ASAYİŞ - 06 Şubat 2025 Perşembe 14:22

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Deprem sonrası 3 bin 522 dosyada 248 kişi tutuklandı, bin 36 kişi hakkında adli kontrol uygulandı"

A
A
A
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Deprem sonrası 3 bin 522 dosyada 248 kişi tutuklandı, bin 36 kişi hakkında adli kontrol uygulandı"

Asrın felaketinin 2. yıldönümünde Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde temaslarda bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, deprem sırasında ve sonrasında yapılan yatırımlar ile deprem davaları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yılmaz Tunç, "Deprem sonrası 3 bin 522 dosyada 248 kişi tutuklandı, bin 36 kişi hakkında adli kontrol uygulandı. Bin 491 kovuşturma dosyasından 149’unda da karar verilmiş ve 118 kişi çeşitli sürelerde hapis cezaları almıştır" dedi.


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kahramanmaraş merkezli depremlerin 2. yıldönümünde afetten en çok etkilenen noktalardan biri olan Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde temaslarda bulundu. İlk olarak kalıcı konutlara yerleşen depremzedeleri ziyaret eden Bakan Yılmaz Tunç, daha sonrasında ise ilçe merkezinde bulunan deprem şehitliğinde hayatını kaybedenlerin mezarına karanfil bırakarak okunan dualara eşlik etti. Bakan Yılmaz Tunç, Nurdağı temaslarının son kısmında ise devam eden ve sonuçlanan deprem davaları ile ilgili verileri paylaştı.



"Rabbim bir daha ülkemize, milletimize böyle acılar yaşatmasın"


Yaşanan afette hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyen ve geride kalanlara da sabır ve başsağlığı dileğinde bulunan Bakan Yılmaz Tunç, "11 vilayetimizde depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Rabbim bir daha ülkemize, milletimize böyle acılar yaşatmasın" dedi.



"Depremden nüfusun yüzde 16’sı doğrudan etkilendi, 53 bin 537 vatandaşımız vefat etti"


Depremin bilançosu ile ilgili verileri tekrar hatırlatan ve nüfusun yüzde 16’sının afetten doğrudan etkilendiğini belirten Bakan Yılmaz Tunç, "6 Şubat depremlerinde 11 ilimizde yaşayan 14 milyon vatandaşımız, yani nüfusumuzun yaklaşık yüzde 16’sı bu yıkımdan doğrudan etkilendi. 11 ilimiz, 124 ilçemiz, 6 bin 929 köy ve mahallemiz depreme maruz kaldı. Toplam 53 bin 537 vatandaşımız vefat etti. Adalet teşkilatımız içinde de 113 vatandaşımızı depremde kaybettik" ifadelerini kullandı.



"Bölgenin yeniden ayağa kaldırılması için 75 milyar dolar yani 2.6 trilyon lirayı aşan dev bir yatırım gerçekleştirdik"


Deprem sonrası yapılan yatırımların bilançosu ile ilgili rakamları da paylaşan Bakan Tunç, "Deprem bölgesinde yaklaşık 1 milyon bağımsız birim hasar gördü. Bölgedeki yapı stokunun altıda biri yıkılmış ya da ağır hasarlı durumdaydı. Depremin ilk anından itibaren bir seferberlik ruhuyla gece gündüz demeden çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz. Şu ana kadar bölgenin yeniden ayağa kaldırılması için 75 milyar doları yani 2.6 trilyon lirayı aşan dev bir yatırımı gerçekleştirdik. Gaziantep’in yeniden inşa ve ihyası için de 5 Milyar 563 milyon liralık kaynak sağlandı. 2025 yılı bütçemizde de yine 584 milyar liralık yatırımı, kaynağı deprem bölgesinin ihyası için tahsis ettik" şeklinde konuştu.



"Ocak ayı itibarıyla 201 bin 580 konut ve iş yerinin teslimi yapıldı"


Deprem bölgesinde 201 bin 580 konut teslimi yapıldığını vurgulayan Tunç, "Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalar kapsamında 2025 Ocak ayı itibarıyla 201 bin 580 konut ve iş yerinin teslimi yapıldı. 2025 yılı sonunda 452 bin 983 konut ve iş yerinin teslimini tamamlayacağız. Hak sahibi olan bütün vatandaşlarımızın konutlarını ve iş yerlerini teslim edeceğiz. Nitekim Gaziantep’te de 22 bin 475 konut teslim edildi. Yıl sonuna kadar toplamda 29 bin 500 konut ve iş yeri teslim edilmiş olacak" ifadelerine yer verdi.



