GÜNDEM - 05 Ağustos 2024 Pazartesi 09:43

Alzheimer hastalarının huzur bulduğu mekan: Moral Evi

A
A
A

Alzheimer hastaları Belediye ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı iş birliğiyle kurulan Moral Evi’nde sağlıklı, keyif ve huzur dolu vakit geçiriyor.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (YADES) Yaşlı Destek Programı kapsamında desteklenen ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Alzheimer Hasta Ve Hasta Yakınları Buluşma Merkezi (Moral Evi) 2018 yılından beri alzheimer hastalarına hizmet veriyor.

Halk arasında “yaşlılık” hastalığı olarak da bilinen alzheimer hastası olan kişiler için kurulan Moral Evi’nde alzheimer hastalığının ilerlemesinin durdurulması için ahşap boyamadan, müzik ve zeka oyunlarına kadar birçok sosyal çalışmaların yanı sıra fizik tedavi ve spor faaliyetleriyle hastaların bedenleri de güçlendiriliyor. Hastalığı ilk ve orta düzeyde olan hastaların kabul edildiği Moral Evi’nde yaşlıların hayata tutunması ve alzheimerın ilerlemesinin durdurulması için alzheimer hastalarının keyif dolu vakit geçirmesine ve el becerilerinin gelişmesine katkı sunan hizmetlerde veriliyor.

Alzheimer hastaların keyifli ve kaliteli vakit geçirebilmeleri için branşların da yaşam kalitelerini arttırıcı ve destekleyici eğitimler ise mesleklerinde uzman eğitmenler tarafından uygun bir çalışma sistemine göre veriliyor.

Moral Evi’nde yaşlıların ömürleri boyunca biriktirdikleri hatıraların unutulmasını engellemek amacıyla eğlenceli terapi yöntemleriyle sosyal yaşamdaki aktivitelerini dolu tutmak için kurulan ahşap boyama atölyesinde ise alzheimer hastalarının hünerli elleriyle yaptıkları ürünler ise büyük beğeni topluyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Yusuf Çelebi, 2018 yılında kurulan Moral Evi’nde alzheimer hastalarına hizmet verdiklerini söyledi. Yaşlı bireylerin hafızasını diri tutmak için Moral Evi’nde birçok terapi yöntemini düzenli aralıklarla uyguladıklarını belirten Çelebi, merkezde hastalara gündüz bakım evi hizmeti de sunduklarını ifade etti.

Çelebi, Alzheimer hasta ve hasta yakınları buluşma merkezi olan Moral Evi’nin amacının, bu hastalığın pençesindeki kişileri yaşama tutunmak, yaşam enerjisi vermek, kaliteli zaman geçirmelerini sağlamak ve zihinsel rehabilitasyon çalışmaları ile hastalığın evre atlamasını geciktirmek olduğunu bildirdi.

Alzheimer hastalarının huzur bulduğu mekan: Moral Evi

“Moral Evi’ne gelen moral buluyor”

Merkezdeki hizmetlerin tamamından hastaların ücretsiz faydalandığını belirten Çelebi, “Moral Evi’ne gelen moral buluyor. Moral Evi’ne gelen moral alır, aldığı moral ile birlikte ailesine geri döner. Yine Moral Evi’ne gelen yalnızlığını gidermiş olur. Gaziantep’te ilk kez Alzheimer merkezi kurulmuştur. Bu merkezi Alzheimer hastalığına yakalanan kişiler için kurduk” dedi.

“Kimsesi olmayanlar yalnız kaldıkları sürece onlarda unutkanlık başlar”

Alzheimer hastalığının yalnızlık ve unutkanlık hastalığı olduğunu bildiren Çelebi, “Kimsesi olmayanlar yalnız kaldıkları sürece onlarda unutkanlık başlar. Hastalığın başlangıcı unutkanlıkla başlar, daha sonra Alzheimer olarak devam eder. Beyin hücrelerinin zamanla ölümüne bağlı olarak hafıza kaybı, bunama ve genel anlamda fonksiyonların azalması şekilnde gelişen tıbbi durum Alzheimer hastalığı olarak adlandırılır. Alzheimer hastalığına doğru giden kişilere önce Gaziantep Üniversitesi Hastanesinde ilgili doktor ile birlikte test yapılır. Hastane, ’Bu kişi Alzheimer olmuştur. Birinci evreden ikinci veya üçüncü evreye geçmek üzeredir’ testini verir ve bizim de çalışanlarımız durum incelemesini yapar, bu sakinlerimizi Moral Evi’ne getirmiş oluyoruz” şeklinde konuştu.

