SAĞLIK - 20 Nisan 2026 Pazartesi 11:50

Ağrısız tüp midesi ameliyatıyla 6 ayda 50 kilo verdi

A
A
A
Ağrısız tüp midesi ameliyatıyla 6 ayda 50 kilo verdi

Gaziantep’te yaşayan ve sağlık sorunları nedeniyle 170 kiloya ulaşan 38 yaşındaki Abdullah Yıldız, Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Obezite Merkezi’nde gerçekleştirilen ağrısız tüp mide ameliyatının ardından 6 ayda 50 kilo verdi.


Gaziantep’te yaşayan 38 yaşındaki Abdullah Yıldız, fazla kilolarına bağlı gelişen sağlık sorunları nedeniyle Özel Hatem Hastanesi bünyesindeki Obezite Merkezi’ne başvurdu. Fazla kilolarından kurtulmak isteyen Yıldız, yapılan tetkiklerin ardından uzman ekiplerin önerisiyle ağrısız tüp mide ameliyatı olmaya karar verdi. Yaklaşık 45 dakika süren operasyonun ardından tedavi sürecine başlayan Yıldız, düzenli doktor kontrolleri ve yaşam tarzında yaptığı değişikliklerle birlikte 6 ayda 50 kilo vererek 170 kilodan 120 kiloya düştü. Yaşadığı dönüşümle hem sağlığına kavuşan hem de günlük yaşamı kolaylaşan Abdullah Yıldız, bu sürecin kendisi için adeta yeni bir başlangıç olduğunu ifade etti.



"Gaziantep’te sayılı Obezite Merkezlerinden birisiyiz"


Obezite merkezi ile ilgili bilgiler veren Op. Dr. Emin Yılmaz, Gaziantep’teki sayılı merkezlerden biri olduğunu söyleyerek, "Böyle bir merkezi kazandırdığı için hastane yönetimimize teşekkür ediyorum. Malum Gaziantep gastronomi şehridir. Bu durumun artıları olduğu gibi eksileri de var. Eksilerini söyleyecek olursak hastalarımızda beslenme kaynaklı obezite insidansı şehrimizde yüksek olmaktadır. Hastanemizdeki merkez, Gaziantep’te sayılı Obezite Merkezlerinden birisidir. Bizim 12-14 yıllık bir geçmişimiz ve 400’ün üzerinde vakamız mevcuttur. Şuana kadar sıkıntı yaşadığımız hastamız olmadı. Bu merkezde sadece ben çalışmıyorum. Beraberimde diyetisyenimiz, fizyoterapistimiz, psikoloğumuz ve bu işleri koordine eden koordinatörümüz bulunmakta. Biz bu merkezi, ekip olarak daha aktif nasıl kullanırız, bunun çalışmaları içerisindeyiz. Dolayısıyla hastalarımız direkt bizimle temasa geçebilir veya gelerek merkezimizde yüz yüze görüşebilirler. Her türlü bilgi ve detayı onlarla paylaşabiliriz. Hastanemizde hem metobolik cerrahi hem de obezite cerrahisi uyguluyoruz. Metabolik cerrahi, diyabeti olan hastalarda uyguladığımız yöntemlerdir. Obezite hastalarında ise Türkiye ve dünyada en çok yapılan tüp mide ameliyatını uyguluyoruz ve bununla hemen hemen istediğimiz tüm verimi alıyoruz" dedi.



"Hastamız 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilo verdi"


Tüp mide ameliyatı olan hastasının 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilogram kilo verdiğini aktaran Yılmaz, "Abdullah Bey 6 ay önce hastanemize başvurduğunda süper obez grupta bir hastaydı. Biz o dönemde ağrısız tüp mide ameliyatlarına da başlamıştık. Abdullah Bey bize güvendi ve ameliyatını oldu. 6 ay içerisinde yaklaşık 50 kilogram kilo verdi. Bu süreçten sonra da devam edecektir. 1 yıl dolduğunda da hedeflediğimiz kiloya ulaşacaktır" ifadelerini kullandı.



"Hayatımda çok şey değişti"


Kilo verdikten sonra hayatında çok şeyin değiştiğini söyleyen Abdullah Yıldız, bundan sonraki hedefinin ise 90 kiloya düşmek olduğunu ifade etti.


Abdullah Yıldız, "Bundan 6 ay öncesine kadar yüksek kilo ve kiloya dayalı hastalıklarım vardı. Hatem Hastanesini ve Emin hocamı çok önerdiler. Bu konuda kendisine başvurdum ve hiç tereddüt etmeden gelerek ameliyat oldum. İlk ağrısız mide ameliyatı olanlardanım. Toplamda 50 kilo verdim. Hayatımda çok şey değişti. Artık merdivenleri çok rahat inip çıkabiliyorum. Kilomu sağlıklı bir şekilde verdim ve vermeye de devam ediyorum. Şuanda 120 kiloyum kendime koyduğum hedef 90 kiloya düşmek" diye konuştu.