"Tarihi camiler ve yapıları medeniyetimize yakışır bir şekilde imar ve inşa ediyoruz"


Depremin etkilediği tarihi yapılara ilişkin konuşan ve pek çok yapının yeniden ihya ve inşa edildiğini aktaran Bakan Tunç, "Sadece konut ve iş yerlerini değil şehirleri de yeniden imar ediyoruz. Bu doğrultuda Kahramanmaraş’ta Ulu Cami, Taş Köprü ve Maraş Kalemizi, Malatya’mızda ecdat yadigarı Söğütlü Camimizi, tarihi Bakırcılar Çarşımızı, Kent Meydanımızı, Hatay’da tarihi Meclis Binamızı, Uzun Çarşımızı, Dünyada ilk aydınlatılmış cadde olan Kurtuluş Caddemizi, Anadolunun ilk camisi Habibi Neccar’ı, İskenderun sahilini, Kahramanmaraş’ta Toptancılar Sitesini, Kapalı Çarşıyı, Adıyaman’da mazisi 500 yıla dayanan Ulu camimizi, tarihi Meydan projemizi, Gaziantep Kalemizi ve tarihi camilerimizi medeniyetimize yakışır bir şekilde imar ve inşa ediyoruz" dedi.



Bakan Tunç, deprem bölgesinde yapılan adli hizmetlerle ilgili verileri paylaştı


Deprem bölgesinde yapılan adalet hizmetleriyle ilgili de verileri paylaşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Deprem bölgesinde 15 adliyemiz (2’si müstakil, 2’si kiralık) ve 11 cezaevimiz ağır hasar gördü. Depremin ilk anından itibaren adalet hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürdük. Bu kapsamda 120 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında ’Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ ile hak kayıplarına uğranılmasının önüne geçildi. Adalet Bakanlığı bünyesinde 7/24 görev yapan bir kriz merkezi oluşturduk. Depremden etkilenen her ilimiz için koordinatör başsavcılarımızı görevlendirdik. HSK tarafından bölgede yaklaşık bine yakın hâkim ve Cumhuriyet savcısı, Bakanlığımız tarafından ise yaklaşık 9 bin personel görevlendirildi. Bölgeye mimar, inşaat mühendisi ve jeoloji mühendislerinden oluşan toplam 984 bilirkişi görevlendirildi. Böylece Deprem Bölgesindeki deliller hızlıca toplanarak soruşturmaların titizlikle yürütülmesini sağladık. Adliyelerimizde başsavcılıklarımız bünyesinde deprem soruşturma bürolarını kurduk. Bölgede vefat eden vatandaşlarımızın kimlik tespiti ve DNA işlemleri için toplam 538 adli tıp uzmanımız görevlendirdik. ’Kardeş Adliye’ uygulamasıyla deprem felaketine maruz kalan bölgedeki adliyeler ile diğer adliyeler eşleştirilerek karşılıklı yardımlaşmayı ve iletişimi sağladık. 12 bin 638 hükümlü ve tutuklunun ceza infaz kurumlarında nakil işlemlerini yaptık. Ceza infaz kurumu personelimizden oluşan CEKUT 41 vatandaşımızı sağ olarak enkazdan çıkardı. Deprem nedeniyle oluşan iş yükünü karşılamak amacıyla gerekli tedbirleri aldık ve bölgede 654 adli, 28 idari olmak üzere toplam 682 ilk derece mahkemesi kurduk. 10 Bölge Adliye Mahkemesi dairesi ve 5 Bölge İdare Mahkemesi dava dairesi olmak üzere toplam 15 istinaf dairesi kurduk. Deprem bölgesindeki bazı idari davaların daha hızlı sonuçlandırılmasına yönelik yeni ve hızlı bir usul ihdas eden düzenlemeyi hayata geçirdik" şeklinde konuştu.