“Aklı melekelerinin geri gitmemesi adına da birçok çalışmalar yaptırılır”

Merkezde tedavi gören hastalara anlama, ifade etme, soyut düşünme, kısa süreli hafızada tutma gibi beceriler başta olmak üzere birçok branşta hizmetler verildiğini belirten Çelebi, “Öncelikle bu merkeze gelen kişilerin yalnızlığı giderilir. Aklı melekelerinin geri gitmemesi adına da birçok çalışmalar yaptırılır. Atölyemizdeki ürünler Alzheimer hastalığına yakalanmış olan sakinlerimizin eğitmenlerimiz ile birlikte yaptığı ürünlerdir” ifadelerini kullandı.

İş- Uğraşı Atölyesi ile hastalara ahşap boyama, ebru, seramik ve keçe gibi çalışmaların yaptırıldığını dile getiren Çelebi, akıl ve zeka oyunları, fizik tedavi ve rehabilitasyon ve müzik terapisi gibi toplam 14 branşta aktivitelerin yapıldığını bildirdi.

Merkeze gelen alzheimer hastaları ise merkezi çok beğendiklerini belirterek merkezde sağlıklı, keyifli ve huzur dolu vakit geçirdiklerini dile getirdiler.

“Bu merkezde çok güzel bir ortam var”

İki yıldır düzenli olarak merkeze geldiğini belirten hastalardan 80 yaşındaki Ökkaş Bahri Özbulan, “Bu merkezde çok güzel bir ortam var. Evimizde bu ortamı görmüyoruz desek yeridir. Atölyede boyama işi yapıyoruz. Spor yapıyoruz, fizik tedavi görüyoruz. Bu merkezde hizmet boldur. Merkezden çok şükür memnunuz, ihtiyaçlarımızı da gideriyoruz. Bu merkezin çok güzel bir ortamı var. Adı üstünde Moral Evi” ifadelerine yer verdi.

“Bu merkezde çok iyi eğleniyoruz, mutluyuz ve huzurluyuz”

66 yaşındaki Yüksel Doğan, ”Bu merkezde çok iyi eğleniyoruz, mutluyuz ve huzurluyuz. Ben zaten evde tek yaşıyordum. Tüm çocuklarımı evlendirdim. Ben de bu merkeze geliyorum. Bu merkeze geldiğimde kolumda sertlikler vardı. Spor aktivitelerine katıldım ve kolum düzeldi. Bende unutkanlık vardı, unutkanlığım da düzeldi. Daha önce ilaç kullanıyordum ve bu merkeze geldikten sonra artık ilaç kullanmamaya başladım. Spor yapıyoruz, fizik tedavi görüyorum, müzik dersi alıyorum maşallah her ders var” şeklinde konuştu.

“Allah bana sağlık verdiği müddetçe bu merkeze geleceğim”

Moral Evi’ne geldiği için çok mutlu olduğunu belirten 74 yaşındaki Bedia Gümüş, “Bu merkeze geldiğim için çok mutlu oldum ve bu merkezden hiç gidesim yoktur. Allah bana sağlık verdiği müddetçe bu merkeze geleceğim. Hocalarımızı seviyorum. Merkezde her türlü sosyal aktivite ve etkinlik var. Tüm hocalarımız bize birbirinden güzel eğitimler veriyorlar. Merkezde bizi güler yüzle ve saygıyla karşılıyorlar” diye konuştu.

