik. Kadına yönelik şiddetle mücadelede 81 ilde hizmet veren 86 ŞÖNİM ile 7/24 sahadayız. Kadınlarımızın yanında, güçlü bir destek mekanizmasıyla duruyoruz. Çocuklarımız için koruyucu aile modelini büyüttük. Bugün yaklaşık 11 bin evladımız, sevgi dolu ailelerin yanında büyüyor. Engelli bireylerimizin istihdama katılımını artırıyor, ailelerine hem maddi hem rehberlik desteği sunuyoruz. Yaşlılarımız için yalnızca kurum bakımını değil, yerinde ve onurlu yaşamı esas alıyoruz. Bu nedenle gündüz bakım merkezlerimizi yaygınlaştırıyoruz. Biz bu yola sadece hizmet etmek için değil, gönüllere dokunmak için çıktık. İnancımız bir, niyetimiz bir, yolumuz bir. Daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Manisa Savunma sanayiinde üretim seferberliği Manisa’da düzenlenen 8. Kalıp Zirvesi’ne katılan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yaman, artan mühimmat ihtiyacı ve değişen savaş dinamiklerinin savunma sanayiinde büyük bir üretim seferberliğini zorunlu kıldığını söyledi. Manisa’da gerçekleştirilen 8. Kalıp Zirvesi programına katılan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı ve Radar-Elektronik Harp Sektör Başkanı Mustafa Yaman, savunma sanayiinde son yıllarda yaşanan dönüşüme dikkat çekti. Yaman, pandemiyle başlayan tedarik zinciri sorunlarının, savaşlarla birlikte üretim ve stok yönetimini kökten değiştirdiğini ifade etti. Pandemi sürecinde üretimin yavaşladığını ve tedarikte ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Yaman, bu dönemin sanayiye önemli dersler verdiğini söyledi. Yaman, "Yalın üretim anlayışıyla stoksuz ilerlemek mümkün görünüyordu ancak pandemiyle birlikte stoklu çalışmanın zorunluluğu ortaya çıktı. Tedarikçilerin çeşitlendirilmesi ve lojistiğin güvence altına alınması gerektiği net şekilde görüldü" dedi. "Malzemelerin yurt içinde üretilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi" Yurt dışı tedarikte yaşanan zorlukların yerli üretimin önemini artırdığını vurgulayan Yaman, "Malzemelerin yurt içinde üretilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Aynı zamanda insan bağımlılığını azaltan otomasyon ve dijitalleşme süreçleri hız kazandı" diye konuştu. Savaş teknolojilerindeki değişime de değinen Yaman, özellikle Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte dronların ve elektronik harbin öne çıktığını belirtti. Yaman, "Ucuz ve çok sayıda sistemle karşı tarafı doyuma ulaştırmak yeni bir strateji haline geldi. Ancak sadece dronlar yeterli değil. İleri teknoloji sistemlerle birlikte hibrit bir yapı gerekiyor" ifadelerini kullandı. Hindistan-Pakistan gerilimi ve Orta Doğu’daki çatışmaların da bu gerçeği ortaya koyduğunu belirten Yaman, hem düşük maliyetli hem de yüksek teknolojili sistemlerin birlikte kullanılmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. "Savunma sanayiinde üretim seferberliği var" Artan ihtiyaçların üretim kapasitesini doğrudan etkilediğini dile getiren Yaman, "Bundan 10 yıl öncesine göre mühimmat tüketimi inanılmaz seviyelere ulaştı. 12 günde ya da bir ayda harcanan mühimmat çok yüksek rakamlara çıktı. Bu da daha fazla üretimi zorunlu kılıyor. Şu anda savunma sanayiinde tam anlamıyla bir üretim seferberliği var" dedi. Klasik üretim yöntemleriyle bu talebin karşılanmasının zor olduğunu vurgulayan Yaman, seri üretim tecrübesine sahip sektörlerin devreye girmesi gerektiğini ifade etti. Yaman, "Otomotiv, beyaz eşya ve iklimlendirme sektörlerindeki üretim tekniklerinin savunma sanayine entegre edilmesi gerekiyor. Bu sayede maliyetler düşürülebilir ve üretim hızlandırılabilir" diye konuştu. Manisa sanayisinin bu noktada önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yaman, firmaların savunma sanayi şirketleriyle iş birliğini artırması gerektiğini söyledi. Yaman, "Doğru yatırımlar ve doğru iş birlikleriyle Manisa, savunma sanayine ciddi katkı sağlayabilir. Önümüzde çok büyük bir üretim ihtiyacı var" dedi.