"Deprem sonrası 3 bin 522 dosyada 248 kişi tutuklandı, bin 36 kişi hakkında adli kontrol uygulandı"


Bakan Yılmaz Tunç, depremde yıkılan binalara ilişkin ihmallere yönelik soruşturmalarla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Yılmaz Tunç, "Deprem bölgesinde yıkılan ya da üzerinde imara aykırı değişiklik yapılan binalarla ilgili yürütülen adli süreçlerde 2 bin 31 soruşturma, bin 491 kovuşturma aşamasında olmak üzere toplam 3 bin 522 dosyada 248 kişi tutuklu bulunmaktadır. Bin 36 kişi hakkında adli kontrol uygulanmıştır" dedi.



"Bin 491 kovuşturma dosyasından 149’unda karar verilmiş ve 118 kişi çeşitli sürelerde hapis cezaları almıştır"


Depremle ilgili kovuşturma dosyalarına ilişkin verileri de paylaşan Bakan Tunç, "Bin 491 kovuşturma dosyasından 149’unda mahkemece karar verilmiştir. Bu davalarda 118 kişi hakkında çeşitli sürelerde hapis cezaları verilmiştir. İdari yargıda ise toplam 105 bin 933 dava açılmış 65 bin 826 dosyada karar verilmiştir" ifadelerini kullandı.



"Deprem bölgesindeki personel sayısını arttırdık"


Depremin ardından bölgeye atanan personel sayıları ile ilgili verileri de paylaşan Bakan Tunç, "Depremden etkilenen 11 ilimizde yargısal süreçlerin aksamadan yürümesini sağlamak amacıyla idari yargı ilk derece ve istinafta 246 hakim görev yapmaktayken yüzde 57 oranında artışla 386’ya çıkardık. Adli yargı ilk derece ve istinafta 2 bin 890 hakim ve savcı görev yapmaktayken yüzde 17 oranında artışla 3 bin 373’e çıkardık. Toplamda deprem öncesi 3 bin 136 hakim ve savcı görev yapmaktayken bu sayıyı yüzde 20 artışla 3 bin 759’a çıkarmış olduk. Bölgeye toplam 3 bin 456 personelin atamasını gerçekleştirdik. Ceza infaz kurumlarında bin 460 infaz personelinin göreve başlamasını sağladık" dedi.



Deprem bölgesine 2025 yılında yapılacak yatırımlar


Bakanlık olarak deprem bölgesine 2025 yılında yapılacak yatırımlarla ilgili program hakkında da konuşan Bakan Tunç, "2025 yılı yatırım programında deprem bölgesinde 21 adliye hizmet binası (8’i inşaat aşamasında, 13’ü inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor), 12 ceza infaz kurumu (2’si inşaat aşamasında, 10’u inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor), 3 adli tıp hizmet binası (2’si inşaat aşamasında, 1’i inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor), 1 personel eğitim merkezi (inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor), 82 mahalde kamu personel konutu (11’i inşaat aşamasında, 71’i inşaat öncesi hazırlık çalışmaları devam ediyor) yer almaktadır" diye konuştu.


Bakan Yılmaz Tunç’a AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Gaziantep Milletvekili ve Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, milletvekilleri, belediye başkanları ile kent protokolü eşlik etti.



Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Deprem sonrası 3 bin 522 dosyada 248 kişi tutuklandı, bin 36 kişi hakkında adli kontrol uygulandı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP’lilerin hedef aldığı Ayaş Kaymakamı Eligül’e soruşturma İçişleri Bakanlığı, CHP’lilerin sosyal medya üzerinden hedef aldığı Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül hakkında sosyal medya paylaşımları sebebiyle soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilirken Muharrem Eligül, Edirne Valiliği hukuk müşaviri olarak görevlendirildi. Ankara’nın Ayaş ilçesinde 23 Nisan kutlamalarında belediye basın görevlisinin Kaymakamlık tarafından tören alınana alınmadığı iddiası üzerine Kaymakam Muharrem Eligül, "Bismillahirrahmanirrahim" diye başlayan bir mesaj yayınlayarak, "Belediye görevlileri tören alanında gayet özgür bir şekilde fotoğraf ve video çekimi yapmışlardır. Bu durum, zaten kendi paylaşımlarından da anlaşılmaktadır. Madem ben kamu gücünü kullanıp engellemiştim de o kadar fotoğrafı kim çekmiştir, uzaylılar mı" diye tepki göstermişti. Bu açıklamadan sonra CHP’lilerin linç girişiminde bulunduğu Kaymakam Eligül’ün paylaşımına Ankara Valiliği inceleme başlattı. CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan,"Ayaş kaymakamı , seni unuttuk sanma . TBMM’de de senin ve senin gibilerin hadsizliğini konuşacağız" diye Eligül’e tepki gösterdi. Sosyal medyada CHP’li hesapların linç girişiminde bulunduğu Eligül, hesabından Umut Akdoğan’a "Kes lan" diyerek sosyal medya hesabından tepki gösterdi. CHP’lilerin tepki gösterdiği Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül hakkında İçişleri Bakanlığı, sosyal medya paylaşımları sebebiyle soruşturma açtı. Soruşturma kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilirken Muharrem Eligül, Edirne Valiliği hukuk müşaviri olarak görevlendirildi.
Bursa Yıldırım’dan afet yönetiminde tarihi adım Yıldırım Belediyesi, afet yönetimi alanında Türkiye’ye örnek olacak bir başarıya imza atarak, AFAD standartları doğrultusunda ‘Afetlerde Acil Barınma’ alanında ‘Ağır Seviye Akreditasyon’ belgesini alan ilk ve tek belediye oldu. Yıldırım Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü ekipleri, Bursa İl AFAD Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen ‘Afetlerde Acil Barınma’ alanında ‘Ağır Seviye Akreditasyon’ sınavlarını başarıyla tamamladı. Böylece; tamamı belediye personelinden oluşan 91 kişilik profesyonel barınma ekibi afet sonrası süreçleri uluslararası standartlarda yönetme yetkinliğini tescilledi. Sahada tecrübe, masada planlama Afet sonrası süreci planlı, koordineli ve etkin şekilde yönetmek üzere oluşturulan ekibin temel hedefi ise afet, sonrası evlerine giremeyen vatandaşların barınma, ısınma ve temel ihtiyaçlarının hızlı ve doğru şekilde karşılayarak, afetin etkisini asgariye indirmek. Ekiplerinin Kahramanmaraş depremleri, orman yangınları sonrasında aktif olarak görev aldığını aktaran Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Arkadaşlarımız, aldıkları akreditasyonla sahadaki deneyim ve tecrübelerini tescilledi. Biz, afet yönetimini yalnızca müdahale anıyla sınırlı görmeyen bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bu amaçla halihazırda görev yapan 65 kişilik Orta Seviye Kentsel Arama Kurtarma ekibimizi afetin tüm aşamalarına eş zamanlı müdahale edebilecek şekilde yapılandırıldık. Arama kurtarma ekipleri enkaz altında hayat kurtarma mücadelesi verirken, barınma ekipleri de afetzedeler için güvenli yaşam alanları kuracak" dedi. Yerel yönetimlere model Şehir ve insan güvenliğinin sadece yeni yapılar yapmakla mümkün olmadığına işaret eden Başkan Yılmaz, "Sadece bugünü değil, yarını planlayan bir anlayışla hizmet üretiyoruz. Bunun için afet senaryoları hazırlayarak; sadece teorik bilgiye sahip değil, sahayı bilen, tecrübesini afet bölgelerinde yoğurmuş güçlü bir ekipler oluşturuyoruz. Arkadaşlarımızın elde ettiği başarı, sadece Yıldırım için değil, Türkiye’deki tüm yerel yönetimler için bir modeldir. Biz, afetlere karşı dirençli şehirler inşa etmenin sadece binalarla değil, güçlü organizasyonlarla mümkün olduğuna inanıyoruz. Hedefimiz, hazırlıklı olmak, hızlı hareket etmek ve hayat kurtarmak" ifadelerini kullandı.