Ağrısız tüp midesi ameliyatıyla 6 ayda 50 kilo verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ’Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi’ne uzaktan bağlantı ile katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin düzenlediği ’Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi’ne uzaktan bağlantı ile katıldı Yılmaz, programda yaptığı açıklamada, Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi’nin Türkiye için hayırlara vesile olmasını diledi. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin bu zirve özelinde sergilediği ortak iradenin yükseköğretimdeki disiplinler arası etkileşim vizyonumuzun en güzel, en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Yılmaz "Üç üniversitemizin güç birliğiyle hayata geçirilen bu zirvenin bilimsel birikimi ortak bir ufka taşıyan ve ülkemizin yapay zeka yolculuğuna istikamet kazandıran güçlü bir buluşma zemini oluşturduğuna inanıyorum" diye konuştu. "Mesele teknolojiyi takip etmekten öte onu geliştiren bir kapasiteyi inşa edebilmektir" Yapay zekanın bugün veriden değere uzanan sürecin merkezinde yer aldığını ve bilimsel üretim ile ekonomik çıktı arasındaki mesafeyi her zamankinden daha fazla kısalttığını kaydeden Yılmaz, "Zirve programı kapsamında Türkiye’nin yapay zeka ekosistem yönetimine dair çizilecek yol haritası ülkemizin bu yarışta oyun kurucu bir rol üstlenmesine katkıda bulunacaktır. Aynı şekilde dijital hümanizm kavrama etrafında şekillenecek olan sosyal ve beşeri ilimler tartışmaları teknolojiyi insan odaklı bir perspektifle yönetme irademize güç verecektir. Tarımdan sağlığa finanstan eğitime kadar kritik sektörlerde yapay zeka entegrasyonuyla başlayacak hassas yönetim devri ise bu akademik birikimin reel ekonomimize doğrudan tahvil edilmesine yol açacaktır. Bu başlıkların işaret ettiği yönelim yapay zekanın küresel ekonomik rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koymaktadır. Artık mesele teknolojiyi takip etmekten öte onu geliştiren, yöneten ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştürebilen bir kapasiteyi inşa edebilmektir" açıklamasında bulundu. "Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil" Teknolojiyi sadece kullanan, teknolojik gelişmeleri sadece dışarıdan takip eden bir ülkenin ve milletin tam anlamıyla bağımsız olamayacağının altını çizen Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti: "Hükümetlerimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep bu anlayışta olmuştur. Savunma sanayinden enerjiye bütün alanlarda milli yerli kapasitelerimizi geliştirmek son derece kritik bir politika olmuştur bizler için. Şimdi de yapay zeka bağlamında aynı politikanın devam ettirildiğinin altını özellikle çizmek isterim. Bu doğrultuda biz de araştırmadan üretime yatırımdan ihracata uzanan bütüncül bir politika yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Bir yandan bu yatay teknolojinin gelişimini yakından takip ederken diğer yandan sağlanacak ilerlemelerin etik, değerler, hukuk, sosyal boyut ve insani boyutlarını da hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. Yapay zeka teknolojilerden bir teknoloji değil. Bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir." Bu doğrultuda araştırmadan üretime, yatırımdan ihracata uzanan bütüncül bir politika yaklaşımıyla hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, "Bir yandan bu yatay teknolojinin gelişimini yakından takip ederken diğer yandan sağlanacak ilerlemelerin etik değerler, hukuk, sosyal ve insani boyutlarını da hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil, bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen, çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir. Sosyal adalet boyutuyla, demokrasi hak ve özgürlükler boyutuyla, etik ve hukuk çerçevesinde bütün boyutlarıyla bu teknolojiyi tartışmamız gerekiyor. Elbette bu teknolojiyi kullanacağız, geliştireceğiz, uygulayacağız ama aynı zamanda bunu doğru bir şekilde yapacağız. Bu teknolojilerin negatif, olumsuz etkilerini en aza indirirken pozitif, katkı sunacak yönlerini ise maksimum düzeyde değerlendireceğiz" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, insan odaklı bir anlayışla ele aldıkları yapay zekayı ulusal kalkınmanın, toplumsal refahın ve stratejik özerkliğin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerine dikkati çekti. "Türkiye’nin yapay zeka alanında kurumsal kapasitesini güçlendiren dönemi yaşamış olduk" Elde ettiğimiz kazanımlar, yapay zekayı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil kalkınma ve rekabet politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alma yaklaşımımızı pekiştirmiştir Yılmaz, bu anlayışla 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Strateji’nin uygulama dönemini başarıyla tamamladıklarını söyleyerek, "Bu süreçte, Türkiye’nin yapay zeka alanında kurumsal kapasitesini güçlendiren, kamu, özel sektör ve akademi işbirliğini derinleştiren önemli bir öğrenme ve olgunlaşma dönemi yaşamış olduk. Elde ettiğimiz kazanımlar, yapay zekayı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil kalkınma ve rekabet politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alma yaklaşımımızı pekiştirmiştir. Bu birikim üzerine inşa ettiğimiz yeni dönem eylem planı çalışmalarında odağımızı, yapay zeka ekosistemini uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesi oluşturuyor. Bu çerçevede, insan kaynağına ve altyapı kapasitesine özel bir önem atfediyoruz. Yapay zekada kalıcı başarıyı güçlü ve esnek bir ulusal hesaplama portföyü, güvenli ve paylaşılabilir veri alanları ile bu sistemleri tasarlayan, geliştiren ve yöneten nitelikli insan kaynağı arasında kurulacak dengeli bir yapı olmadan mümkün görmüyoruz" dedi.