Alzheimer hastalarının huzur bulduğu mekan: Moral Eviİbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Efeler Belediyesi’nin tarihi mekanları Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde minikleri ağırladı Efeler Belediyesi’ne ait Kuvayi Milliye Anı Evi ve Efeler Tarih Evi, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla özel bir kreşte eğitim gören miniklere kapılarını açtı. Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümüne özel olarak düzenlenen etkinlikte, şehrin kültürel mirasları, geleceğin teminatı olan çocuklarla buluşturuldu. Gerçekleştirilen programda çocuklara, uzman rehberler eşliğinde Çanakkale’de yazılan destanın anlamı yaşlarına uygun şekilde sade bir dille anlatıldı. Kuvayi Milliye ruhu ve bağımsızlık mücadelesi ruhu çocuklara aşılandı. Kuvayi Milliye Anı Evi’nde sergilenen tarihi belgeler, fotoğraflar ve döneme ait objeler sayesinde minikler, geçmişe doğru etkileyici bir yolculuğa çıktı. Efeler Tarih Evi’nde ise kentin yerel tarihi, kültürel değerleri ve geçmiş yaşam biçimleri tanıtıldı. Eski dönemlere ait ev eşyaları, günlük yaşam objeleri ve canlandırmalar, çocukların büyük ilgisini çekerken; etkinlik boyunca meraklı sorular ve heyecanlı anlar dikkat çekti. Özellikle çocukların erken yaşta tarih bilinci kazanmasının hedeflendiği etkinliklerin artarak devam edeceği ifade bildirildi. Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, miniklere tarihi sevdirirken; milli birlik, beraberlik ve vatan sevgisi gibi değerlerin de küçük yaşta benimsenmesine katkı sağladı.
Sivas Tan: "Amaç, uzayan yaşamı onurlu kılmaktır" Sivas Numune Hastanesinde görevli Gerontolog Gökçe Tan, "Bugün aktif yaşlanma kavramı, kadim ölümsüzlük arzusunun modern dünyadaki dönüşmüş biçimidir. Artık amaç sonsuz yaşam değil; uzayan yaşamı anlamlı, katılımcı ve onurlu kılmaktır" dedi. Gerontolog Gökçe Tan, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Sivas’ta kurulan Darülreha’nın ilk huzurevi olma özelliğini taşıdığını ifade eden Tan, "İnsanlık tarih boyunca hep ölümsüzlüğü aramıştır. Günümüzden yaklaşık 4 bin yıl öncesine dayanan, tarihteki ilk destan olan Gılgamış Destanı, dostunu kaybeden Kral Gılgamış’ın gençlik otunu bulma yolculuğunu anlatır. Yine Anadolu anlatılarında Lokman Hekim’in yılanların şahı Şahmeran’dan ölümsüzlüğün ilacını öğrendiği rivayet edilir. Peki, ölümsüzlüğün mümkün olmadığının anlaşılması, toplumların yaşlı bireylere yaklaşımını nasıl şekillendirdi? Bunun cevabı yarım milyon yıl eskiye dayanan arkeolojik kazılarda saklı. Antik Yunan’da yaşlı bakımıyla ilgili sert kanunlar vardı, öyle ki yaşlılarına bakmayan çocuklar cezalandırılıyordu. Bununla beraber şehirden bakım almanızı sağlayan bir sistem de mevcuttu. Yine Oğuz Boyu’nda yaşlılar bilge, yararlı ve saygın kişiler olarak görülüyordu. Anadolu’da Selçuklular döneminde Sivas’ta kurulan Darülreha, yaşlıları korumaya yönelik hizmetler veren ilk huzurevi özelliğini taşımaktaydı. Yaşlılık yüzyıllar boyunca aile ve topluluk içinde bakım pratikleriyle karşılanmışken; yaşlılığın beraberinde getirdiği sorunların daha görünür hale gelmesi artık tıbbi olarak çözümlenmesi gereken bir süreç haline gelmişti. Özellikle Orta Çağ’da tıbbın babası olarak da bilinen İbn-i Sina da El Kanun Fi’t Tıp kitabında yaşlılık dönemine özgü bedensel değişimleri ve sağlık sorunlarını ele alarak, yaşlılığın tıbbi olarak değerlendirilmesine zemin hazırlamıştır. Bununlar beraber İbni-Sina, yaşlılığın yaşam tarzıyla da ilgili olduğunu vurgulayarak, yaşlanmanın önlenmesi ve geciktirilmesi gibi bir kaygı gütmeden konforlu ve kaliteli yaşamın sırlarını