İzmir Özhelvacı: "Yapay zekâ, rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur" Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), dijital dönüşümün iş dünyasında neden olduğu köklü değişimi üst düzey yönetim perspektifinden değerlendirmek amacıyla "CEO Bakış Açısıyla Yapay Zekâ Semineri" düzenledi. İş dünyasının dönüşüm ajandasında giderek daha merkezi bir konuma yerleşen yapay zekâ teknolojilerinin stratejik yönetim boyutunun ele alındığı etkinlik, EGİAD merkezinde düzenlendi. Panel, üyeler ve şirket profesyonelleri tarafından yoğun ilgi gördü. Seminerde, Gilda&Partners Consulting Managing Partner’ı Jilda Bal, yapay zekânın iş dünyasında sağladığı fırsatlar, dönüşüm sürecinde karşılaşılan zorluklar ve bu sürecin etkin yönetimine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşırken; liderlik perspektifinin teknoloji yatırımlarındaki belirleyici rolü çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirildi. Yapay zekâ artık bir teknoloji değil, rekabet altyapısı Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, doğrudan rekabet gücünü şekillendiren stratejik bir unsur haline geldiğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Bugün iş dünyasının gündeminde yapay zekâ, artık yalnızca teknoloji ekiplerinin konusu değildir. Yapay zekâ; yönetim kurullarının, CEO’ların ve şirketlerin gelecek tasarımının doğrudan merkezine yerleşmiştir. Karşımızda yalnızca bir teknoloji değil; karar alma biçimimizi, verimlilik kaslarımızı ve rekabet anlayışımızı yeniden tanımlayan güçlü bir ekonomik dönüşüm var." Özhelvacı, kurumların sürdürülebilir büyüme ve rekabet avantajı elde edebilmesi için teknoloji yatırımlarının doğru kullanım senaryosu ve güçlü bir liderlik anlayışı ile desteklenmesi gerektiğini vurguladı. "Liderlik dönüşümü yönetmek demektir: Mesele teknoloji değil, doğru karar Konuşmasında yapay zekâ yatırımlarının başarısında liderlik kapasitesinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, dönüşüm sürecinin yalnızca teknolojik değil, yönetsel bir mesele olduğunun da altını çizerek, "Mesele yalnızca yapay zekâyı kullanmak değil, nerede kullanacağını, nerede insan muhakemesini öne çıkaracağını ve bu dengeyi nasıl yöneteceğini bilmektir. Liderlik tam da bu noktada belirleyici hale gelmektedir." diye konuştu. Bu yaklaşımın, özellikle hızlı değişen rekabet koşullarında kurumların risk yönetimi ve stratejik karar alma süreçlerinde kritik bir avantaj sağlayacağı ifade edildi. İşgücü, yetenek ve şehir ekonomileri yeniden tasarlanıyor Seminerde, yapay zekâ teknolojilerinin yalnızca şirketlerin operasyonel süreçlerini değil, iş gücü yapısını ve şehirlerin ekonomik rekabet gücünü de yeniden şekillendirdiği vurgulandı. EGİAD tarafından hazırlıkları sürdürülen "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" raporuna atıfta bulunan Özhelvacı, bu dönüşümün doğru yönetildiğinde önemli bir fırsat alanı oluşturacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Biz bu dönüşümü yalnızca bir tehdit değil; eskimiş yapıların yerini daha verimli ve yüksek katma değerli sistemlerin aldığı bir yeniden doğuş süreci olarak görüyoruz. Yapay zekâ tam da böyle bir eşiği temsil ediyor." EGİAD, dönüşümü izleyen değil, yön veren bir kurum Etkinlikte, EGİAD’ın dijital ve teknolojik dönüşümü yalnızca izleyen değil, veri temelli analizler üreten ve iş dünyasını geleceğe hazırlayan bir yapı olma vizyonu bir kez daha vurgulandı. Yapay zekânın kurumların rekabet gücünü artıran, risk yönetimini güçlendiren ve stratejik karar süreçlerini hızlandıran temel bir unsur haline geldiği bu dönemde, liderlerin teknolojiye yaklaşımında cesaret, akılcı planlama ve insan odaklılık ilkelerinin kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Seminer, katılımcılar açısından yalnızca teknolojik bir gündem başlığı değil; şirketlerin büyüme stratejilerinden insan kaynağı planlamasına kadar geniş bir perspektifte dönüşümün nasıl yönetileceğine ilişkin güçlü bir vizyon sunan stratejik bir buluşma olarak değerlendirildi.