İstanbul SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliği ile hayata geçirilen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü dönem mezunları, 17 Nisan’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Enerji sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen program, bu yıl da yoğun bir eğitim sürecinin ardından başarıyla tamamlandı. SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi. On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin katılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi. Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu program kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu. Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: "Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. Program ile bu alanda sürdürülebilir bir değer oluşturmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz." Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: "Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz." Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan program, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor. Program, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor.
Kastamonu Türkiye’nin lezzetleri Kastamonu’da buluştu, öğrenciler yoğun ilgi gösterdi Kastamonu Üniversitesi öğrencileri tarafından Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında 7 farklı bölgeden 7 farklı kültür ve 7 farklı yemeğin yer aldığı stantlar yoğun ilgi gördü. Kastamonu Üniversitesi tarafından 50. Turizm Haftası kutlamaları kapsamında gastronomi etkinliği düzenlendi. Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte, Türkiye’deki 7 coğrafi bölgeye ait öne çıkan yemekler ile bu yemeklerin hikayeleri ve kültürel açıdan değerleri anlatıldı. Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Turizm Rehberlik Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan yemekler, bahçede kurulan stantlarda öğrencilere tanıtıldı. Daha sonra yemekler, öğrencilere ikram edildi. Etkinlikte konuşan Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burhan Sevim, "Hazırlanan yemeklerin ikramının yanı sıra, Turizm Rehberliği Bölümü öğrencilerimiz de bu hikayelerini ve bu bölgenin öne çıkan turizm değerlerini anlatıyorlar. Bizim bu etkinlikle amacımız, fakültemizin ormancılık ve tabiat turizmi misyonuna bir nebze olsa da katıda bulunmak. Ülkemizin turizm değerlerini, gastronomi değerlerini öne çıkarmak, bir farkındalık oluşturmak da istedik. Gelen kalabalıktan bunun oluştuğunu görmek mümkün. Hafta boyunca çok sayıda etkinliğimiz oldu. Bu sadece bir tanesi" dedi. Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi Bölümü öğrencisi ve Gastronomi Rehberlik Topluluğu Başkanı Edanur Doğanay ise, "Turizm Haftası’nda 7 bölgemizden 7 farklı kültür ve 7 farklı tarihi birleştirmek istedik. Gastronomi öğrencileri ve Rehberlik öğrencilerinin birleşmesiyle tam bir birlik olarak güzel bir organizasyon yaptık. Bölgelere ait yemeklerin yer aldığı stantların başına o bölgedeki arkadaşlarımızı yerleştirdik" diye konuştu. Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi rehberlik öğrencisi Cemile Dibebiş de farklı kültürlerin yemeklerini bir arada görme ve tatma şansı bulduklarını ifade etti.
Balıkesir Okullarda Türk bayraklı tören Eğitim-Bir-Sen Balıkesir 1 Nolu Şube Başkanı Ercan Kurter, pazartesi sabah okullarda Türk bayraklı törenlere katıldı. Kurter öğretmen ve öğrencilere Türk bayrağı dağıttı. Geçtiğimiz hafta Şanlıurfa Siverek’te ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaylar nedeniyle 3 günlük iş bırakma eyleminin ardından, Eğitim-Bir-Sen Balıkesir 1 Nolu Şube Başkanı Ercan Kurter, okulları ziyaret ederek İstiklal Marşı törenlerine katıldı ve Türk bayrağı dağıttı. Önce Balıkesir Karesi Mehmet Şeref Eğinlioğlu Ortaokulunda ve Karesi Fatih Ortaokulunda öğrencilerle ve öğretmenlerle haftaya başlayan Kurter, "Gençlerimizi yalnız bırakmayacak karanlık odakların geleceğimizi karartmasına asla izin vermeyeceğiz. Okullarımıza, öğrencilerimize ve mesleğimize her zamankinden daha çok sahip çıkıyoruz. Biz öyle biliriz ki yaşamak, berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır. Çocuklarımıza, okullarımıza ve mesleğimize sahip çıkmak için ay yıldızlı bayraklarla okullarımızdayız" dedi. Ardından Altıeylül Yunus Emre Ortaokulunda öğrencileriler ve öğretmenlerle buluşan ve burada da Türk bayrakları dağıtan Kurter, "Sanal dünyanın karanlık oyunlarını bozmak, öğrencilerimize ve mesleğimize daha da sıkı sarılmak için bayraklarla okullarımızdayız Daha sonra Altıeylül Naim Süleymanoğlu İlkokuluna da geçen ve öğrencileriler il öğretmenlerle buluşan Ercan Kurter, "Birlik ve beraberliğimizi haykırmak için bayraklarla okullarımızdayız; öğrencilerimizle ve öğretmenlerimizle okullarımızda omuz omuzayız" dedi.