aramıştır" dedi. Geriatri kavramının 20. yüzyılın başlarında ortaya çıktığını ifaden eden Tan, "Yüzyıllar içinde gelişen tıp ve sosyal bilimler, yaşlanma sürecine olan bu ilgiyi derinleştirerek çok boyutlu bir olgu olarak ele alınmasını isteyen yaşlanma dedektiflerini ortaya çıkarmıştır. Nitekim 20. yüzyılın başlarında Ignatz Leo Nascher tarafından ‘geriatri’ kavramının ortaya konmasıyla yaşlı sağlığı tıbbın ayrı bir uzmanlık alanı haline gelirken; yaşlanma sürecini biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla inceleyen ‘gerontoloji’ de bağımsız bir bilim alanı olarak gelişmeye başlamıştır. Geriatri ve gerontolojinin ‘Nasıl kaliteli ve başarılı yaşlanabiliriz?’ sorusu aktif yaşlanma kavramıyla cevap bulmuştur. Nitekim ilk defa Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaya konan aktif yaşlanma yaklaşımı; bireylerin sağlık, katılım, güvenlik olarak üç temel unsurun birleşimiyle meydana gelmiştir. Bu unsurlar yaşlı bireylerin yalnızca sağlık hizmetlerinden yararlanan pasif bireyler değil, aynı zamanda toplum içinde üretken, katılımcı ve karar süreçlerine dahil olan bireyler olduğunu vurgular" diye konuştu. Tan, "Bugün aktif yaşlanma kavramı, kadim ölümsüzlük arzusunun modern dünyadaki dönüşmüş biçimidir. Ne Kral Gılgamış ölümsüzlük otunu yiyebildi ne de Lokman Hekim gençlik iksirini kullanabildi. Artık amaç sonsuz yaşam değil; uzayan yaşamı anlamlı, katılımcı ve onurlu kılmaktır. Cicero’nun da dediği gibi yaşlılığa karşı en mükemmel ilaç, bilgili ve erdemli olmaktır" açıklamasında bulundu.
Samsun Türkiye’de bir ilk olan ’Astorya’ 27 Mart’ta açılacak Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirilen Flying Theater projesi "Astorya" 27 Mart Cuma günü açılacak. Kente yeni sosyal alanlar kazandırmak, gençlerin, çocukların ve ailelerin sosyal yaşamına renk katmak ve etkinlik alanlarını artırmak adına çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilk olarak Flying Theater projesi "Astorya"yı Samsun’a kazandırdı. Tüm çalışmaların ve hazırlıkların tamamlandığı Astorya 27 Mart Cuma gününden itibaren ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak. Yepyeni bir deneyim Samsun’u bekliyor Tamamı yerli mühendislik imkânlarıyla DOF Robotics firması tarafından geliştirilen projeyi şehre kazandıran Samsun Büyükşehir Belediyesi, dünyanın farklı şehirlerinde kullanılan uçuş simülasyonu konseptini Astorya ile Samsun’a taşıyacak. İlkadım ilçesindeki Panorama Samsun Dijital Gösterim Merkezi bünyesinde kurulan Astorya’da kullanılan yüksek çözünürlüklü kubbe ekran ve hareketli platform sisteminin yanı sıra rüzgâr, koku ve su buharı gibi çoklu duyusal efektlerle de ziyaretçiler, kendilerini gökyüzünde süzülen bir yolculuğun içinde hissedecek. Sinemayı aşan gerçek bir uçuş deneyimi ile 27 Mart’ta Samsunlulara kapılarını açacak Astorya için seans saatlerine ve biletlere internet adresinden ulaşılabilecek. "Hayırlı olsun" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Şehrimizin heyecanla beklediği Astorya’da çalışmalarımızı tamamladık ve projemizi 27 Mart’ta hizmete açıyoruz. Astorya, teknolojik altyapısı ve modern tasarımı ile muhteşem bir eğlence ve turizm merkezi olacak. Hemşehrilerimizin keyifli vakit geçirebileceği modern sosyal alanlar oluşturma hedefimize Astorya ile de önemli bir katkı sunmuş olacağız. Türkiye de ilk kez Samsun’da hayata geçen projemiz şehrimize gelen misafirlerimizin de ilgisini çekecek. Her yaştan ziyaretçiye hitap edecek ve Samsun’umuzun eğlence turizmine katkı sağlayacak Astorya’nın bölgemize, şehrimize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.